çağı ile cümle
çağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Lukic'i çağırın. Arayın gelsin.Call him!
- Taksi çağırayım mı?Shall I call a taxi?
Kardeşimi çağırdım.I called my sister.
Komşularımı çağırdım.I called my neighbors.
Görmüyor musun? Sen bağııp çağırmadan da işim yeterince zor.Can't you see it's already hard without you screaming about it?
En iyi 10 Mars bilim adamını Langley Araştırma Merkezi'ne iki günlüğüne çağırdık.We invited 10 of the top Mars scientists to the Langley Research Center for two days.
Ben, Kral için yarın ile çağırır Eğer bizimle gelmek ilgileniyorsan ile.I shall call with the King to-morrow, and with you, if you care to come with us.
Aslında Derek'in menajerini çağırmalıyım çalması için.I should really get Derek's manager to come and play it.
Hepsi bir arada bazen bir döngü içinde daire bir nükleoit çağırdı.It's sometimes in a loop all in one circle called a nucleoid.
Son buzul çağının en zor dönemine giriyorduk.Well, we were going into the worst part of the last ice age.
Son buzul çağı yaklaşık olarak 120.000 yıl önce başladı.The last ice age started roughly 120,000 years ago.
Salı sabahları anneler ve onların okul öncesi çağı çocukları için servisimiz var.We have a pram service on Tuesday mornings for mums and their pre-school children.
Tarih kitapları yazıldığı zaman bence bizim çağımız bizi şu 3 şey ile hatırlayacak.When the history books get written, I think our age will be remembered for three things.
Ve kısa bir süre sonra, o derin bir sesle tekrar onu çağırdı:And, after a short while, he urged him on again in a deeper voice:
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı."Mother?" called the sister from the other side.
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu.Besides, no one was urging him on.
Büyüleyici bir şey inşa ettiniz ve görünen o ki altın çağınızı daha yaşamadınız.You have build something very fascinating, and it looks like its best times are still ahead of it.
"Diye onu çağırdığınızda gelip her zaman mı?" Diye neredeyse bir fısıltı halinde sordu."Will he always come when you call him?" she asked almost in a whisper.
"Sadece deneyin," Martha atlama ipi teslim çağırdı."You just try it," urged Martha, handing her the skipping-rope.
Birkaç hafta sonra, patronları, Frank MCClure, onları bir odaya çağırdı ve dedi ki,A couple weeks later their boss, Frank McClure, pulls them into the room and says,
Efendim, beni mi çağırdınız?You called, madam?
Neden en iyi üç kişiyi çağırdığımı biliyorsun.You know very well why I called you three here.
Bir şeytanı bile çağırır.He calls himself an exorcist.
'Aman tanrım, çağının ne kadar ötesinde bir adam' diye düşünüyorsun.No he wasn't
Açıklamamda bana yardımcı olması için en büyük filozoflarımızdan birini yardıma çağırdım.Now, to assist me in explaining this,
İsterik gençler. bağırıp çağırıyorlar; mahşer.Hysterical teenagers, crying, screaming, pandemonium. (Recording of crowd roaring)
Ve bizim çağımızdaki defin işlemleri durumu daha da kötü hale getirmektedir.But our current funeral practices make the situation much worse.
Muhabirler bizi takip etmesin diye... ...helikopter mi çağırdın?To get away from the reporters, you called a helicopter?
Hepsini buraya çağırıyorum ve onlar da size şunu söylüyor.I'd like to call them all up here, and they're going to call back to you.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.As a teenager, I was sketching, drawing, and I wanted to be an artist.
Ama bir kaç sene evvel Sacramento'ya bir konferans vermek üzere çağırılmıştım.But I was asked to give a talk at a conference in Sacramento a few years back.
Ailemi yardıma çağırdım.I called my parents up.
"Bilgi çağının ötesinde seçimler çağı vardır.""Beyond the age of information is the age of choices."
Peki, farazi sınırları olmayan İnternet çağındaThat, in an era of the Internet, a place without fictitious boundaries.
Bu yüzden lütfen sessizce çıkar mısın? Yoksa insanları çağırayım mı?So, please quietly leave, before I call someone.
Sonra biraz tedirgin göründü ve beni uzlaşmaya çağırdı.Then he was kind of troubled, and asked me for a compromise.
İstediğim binayı çekerim. Beni polisi çağırmakla tehdit etti.Your staff, that you are defending, just told me that I'm not allowed to do something
Ve MOCA müzesini kaplamaya bile çağırıldım.And I was even invited to cover the MOCA museum.
Odayı terk etmek ve yardım çağırmak yerine tekrar yerine oturuyor ve bekliyor.Instead of leaving the room and calling for help, he sits back down again and waits.
Beni çağıran nedir?"What am I called to do?
Bilirsiniz, yardım çağırırsınız ve insanlar destek vermek için hazırdır.You know, it's just like the hail goes out and people are ready to help.
Artık büyük altyapı çağı sona erdi.So the era of big infrastructure is over.
Ama günümüzün internet çağında bir fark var; tüketiciler 'kasıtlı eskitme' ile mücadele ediyorlar.Prvi film kojeg smo snimili i koji se zbilja probio, bio je film o iPodu.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.I've always known that the age of design is upon us, almost like a rapture.
Şimdi, arkadaşlarını çağırıyor.Now, there he is calling to his friends.
Çağırdınız geldim ve...I was asked to come and I went through...
Beni buraya çağırdığınız için çok teşekkür ederim.Thank you very much for having me.
Ve ayrıca, Logan havaalanında şunu keşfettim, sanki beni çağırıyordu.And also, I discovered in Logan airport, this was, like, calling out to me.
Onlara bağırıp çağırdım, "Ne halt ediyorsunuz?I screamed at them, I yelled at them, "What the hell are you doing?
Küreselleşme çağında, hayatlarımıza devam ettik.In the age of globalization, we moved on.
Biz onların geçen yılın çağından olduklarını hissediyorduk.We felt they were from the age of yesteryear.
Bu yüzden kendime Pip diyorum ve Pip diye çağırılıyorum. "So I called myself Pip, and came to be called Pip."
Kimin yüzüden şirkete çağırılıyorum ben?Because of whom am I being called to the company?
Devam ederken beni çağırın... ...ben biraz dinleneceğim.Call me when we resume, I will be resting briefly.
İklim değişikliği ve küresel çekişmeler çağında,In an age of global strife and climate change,
Beni odasına çağırdı ve hangi konuda uzmanlaşmak istediğimi sordu.He called me to his office and said, "What do you want to do when you grow up?"
Elbette artık iPad hatta iPad2 çağına girdik.And now, of course, we're in the era of the iPad, even the iPad 2.
Yani, aslında bir bakıma giyilebilir robotik çağına geliyoruz.So we're really entering the era of wearable robotics actually.
Bu gördüğünüz giyilebilir robotik çağının henüz başlangıcı.And now this is the early era of wearable robotics.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.It's actually a Bronze Age culture that's been isolated.