çağır ile cümle

çağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Stella herkesi arar ve okulda toplanmaya çağırır.Все идут её встречать, а меня погнали в школу.
Ancak ertesi gün CHP kendisi meclisi olağanüstü toplantıya çağırdı.В этот же день президиум уездного исполкома ввёл в городе чрезвычайное военное положение.
Feyzullah Efendi'yi Erzurum'dan çağırtarak tekrar şeyhülislam yaptı.Субхана роббияль аъля (Слава моему Высочайшему Господу)После, молящийся поднимается в позицию кыяма.
Halkı direnmeye çağırıyorlardı.Люди пытались встать.
Bu yüzden de çoğu insan onu "sinyor" diye çağırır.Ученики часто называют её «сэр».
Anavatan Çağırıyor, elinde kılıçla arkasındakileri düşmana karşı savaşmaya çağıran bir kadın figürüdür.Это — женщина, держащая в руке меч, которая стоит в позе призыва к борьбе.
Ek olarak Xander, Buffy için yakışıklı bir arkadaşını da çağırmıştır.Го Цзя тоже был рад, что нашёл достойного господина.
Bu değişiklikten sonra hiçbir geri çağırma olmamıştır.В разговорной речи такая замена не встречалась.
Konsey Temmuz 2009'da Moskova Belediye Başkanı Yuri Lujkov'u istifaya çağırdı.В 2002 году идею призвал реанимировать мэр города Москвы Юрий Лужков.
Allianoi Çağırıyor, belgesel.Звонимир Ремета, писатель.
Jace'i kurtarmak isteyen Clare, Sebastian'ı çağırır ve mührünü iyileştirmesini ister.Брюс хотел спасти Бетти и вылечить себя.
Onaylama, reddetme, vedalaşma, çağırma vb.Поклонами приветствуют, благодарят, извиняются, поздравляют.
Şarkı, Jackson'ın birlik olmaya çağıran eserlerinden biridir.Это было одной из причин, почему именно Джексона пригласили на эту роль.
Prezidium, aynı zamanda, TsIK'i olağanüstü toplantıya çağırma yetkisine sahipti.В юности получил прозвище «Чиффа» за чрезвычайное любопытство.
Birgün onu evine yemeğe çağırır.Он приглашает её на ужин к себе домой.
Yaşlı, hizmetçiyi yanına çağırdı.Тогда Эд пригласил его работать к себе горничной.
1984 yılında askeri hizmete çağırılımışdır.В 1984 году призван к военной службе.
Çağırır Vatan Önce Vatandır Vatan amaneti!Нас ждёт земля родная!
Sonra da onları çağır.Пусть ищут нас.
Kutuz bütün Memluklu emirlerini acil bir toplantıya çağırdı.Спешно созвали всех на собор.
Anneler genç yavrularını avlanmak üzere terk ederler ve döndükten sonra onları beslenmeleri için çağırırlar.Он отдаёт их матери только на время кормления, а потом опять их забирает.
Bunun üzerine Tupã, Xandoré’yi, insanlardan nefret eden şeytanı çağırmış.Вы, а потом вы, призывайте всех демонов (обоготворенных покойников или же сельские божества).
Arkadaşları onu kısaca "T.J." ismiyle çağırır.Коллеги зовут его «Джей» (англ. Jay), сокращенное от «Джером».
Giray, ambulans çağırır.Страм кричит вызвать скорую.
Gerçek ismiyle çağırılmaktan nefret eder.Не любит, когда его называют по имени.
Tam adı Frank-Walter olmasına rağmen, sadece Frank adıyla onu tanıyan kişiler arasında çağırılıyordu.على الرغم من أن اسمه الكامل هو فرانك فالتر، إلا أنه عرف باسم فرانك بين أولئك الذين يعرفونه.
Ağustos 2005 sayısında, okurlarını, yazmış olduğu bestelenmemiş sözleri için beste yapmaya çağırdı.وفي عدد أغسطس عام 2005 دعى القراء لكتابة ألحان للكلمات التي لم يقم بكتابة لحن لها بعد.
(Âraf-180) "De ki: (Rabbinizi) ister Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın.فجرت بذلك ما شاء الله أن تجري، ثم نزلت: قل ادعوا الله أو ادعوا الرحمن فكتب: «باسم الله الرحمن».
Madonna, annesiyle aynı adı taşıyordu ve bu yüzden aile üyeleri onu "Little Nonni" adıyla çağırıyordu.كانت مادونا تحمل نفس اسم والدتها، ولهذا السبب كانوا ينادونها بنوني الصغيرة.
“Seni neden buraya çağırdığımı biliyor musun?”"ما هو حديث الكساء و لماذا سمي بهذا الاسم؟".
Sonunda ise Tanrı'nın kendisini yaratan olduğunu ve onu geri çağırdığını düşünür.وفي الختام يستودع كل ما يعتقده عند الله تعالى ويسأله أن يردّها إليه حين الممات .
"Çağırdılar gitti".فأطلقهم سعد ودعاهم للإسلام، فاختاروا الجزية.
Bu, onları cennete çağırır, onlar da bunu ateşe çağırır!" buyurdu."ذكرت أهل الجنة، وأهل النار، فشبهت أهل الجنة بأهل العافية، وأهل النار بأهل البلاء، فذلك.
Tıbbî yardım çağırın.ابحث عن الرعاية الطبية فوراً.
Derken, arkadaşlarını çağırdılar.ودعا هؤلاء نساء المتعة .
Justinianus, Belisarius'u emekliliğinden geri çağırdı ve yeni Hun tehlikesini bertaraf etti.استدعى جستنيان بيليساريوس من التقاعد وهزم التهديد الهوني الجديد.
Büyük erkek kardeş Naia, küçük kardeşi babalarına yardım etmek için çağırır.طلب Saroo شقيقه الأكبر إذا كان يمكن أن يأتي أيضا.
Çünkü ben doğru kişileri değil, günahkârları çağırmaya geldim.”وما صليت بعدك صلاة إلا وأنا أذكر قولك».
"1:2 Ya RAB, ne zamana dek seni yardıma çağıracağım, Beni duymuyor musun?لوقا 14:27 " وَمَنْ لاَ يَحْمِلُ صَلِيبَهُ وَيَتْبَعُنِي، فَلاَ يُمْكِنُهُ أَنْ يَكُونَ تِلْمِيذاً لِي ".
Ölmekte olan birinin evinin önünde durup kişinin ismini çağırdığında, kişi o anda ölürmüş.ينادي دولاهان بإسم الشخص وفي تلك اللحظة يموت على الفور.
Kendisi askerleri çağırmaya gider.ويمكن ان تجعل الجنود يأتون إليك.
Hızlı ulaşım için Roman Bellic aranıp taksi çağırılabilir veya yoldan geçen bir taksi durdurulabilmektedir.ولكن في معظم الحالات يمكنك إشارة أو الصراخ لسيارة أجرة سيارة أجرة فارغة عندما يمر أنت.
1971'lı yılında ordu sıralarına çağırılmışdır.وفي عام 1971، تم استدعاؤه إلى صفوف الجيش.
Jessica Cody'yi çağırır.موقع جيسيكا كوكس.
"Kudretli Oğuz beylerini hep çağırdılar evlerine getirdiler.ودائمًا ما كان يتم دعوة سادة الأغوز العظماء، ويحضرونهم إلى منازلهم، ويُضيفون بأفخم الضيافات.
Ve Crowley'i çağırdılar.ودلقمت الشيء جعلته كروي.
Hüddam ilmi cin çağırma ve tutsak etme ile ilgilenir.يما السجن مهما علي - مهداة إلى الأسرى .
Azmi görevliye bu arabanın şoförünü çağırmasını söyler.بهذا تحافظ السيارة على البقاء في خط السير الذي يريده السائق.
Yeniden eve gidileceği zaman Kondüktör herkesi Dinozor Trenine çağırır.الأكثر شعبية من جميع الرحلات الوقت سوف يكون السفر إلى الوراء إلى زمن الديناصورات.
Carol, Therese'yi öğle yemeğine çağırır.ثم تدعو رينيه لتناول العشاء.
Halkı referanduma çağıracağız.إصدار الأمر بالاستفتاء العام.
O, ölümcül 4 yönlü tekrar cümlesini çağırdı, ancak başarısız oldu.أصدرت أربعة ألبومات له بعد وفاته، ولكنها لم تحقق نجاحا..
I. Justinianus, başkomutan Belisarius'u çağırıp, yeni Hun akınını durdurdu.استدعى الإمبراطور جستينيان الأول القائد بيليساريوس، وأوقف زحف الهون الجديد.
Onları çağırıp uyardı.فأجابوه إلى ذلك وساروا إليهم.
Ayaklanmacılar Orta Kapı'yı açtırıp meydana girdiler ve sultanı ayak divanına çağırdılar.واوضح الشاهد إن احدهما طرق الباب وفتح له الفنان.
Dövüş sırasında, yanında taşıdığı parşömenlerden çeşitli tiplerde silah çağırabilir.الأسلحة: يمكنه صنع أسلحة مع أي شيء من حوله.
Çünkü ben doğru kişileri değil, günahkârları çağırmaya geldim.”Eu não vim para convocar justos, mas sim pecadores'".
Cesur Fildişililer, ülke sizi çağırıyor.Orgulhosos marfinenses, o país vos chama.
Erkan Hoca bunun üzerine beni çağırıp, "Seni bizim takımın altyapısına alalım" dedi.Ele então perguntou-lhes quem eram, ao que todos responderam: "Nós somos seus Siques".
II. Justinus kuzenini Konstantinopolis'e çağırdığında, nedeni bu gibi görünüyordu.Quando Justino II chamou seu primo para Constantinopla, parecia que esta era a razão.

İlgili Sayfalar