çağır ile cümle

çağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
TV serilerinde hiçbir zaman tam adıyla çağırılmamıştır.Nell'episodio televisivo, comunque, non viene mai rivelato il suo vero nome.
Sonra sert olarak Paolo'yu çağırır.Per la precisione sta guidando Pablo.
Ve Crowley'i çağırdılar.Hai baciato Lilly.
Böylece Don Giovanni kendi kötü kısmetni kendisi çağırmış olmaktadır.Quindi Don Giovanni si siede a mangiare.
Cesur Fildişililer, ülke sizi çağırıyor.Fieri Ivoriani, il paese ci chaiama.
Darbe planına göre Kral Michel, Ion Antonescu'yu çağıracak ve onu tutuklatacaktı.Per guadagnare tempo, il re negò il golpe, dicendo che Ion Antonescu era libero.
Ama kara saçlarından dolayı onu Karaoğlan diye çağırırlar.È stato soprannominato dai suoi fan El Negro per via della carnagione scura.
Watson'u yardıma çağırdı: "Mr. Watson.Holmes risponde: "Elementare, Watson.
Scoobyleri acil toplantıya çağırır ama Willow ve Anya gelmez.In seguito Ovila tornerà dalla famiglia ma la riunione fra lui ed Emilie non è facile.
Giray, ambulans çağırır.Hogarth chiama la polizia.
Sonra da onları çağır.Se hai bisogno chiama.
Şeytanlarını çağırarak Angband'ı eskisinden daha büyük ve daha güçlü biçimde yeniden inşa etmiştir.Nonostante le difficoltà Briatico fu ricostruita più grande e più forte di prima.
Rinuccio, Schicchi'yi evine çağırır.Rino riesce a chiamare a casa.
Mirta onu Alfea'ya çağırsa da o yine de Bulutlukule'de kalıp cadı olmayı tercih etmiştir.Mirta trova una buona amica in Flora e decide di rimanere ad Alfea e diventare una fata anziché una strega.
Halkı direnmeye çağırıyorlardı.Gli spagnoli scelsero di resistere.
Von Ribbentrop Kasım ayında Vichy Fransa'nın işgalinden sonra onu geri çağırdı.Dopo la Rivoluzione di luglio Berthezène fece ritorno in Francia a novembre.
Fakat dostlarının onu "Skie" diye çağırmasına izin verir.I suoi familiari lo chiamavano affettuosamente "Zvanì".
Grimoald kendisine incili öğretmesi için Aziz Corbinian'ı Bavyera'ya 724 yılında çağırdı.Fu Grimaldo a proporre a San Corbiniano di venire in Baviera nel 724 per evangelizzare questo territorio.
Tek ayağı çıplak genci yanına çağırdı; kim olduğunu sordu.Si racconta che involontariamente pestò un piede del boia, al quale disse: «Pardon, Monsieur.
Kendisi askerleri çağırmaya gider.Chiama tutti i suoi amici soldato.
Sabah bir taksi çağırın, lütfen.Пожалуйста, вызови такси утром.
Polisi çağır!Вызывай полицию!
Tom Mary'ye bir taksi çağırdı.Том вызвал Мэри такси.
Bir taksi çağırmamı ister misiniz?Хотите, чтобы я вызвал такси?
Seni nasıl çağırıyorlar ? Beni Paulo diye çağırıyorlar.Как тебя зовут? Меня - Пауло.
(Âraf-180) "De ki: (Rabbinizi) ister Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın.Мольбу или пожелание (جَزَاكَ الله خَيْرًا «да одарит тебя Аллах благом! (форма благодарности)»).
Sonra ona yiyecek bir şeyler getirmesi için benim evimden birini çağırdım.Тогда я звонила кому-нибудь из своего дома чтобы привезли чего-нибудь поесть.
Agil Mammadov 1987 yılında askeri hizmete çağırılmıştır.Агиль Мамедов был призван на военную службу в 1987 году.
Tıbbî yardım çağırın.Обратиться за медицинской помощью.
Clegane gittiğinde Tywin, Arya Stark'ı (Maisie Williams) yemek yemeğe çağırır.Когда Клиган уходит, Тайвин приглашает Арью (Мэйси Уильямс) поесть с ним.
Savcı Yüzbaşı John Green, Slovik’in firar etme isteğinden bahsettiği kişileri şahit olarak çağırır.Прокурор, капитан Джон Грин, представил свидетелей, которым Словик заявил о своем намерении сбежать.
Hemen doktor çağırır.Сразу же послали за докторами.
Aşağıdaki kalabalık polis çağırır.Внизу собирается большая толпа людей.
Çünkü ben doğru kişileri değil, günahkârları çağırmaya geldim.”Я не хочу снисхождения; я только прошу справедливости».
Aslında onu annesi çağırmamıştır.Ведь ты действительно не прислал её.
Ailesini ve sancaktarlarını Lannisterlara karşı savaşa çağırır, ayrıca Theon Greyjoy'u da (Alfie Allen).Он созывает знаменосцев своей семьи на войну против Ланнистеров, к радости Теона Грейджоя (Альфи Аллен).
Daenerys onu çadırına götürür ve Mirri Maz Duur'u (Mia Soteriou) yardım etmesi için çağırır.Дейенерис берёт его в свой шатёр и посылает за Мирри Маз Дуур (Мия Сотериу), чтобы помочь ему.
Tamirci çağırdıklarında ise büyük bir sorun olduğu ortadadır.После по телефонному автомату ему сообщают, что у него большие проблемы.
Bu nedenle Niko'yu çağırmaktadır.Всё, думаю, быть мне Никоном.
“Seni neden buraya çağırdığımı biliyor musun?”«Зачем меня окликнул ты?» (сл.
Çığrale, çağır hele, çağırır mısın.Позвони мне, позвони.
Hızlı ulaşım için Roman Bellic aranıp taksi çağırılabilir veya yoldan geçen bir taksi durdurulabilmektedir.Хорошо развит автомобильный транспорт, поэтому здесь можно заказать такси или взять напрокат автомобиль.
Yetkililer Kádár'ı parti merkezine, toplantıya çağırdılar.Приказал: всех гнать к центру села на собрание.
29 Nisan'da Führerbunker'e Hitler'in köpeği Blondi'yi zehirlemek için çağırtıldı ve köpeği zehirledi.29 апреля был вызван Гитлером, чтобы помочь Людвигу Штумпфеггеру отравить собаку Гитлера Блонди.
Beni bunun için stüdyoya çağırdılar ve şarkı verdim."И мы пошли в студию и начали работать над этой песней."
Fidye karşılığında serbest kaldıktan sonra Yıldırım Bayezid kendisini çağırarak demiştir.Они зовут к Огню, а Аллах зовет к Раю и прощению со Своего соизволения.
Çocukken "Michael" isminden hoşlanmadığı için arkadaşları onu "Shawn" diye çağırıyordu.Будучи ребёнком, он не любил имя Майкл, так что родители и друзья называли его Шон.
1973 yılında askere çağırıldı.В 1973 году был призван в армию.
İsyancıların bu zayıflığından faydalanan IV. Murat 18 Mayıs günü Topal Recep Paşa'yı saraya çağırdı.Мурад IV, воспользовавшись этой слабостью, 18 мая того же года вызвал Топала-пашу во дворец.
1979'da liseyi bitirdikten sonra orduya çağırıldı.После окончания средней школы в 1979 году его вызвали в армию.
Hiçbir şahit çağırılmadı.Свидетелей не оказалось.
Dük beni Venedik'e geri çağırıyor.".)Герцог «возвращается» в Вену.
Tek ayağı çıplak genci yanına çağırdı; kim olduğunu sordu.Девушка дергала один из торчащих листьев и спрашивала, кто это.
Sadrâzam, kendisini çağırtır: - <<Bu ne iştir?А потом как закричит: — Это что такое?
Yanımdan Nizamiye eri geçerken gördüm ve çağırdım.А затем вы по своей воле пришли ко мне и просили меня.
Onları çağırıp uyardı.Пропагандировал их.
Onu çağıran adamla yalnız kalınca adam maskesini çıkartır.Когда сотрудники уходят, он видит того самого человека в маске.
1985 yılında orduya çağırılmıştır.В декабре 1985 года призван в армию.
Derken, arkadaşlarını çağırdılar.И её молитвы доходят до небожителей.
İlkar'ı çağırır ve Afet'i götürmesini ister.Они повторно просят Илью встать и принести им воды.

İlgili Sayfalar