çılgın ile cümle
çılgın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çok çılgın.這真是瘋狂。
Çılgınca: Şaşkın bir sunumda bulunma amacınız, insanları belirli bir sorun veya durum hakkında düşündürmektir.在眾人審問真咲時,對瘋狂的行徑感到疑慮,只想和平討論。
Çılgın bilim adamı ve Dr Drakken'ın en büyük düşmanı.|科学怪人(Frankenstein) 科學怪人,德古拉的最好的朋友之一。
Hepimiz pencerisi olmayan bir odaya saklandık bu biraz çılgıncaydı.由於佈局所限,部份房間沒有窗戶,為密室設計。
Yapmaları gereken tek şey, onları öldürmeyeceğine söz veren çılgın bir hayalete inanmak.喜歡殺害的只有相信自己不會死的人。
Erkek kardeşi Laertes Fransa'dan döner ve babasının ölümüyle kardeşinin delirmesi nedeniyle çılgına döner.她的哥哥雷爾提從國外返鄉,恨不得立刻為父親與妹妹的死復仇。
Tıpkı Milo gibi bir çılgındır.跟卡蜜拉一樣是人造人。
O sabah Çingeneler akarsulara inerler ve çılgınca eğlenirler.日本兵在一旁欢笑狂喊,快活得不得了。
Mad kelime olarak Türkçede "deli, çılgın, sinirli" anlamlarına gelmektedir.「黐線」在粵語中即是「神經病」、「發瘋」的意思。
Anlamı kabaca "Bu Romalılar çılgın" dır.(他还讲了一句:“你们这些英国人真是疯了。
Bu çılgınlık."』痴喑如此。
Bu çılgınlık."이것은 미친 짓이다."
İnsanlar bu 5 çılgın kız hakkında her şeyi merak ediyorlardı.이 여성들은 다섯 번째 부류의 남성들과 같이 취급되어야 할 것이다.
Başka bir röportajında ise: "Aslında, çılgıncaydı.1997년 한 인터뷰에서 그가 말하기를, "난 그저 '집어쳐.
Perry'nin görevi çılgın bilim adamı Dr. Doofenshmirtz'in planlarına engel olmaktır.그의 임무는 사악한 박사 하인츠 두펀스머츠의 사악한 계획을 막는 것이다.
Çok çılgın.너 미쳤니?
2007 Mayıs ayında ilk sinema filmi "Çılgın Dersane Kampta"da rol aldı.2007년 3월, 영화 《성게전병》으로 영화 첫 주연.
1993'te gösterime giren Çılgın Romantik'in satışıyla dikkatleri üzerine topladı.비락식혜는 비락에서 1993년에 시판하여 판매 중인 전통 음료이다.
Oğlunun kendisinden ayrılmasına dair en ufak bir düşünce bile bir çılgınlık nöbetine girmesi için yeterlidir.또 자신이 낳은 아이를 떠나보낸 것에 대해 깊은 상처가 남는 것이 대다수 미혼모의 현실이다.
Çılgın At'ın Nebraska Fort Robinson'da öldürülmesi olayına karıştığından kuşkulanılıyor.네브래스카주 험볼트에서 남성들에게 강간 살해를 당했다.
The Guardian, 4chan topluluğunu “çılgınca, çocukça… zekice, saçma ve endişe verici” olarak tanımlamıştır.가디언지는 한때 4chan 커뮤니티를 두고 "미쳤고, 어리고, , 훌륭하고, 터무니없고, 두렵다"고 요약한 바 있다.
"Şükran Moral: Bir tatlı çılgın!".“달콤한 걸, 카라-티아라 탁월한 망치질 선봬!”.
Çılgın Jack onu soymayı denemiştir.מיסטר ז'ק ניסה להרוג אותו.
Düşmanlarının çoğu, robota nefret eden insanlar, çılgına dönmüş robotlar ya da yabancı işgalcilerdir.רוב האויבים שלו הם רובוטים שונאי בני אדם, רובוטים מטורפים או פולשים מהחלל.
Goo Gu: Çılgın bir kızdır.את לוקה (Louca) - את משוגעת.
Dan Butler : Bob 'Bulldog' Briscoe, radyodaki spor programının çılgın sunucusu.העובדים בתחנת הרדיו KACL: בוב בולדוג בריסקו (מגולם על ידי דן באטלר) – המנחה של תוכנית הספורט.
Margot Robbie, Harleen Quinzel / Harley Quinn: Aşırı çılgın bir kötü ve eski akıl hastalıkları uzmanı.מרגו רובי - הארלין קווינזל/הארלי קווין: פושעת מטורפת שהייתה בעברה פסיכיאטרית וחלק מיחידת המתאבדים.
"Gökçek'in çılgın projesine durdurma".המשקפת את האסתטיקה של יוצאי המדבר".
Deli dolu ve çılgındır.מצחיק ובעל רעיונות מטורפים.
Erkek kardeşi Laertes Fransa'dan döner ve babasının ölümüyle kardeşinin delirmesi nedeniyle çılgına döner.אחיה לארטס חוזר מצרפת מלא חימה על מות אביו.
Bu çılgınca bir düşüncedir.זה נשמע כמו טירוף מוחלט.
Ray Ray'e "Çılgın Jim" der.ה "מנהל" של מועדון "ריי ריי".
Hepimiz pencerisi olmayan bir odaya saklandık bu biraz çılgıncaydı.לשם דוגמה: "אני מתגורר בחדר קטן שיש בו חלון שאיננו נפתח."
Rose, çılgınlığa doğru giden kocasından kaçmaktadır.ראלף נמלט על נפשו מהפראים המנסים לרוצחו.
Steve Stifler (Seann William Scott) - Tam bir çılgın.שון ויליאם סקוט - סטיב סטיפלר (מכנה את עצמו כ-"סטיפמייסטר", לעיתים קרובות הוא הקורבן ברגעים מיניים מגעילים).
O zaman bırakın çılgınlar gibi Özgürlük şarkıları söyleyelim.לעומתם, טענו מגני השיר שיש להשאירו, כחלק מזכותם של חברי הלהקה לחופש הביטוי.
Kaynayan suya bir kurbağa atarsanız, elbette ki çılgınca kaptan çıkmaya çalışacaktır.הנחת היסוד היא שכאשר צפרדע תוכנס למים רותחים, היא תנסה לקפוץ החוצה ולהימלט.
Ametist: Kristal taşlar grubunun en çılgınıdır.הקלינוכלור הוא המינרל הנפוץ ביותר בקבוצת הכלוריט.
Profesör, çoğu bölümde itiraf ettiği gibi bir çılgın bilim adamıdır.הפרופסור מצטייר כ"מדען המשוגע" (תואר אותו אישר בעצמו מספר פעמים).
Daha çılgın, daha iyi.ככל שפרוע יותר, כך טוב יותר.
Gilmour, daha sonraları, "Comfortably Numb hakkında çılgınlar gibi tartıştık.По този повод по-късно Гилмор казва: „Карахме се за „Comfortably Numb“ като луди.
Anlamı kabaca "Bu Romalılar çılgın" dır.Често повтаря своята характерна реплика „Тия римляни са луди“.
Delilik veya çılgınlık yarı kalıcı, ağır bir zihinsel bozukluktur.Лудост или безумие е нелечимо тежко психично заболяване.
2008 yılında Çılgın Dersane Kampta adlı sinema filminde oynadı.През 2008 играе във филма „Çılgın Dersane“.
1928 yılında Çılgın Anne (La Mére folle) oyununu sergiledi.През 1928 година издава стихосбирката „Le Grand Jeu“.
Başka bir röportajında ise: "Aslında, çılgıncaydı.Тогава записва в дневника си: „Всъщност отвратително е!
Steve Stifler (Seann William Scott) - Tam bir çılgın.Хенри Луис Стимсън (на английски: Henry Lewis Stimson) е американски политик.
Çılgın Yaşlı Kedi Teyze: Kedileri yönetir.Таби котките са домашни котки.
Çılgın olayın sonunda tanık köyüne geri döner.В същия момент на борба пред института минава връщашия се от селото Найденов.
İnsanlar çanta gibi çılgın şeylere $300 harcıyor.Ljudi troše 300$ na svakave stvari cijelo vrijeme, pout torbica.
Çılgın olayın sonunda tanık köyüne geri döner.Nakon oslobođenja, svi preživjeli vraćaju se u selo.
Sonunda çılgınlık bitti.Danas je Vranješina zarastao kraj.
Çılgın Denizaltı 1996 ABD yapımı güldürü filmidir.Grimizna plima je podmornički holivudski film iz 1995. godine.
Hepimiz pencerisi olmayan bir odaya saklandık bu biraz çılgıncaydı.Tokom menstrualnog perioda žene su bile zatvorene u posebnim kućama bez prozora.
İnsanlar bu 5 çılgın kız hakkında her şeyi merak ediyorlardı.Pet ih bijaše ludih, a pet mudrih.
Yapmak istediğim son şey başka bir Çılgın Max.Poslednou postavou, ktorej ďalšie kroky len „hádame“ je Jack.
Dan Butler : Bob 'Bulldog' Briscoe, radyodaki spor programının çılgın sunucusu.Dan Butler – Bob "Bulldog" Briscoe, nepríjemný moderátor športovej rádiošou.
Einstein ayrıca kurgu eserlerde çılgın bilim adamı tipleri için de bir model olmuştur.Ale skôr ako pre nadšencov bol tento model pre šialencov.
Hepimiz pencerisi olmayan bir odaya saklandık bu biraz çılgıncaydı.Pán z Chudobíc býva v dome bez okien a pred domom je kopa hnoja.
Çünkü yaptığı hareketler oldukça çılgınca ve olgunca olmayan hareketlerdir.Jeho pohyby sú pritom afektované a neprirodzené.