çağın ile cümle
çağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
"sayısal sosyal bilimler" olarak adlandırdığı yeni bir çağın habercisi."computational social science."
Bu çağın en büyük fikri üzerine isabet!You've hit on the greatest idea of the age!
Bilgi işlem merkezlerinin ve büyük işlerin çağına.It's the era of big business and data centers for computing.
Gerçekten çok etkileyici gelişmelerle dolu olan genom çağında yaşıyoruz."We live in a remarkable time the age of genomics
Benim büyükannelerim ve büyükbabalarımın dördü de erken büyüme çağında okulu bırakmışlar.All four of my grandparents, for example, left school in their early adolescence.
Kolaylıkla hidrojen sülfür çağına geri dönebiliriz.We can easily go back to the hydrogen sulfide world.
Katılım çağını yaşıyoruz değil mi?It's the participation age, right?
Jansky'nin dikkatli dinlemesi yeni bir uzay keşfi çağına götürdü: radyo astronomi çağı.Jansky's careful listening ushered in a new age of space exploration: the radio astronomy age.
Siz aramalısınız! Elizabeth çağında sohbet; 'süslenmiş sükûnet' olarak tanımlanmıştı.The Elizabethans described conversation as decorated silence.
Çoğu için bu, insanın makineler tarafından hükmedileceği yeni bir çağın şafağıydı.To many, this was the dawn of a new era, one where man would be dominated by machine.
Sen ergenlik çagına geldiginde, hersey GDO olacak trend böyle!!By the time you're a teenager, it'll be G.M.O. A GO GO!
Hip-hop'ın altın çağının heavy müzik kolaj sample'larını yaratmak şimdi imkansız derecede pahalı.The sample-heavy musical collages of hip-hop's golden age are now impossibly expensive to create.
Şimdi ise bir tür küresel farkındalık yaratıyor gibi görünen İnternet çağında yaşıyoruz.Now we live in the age of the Internet, which seems to be creating a form of global consciousness.
Büyük veri çağında, dünyayı daha önce hiç yapmadığımız yollarla ölçebiliriz.In the age of big data, we can measure the world in ways we never could before.
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Bu çağın insanları evlenip evlendirilirler.Jesus said to them, "The children of this age marry, and are given in marriage.
‹‹Deliceler nasıl toplanıp yakılırsa, çağın sonunda da böyle olacaktır.As therefore the tares are gathered and burned in the fire; so shall it be in the end of this world.
(Yusuf), kuvvetli çağına erişince ona hüküm ve ilim verdik.When he reached the prime of life We gave him wisdom and knowledge.
(Musa), güçlü çağına erip, olgunlaşınca biz ona hüküm ve ilim verdik.When he had grown up to full maturity, We gave him wisdom and knowledge.
Erginlik çağına erişince, kendisine hüküm ve ilim verdik.When he reached the prime of life We gave him wisdom and knowledge.
O, erginlik çağına ulaşıp olgunlaşınca, ona bir 'hüküm ve hikmet' ve ilim verdik.When he had grown up to full maturity, We gave him wisdom and knowledge.
Erginlik çağına erince ona hikmet ve bilgi verdik.When he reached the prime of life We gave him wisdom and knowledge.
Musa erginlik çağına gelip olgunlaşınca, ona hikmet ve ilim verdik.When he had grown up to full maturity, We gave him wisdom and knowledge.
Allah hakkında, Müslümanlıktan önceki bilgisizlik çağında olduğu gibi haksız zanlara kapıldılar.Say: "All affairs rest with God." They hide in their hearts what they do not disclose to you.
Sabah çağına erdikleri gibi bir bağırış yüzünden helak olup gittiler.But they were seized by the mighty blast towards the morning;
Ve şüphe yok ki bu çağın, bir ayrılık çağı olduğunu anlayınca.He will then realise it is the parting,
Ve gecesini kararttı, kuşluk çağını meydana çıkarttı.Gave darkness to its night, and brightness to its day;
Yetimleri, nikâh çağına gelmelerine kadar gözetleyip deneyin.And test (and try) the orphans until they are of marriageable age.
Mûsa, yiğitlik çağına ulaşıp olgunlaşınca ona hikmet ve ilim verdik.When he had grown up to full maturity, We gave him wisdom and knowledge.
(Yusuf) erginlik çağına erişince, ona (isabetle) hükmetme (yeteneği) ve ilim verdik.When he reached the prime of life We gave him wisdom and knowledge.
Musa yiğitlik çağına erip olgunlaşınca, biz ona hikmet ve ilim verdik.When he had grown up to full maturity, We gave him wisdom and knowledge.
Evlenme çağına gelinceye kadar yetimleri gözetip deneyin.And test (and try) the orphans until they are of marriageable age.
O, tam erginlik çağına gelince, kendisine ilim ve hüküm verdik.When he reached the prime of life We gave him wisdom and knowledge.
Musa yiğitlik çağına girip olgunlaşınca, biz ona hikmet ve ilim verdik.When he had grown up to full maturity, We gave him wisdom and knowledge.
Yetimleri evlenme çağına varıncaya kadar gözetip deneyin.And test (and try) the orphans until they are of marriageable age.
O kemâl çağına geldiğinde kendisine hüküm ve ilim verdik.When he reached the prime of life We gave him wisdom and knowledge.
Erginlik çağına gelip olgunlaşınca ona bilgelik ve bilgi verdik.When he had grown up to full maturity, We gave him wisdom and knowledge.
"Yetimin malına, o erginlik çağına erişinceye kadar -o en güzel (şeklin) dışında- yaklaşmayın.And that you approach not the property of the orphan, save in the fairer manner, until he is of age.
"Beşikte ve yetişkin çağında insanlarla konuşacaktır. Barışa ve hayra yönelik iş yapanlardandır."He shall speak to men in the cradle, and of age, and righteous he shall be.'
Beşikte de, yetişkin çağında da insanlarla konuşacak ve iyilerden olacaktır.He shall speak to men in the cradle, and of age, and righteous he shall be.'
Erginlik çağına erişinceye kadar yetim malına yaklaşmayın.And that you approach not the property of the orphan, save in the fairer manner, until he is of age.
Sonra sizi bebek olarak çıkarıyoruz, sonra da erginlik çağına erişmeniz için (sizi büyütüyoruz).Then We bring you forth as babes, then We let you reach your maturity.
Sonra güçlü çağınıza ulaşmanız için (sizi büyütürüz).Then We bring you forth as babes, then We let you reach your maturity.
Sonra sizi bir çocuk olarak çıkartırız, sonra sizi, olgunluk çağına erişmeniz için bırakırız.Then We bring you forth as babes, then We let you reach your maturity.
Seni Ruhulkudüs'le desteklemiştim, beşikte iken ve erginlik çağında insanlarla konuşuyordun.You spoke to the people from the crib, and in maturity.
Nihayet insan, güçlü çağına erip kırk yaşına varınca der ki: Rabbim!The carrying of the child to his weaning is a period of thirty months.
Nihayet insan olgunluk çağına ulaşıp, kırk yaşına geldiğinde der ki: "Ey Rabbim!The carrying of the child to his weaning is a period of thirty months.
Sonunda erginlik çağına erince ve kırk yaşına varınca: "Rabbim!And be gracious unto me in the matter of my seed. Lo!
Büluğ çağına ermeyen yetimin malına, en güzel tarzdan başka bir şekilde yaklaşmayın.Do not draw near the wealth of the orphan except in the best manner, until he reaches maturity.
Sonra güçlü çağınıza eresiniz, sonra da ihtiyarlar olasınız diye sizi yaşatıyor.He then made you grow into manhood and become old.
Rabbin, onların ergenlik çağına gelmelerini ve definelerini çıkarıp elde etmelerini diledi.Your Lord wanted the orphans to find the treasure through the mercy of your Lord when they mature.
"Beşikte ve yetişkin çağında insanlarla konuşacaktır.He will speak to the people while in his cradle and preach to them when he will be a man.
Erginlik çağına erişinceye kadar yetim malına yaklaşmayın. Ölçüyü ve tartıyı doğru dürüst yapın.Stay well away from an orphan's property, except with the best intentions, before he comes of age.
Devamındaki yazıda ise: "Trump... modern çağın şakası." yazmakta.The accompanying caption reads: "Trump...the joke of the modern era."
4 Ekim sabahı hem Türkiye hem de AB yeni bir çağın başlangıcına uyandılar.Both the EU and Turkey woke up in a new era on the morning of 4 October.
Arnavutluk'ta turizm hâlâ emekleme çağında.Tourism in Albania is still in its infancy.
Dabene'de Bronz Çağından kalma altın bulunduğuna dair ilk ipucu geçen yıl bulundu.The first clue suggesting the existence of Bronze Age gold at Dabene came last year.
OUS dünya çağında 160'tan fazla şubesi bulunan prestijli bir örgüt.The OUS is a prestigious organisation with more than 160 branches worldwide.
UNICEF'in rakamlarına göre, Arnavutluk'ta ilkokul çağındaki çocukların yüzde 90'ı okula gidiyor.According to UNICEF, 90 per cent of children of primary school age in Albania are attending school.
Okul çağındaki çocukları donanımını artırma amaçlı proje Bulgaristan'da memnuniyetle karşılandı.Bulgaria welcomes a project aimed at better equipping school age children.
"Bazılarımız öğrenme çağındayken biz savaşa gittik."When for some of us it was time for learning, we went to war.