Ana içeriğe geç
Sözlük

çıra ile cümle

çıra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
58
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Hän oli palava ja loistava lamppu, mutta te tahdoitte ainoastaan hetken iloitella hänen valossansa.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Han var den brinnande, skinande lampan, och för en liten stund villen I fröjdas i dess ljus.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Han var det brændende og skinnende Lys, og I have til en Tid villet fryde eder ved hans Lys.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Han var det brennende og skinnende lys, men I vilde bare en tid fryde eder i hans lys.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Ioan era lumina, care este aprinsă şi luminează, şi voi aţi vrut să vă veseliţi cîtăva vreme la lumina lui.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Jean était la lampe qui brûle et qui luit, et vous avez voulu vous réjouir une heure à sa lumière.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Johannes was een helder schijnende lamp en u hebt een korte tijd van dat licht genoten.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.요한은 켜서 비취는 등불이라 너희가 일시 그 빛에 즐거이 있기를 원하였거니와
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Õ az égõ és fénylõ szövétnek vala, ti pedig csak egy ideig akartatok örvendezni az õ világosságában.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.On bol sviecou, horiacou a svietiacou, a vy ste sa chceli na chvíľu pokochať v jeho svetle.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Onci był świecą gorejącą i świecącą, a wyście się chcieli do czasu poradować w światłości jego.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Onť jest byl svíce hořící a svítící, vy pak chtěli jste na čas poradovati se v světle jeho.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Εκεινος ητο ο λυχνος ο καιομενος και φεγγων, και σεις ηθελησατε να αγαλλιασθητε προς ωραν εις το φως αυτου.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Он был светильник, горящий и светящий; а вы хотели малое время порадоваться при свете его.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Той був сьвітильник горючий і сьвітючий; ви ж хотіли повеселитись на часину еьвітлом його.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.הוא היה הנר הדלק והמאיר ואתם רציתם לשוש כשעה לאורו׃
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.كان هو السراج الموقد المنير وانتم اردتم ان تبتهجوا بنوره ساعة.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.約 翰 是 點 著 的 明 燈 . 你 們 情 願 暫 時 喜 歡 他 的 光
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.約翰 是 點著 的 明燈 . 你 們情願 暫時 喜 歡 他 的 光
Yani bu insanlar, biyomimikçiler, doğanın çıraklarıdır.그러니 [의생학자]라 불리는 이 사람들은, 자연의 제자(Apprentice, 徒弟)들인 셈입니다.
Yani bu insanlar, biyomimikçiler, doğanın çıraklarıdır.Así que estas personas, los biomiméticos, son aprendizes de la naturaleza.
Yani bu insanlar, biyomimikçiler, doğanın çıraklarıdır.Deze mensen, de biomimics, zijn dus de leerlingen van de natuur.
Yani bu insanlar, biyomimikçiler, doğanın çıraklarıdır.Diese Menschen, die Naturnachahmer, sind Lehrlinge der Natur.
Yani bu insanlar, biyomimikçiler, doğanın çıraklarıdır.Donc ces gens, les pratiquants du biomimétisme, sont les apprentis de la nature.
Yani bu insanlar, biyomimikçiler, doğanın çıraklarıdır.Essas pessoas, biomiméticos, são aprendizes da natureza.
Yani bu insanlar, biyomimikçiler, doğanın çıraklarıdır.Jadi orang-orang ini, para biomimik, adalah murid-murid alam.
Yani bu insanlar, biyomimikçiler, doğanın çıraklarıdır.Quindi queste persone, i biomimetici, sono apprendisti della natura.
Yani bu insanlar, biyomimikçiler, doğanın çıraklarıdır.Så disse mennesker, biomimics, er naturens elever.
Yani bu insanlar, biyomimikçiler, doğanın çıraklarıdır.Szóval a biomimikrivel foglakozók a természet tanoncai.
Yani bu insanlar, biyomimikçiler, doğanın çıraklarıdır. Ve işleve odaklanırlar.Deci, aceşti oameni, biomimetiştii, sunt ucenicii naturii. şi ei se concentrează pe funcţie.
Yani bu insanlar, biyomimikçiler, doğanın çıraklarıdır.Zatem biomimetycy to uczniowie przyrody. Zatem biomimetycy to uczniowie przyrody.
Yani bu insanlar, biyomimikçiler, doğanın çıraklarıdır.Έτσι, αυτοί οι άνθρωποι, οι βιομιμητές, είναι οι φύλακες της φύσης.
Yani bu insanlar, biyomimikçiler, doğanın çıraklarıdır.Так вот эти люди, биомимикристы, являются подмастерьями природы.
Yani bu insanlar, biyomimikçiler, doğanın çıraklarıdır.Тези хора, биомимиците, са чираците на природата.
Yani bu insanlar, biyomimikçiler, doğanın çıraklarıdır.אז האנשים האלה, הביומימיטיקאים, הם שוליות הטבע.
Yani bu insanlar, biyomimikçiler, doğanın çıraklarıdır.إذن فهؤلاء الناس ، محاكو الطبيعة، تلاميذ للطبيعة.
Yani bu insanlar, biyomimikçiler, doğanın çıraklarıdır.自然の見習い徒弟なのです 彼らは機能に注目しています
Yol boyunca Huxter çırağı çıktı ve panjurları aşağı almaya başladı tütün pencere.Asupra modului în care ucenic Huxter lui a ieşit şi a început să ia în jos obloanele tutun fereastră.
Yol boyunca Huxter çırağı çıktı ve panjurları aşağı almaya başladı tütün pencere.방법을 통해 Huxter의 제자는 밖으로 와서의 셔터를 받기 시작
Yol boyunca Huxter çırağı çıktı ve panjurları aşağı almaya başladı tütün pencere.Nad spôsobom Huxter učeň prišiel a začal brať dole uzávierky tabaku okna.
Yol boyunca Huxter çırağı çıktı ve panjurları aşağı almaya başladı tütün pencere.Nad způsobem Huxter učeň přišel a začal brát dolů závěrky tabáku okna.
Yol boyunca Huxter çırağı çıktı ve panjurları aşağı almaya başladı tütün pencere.Over de manier waarop Huxter leerling kwam naar buiten en begon te nemen naar de luiken van de tabak venster.
Yol boyunca Huxter çırağı çıktı ve panjurları aşağı almaya başladı tütün pencere.Över hur Huxter lärling kom ut och började ta ner slutare av tobak fönster.
Yol boyunca Huxter çırağı çıktı ve panjurları aşağı almaya başladı tütün pencere.Plus de la manière dont l'apprenti Huxter est sorti et a commencé à prendre les volets de la fenêtre de tabac.
Yol boyunca Huxter çırağı çıktı ve panjurları aşağı almaya başladı tütün pencere.Przez sposób uczeń Huxter wyszła i zaczął się okiennice okno tytoniu.
Yol boyunca Huxter çırağı çıktı ve panjurları aşağı almaya başladı tütün pencere.Selama magang Huxter cara itu keluar dan mulai mencatat daun jendela dari tembakau jendela.
Yol boyunca Huxter çırağı çıktı ve panjurları aşağı almaya başladı tütün pencere.Sobre a forma como aprendiz Huxter saiu e começou a derrubar as janelas do janela do tabaco.
Yol boyunca Huxter çırağı çıktı ve panjurları aşağı almaya başladı tütün pencere.Sobre la forma en aprendiz Huxter salió y comenzó a tomar las persianas de la tabaco ventana.
Yol boyunca Huxter çırağı çıktı ve panjurları aşağı almaya başladı tütün pencere.Több mint ahogy Huxter tanítványa jött, és elkezdte lefelé a redőnyök a dohány ablakot.
Yol boyunca Huxter çırağı çıktı ve panjurları aşağı almaya başladı tütün pencere.Trong cách này, việc Huxter đi ra và bắt đầu xuống cửa chớp của thuốc lá cửa sổ.
Yol boyunca Huxter çırağı çıktı ve panjurları aşağı almaya başladı tütün pencere.Über die Art und Weise Huxter Lehrling kam heraus und fing an, sich die Fensterläden der Tabak-Fenster.
Yol boyunca Huxter çırağı çıktı ve panjurları aşağı almaya başladı tütün pencere.Več kot način vajenec Huxter je prišel ven in začel ob navzdol polkna na tobak okno.
Yol boyunca Huxter çırağı çıktı ve panjurları aşağı almaya başladı tütün pencere.Yli tietä Huxter oppiin tuli ulos ja alkoi ottaa alas sulkimet tupakka ikkuna.
Yol boyunca Huxter çırağı çıktı ve panjurları aşağı almaya başladı tütün pencere.За путь ученика Huxter вышла и начала принимать вниз ставни табак окна.
Yol boyunca Huxter çırağı çıktı ve panjurları aşağı almaya başladı tütün pencere.За шлях учня Huxter вийшла і почала приймати вниз віконниці тютюн вікна.
Yol boyunca Huxter çırağı çıktı ve panjurları aşağı almaya başladı tütün pencere.През начин чирак Huxter излезе и започва да взема капаците на тютюн прозорец.
Yol boyunca Huxter çırağı çıktı ve panjurları aşağı almaya başladı tütün pencere.وجاء على طريقة للخروج المتدرب Huxter وبدأت تأخذ باستمرار من مصاريع
Yol boyunca Huxter çırağı çıktı ve panjurları aşağı almaya başladı tütün pencere.タバコのウィンドウ。彼は議論に参加する以上と呼ばれていました。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod