çılgın ile cümle

çılgın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
-Bir kez çılgına dönerse, kontrol edilemez.Une fois qu'elle devient folle, on ne peut plus la contrôler !
-Bir kez çılgına dönerse, kontrol edilemez.Wenn Sie Amok läuft, kann man sie nicht mehr lenken.
-Bir kez çılgına dönerse, kontrol edilemez.Εφόσον εξαγριωθεί,είναι αδύνατο να ελεγθεί.
-Bir kez çılgına dönerse, kontrol edilemez.Веднъж да обезумеят, и са неудържими.
-Bir kez çılgına dönerse, kontrol edilemez.Если народ начинает безумствовать, то его не остановить.
-Bir kez çılgına dönerse, kontrol edilemez.اذا سمحت لهم بمهاجمتك مره فلن تستطيع ان تتحكم بهم بعد ذلك ابدا
-Bir kez çılgına dönerse, kontrol edilemez.聞き分けとか識見もなくなるのよ
Bir kez daha çılgınca para basılmış ve, bir kısım üretkenlik kaybedilmiştir.Opäť bola vytlačená hromada peňazí a ich hodnota išla do stratena.
Bir kez daha çılgınca para basılmış ve, bir kısım üretkenlik kaybedilmiştir.Tak, jak poprzednio, tam też rząd drukował pieniądze jak szalony, a ich możliwości produkcyjne spadły.
Bir kez daha çılgınca para basılmış ve, bir kısım üretkenlik kaybedilmiştir.Znovu tiskli peníze jako šílení a některé jejich výrobní kapacity skončily.
Bir kez daha çılgınca para basılmış ve, bir kısım üretkenlik kaybedilmiştir.Ще раз, друкували гроші як божевільні. І весь їх виробничий потенціал зник.
Bir kitap yazmak için kanlı bir yemin ettik. Ve bu çılgın Stanford şeyi çıkageldi.وهذه الفكرة الجنونية من جامعة ستانفورد أصبحت حقيقة.
Bir kitap yazmak için kanlı bir yemin ettik. Ve bu çılgın Stanford şeyi çıkageldi.ということですので、この授業はとても冒険的なものになるでしょう。その前に、
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Byłem osobą uzależniona od mediów i w końcu wkręciłem się w reklamę.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Eram obsedat de media şi, până la urmă, m-am băgat în publicitate.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Era un adicto a los medios y con el tiempo me metí en la publicidad.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Era viciado em informação e acabei por me envolver na publicidade.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Ero un drogato di media, e alla fine entrai nell'ambiente della pubblicità.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Ich war eine Medien-Junkie und letztendlich beschäftigte ich mich mit Werbung.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Ik was een media-junkie, en raakte verzeild in de reclamewereld.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.J'étais un drogué des médias et, finalement, je me suis retrouvé impliqué dans la publicité.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.전 대중매체 마니아였죠, 그리고 마침내 광고와 관련된 일에 참여하게 되었습니다.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Médiafüggő voltam, és végül a reklámiparban kötöttem ki.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Tôi là một tín đồ truyền thông, và sau đó đã tham gia ngành quảng cáo.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Бях пристрастен към медиите, и в крайна сметка се захванах с реклама.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Я був медіа-наркоманом і через це пішов у рекламу.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Я был помешан на СМИ и в конце концов занялся рекламой.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.הייתי מכור למדיה, מה שהוביל אותי לעסוק בפרסום.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.كنت مدمن وسائل الاعلام ، وفي النهاية حصلت على المشاركة مع الإعلان.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.ブラジルでの はじめての仕事は
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Como si tuvieran su propia física, y se mueven estrepitosamente, como explorando el mundo de la vida.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Hanno una propria fisicità, e brulicano selvaggiamente come se esplorassero la vita.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.이리저리 흩어졌다 모였다 하면서 화면 속 세상을 돌아다닙니다.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Podlegają niejako własnym prawom fizyki, pędzą we wszystkie strony jak gdyby badając życie.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Sie haben ihre eigene Physik, und sie wimmeln wild umher, um die Welt des Lebens zu erforschen.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Têm a sua própria física. Criam enxames como loucos, como que a explorar o mundo da vida.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Ze zwermen wild in het rond en verkennen het leven.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Έχουν δικούς τους νόμους και καταρρέουν αγριεμένα παντού, σαν να εξερευνούν τη ζωή.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Словно обладая собственной физикой, они дико роятся вокруг, как будто исследуя мир жизни.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Те имат своя собствена физика, и те се роят необуздано наоколо, един вид проучвайки света на живота.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.והם רוחשים בטירוף מסביב, סוג של חוקרים את עולם החיים.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.أنهم ينسابون بتهور، نوع من استكشاف فضاءات الحياة.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.更にこの粒子は好奇心も表します
Bir şansın olmadığı halde böyle çılgına mı dönüyorsunDtarasz się tak bardzo wiedząc, że nie masz nawet szans?
Bir şansın olmadığı halde böyle çılgına mı dönüyorsunDu blev så galen när du egentligen inte har en chans?
Bir şansın olmadığı halde böyle çılgına mı dönüyorsunDu machst dich deswegen verrückt, obwohl du kaum eine Chance hast?
Bir şansın olmadığı halde böyle çılgına mı dönüyorsunInebunise-si in halul ala cand de fapt tu n-ai nici o sansa?
Bir şansın olmadığı halde böyle çılgına mı dönüyorsunJe bent zo gek geworden toen je zelfs niet eens een kans kreeg?
Bir şansın olmadığı halde böyle çılgına mı dönüyorsunKenapa kamu masih semangat saat tahu sudah tidak ada kesempatan?
Bir şansın olmadığı halde böyle çılgına mı dönüyorsunTi stai disperando per qualcosa per la quale non hai alcuna possibilità?
Bir şansın olmadığı halde böyle çılgına mı dönüyorsunTu as piqué une crise alors que tu n'as vraiment aucune chance ?
Bir şansın olmadığı halde böyle çılgına mı dönüyorsunVì thật sự không có cơ hội nào nên cậu phát điên đến mức đó sao?
Bir şansın olmadığı halde böyle çılgına mı dönüyorsunZošalela si, keď vieš, že nemáš žiadnu šancu?
Bir şansın olmadığı halde böyle çılgına mı dönüyorsunΈκανες σαν την τρελή ενώ δεν έχεις καμιά πιθανότητα να μπείς;
Bir şansın olmadığı halde böyle çılgına mı dönüyorsunПреди малко полудя въпреки че нямаш шанс?
Bir şansın olmadığı halde böyle çılgına mı dönüyorsunТак сходишь с ума, хотя и знаешь, что у тебя нет шансов?
Bir şansın olmadığı halde böyle çılgına mı dönüyorsun?השתגעת ככה כשאפילו אין לך צ'אנס
Bir şansın olmadığı halde böyle çılgına mı dönüyorsunلقد أصبتِ بالجنون عند إختفاء الصفحات وفي الواقع لم يكن لديكِ حتى الفرصة ؟
Bir şansın olmadığı halde böyle çılgına mı dönüyorsunでもやるだけやってみなくちゃ
Bir yanım insan dönüştürme teorilerini kafamda çılgınca birleştirmeye çalışıyordu.Część mnie gorączkowo układała sobie w głowie teorie transmutacji ludzi.

İlgili Sayfalar