çağı ile cümle

çağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Havaalanın gitmek için bir taksi çağırir.Ze belt daarop een taxi.
Watson'u yardıma çağırdı: "Mr. Watson.In een reflex riep hij zijn assistent te hulp: "Mr. Watson, come here.
Onu "Bay Angelo" diye çağırır biri.Deze man blijkt Mr. Angelo te heten.
Ardından konukları çağırır.Hierna komen de gasten op.
Şimdi biz bu fonksiyonu geri çağırıyoruz ve her ikisi monoton artandır .De twee molens hebben deze functie niet meer en zijn nu maalvaardig in circuit.
Burada neredeyse çağın sonuna kadar Orta Çağ sanatını etkilemeyi sürdürdü.Deze theorie heeft tot in de late middeleeuwen veel invloed gehad.
Çağın başlangıcında Elflerin çoğu Valinor'a yelken açmıştır.Aan het einde van de Eerste Era trekken de meeste elfen weg naar Valinor.
Gardiyanlar Juan'ı 211 numaralı hücreye bırakırlar ve yardım çağırmaya giderler.Hij wordt naar cel 211 gebracht, terwijl er hulp wordt gehaald.
Hiçbir şahit çağırılmadı.Er moest geen enkele getuige zijn.
Azmi görevliye bu arabanın şoförünü çağırmasını söyler.De agent vroeg de chauffeur om zijn rijbewijs.
Buzul Çağı bu dönemde yaşanmıştır.Dit was het geval tijdens elke ijstijd.
Biel ailesi, onun çocukluk çağında sık sık taşınmıştır.Gedurende hun jeugd is de familie Solberg vaak verhuisd.
290 – 350 ) antik çağın son büyük Yunan matematikçilerinden biridir.350 na Chr.) was een van de laatste grote oud-Griekse wiskundigen uit de Late Oudheid.
Aynı zamanda bu çatışmaların nihai siyasi yerleşim için harici garantiler için çağırır.Tevens wordt gevraagd om externe garanties voor een uiteindelijke politieke oplossing van deze conflicten.
Yaşamı süresince Floransa altın çağını yaşadı.Gedurende zijn burgemeesterschap beleefde Gouda florerende tijden.
Bu gün okul çağındaki çocukların bayraklı geçit törenlerine sahne olur.Later op de dag lopen schoolkinderen in optocht rond met vlaggen.
Bu, onları cennete çağırır, onlar da bunu ateşe çağırır!" buyurdu."Vervolgens roept hij de god van het vuur aan om zijn creatie tot leven te wekken.
Çalışmaları, Danimarka Ressamlığı Altın Çağı'nın örnekleri arasındadır.Het werk is typerend voor de schilderkunst uit de Deense Gouden Eeuw.
Ergenlik çağındaki çocukları Adolf ve Paula, anneleri ölürken onun yanındaydı.Na een pijnlijk ziekbed overleed ze met haar kinderen Adolf en Paula aan haar zijde.
Rönesansla birlikte Avrupa'da nekromansi, kara büyü ve ruh çağırma ile bir tutulmaya başlandı.Vooral sinds de renaissance wordt necromantie geassocieerd met zwarte magie en het oproepen van demonen.
Robert, savaşma çağındaki tüm erkekleri ıslah ettiği ordusunda askere aldı.Robert riep alle mannen van weerbare leeftijd op tot dienstplicht in het leger.
Küçük Buz Çağı'nda 19. yüzyılın ortalarında Aletsch Buzulu 2.5 km daha vadi aşağıya uzanırdı.Na het einde van de kleine ijstijd halverwege de 19e eeuw is de Aletschgletsjer met ongeveer 2,5 km geslonken.
Divana çıkıp bağırıp çağırdılar.Het waren zij die de macht maakten en kraakten.
Sonunda ise Tanrı'nın kendisini yaratan olduğunu ve onu geri çağırdığını düşünür.Tom accepteert uiteindelijk wie hij is en laat zich weer terugveranderen.
Ve onu bir gün sonra aynı kampa çağırmıştır.Daags daarna ploegde hij het veld om.
Hanedan Kahramanlar Çağı'ndaki efsane Gri Kral'ın soyundan gelir.Het Huis stamt af van de legendarische Grijze Koning uit het Heldentijdperk.
Başka bir gelenek ise bütün çocukları okumaya çağırmaktır.Hij is onervaren en laat zich telkens de les lezen door de kinderen.
Sonra Pete'i çağıralım dedik.Wel laat hij Williams bij zich roepen.
Doğu Avrupa’da Demir Çağı MÖ 1. bin başlarında gelişmeye başlamıştır.In noordelijk Europa begon de ijzertijd pas rond 800 v.Chr.
Büyük erkek kardeş Naia, küçük kardeşi babalarına yardım etmek için çağırır.Zijn oudere broer Naia belt hem op om samen met zijn zieke vader naar de huisarts te gaan.
29.12.2008 tarihinde, Ejderha Çağı 2 uygulamaya sokuldu.Op 29 november 2008 presenteerde De Leeuw een twaalf uur durende Mooi!
Yezîd, gençlik çağına gelince babasının yanına döndü.Zij gingen met hem naar hun geboorteland terug toen hij jong was.
Carol, Therese'yi öğle yemeğine çağırır.Doris ontmoet Montgomery tijdens de lunch.
Lecter'i çağırır.Ze ontvangt enkele brieven van Lecter.
Ayrıca, PKK'yı "daha aktif" bir faaliyete çağırmaktadır.Hij riep ook de moslimwereld op tot het nemen van een 'agressievere houding'.
Fazıl Gökçek-Sabahattin Çağın), İs­tanbul.Een of meerdere schepen (lage zijde) varen de sluis binnen.
Tarihî dönemler Yunan Karanlık Çağı ile başlar (MÖ 1100 - MÖ 800).Het daadwerkelijke SRAM begint na deze registers (adres 0x0060).
Küçük Buz Çağı süresince hatırı sayılır iklim değişiklikleri olmuştur.Door de ijstijd (klimaatverandering) vond zeer veel erosie plaats.
Annesini hep okula çağırırlardı.Haar moeder ging altijd met haar mee naar audities.
Buzul Çağı'na (Pleistosen) kadar Avrupa ve Asya'da da yaşamışlardır.Hij leefde in Europa en Noord-Azië tijdens het Pleistoceen.
Höyüğün tepesinde Erken Tunç Çağı II. evre (Torya I) çanak çömleği bulunmuştur.Verschillende vroege vaartuigen zijn: De huidboot Qoeffa, in gebruik in Mesopotamië.
Arkeolojik bulgular bölgenin Orta Tunç Çağında (MÖ y.Archeologische opgravingen hebben aan het licht gebracht dat er in de Middenbronstijd (ca.
Kente hakim olan "Castle Hill" Tepesi'nin bir demir çağı kalesi olduğu bilinmektedir.Er zijn aanwijzingen dat Castle Hill ooit een steengroeve is geweest.
Küçük Buz Çağı'nın ardından 1850 yıllarında dünya buzulları oldukça önemli oranda geri çekildi.In Europa trekken sinds 1850 vrijwel alle gletsjers zich terug, na het einde van de Kleine IJstijd.
Anaokul, ilkokul, ortaokul çağındaki çocuklar içindir.Woensdag op is er een uur lang Babbels, voor kinderen van de basis school.
Ancak Erken Tunç Çağı tabakasının altıdan daha eskiye tarihlenen yerleşmeler olduğu tahmin edilmektedir.Het bleek al snel dat de feitelijke overname al een half jaar eerder had plaatsgevonden.
Bu betimlemelere uygun bir insan ancak Dinozorlar çağına uygun olabilir.Een baby van deze leeftijd lijkt dus prima in staat om deze afweerstoffen te maken.
Artık 16 yaşında, ergenlik çağında.Ze is 16, maar erg volwassen voor haar leeftijd.
Aşağıdaki kalabalık polis çağırır.De meeste restaurants bellen de politie.
Çağımızın Budası Gautama Buddha'nın ardılı olacaktır.Hij zal de opvolger van Gautama Boeddha worden.
Ayrıca çağın gereksinimlerine cevap verecek nitelikleri taşıdığı için talep edilmektedir.Daarnaast vergeten zij ook dat hun daden die zij stellen voor een geruime tijd opvraagbaar zijn.
Onu çağıran adamla yalnız kalınca adam maskesini çıkartır.Als ze zelf probeert zijn masker af te nemen, vermoordt hij haar.
Lise çağında "yasaklı kitapları" okuduğu için Okuldan atılmıştır.Hij werd van school gestuurd wegens het bezit van verboden boeken.
Menelaos karısının kaçırıldığını öğrenince ağabeyi Mykenai kralı Agememnon’u yardıma çağırır.Toen Menelaos ontdekte dat zijn vrouw weg was, vroeg hij zijn broer Agamemnon om raad.
Orta Çağın sonlarına doğru müslüman sarraflar da çoğalmaya başladı.In de begintijd lagen de sporen aan weerszijden van de (toen nog niet drukke) weg.
Kişinin geri çağırabileceği çocukluk anısı miktarı birçok faktöre bağlıdır.In hoeverre het kind de arm kan en gaat gebruiken is van zeer veel factoren afhankelijk.
Megafonu alıp Arif'i çağırmaya başlar.Hij neemt haar medaillon mee en neemt contact op met Korsky.
Silahı tutukluk yapınca kız kardeşi Kristine'i çağırır ve eski günahlarını itiraf eder.Als Quaerts Cecile weer opzoekt bekent hij zijn zonden en noemt hij haar Madonna.
1787'de Jefferson, dokuz yaşındaki kızı Maria (Polly) Jefferson'u da yanına çağırdı.In 1837 huurde Jeanne samen met een 72-jarige vrouw (Françoise Aubert) een klein vakantiehuis.
"Kudretli Oğuz beylerini hep çağırdılar evlerine getirdiler.Hij stuurde boodschappers naar de kinderen om ze naar zijn woning te ontbieden.

İlgili Sayfalar