çağı ile cümle

çağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Birgün onu evine yemeğe çağırır.Ela costuma ficar para uma refeição na casa dele.
Sonra Pete'i çağıralım dedik.Ele vai então falar com Phoebe.
Ricciardo 2011 sezonunda HRT tarafından çağırılmadan önce ISR Racing adına yarıştı.Em 2011 correu pela ISR Racing antes de tornar-se titular na HRT.
Arkeolojik araştırmalar Paleolitik çağın son döneminden beri insanların Japon adalarında yaşadığını gösterir.Pesquisas arqueológicas indicam que humanos já viviam nas ilhas japonesas no período Paleolítico Superior.
Bu dönem Fransız Kanadalılar tarafından Yeni Fransa'ın "Altın Çağı" olarak adlandırılmaktadır.Esses anos de paz é conhecido como a "Idade do Ouro" da Nova França.
1629: Charles parlamentoyu lağveder ve 1640 yılına kadar da yeniden toplantıya çağırmaz.1629 — Carlos I de Inglaterra dissolve o Parlamento e não voltaria a convocá-lo pelos próximos onze anos.
Büyük Zimbabve, ülkenin geç Demir Çağı boyunca Zimbabve Krallığı'nın başkentiydi.A cidade foi a capital do Reino do Egito durante todo o Antigo Império.
Şimdi biz bu fonksiyonu geri çağırıyoruz ve her ikisi monoton artandır .A obra realizada por ambos resultou num trabalho monumental.
Bu arada Simon ve diğerleri Raziel'i çağırırlar.Enquanto isso, Simon e os outros viajam para fazenda de Luke para invocar o anjo Raziel.
"Ekranda buzul çağı ilkelliği".«Períodos de glaciação da Terra».
Bu dönem bazen "İspanya'daki Yahudi kültürünün altın çağı" olarak adlandırılır.Este período é muitas vezes conhecido como a “idade de ouro” da matemática indiana.
Yeni doğanlara hediye alınır, sünnet çağına gelenlere sünnet düğünleri yapılır.Celebração de casamentos e cerimónias de bênçãos a recém-nascidos.
Bunun için Burlington'lı mimar Henry Flitcroft'ı çağırdı.Para isso, contratou o baterista Gene Hoglan.
Asur Ticaret Kolonileri Çağı yerleşimi, Kültepe Karum'unun Ib katı ile çağdaş görülmektedir.O maior evento de MMA da América Latina já está acostumado com a recepção calorosa do público de Palmas.
Büluğ çağında erkek çocukların gırtlağı hızla büyümeye başlar.Neste estágio da vida, a criança cresce muito rapidamente.
Son Buzul Çağı’nda oluştukları tahmin edilmektedir.Estima-se que tenha surgido ao fim da última Idade do Gelo.
Ve onu bir gün sonra aynı kampa çağırmıştır.Ele estava bem quando o visitei outro dia.
Sümer edebiyatı, Tunç Çağı'nda Sümerce yazılmış yazın yapıtlarıdır.Ainda assim, encontram-se manifestações literárias destes Séculos Escuros.
Babası onu Starbuck olarak çağırmaktadır.Seu nome de guerra é Starbuck.
Soyutlama ve işlev çağırmaya dayanmaktadır.Refere-se ao recrutamento e seleção de pessoal.
İlk 11 yapı katı Erken Tunç Çağı'na tarihlenmektedir.Os outros onze times classificaram-se diretamente para a terceira fase.
Ülkenin bütün bölgelerinde Eski Taş Çağı ve Bakır Çağı'ndan kalıntılar bulunmuştur.Em toda a área da comuna foram encontradas fortificações que datam da Idade da Pedra.
Cagiva İtalyan Motosiklet üreticisi firma.Cagiva é uma empresa italiana que produz motos.
Giray, ambulans çağırır.Com Crater, Kirk chama uma reunião.
İlk çağın sonunda Elrond elf olmayı seçerken, Elros insan olmayı seçmiştir.Elros, por exemplo, escolheu ser humano, ao passo que Elrond escolheu ser elfo.
Ardından da Swift sahneye çağırarak konuşmasını bitirmesini istedi.Em seguida, ela chamou Swift dos bastidores para terminar o seu discurso de agredecimento.
İmparatorluk çağından beri hazırlanan bir yemektir.É venerado desde tempos imemoriais.
Hattuşaş, Hititler'in geç tunç çağı dönemindeki başkentidir.O Capitalismo na era da acumulação integral.
Bu olaylar sonucunda Bronz Çağı sona ermiş, Demir Çağı başlamıştır.Termina a Idade do Bronze e começa a Idade do Ferro.
Kentte Roma Çağı kalıntıları da görülmektedir.O tamanho da cidade de Roma na época também precisa ser considerado.
O, Nasuh Paşa'yı yanına çağırmış; ona bu mektubu kimin yazdığını sormuştur.Este pergunta à Marechala se ela recebeu a carta.
Artabanes ve diğerlerini çağırırken, Areobindus asi ile yüzleşmeye karar verdi.Por insistência de Artabanes e os outros oficiais, Areobindo decidiu confrontar o rebelde.
Evine çağırırlar, gelir; ama tekrar aslanın yanına gider.Ela vai embora, mas volta pedindo para morar na casa dele.
Gettoda, halkı toplantıya çağırmak için kullanılan bir çanın olduğu bir belediye sarayı da vardı.Tinha no cimo do edifício um sino que servia para indicar as reuniões municipais.
Müziğe ilgisi ilkokul çağında başladı.A relação com a música começou cedo.
Robert, savaşma çağındaki tüm erkekleri ıslah ettiği ordusunda askere aldı.Roberto alistou todos os homens em idade de combate no exército, que ele mesmo equipou.
Jessica Cody'yi çağırır.Ele oferece a Cosette.
Mutazz onları saraydaki çalışma odasına konuşma için çağırdı.Mitsuda enviou uma demo que lhe concedeu uma entrevista no estúdio.
16. yüzyıl, Prag Yahudilerinin altın çağıdır.O século XVII ficou conhecido como o século de ouro holandês.
Annatar Sauronun birinci çağın başlarında Elflerce tanınan ismidir.Anastasia foi o nome falado desde o início.
İskandinav Taş Çağının (Cilalı Taş Devri) devamıdır ve bundan sonra Roma Öncesi Demir Çağı yaşanmıştır.Foi precedida pela Idade do Ferro pré-romana e sucedida pela Era das Migrações Nórdicas.
İlk yerleşim Tunç Çağı'nda kuruldu.Os primeiros assentamentos se desenvolveram na era pré-cerâmica.
Kız çocuklarında gırtlağın büyümesi büluğ çağında da yavaştır.A capacidade de distinguir cores também diminui na velhice.
Ayrıca, eski düğmelere Bronz Çağı'nda rastlanmıştır.Encontram-se também vestígios da Idade do Bronze.
Öğrencileri odanın içine çağırdı.Ela chamou para os alunos para a sala.
Fidye karşılığında serbest kaldıktan sonra Yıldırım Bayezid kendisini çağırarak demiştir.Na een waarschuwing (verbanning uit de stad) vroeg hij om pardon, wat hij verkreeg.
Eubie Blake, onu ''Müziğin Martin Luther King'i'' olarak çağırmıştır.Door Eubie Blake werd hij de "Martin Luther King van de muziek" genoemd.
“Seni neden buraya çağırdığımı biliyor musun?”Zeggende, “Waarom heb je hem hier gehaald?
Hindistan'da Demir çağı bitmiştir.In India tijdens de ijzertijd is de Vedische periode aan de gang.
Mayakovski, hala Sovyetlerin en iyisi ve çağımızın en yetenekli şairidir.Majakovski is nog steeds de beste en meest getalenteerde poëet van ons sovjettijdperk.
Bu durum ona Senato'yu toplantıya çağırma hakkı veriyordu.Het gaf Augustus het recht om de Senaat bijeen te roepen.
Bu ek paket oyuncuların evde parti vermelerine ve çok sayıda arkadaşı birden çağırmalarına olanak sağlıyor.Het geeft spelers de mogelijkheid om thuis feestjes te geven en een grote hoeveelheid vrienden te ontvangen.
Buzul Çağı'nın bitmesiyle, yani MÖ 10.500 civarlarında, Sahra yeşil ve bereketli bir vadiydi.Na het einde van de ijstijd waren er perioden waarin de Sahara een groen en vruchtbaar gebied was.
Bu yüzden de çoğu insan onu "sinyor" diye çağırır.Hierdoor spreken veel mensen haar aan met "meneer".
Çocukluk çağında lösemi tipleri diğer kanser tiplerine göre daha sık görülmektedir.De ziekte komt ook vaker op jongere leeftijd voor dan andere soorten kanker.
Yeni bir çağın başlangıcıydı.Dit was het begin van een nieuw tijdperk.
Hoysala çağı, Güney Hindistan'da sanat, mimarlık ve dinin gelişimi açısından önemli bir dönemdir.De Hoysala-periode was een tijd van ontwikkeling in de kunst, architectuur en religie van Zuid-India.
Narayan Udaipur'da doğdu ve sarangi çalmayı çocukluk çağında öğrendi.Narayan werd geboren in Udaipur en leerde al op jonge leeftijd sarangi spelen.
Bundan dolayı katılımcı yanlış geri çağırım yapar.Hier abusievelijk Send Me Back genoemd.
Erken Tunç Çağı çanak çömlek buluntuları azdır.De voorhoofdsbeenderen zijn kort maar de wandbeenderen (p) lang.

İlgili Sayfalar