çağı ile cümle

çağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Anadolu’da Demir Çağı Kentleri.Die Eisenzeit in Auraflussgebiet.
Galibiyetten sonra Jericho, Rourke'u ringin dışına çağırdı.Après la victoire de Jericho, Rourke est appelé sur le ring par Jericho.
İnsanoğlunun Üçüncü Çağı'nın başlangıcıydı.An 0 de la Nouvelle Ère humaine.
Bu arada Jack, Hurley'in hastanesinden çağırılmaktadır.Jack, contacté par le médecin de Hurley, rend visite à celui-ci.
Aslında onu annesi çağırmamıştır.En effet sa mère ne le lèche pas.
Gymnasion, Roma Çağı'nın okuludur.Paris sera mon école, Rome mon université.
2007'de About.com editörleri, Çağımızın En İyi 50 MC'si (1987–2007) listesinde Raekwon'a yer verdiler.En 2007, About.com le classe dans son « Top 50 des MCs de notre époque » (1987–2007).
Tıbbî yardım çağırın.Prévenez les secours.
Artabanes ve diğerlerini çağırırken, Areobindus asi ile yüzleşmeye karar verdi.Poussé par Artabanès et d'autres, Areobindus décide d'affronter le rebelle.
Cagiva markası halen MV Agusta şiketinin bir parçasıdır.Cagiva est intégré au groupe MV Agusta.
Sonra Pete'i çağıralım dedik.Elle se tourne alors vers Pete pour lui demander son aide.
Crusoe'nun cuma günü tanıştıklarından dolayı Friday adıyla çağırdığı arkadaşı ile güçlü bir dostluğu oluşur.Crusoé nomme son compagnon « Vendredi », du jour de la semaine où il est apparu.
Evlenme çağındadır.Moment du mariage.
Halkı direnmeye çağırıyorlardı.La population résiste.
Yeni bir çağın başlangıcıydı.C'est le début d'une nouvelle ère.
Lincoln yaptığı acil çağrıyla isyanı bastırmak için 75,000 gönüllüyü askere çağırdı.Deux jours plus tard, Lincoln ordonna le recrutement de 75 000 volontaires.
Küçük Buz Çağı'nda 19. yüzyılın ortalarında Aletsch Buzulu 2.5 km daha vadi aşağıya uzanırdı.Depuis la fin du petit âge glaciaire au XIXe siècle, le glacier a reculé d'environ deux kilomètres.
Yaşlı, hizmetçiyi yanına çağırdı.Elle leur envoie alors la servante.
Doğu Avrupa’da Demir Çağı MÖ 1. bin başlarında gelişmeye başlamıştır.Au Proche-Orient, on entre dans l'âge du fer au début du Ier millénaire.
Konsey Temmuz 2009'da Moskova Belediye Başkanı Yuri Lujkov'u istifaya çağırdı.Ouvert en 2001 sur instruction personnelle de l'ancien Maire de Moscou Iouri Loujkov.
Arkeolojik araştırmalar Paleolitik çağın son döneminden beri insanların Japon adalarında yaşadığını gösterir.Les recherches archéologiques démontrent que le Japon était peuplé dès la période du Paléolithique supérieur.
Bir gün Jack çok hastalanır ve Charlie doktor çağırmak zorunda kalır.Quand John tombe malade, un médecin vient le voir.
Havaalanın gitmek için bir taksi çağırir.Elle veut commander un taxi par téléphone.
Birçoğu için, bu yeni bir altın çağın Bizans İmparatorluğu için başlamak üzere olduğunun bir işaretiydi.Pour bien des spectateurs, c’était le signe précurseur du nouvel âge d’or qui attendait l’empire byzantin.
Demir çağı boyunca kıyı kesimlerin dış taraflarında Sami ve Norse halkı yaşamıştır.La Nouvelle-Zélande a eu dès la première heure des relations maritimes internationales et côtières.
Belisarius bunun yerine Europum'a doğru ilerleyerek oradaki diğer liderleri çağırdı.Le Paris-Orléans fit accepter à la place un nouvel itinéraire par Brétigny.
Biel ailesi, onun çocukluk çağında sık sık taşınmıştır.La famille déménage fréquemment pendant son enfance.
Bu moda türü Elizabeth çağı'nın başlangıç döneminde doğdu.Il s'agit d'une fantaisie dans le style de l'ère élisabéthaine.
Kyo, Kazuma’ya büyük hürmet göstererek ona “öğretmen” yerine shishō yani “usta” diye çağırır.Elle est très attaché à Kashou, et elle l'appelle « Maître ».
Ertesi sabah Vologodsky GT-RH Bakanlar Konseyini çağırdı.Ce jour-là, la candidature de Volodymyr Hroïsman est approuvée par la Rada.
Evine çağırırlar, gelir; ama tekrar aslanın yanına gider.Il accomplit sa mission et revient chez lui avec les vers à soie.
Harman savuranlar ona dua ederler ve şarkı ile çağırırlar.Sulayman rit et lui ordonna de chanter.
İmparatorluk çağından beri hazırlanan bir yemektir.Elle est vénérée depuis l'Ancien Empire.
Demir çağının önemli eserlerindendir.Cette structure date de l'Âge du Fer.
Kore resim sanatının altın çağının başlangıcı diyebileceğimiz bölüm ise Koryo (918-1392) dönemidir.On peut y voir le château de Kuju datant du temps de Koryo (918-1392).
Thorin, üçüncü çağın 2746. yılında Yalnız Dağ'da (Erebor) doğdu.Thorin est né en l'an 2746 du Troisième Âge.
Anaokul, ilkokul, ortaokul çağındaki çocuklar içindir.Le sarcophage : vers l'ancienne école des garçons.
Fosil caviidler ilk olarak Güney Amerika'daki Miyosen çağının ortasında ortaya çıktı.Les fossiles datent du milieu de l'Oligocène au début du Miocène.
Bunun için Burlington'lı mimar Henry Flitcroft'ı çağırdı.Il choisit l’architecte Henry Flitcroft, un protégé de Burlington.
Çalışmaları, Danimarka Ressamlığı Altın Çağı'nın örnekleri arasındadır.Son style pictural est celui de l'Âge d'or danois.
Herkes onu Daniel lakabı ile çağırıyordu.Ce qu'Einstein disait à son coiffeur.
Sonra da onları çağır.Suivons-les donc un peu.
Kentin etrafında Bronz çağına ait çiksaylı dolmenler ve diğer arkeoloji anıtlar bulunmaktatdır.Des vases et une statuette en bronze ainsi que des monnaies archéologiques ont été retrouvées dans la commune.
Venedik Cumhuriyeti'ni Cambrai Ligi'nden geri kalan devletlere karşı Papalık ile müttefikliğe çağırdı.La République de Venise est vaincue par la coalition de pays regroupés dans la Ligue de Cambrai.
Şimdi biz bu fonksiyonu geri çağırıyoruz ve her ikisi monoton artandır .Leur procès est à l'instruction et les M.-E. s'intéressent à nouveau aux deux missionnaires.
"16 Ton belgeseli 2. balüm, Bronz Çağı"."4 minutes 32, comme un tauren bleu."
Onları çağırıp uyardı.Ils l'admirèrent et l'exaltèrent.
Kent, Yahudi cemaati açısından altın çağını Osmanlı egemenliği döneminde yaşadı.Gordon est demeuré un Juif religieux orthodoxe pendant la plus grande partie de sa vie.
Abdürrahim Çağırıcı (d.(Who Calls the Tune).
Çalışma çağı nüfusunun azalmasının önlenmesi hedeflenmektedir.Il plaida pour une diminution des heures de travail.
Gloin üçüncü çağın 2783. yılında doğdu.Gimli naît en l'an 2879 du Troisième Âge.
Buzul Çağı boyunca cüceleşmiş Stegodon sompoensis Sulawesi'de yaşamıştır.Stegodon sompoensis vécut au Pléistocène dans l'île de Sulawesi.
Mayakovski, hala Sovyetlerin en iyisi ve çağımızın en yetenekli şairidir.Pour moi, Aragon reste un des grands poètes de notre temps et de tous les temps.
40'lı ve 50'li seneler onun için altın çağı gibi geçiyordu.Dans les années 30 à 50 la ville est à son âge d’or.
Orta Çağı kapatan, Rönesansı başlatan akımdır.Il date de la fin du Moyen Âge, début Renaissance.
Azmi görevliye bu arabanın şoförünü çağırmasını söyler.Le passager assurerait le chauffeur qu'il le guiderait.
Bakır Çağı'nın bir diğer adı Maden Taş Çağı'dır.La « Génération Terrible » est une nouvelle période de l'Âge d'Or de la Piraterie.
O zamanlar henüz sesli film çağı başlamamıştı.L'heure espérée n'a pas encore sonné !
Böylece Don Giovanni kendi kötü kısmetni kendisi çağırmış olmaktadır.Si Don Juan n'est plus lui-même, cette honte est trop grande.
Accio: Çağırma büyüsü.Kamel : le magicien.

İlgili Sayfalar