çağı ile cümle
çağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
En eski yapıların tarihi Son Tunç Çağına değin uzanır.Die ältesten Grabanlagen stammen noch aus der Gründungszeit.
Gymnasion, Roma Çağı'nın okuludur.Die Schule ist eine Club-of-Rome-Schule.
Antik çağın büyük düşünürü Aristoteles'in yazılarında bile sözü edilmektedir.Die vermutliche älteste Darstellung physiognomischen Wissens findet sich in den Schriften von Aristoteles.
Yakın takipçileri artık onu bu adla çağırırlar.Zielfahnder würden immer noch nach ihm suchen.
İslam'ın Altın Çağı Ortaçağ İslam dünyasında bilim ^Die Gestalt des heiligen Verrückten im islamischen Mittelalter.
Bireyin yaşamını çağın olayları içinde irdelemesiyle bilinir.Der Agent kennt seine momentane Situation.
Yeni ismi Kırkgöze olan Kekelinin geçmişi tunç çağına dayanmaktadır.Damit ist der früher übliche Klaps auf die Schulter zum Zeichen der Ernennung gemeint.
Aynı yıl Ekim'de oğlu Çağın doğdu.Ihr gemeinsamer Sohn wurde im Dezember desselben Jahres geboren.
Özge, Türkiye kadın millî voleybol takımına da düzenli olarak çağırılmaktadır.Printezis wird außerdem regelmäßig in die griechische Nationalmannschaft berufen.
Türkiye, Stockholm Büyükelçisini geri çağırdı.Türkei ruft Botschafter aus Berlin zurück.
Çağırılan cine kutsal çengel takılırsa onun köle olacağına inanılır.Da man dem weisen Propheten glaubt, wird Hann freigelassen.
Yayılmaları batıda, Bronz Çağı'nın sonuna ve Demir Çağı'nın başına denk gelir.Der Fundort wird dem Ende der Bronze- und der Eisenzeit zugerechnet.
Üreme çağında renkleri göz alıcı parlak olur.Im Alter können die Farben leicht ausblassen.
1873 Yunanların Trajedi Çağında Felsefe 1873 Ders notları The Diadochai of the Pre-Platonic Philosophers.Leipzig 1783 Denkwürdigkeiten aus der philosophischen Welt.
Genel olarak höyüğün Geç Kalkolitik Çağ'dan Demir Çağı'na kadar iskan gördüğü anlaşılmaktadır.Das erklärt sich dadurch, dass am Ende der Eiszeit das Land tiefer lag als heute.
Ayrıca Amerika, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni derhal toplantıya çağırdı.Der Sicherheitsrat der Vereinten Nationen kommt erneut zu einer Dringlichkeitssitzung zusammen.
Çocukluk çağında özellikle ergenlikte hipertansiyon, altta yatan bir bozukluğun sonucudur.Bei der ungewöhnlichen Geschichte steht das ausgetauschte Kind im Mittelpunkt.
Ardından ilköğretim çağındaki çocuklara "okul dışı eğitim desteği" vermeye odaklandı.Danach wurden die Schüler im Neubau der „Scheidschule“ unterrichtet.
28 Ocak NXT TakeOver: San Antonio etkinliğinde Rollins geldi ve ringe Triple H'i çağırdı.Bei NXT TakeOver: San Antonio, einen Tag vor Royal Rumble, forderte Rollins Triple H um ein Match heraus.
Strabo’ya göre, Pisidia halkı olan Termessos sakinleri kendilerini Solymi olarak çağırırlardı.Huber zufolge konnten die Erbkaiserlichen sie als Ermutigung empfinden.
Şamanlar ruhları onunla çağırır.Dazu zwangen ihn die Geister.
Müzikleri 1980'lerin İngiliz müziklerini çağırıştırır.Ihre Musik erinnert an englische Punk- und Oi!-Bands der 1980er.
Çocukluk çağında evde özel eğitim görüp Fransızca ve Almanca öğrendi.In seiner Kindheit wurde er privat in Deutsch und Französisch unterrichtet.
Arkadaşlarımı çağırdım.J'ai appelé mes copains.
Bir ambulans çağırdınız mı?Avez-vous déjà appelé une ambulance?
Kitap, "Ben zalimler çağında yaşayan bir alçaktım" ile başlamaktadır.Mais la forme du livre ne satisfait pas Léautaud : « Que de fautes de goût !
Bu bir halkın sesi, Büyük Afrika'daki tüm kardeşlerini çağıran.C'est la voix d'un peuple Qui appelle tous ses frères de la grande Afrique.
TEPECİK: Beyyenice (İlk Tunç Çağı yerleşmesi vardır.)Before Time Creation of Earth (feat.
Bu bir halkın sesi, Tüm kardeşleri bir araya gelmeye çağıran.C'est la voix d'un peuple Qui appelle tous ses frères à se retrouver.
O zaman bir toplumsal devrim çağı başlar.Alors commence une ère de révolution sociale.
Derken, arkadaşlarını çağırdılar.Ses habitants sont appelés les Serviessois(es).
Sonra ona yiyecek bir şeyler getirmesi için benim evimden birini çağırdım.Alors j'ai appelé quelqu'un chez moi pour lui rapporter à manger.
18.000 yıl önce ise Buzul çağı sırasında buzullar New Jersey'e kadar ulaştı.Il y a 18 000 ans, l'âge glaciaire fait que des glaciers atteignent le New Jersey.
Özellikle,orta çağın başlarında.Surtout en première mi-temps.
22 Yıl önceki Ohara'daki Yıkım Çağırısı'nı başlatan kişidir.Elle est décédée dans l'incendie de l'île d'Ohara il y a 22 ans.
“Seni neden buraya çağırdığımı biliyor musun?”Il leur dit : Pourquoi me cherchiez-vous ?
Hemen doktor çağırır.Il en informe immédiatement le médecin.
O'Neil/Adams çağı Detective Comics #395 "The Secret of the Waiting Graves" (1970) ile başladı.L'ère O'Neil/Adams débute dans Detective Comics no 395 (1970) avec une intrigue à l'atmosphère plus gothique.
1967 yılında Rodong Sinmun kendisini herkesin annesi şeklinde çağırmıştı.En 1967, Rodong Sinmun en fait l'éloge comme la « mère de tous ».
Russell gençlik çağında çok yalnızdı ve sıklıkla intihar eğilimindeydi.L'adolescence de Russell était très solitaire, et il a souvent envisagé le suicide.
Gine halkı birliğinin vaazını veriyor, Afrika çağırıyor.Le peuple de Guinée prêchant l'unité Appelle l'Afrique.
Pallas ayrıldıktan sonra Agrippina Narcissus'u yanına çağırır.Après Pallas, Agrippine fait appeler Narcisse.
2010 yılında Fetih Çağı denen versiyon 5 başlatıldı.Au printemps 2015, la version 5 a été développé.
Yasak bir API çağırmak, uygulamanın Windows Mağazasında görünmesini diskalifiye eder.L'appel d'une API interdite exclut l'apparition de l'application sur le Windows Store.
Edom'dan kaçmak için, Magnus babası Asmodeus'u çağırır.Magnus se rend à Edom, pour demander de l'aide à son père Asmodée.
Anneler genç yavrularını avlanmak üzere terk ederler ve döndükten sonra onları beslenmeleri için çağırırlar.Les mères laissent leur petit pour aller chasser, et l'appellent à leur retour au gîte pour l'allaiter.
H3 ve H4 son Buzul Çağı'ndan beri İzlanda'daki volkanın en büyük katmanlarını üretti.H 3 et H 4 ont produit les couches de téphras les plus importantes en Islande depuis le dernier âge de glace.
Tiflis’in “Altın Çağı” bir yüz yıl bile sürmedi.Toutefois, l'Âge d'Or de Tbilissi dure juste un siècle.
Yeni bir parlamento çağırması için Kral Charles üstüne baskılar büyümeye başladı.Le roi Charles s’engage à réunir un nouveau Parlement.
Çağıl Özge Özkul, TV sunuculuğu yapmaktadır.Nice Azur TV cesse d'émettre.
Hükümdar, onları çağırıp tehdit eder, onlarsa inançlarından ayrılmak istemezler.Mais comment feront-ils appel à lui s’ils n’ont pas cru en lui ?
Bu yüzden de çoğu insan onu "sinyor" diye çağırır.Bien que la plupart des invités parlent de lui comme de «Mr.»
Esas tabaka Erken Tunç Çağı tabakası olarak verilmektedir.Le nombre maximum de thread doit être connu à l'avance.
Onun egemen olduğu çağ Altın Çağı'na rastlamaktadır.C’est sous sa direction que ce dernier connaîtra son âge d’or.
Fazıl Gökçek-Sabahattin Çağın), İstanbul.Uwe Schögl (dir.), Oranien.
Mezar küplerinin Erken Tunç Çağı II ve III'e tarihlendiği belirtilmektedir.Les tombes sont connues d'après les niveaux II et III.
Şirket daha sonra Taş Devri'nin Jetgiller adıyla bilinen bir uzay çağı versiyonunu üretti.La société produit plus tard une version futuriste des Pierrafeu sous le nom des Jetson.
Bir iş arkadaşının önerisiyle polis çağırır.La police interpellera un employé de la ville.
1990'lar modernitenin sonu, postmodern çağın başlangıcı olarak kabul edilmektedir.Les années soixante sont en général considérées comme le début de l’époque moderne de l’immunologie.
Şimdi ise gösteriş çağı.C’est l’époque yéyé.