çağın ile cümle

çağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bilim henüz emekleme çağını yaşıyordu.وفي عصره دونت العلوم.
Orta Çağın en popüler Latin şairlerinden biri.وهو أحد أهم شعراء قصيدة الغزل الألمانية في العصور الوسطى.
Türkiye'de medya endüstrisi: Neoliberalizm çağında mülkiyet ve kontrol ilişkileri.الحمامات التركية من أشهر المعالم الأثرية و التراثية في نابلس.
Toplamda Adcash, dünya çağında 249 ülke ve bölgede faaliyette bulunur.No total, Adcash opera em 249 países e territórios em todo o mundo.
Bu çağın birçok başarılı yazarı gibi Irving de edebi korsanlara karşı mücadele etti.Como muitos autores de sucesso desta época, Irving lutou contra os contrabandistas literários.
Birçoğu için, bu yeni bir altın çağın Bizans İmparatorluğu için başlamak üzere olduğunun bir işaretiydi.Para muitos, era um sinal de uma nova era de ouro que estava prestes a começar no Império Bizantino.
Livia Rothkirchen, Kafka'yı "çağının sembolik figürü" olarak adlandırmıştır.Livia Rothkirchen chama Kafka de "a figura simbólica da sua época".
Ayrıca bilişim çağında değişen fizik dünyası hakkında sık yorumlarda bulunur.Ele frequentemente comenta sobre mudanças no mundo da física na Era da Informação.
"Kim demişti, roman çağının bittiğini, kim?".Saiba quem é quem na novela!».
Eugenius'un saltanatı bir çağın sona ermesi ve yenisinin başlamsı nedeniyle önemlidir.O reinado de Eugénio marcou o final de uma era e o início de outra.
Narayan Udaipur'da doğdu ve sarangi çalmayı çocukluk çağında öğrendi.Narayan nasceu em Udaipur e aprendeu a tocar o sarangi como adolescente.
Bu çağ Berriasian çağının devamıdır.O risco dessa nova Era?
Orta Dünya evrenini konu edinen hikâyelerin çoğu Ilúvatar'ın Çocukları'nın ilk üç çağında gerçekleşir.A maior parte das histórias da Terra Média ocorre nas primeiras três Eras do Sol.
Yeni bir çağın başlangıcıydı.Era o início de uma nova fase.
6. veya 7. yüzyılda erken Bizans çağında yaşadı.Ele viveu no século VI ou no começo do século VII, no início da era bizantina.
İlk amniyonlar, reptilimorphlar zamanında yani Karbonifer çağının sonlarına doğru görülmüştür.Os primeiros amniotas aparentemente surgiram no final do Carbonífero a partir de reptiliomorfos ancestrais.
Dünya mobil sisteminde tamamen yeni çağın başlangıcı gibi kabul ediliyor.Este carro é tão autêntico como o do começo.
Arkeolojik araştırmalar Paleolitik çağın son döneminden beri insanların Japon adalarında yaşadığını gösterir.Pesquisas arqueológicas indicam que humanos já viviam nas ilhas japonesas no período Paleolítico Superior.
Yeni doğanlara hediye alınır, sünnet çağına gelenlere sünnet düğünleri yapılır.Celebração de casamentos e cerimónias de bênçãos a recém-nascidos.
Büluğ çağında erkek çocukların gırtlağı hızla büyümeye başlar.Neste estágio da vida, a criança cresce muito rapidamente.
İlk çağın sonunda Elrond elf olmayı seçerken, Elros insan olmayı seçmiştir.Elros, por exemplo, escolheu ser humano, ao passo que Elrond escolheu ser elfo.
İmparatorluk çağından beri hazırlanan bir yemektir.É venerado desde tempos imemoriais.
Müziğe ilgisi ilkokul çağında başladı.A relação com a música começou cedo.
Robert, savaşma çağındaki tüm erkekleri ıslah ettiği ordusunda askere aldı.Roberto alistou todos os homens em idade de combate no exército, que ele mesmo equipou.
Annatar Sauronun birinci çağın başlarında Elflerce tanınan ismidir.Anastasia foi o nome falado desde o início.
İskandinav Taş Çağının (Cilalı Taş Devri) devamıdır ve bundan sonra Roma Öncesi Demir Çağı yaşanmıştır.Foi precedida pela Idade do Ferro pré-romana e sucedida pela Era das Migrações Nórdicas.
Kız çocuklarında gırtlağın büyümesi büluğ çağında da yavaştır.A capacidade de distinguir cores também diminui na velhice.
Çocukluk çağında lösemi tipleri diğer kanser tiplerine göre daha sık görülmektedir.De ziekte komt ook vaker op jongere leeftijd voor dan andere soorten kanker.
Yeni bir çağın başlangıcıydı.Dit was het begin van een nieuw tijdperk.
Narayan Udaipur'da doğdu ve sarangi çalmayı çocukluk çağında öğrendi.Narayan werd geboren in Udaipur en leerde al op jonge leeftijd sarangi spelen.
Burada neredeyse çağın sonuna kadar Orta Çağ sanatını etkilemeyi sürdürdü.Deze theorie heeft tot in de late middeleeuwen veel invloed gehad.
Çağın başlangıcında Elflerin çoğu Valinor'a yelken açmıştır.Aan het einde van de Eerste Era trekken de meeste elfen weg naar Valinor.
Biel ailesi, onun çocukluk çağında sık sık taşınmıştır.Gedurende hun jeugd is de familie Solberg vaak verhuisd.
290 – 350 ) antik çağın son büyük Yunan matematikçilerinden biridir.350 na Chr.) was een van de laatste grote oud-Griekse wiskundigen uit de Late Oudheid.
Yaşamı süresince Floransa altın çağını yaşadı.Gedurende zijn burgemeesterschap beleefde Gouda florerende tijden.
Bu gün okul çağındaki çocukların bayraklı geçit törenlerine sahne olur.Later op de dag lopen schoolkinderen in optocht rond met vlaggen.
Ergenlik çağındaki çocukları Adolf ve Paula, anneleri ölürken onun yanındaydı.Na een pijnlijk ziekbed overleed ze met haar kinderen Adolf en Paula aan haar zijde.
Robert, savaşma çağındaki tüm erkekleri ıslah ettiği ordusunda askere aldı.Robert riep alle mannen van weerbare leeftijd op tot dienstplicht in het leger.
Yezîd, gençlik çağına gelince babasının yanına döndü.Zij gingen met hem naar hun geboorteland terug toen hij jong was.
Fazıl Gökçek-Sabahattin Çağın), İs­tanbul.Een of meerdere schepen (lage zijde) varen de sluis binnen.
Arkeolojik bulgular bölgenin Orta Tunç Çağında (MÖ y.Archeologische opgravingen hebben aan het licht gebracht dat er in de Middenbronstijd (ca.
Anaokul, ilkokul, ortaokul çağındaki çocuklar içindir.Woensdag op is er een uur lang Babbels, voor kinderen van de basis school.
Bu betimlemelere uygun bir insan ancak Dinozorlar çağına uygun olabilir.Een baby van deze leeftijd lijkt dus prima in staat om deze afweerstoffen te maken.
Artık 16 yaşında, ergenlik çağında.Ze is 16, maar erg volwassen voor haar leeftijd.
Ayrıca çağın gereksinimlerine cevap verecek nitelikleri taşıdığı için talep edilmektedir.Daarnaast vergeten zij ook dat hun daden die zij stellen voor een geruime tijd opvraagbaar zijn.
Lise çağında "yasaklı kitapları" okuduğu için Okuldan atılmıştır.Hij werd van school gestuurd wegens het bezit van verboden boeken.
Orta Çağın sonlarına doğru müslüman sarraflar da çoğalmaya başladı.In de begintijd lagen de sporen aan weerszijden van de (toen nog niet drukke) weg.
Olgunluk çağında Historika Hypomnemata (Tarihi Hatıralar) adlı bir yapıt (bugün kayıptır) yazdı.Het wordt heden ten dage Historisch Kenniscentrum (van de politie) genoemd.
Brueghel İkarus öyküsünü tamamıyla kendi çağına taşımıştır.Diego Gelmírez schrijft hier zelf vrij onomwonden over in zijn Historia Compostellana.
Başlangıç aşamasında, (çocukluk çağında) çocuktaki "Güç" potansiyeline bakılır.Zij is op jonge leeftijd in aanraking gekomen met De Kracht (The Force).
Birçoğu için, bu yeni bir altın çağın Bizans İmparatorluğu için başlamak üzere olduğunun bir işaretiydi.Dla wielu był to znak początku nowego złotego wieku dla Cesarstwa Bizantyńskiego.
Bu yüzden çağın ne zaman bittiği bilinmiyor.Matka pyta kiedy to się skończy.
Thorin Meşekalkan öldürüldüğünde üçüncü çağın 2941. yılıydı.Kompania została zorganizowana przez Thorina w 2941 roku Trzeciej Ery.
Bence geriye çağının ötesinde bir şeyler bıraktı.W swoim czasie wrócił w przeszłość.
Değişim Çağında Devlet, Konya: Çizgi Kitabevi, 2003.Czas zmienia konie w biegu, Chełm 2003.
Ancak, çağın bilim camiası tarafından büyük ölçüde göz ardı edildi.Jego praca pozostała jednak w dużej mierze zignorowana przez współczesne mu środowiska naukowe.
Üçüncü çağın 2866. yılında doğdu.Urodził się w 2846 roku Trzeciej Ery.
Orta Dünya evrenini konu edinen hikâyelerin çoğu Ilúvatar'ın Çocukları'nın ilk üç çağında gerçekleşir.Większość opisanej historii Śródziemia ma miejsce podczas pierwszych trzech Er Słońca.
Lise çağında "yasaklı kitapları" okuduğu için Okuldan atılmıştır.Z powodu czytania nielegalnych książek został wydalony ze szkół.
Endülüs dönemi aynı zamanda İspanya'daki Yahudi kültürünün altın çağının da var olmasını sağlamıştır.Jego twórczość należy do złotego okresu kultury żydowskiej w Hiszpanii.

İlgili Sayfalar