çağır ile cümle
çağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dışarıdan Pinkerton'un çağırısı işitilir: "Butterfly!".Pinkerton se întoarce, strigând-o: "Butterfly !
Titüs önce Sesto'yu huzuruna çağırır ve bu komplonun ayrıntılarını ondan öğrenemeye çalışır.Decide mai întâi să trimită după Sesto, încercând să afle mai multe detalii despre complot.
Firavun Yusuf'u huzuruna çağırttı ve rüyasını yorumlamasını emretti.Când au ajuns la curtea lui Faraon, Iosif i-a recunoscut, dar nu li s-a descoperit.
Ağustos 2005 sayısında, okurlarını, yazmış olduğu bestelenmemiş sözleri için beste yapmaya çağırdı.În numărul din august 2005, și-a invitat cititorii să compună muzică pentru versuri scrise de el.
Papa John Paul II konseri boykota çağırmış, Madonna'nın İtalya konserlerinin iptal edilmesini istemiştir.Papa Ioan Paul al II-lea i-a somat pe italieni să nu asiste la concertele Madonnei.
“Seni neden buraya çağırdığımı biliyor musun?”De ce am ales să vin aici?
Seyit Çağırgani Yakup Gülabi'nin bir tane tekke yeri vardır.Cu toate acestea, gara Selly Oak, care se află în apropeire, are o parcare.
Esnaf, ziyaretçileri ısrarlı olarak kendi mağazasına çağırır.Primește cu plăcere vizitatori în atelierul său.
Örgüt 29 Nisan tarihinde tarafları ateşkese çağırdı.Bulgaria a cerut armistițiul pe 29 septembrie același an.
Leonardo, il Salaino'yu "Küçük Şeytan" olarak çağırmaya devam etmiştir.Sánchez mai este cunoscut după apelativul „El Niño Maravilla” (Micuțul Minunat).
Kufe halkı, Emeviler hanedanını devirmek için Hüseyin'i Kufe'ye çağırdılar.Locuitorii din al-Kuka îl conving să se ridice împotriva Omeiazilor.
Bir gün Nora onu kahvaltıya çağırdı ve ona bir zarf verdi.Ulterior, el îi trimite Myrei un bilețel, invitând-o la cină.
Bir mülakatta Perlich "Tekrar hiç çağırılmadım.După Alamein, noi nu am mai fost înfrânți niciodată”.
Von Ribbentrop Kasım ayında Vichy Fransa'nın işgalinden sonra onu geri çağırdı.Kwiatkowski a participat la Revolta din Noiembrie, iar după suprimarea ei, a emigrat în Franța.
Diğer taraftan Suetonius, Caligula'nın Chaerea'yı küçük düşürücü bir adla çağırdığını iddia eder.Caligula l-a considerat pe Chaerea ca fiind efeminat din cauza vocii slabe .
Fleville herkesi eğlenceye çağırır.Greg i-a distrat pe toți inventând jocuri.
Yatakta Oliver, Elio'ya "Beni adınla çağır ve ben de seni adımla çağıracağım" der.Cântă-ne „Ecou" în aromână și te fac cunoscut!”.
Güvenliği çağırmaktan rahatsız olma.Nu te deranja să chemi paza.
Hemen doktor çağırır.Rögtön hívtak orvost.
Gertrude, açıklama istemek için Hamlet'i yanına çağırır.Gertrud a szobájába hívatja Hamletet, hogy magyarázatot követeljen tőle.
Babam beni birkaç duble içki içtikten sonra yanına çağırırdı ve ben ne söyleyeceğimi bilemezdim.Apukám néha felhívott miután ivott, és nem tudtam mit mondjak neki.
Sonra Nero'yu yanına çağırır.Azon az úton halad, ahol Nero jött.
2006 ve 2010 Dünya Kupasında millî takıma çağırılmadı.2006 és 2013 között a Hegyvidék SE csapatában szerepelt.
“Seni neden buraya çağırdığımı biliyor musun?”Pourquoi tu ne l’as pas fait ? ’Azt mondtad, felhívsz.
Carol, Therese'yi öğle yemeğine çağırır.Eközben Flynn meghívja Sweet-et vacsorázni.
Lincoln yaptığı acil çağrıyla isyanı bastırmak için 75,000 gönüllüyü askere çağırdı.Lincoln 75 000 önkéntest szólított fegyverbe az általa lázadásnak interpretált esemény leverésére.
Ardından konukları çağırır.Aztán jöttek a vendégek.
Crusoe'nun cuma günü tanıştıklarından dolayı Friday adıyla çağırdığı arkadaşı ile güçlü bir dostluğu oluşur.Crusoe Pénteknek nevezi el, az után a nap után, amelyiken találkoztak.
Herr Kavalier, Ochs'un bağırıp çağırması Marie Theres!...John Thaw - Kiálts szabadságot!
1. Sahne: "Wolf's Crag" kayalık tepesi Enrico Edgardo'ya gidip onu bir düelloya çağırır.Helyszín: Farkas-bérc Enrico meglátogatja Edgardót és párbajra hívja.
Şimdi biz bu fonksiyonu geri çağırıyoruz ve her ikisi monoton artandır .Mindkét épület még ma is áll, és értékes műemléket képez.
Ancak, vergi izni alabilmek için 1640 yılında parlamentoyu tekrar toplanmaya çağırmak zorunda kaldı.Ezért kénytelen volt 1640-ben összehívni a parlamentet.
Azmi görevliye bu arabanın şoförünü çağırmasını söyler.Megijed, ezért a taxisofőrnek azt mondja, hogy menjen tovább.
Birgün onu evine yemeğe çağırır.Tom egyszer meghívja vacsoravendégül is.
Halkı direnmeye çağırıyorlardı.A lakosságot igyekeztek ellengyelesíteni.
Amacı telefonla yardım çağırmaktır.Azért mennek a házba, hogy telefonon kérjenek segítséget.
1960'larda ismen çağırma sistemiyle Avrupa'ya gidenler için ikili anlaşmalar yapıldı.1962-ben az addig amerikai mintára számozott utcanevek nevet kaptak.
Bu bir halkın sesi, Büyük Afrika'daki tüm kardeşlerini çağıran.Se on kansan ääni, joka kutsuu veljiään kautta koko suuren Afrikan.
Gine halkı birliğinin vaazını veriyor, Afrika çağırıyor.Guinean kansa, saarnatessaan ykseyttä, kutsuu Afrikkaa.
Cesur Fildişililer, ülke sizi çağırıyor.Ylpeät ivoiriaanit, maa kutsuu meitä.
Bu bir halkın sesi, Tüm kardeşleri bir araya gelmeye çağıran.Se on kansan ääni, joka kutsuu veljiään löytämään itsensä.
Hiçbir şahit çağırılmadı.Todistajia ei tarvita.
Giray, ambulans çağırır.Mulder soittaa ambulanssin.
Türkiye, Stockholm Büyükelçisini geri çağırdı.Yhdysvallat vastasi tähän kutsumalla Tukholmasta suurlähettiläänsä kotiin.
Halil Bey, Atâ'yı eve çağırır.Isä salli Atalanten palata kotiin.
Sonra Pete'i çağıralım dedik.Sitten menimme puhumaan Brianille.
Williamson polis çağırmıştır.Tällöin Wills soitti poliisille.
“Seni neden buraya çağırdığımı biliyor musun?”Ja hän sanoi heille: "Minkä takia etsiskelitte minua?
Fleville herkesi eğlenceye çağırır.Dulcinea on viihdyttämässä yleisöä.
Nadir Nadi beni Cumhuriyet'e görüşmek için çağırıyordu.Hän on ilmoittanut käyvänsä säännöllisesti kirkossa.
Ancak bu davetlere çağırdıklarında sadece çok azı ilgi göstermişlerdir.Koelentojen jatkuessa tilauksia tuli kuitenkin vain vähän.
Ünlü bir yapımcı olan Russell onu beğenmiş ve evine görüşmeye çağırmıştır.Virta oli aidosti ylpeä kodistaan ja esitteli sitä mielellään tuttavilleen.
Onları çağırıp uyardı.Sitä paitsi varoitimme heitä.
Çağırın gelsin Ahmet Paşa'yı, Gelin edelim Ayşa'yı.Esperi Care – Anna meidän auttaa Esperi.
İkinci filmde onun büyük kardeşi, Vuruş Zirvesi onu "Bubba" adıyla çağırmasından bilinir.Hänen isoveljensä ”Chop Top” kutsuu häntä ”Bubbaksi” elokuvasarjan toisessa osassa.
Sundance Film Festivalindeki gösteriminin ardından, Beni Adınla Çağır eleştirel övgülerini almaya başladı.Elokuva sai ensi-iltansa Sundancen elokuvajuhlilla, jossa se sai ylistävät arvostelut.
Bundan sonra Darüssaade Ağası bostancıları çağırarak onu bostancı hapsine göndertmiştir.Heidät saatiin kuitenkin karkoitettua sen jälkeen kun Ankanpää oli tarjoillut heille popcornia.
Genel kurulu toplantıya yönetim kurulu çağırır.Pyyntö käsitellään valtioneuvoston yleisistunnossa.
Bir döngünün yinelenmesinde jenerasyonu çağırıyor.Hänet kutsutaan paikalle, kun kaivataan remonttimiestä.
O Louis Walsh'ı çağırdı.Hänen tarvitsee saada Dana Walsh.