çağın ile cümle

çağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yeni Düzen çağında, İslami cemiyeti kurdu.Während seiner Herrschaft konvertierte er zum Islam.
Yeni bir çağın başlangıcıydı.Es war der Schritt einer neuen Zeit.
Böylelikle modern çağın dramasının ileri gelen temsilcisi olur.Ein Beitrag zur Geschichte der modernen Dramatik.
En eski yapıların tarihi Son Tunç Çağına değin uzanır.Die ältesten Grabanlagen stammen noch aus der Gründungszeit.
Antik çağın büyük düşünürü Aristoteles'in yazılarında bile sözü edilmektedir.Die vermutliche älteste Darstellung physiognomischen Wissens findet sich in den Schriften von Aristoteles.
Bireyin yaşamını çağın olayları içinde irdelemesiyle bilinir.Der Agent kennt seine momentane Situation.
Yeni ismi Kırkgöze olan Kekelinin geçmişi tunç çağına dayanmaktadır.Damit ist der früher übliche Klaps auf die Schulter zum Zeichen der Ernennung gemeint.
Aynı yıl Ekim'de oğlu Çağın doğdu.Ihr gemeinsamer Sohn wurde im Dezember desselben Jahres geboren.
Üreme çağında renkleri göz alıcı parlak olur.Im Alter können die Farben leicht ausblassen.
1873 Yunanların Trajedi Çağında Felsefe 1873 Ders notları The Diadochai of the Pre-Platonic Philosophers.Leipzig 1783 Denkwürdigkeiten aus der philosophischen Welt.
Çocukluk çağında özellikle ergenlikte hipertansiyon, altta yatan bir bozukluğun sonucudur.Bei der ungewöhnlichen Geschichte steht das ausgetauschte Kind im Mittelpunkt.
Ardından ilköğretim çağındaki çocuklara "okul dışı eğitim desteği" vermeye odaklandı.Danach wurden die Schüler im Neubau der „Scheidschule“ unterrichtet.
Çocukluk çağında evde özel eğitim görüp Fransızca ve Almanca öğrendi.In seiner Kindheit wurde er privat in Deutsch und Französisch unterrichtet.
Kitap, "Ben zalimler çağında yaşayan bir alçaktım" ile başlamaktadır.Mais la forme du livre ne satisfait pas Léautaud : « Que de fautes de goût !
Özellikle,orta çağın başlarında.Surtout en première mi-temps.
Russell gençlik çağında çok yalnızdı ve sıklıkla intihar eğilimindeydi.L'adolescence de Russell était très solitaire, et il a souvent envisagé le suicide.
Fazıl Gökçek-Sabahattin Çağın), İs­tanbul.Uwe Schögl (dir.), Oranien.
1990'lar modernitenin sonu, postmodern çağın başlangıcı olarak kabul edilmektedir.Les années soixante sont en général considérées comme le début de l’époque moderne de l’immunologie.
Evlenme çağındadır.Moment du mariage.
Yeni bir çağın başlangıcıydı.C'est le début d'une nouvelle ère.
Arkeolojik araştırmalar Paleolitik çağın son döneminden beri insanların Japon adalarında yaşadığını gösterir.Les recherches archéologiques démontrent que le Japon était peuplé dès la période du Paléolithique supérieur.
Birçoğu için, bu yeni bir altın çağın Bizans İmparatorluğu için başlamak üzere olduğunun bir işaretiydi.Pour bien des spectateurs, c’était le signe précurseur du nouvel âge d’or qui attendait l’empire byzantin.
Biel ailesi, onun çocukluk çağında sık sık taşınmıştır.La famille déménage fréquemment pendant son enfance.
İmparatorluk çağından beri hazırlanan bir yemektir.Elle est vénérée depuis l'Ancien Empire.
Demir çağının önemli eserlerindendir.Cette structure date de l'Âge du Fer.
Kore resim sanatının altın çağının başlangıcı diyebileceğimiz bölüm ise Koryo (918-1392) dönemidir.On peut y voir le château de Kuju datant du temps de Koryo (918-1392).
Thorin, üçüncü çağın 2746. yılında Yalnız Dağ'da (Erebor) doğdu.Thorin est né en l'an 2746 du Troisième Âge.
Anaokul, ilkokul, ortaokul çağındaki çocuklar içindir.Le sarcophage : vers l'ancienne école des garçons.
Fosil caviidler ilk olarak Güney Amerika'daki Miyosen çağının ortasında ortaya çıktı.Les fossiles datent du milieu de l'Oligocène au début du Miocène.
Kentin etrafında Bronz çağına ait çiksaylı dolmenler ve diğer arkeoloji anıtlar bulunmaktatdır.Des vases et une statuette en bronze ainsi que des monnaies archéologiques ont été retrouvées dans la commune.
Kent, Yahudi cemaati açısından altın çağını Osmanlı egemenliği döneminde yaşadı.Gordon est demeuré un Juif religieux orthodoxe pendant la plus grande partie de sa vie.
Gloin üçüncü çağın 2783. yılında doğdu.Gimli naît en l'an 2879 du Troisième Âge.
Bireyin yaşamını çağın olayları içinde irdelemesiyle bilinir.Nous ne savons que sa personnalité au moment où se déroule l'histoire.
Evlenme çağındaki gençlerin eş bulamama ihtimali doğmuştur.La véritable raison est probablement l'absence d'enfants issus du mariage.
Bu ekosistemlerin devamılığı, bu ekozonun paylaşılmış buzul çağının sonucudur.La continuidad de estos ecosistemas es el resultado de la historia glacial compartida de esta ecozona.
"Rock DJ" dünya çağında 4 milyon kopyadan fazla sattı.«Rock DJ" llegó a vender casi cuatro millones de copias en el mundo.
Üçüncü çağın 2866. yılında doğdu.Nació en el año 2866 de la Tercera Edad del Sol.
Narayan Udaipur'da doğdu ve sarangi çalmayı çocukluk çağında öğrendi.Narayan nació en Udaipur y aprendió tocar el sarangi cuando era joven.
Weber’in üniversite çağında sosyal bilimler alanında uzmanlaşmak isteyeceği açıkça belli idi.Parecía ya claro entonces que Weber se dedicaría a las ciencias sociales.
Eugenius'un saltanatı bir çağın sona ermesi ve yenisinin başlamsı nedeniyle önemlidir.El reinado de Eugenio marcó el final de una era y el principio de una nueva.
Üç büyük camisi, Djingareyber, Sankore ve Sidi Yahya, Timbuktu'nun altın çağından kalmadır.Sus tres grandes mezquitas, Djingareyber, Sankore y Sidi Yahya, recuerdan la edad de oro de Tombuctú.
Write iyi satmadı ve System 7 çağından önce durduruldu.Write no tuvo una buena recepción comercial, por lo que fue descontinuado tras System 7.
Kızını tüm şefkati ile büyütmüş, evlilik çağına getirmiştir.Le sucede su hija mayor, fruto de este matrimonio.
İlköğretim cağındaki tüm çocuklarımıza eğitim olanağı sağlanmış durumdadır.Ordenó que todos sus descendientes fueran bien educados.
Legend, 1993 yılında Çin'in ilk "586" kişisel bilgisayarını üreterek Pentium çağına girdi.1993: Legend entra en la era Pentium y crea el primer PC “586” de China.
Biel ailesi, onun çocukluk çağında sık sık taşınmıştır.Isabella se mudó varias veces durante su infancia.
Çocuk ergenlik çağına giremez.Los niños no llegan al año de vida.
Ayrıca çağın gereksinimlerine cevap verecek nitelikleri taşıdığı için talep edilmektedir.Él sabe que tiene que tomar la responsabilidad por sus acciones pasadas.
Kvaçi büyüme çağında onun yanında kalır.Solo es fértil en su época adulta.
Minyan çömleğinin kullanılması erken tunç çağından orta tunç çağına geçiş olduğu dönemde olmuştur.Todo cambió al introducir el gusano de seda en algún momento de la Baja Edad Media.
Enürezis, çocukluk çağının en önemli ve en sık görülen işeme bozukluğudur.Empezando la época más triste y aburrida de su infancia.
Malta'da ilk yaşayan insan belirtileri Yeni Taş Çağına dayanmaktadır.Los primeros vestigios de población humana se remontan a la Edad de Piedra.
Orta Çağın en popüler Latin şairlerinden biri.Es uno de los poetas litúrgicos más importantes de la Edad Media.
Dev koala (Phascolarctos stirtoni), Pleistosen çağında Avustralya'da yaşamış bir keseli hayvan.Koala: Phascolarctos stirtoni, especie extinguida que habitaba en Australia.
Adıge tarımı ve hayvancılığı da, çağına göre çok ileri durumdaydı.Antiguamente la cantería, agricultura y ganadería, eran importantes.
Aynı yıl Ekim'de oğlu Çağın doğdu.En agosto del mismo año su primer hijo había nacido.
Bu çağ Berriasian çağının devamıdır.Otra controversia es la duración de dicha Era.
Her çağın kendi efsaneleri vardır.Ogni epoca ha i propri miti.
Orta Dünya evrenini konu edinen hikâyelerin çoğu Ilúvatar'ın Çocukları'nın ilk üç çağında gerçekleşir.La maggior parte dei racconti della Terra di Mezzo si svolgono nelle prime tre Ere dei figli di Ilúvatar.
Tolkien’in yazılarında, bu çağın ilk birkaç yüzyılının ötesine dair bilgi bulunmuyor.Gli scritti di Tolkien non offrono molte informazioni sui secoli successivi ai primi.

İlgili Sayfalar