çıngı ile cümle
çıngı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Crow ayrıca McDonald's ve Toyota firmalarının resmi cıngıllarını yapmıştır.その後マクドナルドやトヨタ自動車のコマーシャルのジングルも製作。
Çınkı/Çıngı ateş, kıvılcım demektir.火砕岩(かさいがん)ともいう。
Karadağ Hanlığı Enver Çingizoğlu.鋭いはさみが自慢。
Kabuğun yöneliminden periyodik olarak nemini kaybetmedikçe çıngırak gibi ses gelmez.普段は本物のマネキンの様に動かず、動き出すまではラジオのノイズも鳴らない。
Çınkı/Çıngı ateş, kıvılcım demektir.諸如是等是內火體。
En büyük çıngıraklı yılan türüdür.가장 큰 날다람쥐류의 하나이다.
"Karşı Yatan Karadağ". Enver Çingizoğlu (2008).הוצאת דיונון מבית פרובוק בע"מ שם (1998) שם (1998)
Beline ve boynuna çıngırak asar.Držanje telefonske slušalke z ramo in vratom.
Enver Çingizoğlu (2008).Toomas Siitan (1998).
[Adam kendi dilinde konuşur]: Burası tamamen mezarlık. [anahtarlar çıngırdar]Das ist alles der Friedhof.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Burası tamamen mezarlık. [anahtarlar çıngırdar]Voilà le cimetière.
[anahtarlar çıngırdar][avaimet helisevät]
[anahtarlar çıngırdar][brzęk kluczy]
[anahtarlar çıngırdar][cinkot klíčů]
[anahtarlar çıngırdar][열쇠 달그락거리는 소리]
[anahtarlar çıngırdar][kulcscsörgés]
[anahtarlar çıngırdar][nøgler rasler]
[anahtarlar çıngırdar][nycklar som skramlar]
[anahtarlar çıngırdar][sleutels rammelen]
[anahtarlar çıngırdar][tintinnio di chiavi]
[anahtarlar çıngırdar][θόρυβος κλειδιών]
[anahtarlar çıngırdar][звенят ключи]
[anahtarlar çıngırdar][صلصلة مفاتيح]
[anahtarlar çıngırdar]男(母国語): ここには誰か住んでますか?
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.Có thể 1 con rắn chuông gỗ sống ở đó.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.Forse lì ci viveva un serpente a sonagli.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.나무에는 새들이 있었을 겁니다. 어쩌면 검정 방울뱀이 거기서 살았겠죠.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.Misschien leefde er een ratelslang.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.Może żył tam grzechotnik.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.Peut-être un crotale des bois vivait ici.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.Poate un sarpe cu clopotei din lemn trăit acolo.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.Quizá allí vivía una serpiente de cascabel.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.Vielleicht lebte auch eine Wald-Klapperschlange da.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.Ίσως ένας δασόβιος κροταλίας να ζούσε εκεί.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.Возможно там обитал ползучий гремучник.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.Може би там е живяла дървесна гърмяща змия.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.והציפורים והעצים. אולי עכסן עצים (נחש) חי שם.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.والعصافير على الأشجار. من الممكن أن الأفعى الجرسية عاشت هناك.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.ガラガラヘビも居たかもしれません クロクマが歩き周り 先住民族も居ました
Bir çıngıraklı yılan yakaladık♫ 우리는 방울밤을 잡았었죠 ♫
Bir çıngıraklı yılan yakaladık♫ תפסנו נחש פעמונים ♫
Bir çıngıraklı yılan yakaladık♫لقد إصدنا حية ذات الجرس♫
Bir çıngıraklı yılan yakaladıkこれからディナーにしようか
Eteğin ucu bir altın çıngırak, bir nar, bir altın çıngırak, bir nar olmak üzere çepeçevre kaplanacak.Arany csengettyû, meg gránátalma, arany csengettyû, meg gránátalma legyen a palást peremén köröskörül.
Eteğin ucu bir altın çıngırak, bir nar, bir altın çıngırak, bir nar olmak üzere çepeçevre kaplanacak.campanilla de oro y granada, luego campanilla de oro y granada, alrededor de los bordes de la túnica
Eteğin ucu bir altın çıngırak, bir nar, bir altın çıngırak, bir nar olmak üzere çepeçevre kaplanacak.Dzwonek złoty a jabłko granatowe; i zaś dzwonek złoty i jabłko granatowe u podołka płaszcza w około.
Eteğin ucu bir altın çıngırak, bir nar, bir altın çıngırak, bir nar olmak üzere çepeçevre kaplanacak.그 옷 가장자리로 돌아가며 한 금방울 한 석류 한 금방울 한 석류가 있게 하라
Eteğin ucu bir altın çıngırak, bir nar, bir altın çıngırak, bir nar olmak üzere çepeçevre kaplanacak.nghĩa là một cái chuông rồi kế một trái lựu, ở vòng khắp chung quanh viền áo.
Eteğin ucu bir altın çıngırak, bir nar, bir altın çıngırak, bir nar olmak üzere çepeçevre kaplanacak.nghĩa_là một cái chuông rồi kế một trái lựu , ở vòng khắp chung_quanh viền áo .
Eteğin ucu bir altın çıngırak, bir nar, bir altın çıngırak, bir nar olmak üzere çepeçevre kaplanacak.så at Guldbjælder og Granatæbler skifter hele Vejen rundt langs Kåbens nederste Kant.
Eteğin ucu bir altın çıngırak, bir nar, bir altın çıngırak, bir nar olmak üzere çepeçevre kaplanacak.uma campainha de ouro, e uma romã, outra campainha de ouro, e outra romã, haverá nas abas do manto ao redor.
Eteğin ucu bir altın çıngırak, bir nar, bir altın çıngırak, bir nar olmak üzere çepeçevre kaplanacak.un clopoţel de aur şi o rodie, un clopoţel de aur şi o rodie, pe toată marginea mantiei de jur împrejur.
Eteğin ucu bir altın çıngırak, bir nar, bir altın çıngırak, bir nar olmak üzere çepeçevre kaplanacak.un sonaglio d'oro e una melagrana, un sonaglio d'oro e una melagrana intorno all'orlo del manto
Eteğin ucu bir altın çıngırak, bir nar, bir altın çıngırak, bir nar olmak üzere çepeçevre kaplanacak.vuorotellen kultatiuku ja granaattiomena, viitan helmaan ympärinsä.
Eteğin ucu bir altın çıngırak, bir nar, bir altın çıngırak, bir nar olmak üzere çepeçevre kaplanacak.Zlatý zvonček a granátové jablko a zase zlatý zvonček a granátové jablko na podolku plášťa dookola.
Eteğin ucu bir altın çıngırak, bir nar, bir altın çıngırak, bir nar olmak üzere çepeçevre kaplanacak.Zvonček zlatý a jablko zrnaté, opět za tím zvonček zlatý a jablko zrnaté na podolku pláště vůkol.
Eteğin ucu bir altın çıngırak, bir nar, bir altın çıngırak, bir nar olmak üzere çepeçevre kaplanacak.χρυσουν κωδωνα και ροδιον, χρυσουν κωδωνα και ροδιον, επι των κρασπεδων του ποδηρους κυκλω.
Eteğin ucu bir altın çıngırak, bir nar, bir altın çıngırak, bir nar olmak üzere çepeçevre kaplanacak.златен звънец и нар, златен звънец и нар, наоколо по полите на мантията.
Eteğin ucu bir altın çıngırak, bir nar, bir altın çıngırak, bir nar olmak üzere çepeçevre kaplanacak.золотой позвонок и яблоко, золотой позвонок и яблоко, по подолу верхней ризы кругом;
Eteğin ucu bir altın çıngırak, bir nar, bir altın çıngırak, bir nar olmak üzere çepeçevre kaplanacak.פעמן זהב ורמון פעמן זהב ורמון על שולי המעיל סביב׃