çağı ile cümle

çağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ergenlik, çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasındaki geçiş dönemidir.Le passage de l'adolescence à l'âge adulte...
Fakat aynı olan ilk ismini biyolojik babasıyla paylaşmak istemediğinden kendini W. Rose olarak çağırır.Cependant il se fait appeler « W. Rose », parce qu'il ne veut pas partager le même nom que son père adoptif.
Jessica Cody'yi çağırır.Elle choisit Jessica.
Bireyin yaşamını çağın olayları içinde irdelemesiyle bilinir.Nous ne savons que sa personnalité au moment où se déroule l'histoire.
Esas yerleşmenin ise bir Erken Tunç Çağı yerleşmesi olduğu anlaşılmaktadır.En même temps, la mouluration ronde indique une période de construction plus précoce.
Maraton Muharebesi de bir Demir Çağı olayıdır.Ce trek est aussi un ultra-marathon annuel pour les Islandais.
Evlenme çağındaki gençlerin eş bulamama ihtimali doğmuştur.La véritable raison est probablement l'absence d'enfants issus du mariage.
Erken Demir Çağı tabakalarında yedi mezar bulunmuştur.Sept sépultures, de l'âge du fer.
Her bölümde bir çağırma bebeği (summoning doll) kullanılabilir.Dans chaque division figure un dauphin d'argent.
Köpeğimizi "White " diye çağırıyoruz.Llamamos a nuestro perro "White".
Devrim yeni bir çağı işaret etti.La revolución marcó una nueva era.
Dün gece Ming arkadaşını çağırdı.Anoche Ming llamó a su amigo.
Çünkü ben doğru kişileri değil, günahkârları çağırmaya geldim.”Y yo no he venido a llamar a justos, sino a pecadores.
Bu bir halkın sesi, Büyük Afrika'daki tüm kardeşlerini çağıran.Es la voz de un pueblo Que llama a todos sus hermanos de la gran África.
Ancak, Dülük Erken Tunç Çağı'ndan sonra bir sürekli yerleşim yeri hâline gelebilmiştir.Salí, pues, de Iza un poco antes del amanecer; (...).
Yatakta Oliver, Elio'ya "Beni adınla çağır ve ben de seni adımla çağıracağım" der.En la cama, Oliver le dice a Elio: 'Llámame por tu nombre y te llamaré por el mío'.
Giray, ambulans çağırır.Dawn llama a una ambulancia.
Bu bir halkın sesi, Tüm kardeşleri bir araya gelmeye çağıran.Es la voz de un pueblo Que llama a todos sus hermanos a encontrarse.
Vaculík, halkı reform programının uygulanmasında inisiyatif kullanmaya çağırdı.Vaculík llamó a la gente a tomar la iniciativa en la aplicación del programa de reformas.
İsrail sizi çağırıyor - Babil'den çıkın" ile bitiyordu.Israel os llama - salid de Babilonia!"
Sonra ona yiyecek bir şeyler getirmesi için benim evimden birini çağırdım.Entonces yo llamaba a alguien de mi casa para que le trajera comida.
Tiflis’in “Altın Çağı” bir yüz yıl bile sürmedi.La edad de oro de Tiflis no duró más de un siglo.
Dük beni Venedik'e geri çağırıyor.".)El Dogo me llama a Venecia").
O zaman bir toplumsal devrim çağı başlar.Y se abre así una época de revolución social.
Gine halkı birliğinin vaazını veriyor, Afrika çağırıyor.El pueblo de Guinea predicando la unidad Llama a África.
Bu ekosistemlerin devamılığı, bu ekozonun paylaşılmış buzul çağının sonucudur.La continuidad de estos ecosistemas es el resultado de la historia glacial compartida de esta ecozona.
Hemen doktor çağırır.Avisar inmediatamente al médico.
Clegane gittiğinde Tywin, Arya Stark'ı (Maisie Williams) yemek yemeğe çağırır.Cuando Clegane se retira, Tywin invita a Arya (Maisie Williams) a cenar con él.
Pek çok basit büyüye ve efsuna (örneğin çağırma büyüsü) karşı dayanıklıdır.Bien hechor y mecenas de la mayoría de Hermandades de La Palma.
1967 yılında Rodong Sinmun kendisini herkesin annesi şeklinde çağırmıştı.En 1967, Rodong Sinmun, la elogió como la "Madre de Todos".
Yeryüzü arktik ve antarktik buzullarına sahip olduğundan, halen minimum düzeyde bir buzul çağı yaşıyoruz.Como la Tierra tiene grandes zonas heladas en el Ártico y la Antártida, nos encontramos en un mínimo glacial.
Rosemary şüphelerini Dr. Hill ile paylaşır ama o da Dr. Sapirstein ve Guy'ı yardım için çağırır.Rosemary comparte sus problemas con el Dr. Hill, y este cree que delira, así que llama a Sapirstein y a Guy.
Bir gün, kral ölmek üzereyken oğullarını çağırmış ve oklarını getirmelerini istemiş.Un día, cuando sintió que su muerte estaba próxima, llamó a sus hijos y les pidió que trajeran flechas.
1. Sahne: "Wolf's Crag" kayalık tepesi Enrico Edgardo'ya gidip onu bir düelloya çağırır.Escena primera: la torre Wolf's Crag Enrico visita a Edgardo para retarlo a un duelo.
"Rock DJ" dünya çağında 4 milyon kopyadan fazla sattı.«Rock DJ" llegó a vender casi cuatro millones de copias en el mundo.
Üçüncü çağın 2866. yılında doğdu.Nació en el año 2866 de la Tercera Edad del Sol.
Narayan Udaipur'da doğdu ve sarangi çalmayı çocukluk çağında öğrendi.Narayan nació en Udaipur y aprendió tocar el sarangi cuando era joven.
Weber’in üniversite çağında sosyal bilimler alanında uzmanlaşmak isteyeceği açıkça belli idi.Parecía ya claro entonces que Weber se dedicaría a las ciencias sociales.
Mistress Quickly Falstaff'i Alice ile buluşmak üzere bir randevuya çağıracaktır.Las mujeres regresan a casa y le piden a la señora Quickly que invite a Falstaff a un encuentro con Alice.
Carnero işlerini biran önce bitirmek istemektedir ve Czipra'yı bir bilgili tanık olarak çağırır.El comisionado le sugiere que siga adelante con el trabajo y llame a Czipra como testigo.
Derken, arkadaşlarını çağırdılar.Se llamaban a sí mismos, a su clase, los homoioi (los iguales).
Daenerys onu çadırına götürür ve Mirri Maz Duur'u (Mia Soteriou) yardım etmesi için çağırır.Daenerys lleva a Drogo a su tienda y pide que traigan a Mirri Maz Duur (Mia Soteriou) urgentemente.
Eugenius'un saltanatı bir çağın sona ermesi ve yenisinin başlamsı nedeniyle önemlidir.El reinado de Eugenio marcó el final de una era y el principio de una nueva.
Bir tribün aynı zamanda Senatoyu toplantıya çağırabilir ve teklifler sunabilirdi.El Tribuno también podía convocar al Senado y presentar propuestas en esa institución.
Cagiva markası halen MV Agusta şiketinin bir parçasıdır.En la actualidad, Cagiva es parte de la compañía MV Agusta.
2010 yılında Fetih Çağı denen versiyon 5 başlatıldı.En 2010, la versión 5, Era de las Conquistas, se pone en marcha.
Bunun için Burlington'lı mimar Henry Flitcroft'ı çağırdı.Eligió para ello al arquitecto Henry Flitcroft, discípulo de Burlington.
Onu "Bay Angelo" diye çağırır biri.Llegó a ser conocido por el apodo «Angelito».
Birden Jin onları çağırır, çünkü Hurley ile beraber ağaçtan sarkan paraşütün işaret ışığını bulurlar.Jin los llama repentinamente, con Hurley han descubierto la luz y el paracaídas colgando inmóviles del árbol.
Demir Çağı için de durum aynıdır.Corresponde a la Edad de Hierro.
Tıbbî yardım çağırın.Requerir asistencia médica.
53 ^ Chandler: Marlborough Çağı'nda Savaş Sanatı, s.1990 – El Arte de la Guerra en la época de Marlborough.
Titüs önce Sesto'yu huzuruna çağırır ve bu komplonun ayrıntılarını ondan öğrenemeye çalışır.Tito decide llamar primero a Sexto, intentando obtener más detalles de la conjura.
Yaşlı, hizmetçiyi yanına çağırdı.Embarcó junto con su criada.
Kretase Dönemi, Dinozorların altın çağı olmuştur.El Mioceno tardío fue la época dorada de los dinoterios gigantes.
Erkan Hoca bunun üzerine beni çağırıp, "Seni bizim takımın altyapısına alalım" dedi.(House ha anunciado a una paciente su próxima operación): "Te cortaremos los huevos, verás que bien."
Jessica Cody'yi çağırır.Conocía a Jessica.
Lillehammer, Demir Çağı'ndan beri Norveçlilerin hakimiyeti altında olan bir bölge.El área donde se asienta Lillehammer ha estado poblada desde la Edad del Hierro.
MATLAB ile C programlama dili ya da Fortran'daki fonksiyonlar çağırılabilir ve altprogramlar yazılabilir.MATLAB puede llamar funciones y subrutinas escritas en C o Fortran.
Üç büyük camisi, Djingareyber, Sankore ve Sidi Yahya, Timbuktu'nun altın çağından kalmadır.Sus tres grandes mezquitas, Djingareyber, Sankore y Sidi Yahya, recuerdan la edad de oro de Tombuctú.

İlgili Sayfalar