çağı ile cümle
çağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çağımızda savaş sadece devletler arasında yapılmamaktadır.إننا نعيش في حقبة لم تعد فيها الدول تسيطر وحدها على الشؤون الدولية.
Çünkü ben doğru kişileri değil, günahkârları çağırmaya geldim.”Eu não vim para convocar justos, mas sim pecadores'".
Toplamda Adcash, dünya çağında 249 ülke ve bölgede faaliyette bulunur.No total, Adcash opera em 249 países e territórios em todo o mundo.
Cesur Fildişililer, ülke sizi çağırıyor.Orgulhosos marfinenses, o país vos chama.
Bu nedenle, Eski Krallık sık sık "Piramitler Çağı" olarak adlandırılır.Por essa razão, o Reino Antigo é freqüentemente chamado de "a Era das Pirâmides".
Bu çağın birçok başarılı yazarı gibi Irving de edebi korsanlara karşı mücadele etti.Como muitos autores de sucesso desta época, Irving lutou contra os contrabandistas literários.
Erkan Hoca bunun üzerine beni çağırıp, "Seni bizim takımın altyapısına alalım" dedi.Ele então perguntou-lhes quem eram, ao que todos responderam: "Nós somos seus Siques".
II. Justinus kuzenini Konstantinopolis'e çağırdığında, nedeni bu gibi görünüyordu.Quando Justino II chamou seu primo para Constantinopla, parecia que esta era a razão.
Tıbbî yardım çağırın.Chamar auxílio médico.
Birçoğu için, bu yeni bir altın çağın Bizans İmparatorluğu için başlamak üzere olduğunun bir işaretiydi.Para muitos, era um sinal de uma nova era de ouro que estava prestes a começar no Império Bizantino.
Şarkı boyunca "rüya" yaşıyor ve içinde kendi hayatını kontrol etmeye çağırılıyor.Ela tem um "sonho" em toda a canção, na qual ela é impulsionada a tomar controlo da sua própria vida.
Livia Rothkirchen, Kafka'yı "çağının sembolik figürü" olarak adlandırmıştır.Livia Rothkirchen chama Kafka de "a figura simbólica da sua época".
Evlerine giderlerken, arabada yan yana otururlar ve Summer Tom’u evinde yapacağı partiye çağırır.Eles se sentam lado a lado na viagem para casa e Summer convida Tom para uma festa em seu apartamento.
Zimmerman'ın çağırdığı polisler, Martin vurulduktan iki dakika sonra olay yerine geldi.Após uma ligação de Zimmerman, a polícia chegou em dois minutos depois do disparo.
O zaman bir toplumsal devrim çağı başlar.E se abre, assim, uma época de revolução social.
Kulübün altın çağı 2002 yazında Slaviša Stojanovic'in takımın başına getirilmesiyle başladı.A era de ouro do clube começou no verão de 2002, quando Slaviša Stojanovič assumiu como treinador.
Deyim yerindeyse “yaşamın altın çağı”dır.Destaca-se ainda: "A Idade do Ouro".
Carnero işlerini biran önce bitirmek istemektedir ve Czipra'yı bir bilgili tanık olarak çağırır.O Comissário sugere continuar com o trabalho e chamar Czipra como testemunha.
KİLİSE TEPE: Beyyenice (İlk Tunç Çağı yerleşmesi vardır.)Rota IU (interurbana): é aquela que liga centrais IU (interurbana).
Doktor, Tzim-Sha'ya geri çağırma aygıtını atar ve onu uzağa ışınlar.A Doutora empurra o dispositivo de recordação em Tzim-Sha e ele se transporta para longe.
Ayrıca bilişim çağında değişen fizik dünyası hakkında sık yorumlarda bulunur.Ele frequentemente comenta sobre mudanças no mundo da física na Era da Informação.
Bir süre sonra, Joffe Yamauchi ofisine onu çağırma bir telefon aldı.Depois de algum tempo, Joffé recebeu um telefonema convocando-o para o escritório de Yamauchi.
"Kim demişti, roman çağının bittiğini, kim?".Saiba quem é quem na novela!».
“Seni neden buraya çağırdığımı biliyor musun?”Pergunto, pois, por que razão me mandaste chamar?»
Eugenius'un saltanatı bir çağın sona ermesi ve yenisinin başlamsı nedeniyle önemlidir.O reinado de Eugénio marcou o final de uma era e o início de outra.
Ailesi bir şeyler yemesi için çağırdığında pirinçli çay istedi ve "Bu lezzetli" dedi.Depois de sua família implorar que ela comesse algo, Sasaki pediu chá em arroz e disse que "É saboroso".
Lambalar Çağı, Valar tarafından Arda’nın yaratılışından hemen sonra başlamıştır.Os Anos das Lâmpadas começaram pouco após a criação de Arda pelos Valar.
Narayan Udaipur'da doğdu ve sarangi çalmayı çocukluk çağında öğrendi.Narayan nasceu em Udaipur e aprendeu a tocar o sarangi como adolescente.
Tek ayağı çıplak genci yanına çağırdı; kim olduğunu sordu.O uniforme era uma farda escura e perguntou à pessoa mais próxima, quem era ele.
Bu çağ Berriasian çağının devamıdır.O risco dessa nova Era?
Lecter'i çağırır.Faz fronteira com Lecce.
2010 yılında Fetih Çağı denen versiyon 5 başlatıldı.Na primavera de 2015, a versão 5 foi desenvolvida.
No Remorse Corps ve The Resilience arasında olan maçta Roderick Strong onu çağırdı.Durante uma luta entre a No Remorse Corps e a The Resilience, ele foi verbalmente chamado por Roderick Strong.
Orta Dünya evrenini konu edinen hikâyelerin çoğu Ilúvatar'ın Çocukları'nın ilk üç çağında gerçekleşir.A maior parte das histórias da Terra Média ocorre nas primeiras três Eras do Sol.
Adventistler Mesih’in kendi izleyicilerini tüm dünyaya ulaşmak için Büyük Görev ile çağırdığına inanırlar.Os adventistas crêem que Cristo pediu a seus seguidores na Grande Comissão que alcançassem o mundo inteiro.
Bununla beraber mangada sadece Mitsuki’yi takma isimle çağırır.Consegue apenas o tempo de pronunciar o nome Mitsuhirato.
1960'lı yıllar tiyatronun altın çağı olarak kabul edilir.Os anos 50 são considerados como a Era de Ouro da Televisão por algumas pessoas.
Bu sürümler için kendini "Bo Andersen" diye çağırdı.Para estes trabalhos mudou o seu nome artístico para "Bo Andersen".
İki cephede bir savaştan kaçınmak için, Theodosius Ardaburius'u geri çağırdı.Para evitar uma guerra em duas frentes, Teodósio chamou de volta Ardabúrio.
Yeni bir çağın başlangıcıydı.Era o início de uma nova fase.
6. veya 7. yüzyılda erken Bizans çağında yaşadı.Ele viveu no século VI ou no começo do século VII, no início da era bizantina.
İlk amniyonlar, reptilimorphlar zamanında yani Karbonifer çağının sonlarına doğru görülmüştür.Os primeiros amniotas aparentemente surgiram no final do Carbonífero a partir de reptiliomorfos ancestrais.
Ertesi gece Aries, Strong'u iki kez çağırır ancak Strong gelmez.Na noite seguinte, Aries gritou forte duas vezes, mas não foi capaz de colocar as mãos nele.
Verilen enerjik performanstan sonra bar sahipleri grubu haftaya tekrar çağırdılar.No entanto, o desempenho foi tão animado que a banda foi convidada a voltar na semana seguinte.
Bu arada Jack, Hurley'in hastanesinden çağırılmaktadır.Mais tarde, Jack se encontra com Hurley no instituto mental.
Ergenlik, çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasındaki geçiş dönemidir.Adolescência é a fase que marca a transição entre a infância e a idade adulta.
The Age of Augustus (Augustus çağı) s.The Age of Augustus (em inglês).
Aşağıdaki kalabalık polis çağırır.A polícia estava lá embaixo.
Williamson polis çağırmıştır.Wilton é ouvido pela polícia.
Çağırılan cine kutsal çengel takılırsa onun köle olacağına inanılır.Instintivamente reconhecendo que este é um lugar sagrado, ela reza.
Tatile gitmek için telefonla bir tatil jipi (Vacation Van) çağırmak yeterli.Tirar um período para repouso (férias).
Beyazların birçoğunu geri çağırdı, fakat Dante bunların arasında değildi.Um vento terrível passa por ele, porém Deus não estava nele.
Dünya mobil sisteminde tamamen yeni çağın başlangıcı gibi kabul ediliyor.Este carro é tão autêntico como o do começo.
İslam dinine göre ruh çağırma günahtır.No Islã a blasfêmia é considerada um pecado.
İkinci filmde onun büyük kardeşi, Vuruş Zirvesi onu "Bubba" adıyla çağırmasından bilinir.Seu irmão mais velho o chama de "Bubba".
Bu sırada Shockwave, Megatron'u ve Starscream'i yıkıntıların yanına çağırır.Comanda apenas Megatron e Starscream.
Sonra Nero'yu yanına çağırır.Mais tarde faz amizade com Nolan.
Sesto Tolomeo'ya meydan okuyup onu duello etmeye çağırır ama kabul edilmez.Sexto tenta desafiar Ptolomeu para um duelo, mas não tem sucesso.
Bu yüzden Avrupa birliği ülkeyi geçici olarak "eski Yugoslav cumhuriyeti Makedonya" (eYcM) olarak çağırıyor.Referida pelas Nações Unidas como "Antiga República Jugoslava da Macedónia".
Onu çağıran adamla yalnız kalınca adam maskesini çıkartır.Atrindo ele para a casa, ao chama-lo de tio, ele tira a sua máscara.