çağı ile cümle

çağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hamoukar ve Emar şehirleri, Geç Neolitik Çağ'da ve Tunç Çağı'nda gelişti.The cities of Hamoukar and Emar flourished during the late Neolithic and Bronze Age.
Aydınlanma ÇağıEnlightenment era
Geç Tunç Çağı Kıbrıs Toplumunun Arkeolojisi . ISBN'si 0-85261-573-6 Schwemer, Ö. 2008.The Archaeology of Late Bronze Age Cypriot Society. ISBN 0-85261-573-6 Schwemer, D. 2008.
Temsilciler, Osmanlıları Girit'e bir Hıristiyan vali atamaya çağırdılar.The representatives called for the Ottomans to appoint a Christian governor for Crete.
Duruma göre, başkanlık eden ülke olağanüstü toplantıya çağırabilir.Depending on the situation, the presiding country may call extraordinary meetings.
"Küreselleşme çağında, gerçek bağları görmezden gelemezsiniz.He added that "in an era of globalization, you cannot ignore real[i]ties.
Saltanatı sırasında Siyam, edebiyatın altın çağındaydı. III.During his reign, Siam was in the golden age of literature.
(Süleymanın Meselleri 13:24) Bir aptalın dudakları çekişmeye girer ve ağzı vuruşları çağırır.(Proverbs 13:24) A fool's lips enter into contention, and his mouth calleth for strokes.
Musa inananları savaşmaya çağırdı ve halkını Yeşu'nun önderliğine verdi.Moses urged the faithful to fight and placed his people under the leadership of Joshua.
İbn Akil, Hüseyin'i Kfe'ye gitmeye çağıran olumlu bir rapor gönderdi.Ibn Aqil sent back a favorable report, urging Husayn to depart for Kufa.
Keşif Çağı Denizde gizemli bir şekilde kaybolanların listesi Kuzeybatı GeçidiAge of Discovery List of people who disappeared mysteriously at sea Northwest Passage
Keşif Çağı'nda Çin'e deniz yoluyla ulaşan ilk Avrupalı olarak kabul ediliyor.He is credited as the first European to have reached China by sea during the Age of Discovery.
Mun-bu daha sonra herkesi orduya katılmaya çağıran bir bildiri yayınladı.Mun-bu then issued a declaration calling for all to join the army.
Hollanda Altın Çağı resminde grup portreleri oldukça önemliydi.Group portraits were important in Dutch Golden Age painting
İdeal olarak İslam öncesi dönemi aldı ve bu dönemi Arapların altın çağı olarak adlandırdı.[3]He took the pre-Islamic period for his ideal, calling it the golden age of the Arabs.[3]
Miladi takvimin 8. ila 15. yüzyılları arasında İslam'ın Altın Çağı yaşandı.During the 8th to 15th centuries of the Gregorian calendar, the Islamic Golden Age occurred.
Ebu Zeyd el- Belhi (850-934), İslam'ın Altın Çağı'nda Müslüman bir psikolog ve doktordu.Abu Zayd al-Balkhi (850-934) was a Muslim psychologist and physician during the Islamic Golden Age.
Akut orta kulak iltihabı çocukluk çağında çok yaygındır.Acute otitis media is very common in childhood.
Aydınlanma Çağı'nda akıl hastalarına yönelik tutumlar değişmeye başlamıştır.During the Enlightenment attitudes towards the mentally ill began to change.
Torino, 5 Ağustos 1690), çocukluk çağında öldü.Turin, 5 August 1690), died in childhood.
2008'den beri “Baturyn Antik Çağı” adlı bilimsel eserlerden oluşan bir koleksiyon yayınlanmaktadır.Since 2008 a collection of scientific works “Baturyn Antiquity” is published.
Birçok yerleşimci de akrabalarını çağırdı.Many settlers also sent for their relatives.
Demir Çağı Glasinac kültürü (MÖ 300 civarı).Iron Age Glasinac culture (around 300 BC).
Taksi çağırmana gerek yoktu.Du hättest kein Taxi nehmen brauchen.
Doktor çağırsan iyi olur.Du solltest besser den Arzt rufen.
Tom benim için bir taksi çağırdı.Tom rief mir ein Taxi.
Bizi alması için bir taksi çağır.Ruf ein Taxi, dass es uns abholt.
Enformasyon çağında yaşıyoruz.Wir leben im Informationszeitalter.
Kediyi "Tama" diye çağırıyorum.Ich nannte die Katze "Tama".
Tom'u çağırmamı ister misiniz?Wollen Sie, dass ich Tom rufe?
Tom sekreterini çağırdı.Tom rief seine Sekräterin.
Deniz seni çağırıyor.Das Meer ruft dich.
O doktoru çağırıyor.Er ruft den Arzt.
Kim cağırıyo o zaman beni?Wer ruft mich denn die ganze Zeit?
Derhal bir doktor çağırmalısınız!Sie müssen sofort einen Arzt rufen!
Gine halkı birliğinin vaazını veriyor, Afrika çağırıyor.Das Volk Guineas predigt die Einheit, ruft Afrika.
Bu bir halkın sesi, Büyük Afrika'daki tüm kardeşlerini çağıran.Das ist die Stimme eines Volkes, Das alle seine Brüder aus dem großen Afrika ruft.
Bu bir halkın sesi, Tüm kardeşleri bir araya gelmeye çağıran.Das ist die Stimme eines Volkes, Das alle seine Brüder aufruft, sich zusammenzufinden.
Brecht bu değişimi sevinçle karşıladı ve sanatçı arkadaşlarını bu yeni şansı kullanmak için çağırdı..Brecht begrüßte die Änderungen und rief seine Künstlerkollegen dazu auf, die neuen Chancen zu nutzen.
Divana çıkıp bağırıp çağırdılar.Sie suchten und riefen sie, sie weinten und flehten.
At hareket ettirilmemeli ve biran önce veteriner çağırılmalıdır.Das Pferd darf auf keinen Fall weiter bewegt werden, es ist unverzüglich ein Tierarzt hinzuzuziehen.
Erken Tunç Çağı çanak çömlek buluntuları azdır.Knabe war bereits früh über die Hürden erfolgreich.
O zaman bir toplumsal devrim çağı başlar.Es tritt dann eine Epoche sozialer Revolution ein.
Helenizm çağında Yunan dili Koini’nin yanı sıra başka birçok halk dili ortaya çıkmıştır.Im Zeitalter des Hellenismus existierten neben der griechischen Koine viele Volkssprachen weiter.
Kendisi askerleri çağırmaya gider.RUFT ALLEIN MEINE FREUNDE.
Sonuncusu Tanrılar Çağı'dır.Der letzte der wirklichen Götter.
Stella herkesi arar ve okulda toplanmaya çağırır.Stella ruft eines Morgens alle an und fordert sie auf, zur Schule zu kommen.
Sonra Nero'yu yanına çağırır.Als Nächstes kommt Nero zu ihr.
Bu, onları cennete çağırır, onlar da bunu ateşe çağırır!" buyurdu."Vernehmt Ihr den Ruf einer Unke, so bleibt Ihr, bis das Feuer dort erloschen ist.
Gerçek ismiyle çağırılmaktan nefret eder.Er weigert sich, seinen richtigen Namen zu nennen.
Orijinal dilinde Kim onları "Tweebs" (twin dweebs, yani ikiz budalalar) diye çağırır.(In der englischen Originalversion Tweebs für „twin dweebs“, was übersetzt etwa „Zwillings-Blödmänner“ heißt).
İçinde bulunulan çağ, en son ve en kötü çağ olan Kali çağıdır.Die eigene Gegenwart wurde ins letzte beziehungsweise ins schlechteste Zeitalter eingeordnet.
Bunun üzerine Tupã, Xandoré’yi, insanlardan nefret eden şeytanı çağırmış.Er soll Dämonen austreiben und Dakinis (Himmelswandlerinnen) herbeirufen.
Zeitgeist, bir çağın düşünce ve duygu biçimidir.Der Zeitgeist ist die Denk- und Fühlweise (Mentalität) eines Zeitalters.
Son buzul çağının sonrasında buz hızlı bir şekilde geri çekilmiş ve çevredeki buz tamamen erimiştir.Nach dem Ende der letzten Eiszeit zog das Eis sich rasch zurück und das Eis in der Umgebung schmolz ganz weg.
Havaalanın gitmek için bir taksi çağırir.Dann macht er sich mit einem Taxi auf den Weg zum Flughafen.
Ardından konukları çağırır.Dann spricht er nacheinander mit den Gästen.
Hindistan'da Demir çağı bitmiştir.Ende der Eiszeit in Nordamerika.
Triple H geldi ve güvenlik çağırarak Rollins'i arenadan uzaklaştırdı.Triple H kam heraus und ließ Rollins von der Security aus dem Ring entfernen.
Watson'u yardıma çağırdı: "Mr. Watson.Sie weist ihn an, „John Watson zu retten“.

İlgili Sayfalar