çağıran ile cümle
çağıran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.Ingen, som gør Krigstjeneste, indvikler sig i Livets Handeler for at han kan behage den, som tog ham i Sold.
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.Kein Kriegsmann flicht sich in Händel der Nahrung, auf daß er gefalle dem, der ihn angenommen hat.
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.Khi một người đi ra trận , thì chẳng còn lấy việc đời lụy mình , làm_vậy đặng đẹp_lòng kẻ chiêu_mộ mình .
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.Khi một người đi ra trận, thì chẳng còn lấy việc đời lụy mình, làm vậy đặng đẹp lòng kẻ chiêu mộ mình.
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.군사로 다니는 자는 자기 생활에 얽매이는 자가 하나도 없나니 이는 군사로 모집한 자를 기쁘게 하려 함이라
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.Niciun ostaş nu se încurcă cu treburile vieţii, dacă vrea să placă celui ce l -a scris la oaste.
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.Nikto, konajúci vojenskú službu, nezapletá sa do obchodov živnosti, aby sa ľúbil svojmu vojvodcovi.
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.Noben vojak, ko je v službi, se ne zapleta v opravila življenja, da je po volji temu, ki ga je najel.
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.Žádný, kdož rytěřuje, neplete se v obecné živnosti, aby se svému hejtmanu líbil.
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.Ουδεις στρατευομενος εμπλεκεται εις τας βιωτικας υποθεσεις, δια να αρεση εις τον στρατολογησαντα.
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.ако сме неверни, Той верен остава; защото не може да се отрече от Себе Си".
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.Никакой воин не связывает себя деламижитейскими, чтобы угодить военачальнику.
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.Нїхто ж, воїном бувши, не мішаєть ся в справи життя (сього), щоб угодити тому, хто вибрав його воїном.
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.איש יצא לצבא לא יתערב בעשקי החיים למען יהיה רצוי לשר הצבא׃
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.ليس احد وهو يتجند يرتبك باعمال الحياة لكي يرضي من جنّده.
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.凡 在 軍 中 當 兵 的 、 不 將 世 務 纏 身 、 好 叫 那 招 他 當 兵 的 人 喜 悅
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.凡 在 軍中當 兵 的 、 不 將世務 纏身 、 好 叫 那 招 他 當兵 的 人 喜 悅
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu. Her şey kendi kendisine bırakılmıştır.Além disso, ninguém estava incitando-o. Foi tudo para a esquerda para ele em sua própria.
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu. Her şey kendi kendisine bırakılmıştır.게다가, 아무도 그를을 촉구 않았다. 그것은 모두 자신에 그를 왼쪽되었다.
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu.Además, nadie le aconsejaba sobre.
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu.Außerdem war niemand drängte ihn auf.
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu.Bên cạnh đó, không có ai thúc giục ông.
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu.Bovendien was er niemand aandringen hem op.
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu.D'ailleurs, personne n'était pour lui demander de suite.
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu.Dessutom var ingen manar honom.
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu.Desuden var ingen opfordring ham.
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu.Er konnte nicht aufhören schnaufend an der Anstrengung und hatte hin und wieder ausruhen.
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu. Her şey kendi kendisine bırakılmıştır.חוץ מזה, אף אחד לא היה דוחק אותו. הכול נשאר לו בכוחות עצמו.
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu. Her şey kendi kendisine bırakılmıştır.الى جانب ذلك ، لم يكن أحد لحثه على. وقد ترك كل ما له من تلقاء نفسه.
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu. Her şey kendi kendisine bırakılmıştır.彼は周りの回転が完了していたときに、彼はすぐにまっすぐに戻ってさまようようになった。
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu.Inoltre, nessuno lo spingeva su.
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu.În plus, nimeni nu a fost, îndemnându-l pe.
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu.Kromě toho, nikdo nutit ho.
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu.Különben is, senki sem sürgette őt.
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu.Okrem toho, nikto nútiť ho.
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu.Poleg tega nihče ni bil on na pozivih.
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu.Poza tym, nikt nie wzywał go.
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu.Selain itu, tidak ada yang mendesak dia.
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu.Sitä paitsi kukaan ei kehottanut häntä.
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu.Άλλωστε, κανείς δεν ήταν να τον πιέσουν.
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu.Крім того, ніхто не був закликаючи його на.
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu.Кроме того, никто не был призывая его на.
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu.Освен това, никой не го приканва.
Beni çağıran nedir?"Apa yang menjadi panggilan hati untuk saya lakukan?"
Beni çağıran nedir?"Czego się ode mnie oczekuje?"
Beni çağıran nedir?"Geld houdt ze tegen.
Beni çağıran nedir?"Jaké pěkné věci bych dělal?
Beni çağıran nedir?"Mire érzek elhivatottságot?
Beni çağıran nedir?"Missä minä olisin parhaimmillani?"
Beni çağıran nedir?"Pentru ce am chemare?"
Beni çağıran nedir?""Qual é a coisa mais bela que eu faria?
Beni çağıran nedir?"Quelle belle chose ferais-je?
Beni çağıran nedir?"¿Qué me siento llamado a hacer?"
Beni çağıran nedir?"Vad är jag kallad att göra?"
Beni çağıran nedir?"Практично ли е? Парите ги спират.
Bizim Dickon, o on iki yaşında ve o kendi çağıran bir genç midilli var. "Наши Дикон, он двенадцать лет, и у него есть молодая пони он зовет своих ".
Bizi gelip öğrenmeye çağıran, hayatın ta kendisinin sesidir."Az Élet hív bennünket, Hogy menjünk csak, s tanuljunk.
Bizi gelip öğrenmeye çağıran, hayatın ta kendisinin sesidir."C'est la voix de la vie, qui nous appelle à apprendre."
Bizi gelip öğrenmeye çağıran, hayatın ta kendisinin sesidir.""É a voz da vida, que nos chama para chegar e aprender."
Bizi gelip öğrenmeye çağıran, hayatın ta kendisinin sesidir."E' la voce della vita, che ci chiama per venire ad apprendere."