çılgın ile cümle
çılgın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Mackay’ın açıklanamayan çılgınlık nitelemesi 1980’lere kadar eleştirilmedi ve incelenmedi.Mackays teori om en uforklarlig mani var ubestridt, og stort sett ikke undersøkt, frem til 1980-tallet.
İnsanlar bu 5 çılgın kız hakkında her şeyi merak ediyorlardı.Disse fem ble kjent som De fem dyder.
Sr. Retoring ve Çılgın Jack ile karşılaştı.Begrepet tillegges nevrolog og psykiater Klaus Conrad.
Çılgın Jack onu soymayı denemiştir.Hennes iranskfødt ektemann forsøker å hindre henne.
Margot Robbie, Harleen Quinzel / Harley Quinn: Aşırı çılgın bir kötü ve eski akıl hastalıkları uzmanı.Margot Robbie sebagai Harleen Quinzel / Harley Quinn: Seorang penjahat super gila dan mantan psikiater.
Adaloald çılgına dönmüş ve soyluların desteğini kaybetmiştir.Adaloald menjadi tidak stabil mentalnya dan kehilangan dukungan dari para bangsawan.
Johnny Depp, Tarrant Hightopp, Çılgın Şapkacı rolünde.Johnny Depp sebagai The Mad Hatter.
Düşmanlarının çoğu, robota nefret eden insanlar, çılgına dönmüş robotlar ya da yabancı işgalcilerdir.Kebanyakan musuh Astro adalah robot-robot yang tak senang pada manusia, robot yang marah, dan serangan alien.
Perry'nin görevi çılgın bilim adamı Dr. Doofenshmirtz'in planlarına engel olmaktır.Perry melesat untuk menyelidiki apa yang dilakukan Dr. Doofenshmirtz.
1480'li yıllarda Louis krallık ve feodal beyler arasındaki Çılgın Savaş'ta kraliyete karşı savaşır.Pada tahun 1480 Louis terlibat di dalam Perang Gila melawan otoritas kerajaan.
Çılgın Yaşlı Kedi Teyze: Kedileri yönetir.Kucing Orang-orang Mesir Kuno sangat memuja kucing.
Biraz çılgındır.Gila memang.
Genellikle Çılgın Şapkacı olarak adlandırılır.Biasanya dianggap sebagai ulah hantu.
Çılgın olayın sonunda tanık köyüne geri döner.Setelah pengembaraan panjangnya, dia bermaksud untuk kembali ke desanya.
Bu çılgınca bir düşüncedir.Ini rencana gila.
Yapmak istediğim son şey başka bir Çılgın Max.Saya tidak ingin bertindak sebagai orang yang pertama seperti yang dilakukan Jack.
Metin her gün çılgınlar gibi gezip eğlenir.Pertunjukkan Lutung Kasarung ini dapat dinikmati setiap hari.
İnsanlar bu 5 çılgın kız hakkında her şeyi merak ediyorlardı.Sampai saat ini mereka telah dikaruniai lima anak yang kesemuanya puteri.
Ve Çılgın At, “Ait olduğum toprak, gömülü olduğum topraktır” diyor.La casa en que vivo. - "Rumah tempat kutinggal di dalamnya."
İngilizcedeki karşılığı çılgın kasaba'dır.Local merupakan bahasa Inggris dari lokal.
Gilmour, daha sonraları, "Comfortably Numb hakkında çılgınlar gibi tartıştık.Gilmour sau này nói: "Chúng tôi đã tranh cãi về "Comfortably Numb" như những gã điên.
Çok çılgın bir pokemondur.Cậu có vẻ là một người hơi điên khùng.
Bu çılgınlık."Hay tới phát điên."
Perry'nin görevi çılgın bilim adamı Dr. Doofenshmirtz'in planlarına engel olmaktır.Nhiệm vụ của Perry là ngăn chặn những kế hoạch điên rồ của tiến sĩ xấu xa Doofenshmirtz.
"Şükran Moral: Bir tatlı çılgın!".“Lâm Tử Thiện – Kẻ lưu manh lương thiện”.
"Gökçek'in çılgın projesine durdurma".“Chuyện tình của nhà địa lý học Lê Bá Thảo”.
Çılgın olayın sonunda tanık köyüne geri döner.Sau khi Nam Phố tịch, Sư trở về quê nhà tu học khổ hạnh.
Bu çılgınca bir düşüncedir.Đây quả là một kế hoạch điên cuồng.
Çılgın Hırsız film serisinin üçüncü filmi ve Çılgın Hırsız 2 (2013) 'in bir devamı.Anh đã diễn lại vai trò lần thứ hai cho phần tiếp theo của bộ phim Sex and the City 2 (2010).
Çılgın Türkler - Kıbrıs, Bilgi Yayınevi, 2012.Nhà xuất bản Văn hóa - Thông tin, 2012.
Dr. Jumba Jookiba adlı bir çılgın bilim adamı genetiğiyle oynadığı birçok denek yapar.Nhà khoa học xấu xa ngoài hành tinh Dr. Jumba Jookiba tạo ra những sinh vật độc ác.
Yapmak istediğim son şey başka bir Çılgın Max.Ông cũng là người mà Jack tôn sùng như một vị bác sĩ giỏi nhất.
Utah Jazz taraftarını seviyorum ve onların çok çılgın bir taraftar olduklarını biliyorum.Cô là người hâm mộ Jonas điên cuồng và cho rằng mình là 1 fan bự của họ.
Başka bir röportajında ise: "Aslında, çılgıncaydı.Trong diễn văn nhận giải, cô đã nói "Tôi nghĩ nó thật tuyệt vời.
Blanqui ise zaten çılgın bir kişilikti.Eunice là một nhân vật hư cấu.
Çılgın Kalabalıktan Uzak (özgün adıyla Far from the Madding Crowd), Thomas Hardy'nin bir romanı.Far from the madding crowd(遙か群衆を離れて) - トーマス・ハーディの小説、およびその映画化タイトル。
Başka bir röportajında ise: "Aslında, çılgıncaydı.引退後のインタビューでは「あれはクレイジー過ぎた。
Çılgın Yaşlı Kedi Teyze: Kedileri yönetir.大のネコ好きである作者が飼いネコたちを描く。
Steve Stifler (Seann William Scott) - Tam bir çılgın.スティーヴン・ライ: スティーヴ・マウザキス(英語版) - 凄腕の殺し屋。
Uyanıp Jack'i bulamayan Charlie çılgına döner.Jackたちに覆い被されて身動きの取れない平八。
Çılgın bir kişiliği vardır.狂気的な性格。
Hepimiz pencerisi olmayan bir odaya saklandık bu biraz çılgıncaydı.部屋は開いていた窓の他は密室で、窓の外には足場も何も無かった。
Çılgın At'ın (Tȟašúŋke Witkó) ikinci kuzenidir.馬岱(ば たい) 馬超の従弟。
Sonunda çılgınlık bitti.バカンスが終わる。
Yapmak istediğim son şey başka bir Çılgın Max.変身時の掛け声は「マックス大変身!
Ölü diller dersini sever ama Çılgın Bilim dersini sevmez.好きな教科は国語で、嫌いな教科は数学。
Aynı kendi evrenini yaratan çılgın bir tanrı gibi.その正体は、世界を創造した神の1人・鬼神モミ。
Çünkü yaptığı hareketler oldukça çılgınca ve olgunca olmayan hareketlerdir.やる事なすことが全くのデタラメで、非常にわがままな気質を持つ。
Metin her gün çılgınlar gibi gezip eğlenir.毎日タロット占いをしている。
Filmin sonunda ise Artist "Çok çılgınım fakat özgürüm," sözleriyle kapanışı yapar.“未完の大器”かと言われたら、けっして未完ではないし、“自由奔放”かと言ったら、自由だけど、奔放ではないし……」と評した。
"Gökçek'in çılgın projesine durdurma".为《疯狂大楼》续作。
Başka bir röportajında ise: "Aslında, çılgıncaydı.在颁奖致辞中,她说道:“这太疯狂了。
Toll, Almanca'da "şaşırtıcı" ya da "çılgın" anlamına gelmektedir.形容词「toll」在德语中是「令人惊讶」或「伟大、棒极了」的意思。
Yapmak istediğim son şey başka bir Çılgın Max.長得有點像怪醫黑傑克。
Kaynayan suya bir kurbağa atarsanız, elbette ki çılgınca kaptan çıkmaya çalışacaktır.如果你将一只青蛙放进沸水里,它必然会拼命地想办法攀爬出来。
Çılgın Yaşlı Kedi Teyze: Kedileri yönetir.現在則是老烏養的孫子對上貓又。
Aradığı herkes Bill’in çılgın teklifini geri çevirir.但現在卻成為Bill所憎恨的人。
O zaman bırakın çılgınlar gibi Özgürlük şarkıları söyleyelim.他们鸣唱“自由歌”。
Oğlunun kendisinden ayrılmasına dair en ufak bir düşünce bile bir çılgınlık nöbetine girmesi için yeterlidir.覺新的唯一的兒子因腦膜炎離開人世,使得他益加消沉。
Anlattığı çılgın bir masal gibiydi.这是一部被不断阅读过的童话故事。