çıkmaz ile cümle

çıkmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu, bir açık okyanus balığıdır; sınır tanımaz ve karaya da çıkmaz.이건 열린 대양의 피조물이죠. 경계선이 없습니다--육지로 안가니까요.
Bu, bir açık okyanus balığıdır; sınır tanımaz ve karaya da çıkmaz.Não tem fronteiras — não vai a terra. Como é que investigamos?
Bu, bir açık okyanus balığıdır; sınır tanımaz ve karaya da çıkmaz.To stworzenie żyje w oceanie. Nie zna granic - nie schodzi na ląd.
Bu, bir açık okyanus balığıdır; sınır tanımaz ve karaya da çıkmaz.Αυτό είναι ένα πλάσμα του ανοιχτού ωκεανού. Δεν γνωρίζει όρια -- δεν πάει στη στεριά.
Bu, bir açık okyanus balığıdır; sınır tanımaz ve karaya da çıkmaz.Това е същество от открития океан. Не знае граници... не ходи на сушата.
Bu, bir açık okyanus balığıdır; sınır tanımaz ve karaya da çıkmaz.Это обитатель открытого океана. Он не знает границ, не выходит на сушу.
Bu, bir açık okyanus balığıdır; sınır tanımaz ve karaya da çıkmaz.זה יצור של האוקיינוס הפתוח. הוא לא יודע גבולות -- הוא לא עולה ליבשה.
Bu, bir açık okyanus balığıdır; sınır tanımaz ve karaya da çıkmaz.هذا هو مخلوق المحيطات المفتوحة. وهو لا يعرف حدودا -- لا الذهاب إلى الأرض.
Bu, bir açık okyanus balığıdır; sınır tanımaz ve karaya da çıkmaz.どうやって調べましょうか
Bu dünyada oluşturduğumuz şeylerin gerçek anlamı çıkmaz.Az a jelentés, amit mi létrehozunk, valójában nem létezik.
Bu dünyada oluşturduğumuz şeylerin gerçek anlamı çıkmaz.De betekenis van wat we in deze wereld creëren, bestaat niet.
Bu dünyada oluşturduğumuz şeylerin gerçek anlamı çıkmaz.Die Bedeutung von allem, was wir in dieser Welt erschaffen, gibt es nicht.
Bu dünyada oluşturduğumuz şeylerin gerçek anlamı çıkmaz.El significado de lo que creamos en este mundo no existe.
Bu dünyada oluşturduğumuz şeylerin gerçek anlamı çıkmaz.Il significato di ciò che creiamo in questo mondo non esiste.
Bu dünyada oluşturduğumuz şeylerin gerçek anlamı çıkmaz.우리가 이 세계에서 창조해낸 것의 의미는 존재하지 않습니다.
Bu dünyada oluşturduğumuz şeylerin gerçek anlamı çıkmaz.Le sens de ce que nous créons dans ce monde n'existe pas.
Bu dünyada oluşturduğumuz şeylerin gerçek anlamı çıkmaz.O significado daquilo que criamos neste mundo não existe.
Bu dünyada oluşturduğumuz şeylerin gerçek anlamı çıkmaz.Semnificaţia a ceea ce creăm în această lume nu există.
Bu dünyada oluşturduğumuz şeylerin gerçek anlamı çıkmaz.Ý nghĩa của những điều ta tạo nên trong thế giới này không tồn tại.
Bu dünyada oluşturduğumuz şeylerin gerçek anlamı çıkmaz.Znaczenie tego, co tworzymy nie istnieje.
Bu dünyada oluşturduğumuz şeylerin gerçek anlamı çıkmaz.Смисълът на това, което ние създаваме на този свят не съществува.
Bu dünyada oluşturduğumuz şeylerin gerçek anlamı çıkmaz.У того, что мы создаём в этом мире, нет значения.
Bu dünyada oluşturduğumuz şeylerin gerçek anlamı çıkmaz.המשמעות של מה שאנו יוצרים בעולם זה אינה באמת קיימת.
Bu dünyada oluşturduğumuz şeylerin gerçek anlamı çıkmaz.المفاهيم الذي نصنعها من هذا العالم غير موجودة.
Bu dünyada oluşturduğumuz şeylerin gerçek anlamı çıkmaz.それは頭の中で創り出されるのです
Bu gördüğümüz senaryoya, mahkumlar çıkmazı denir.Então, este cenário é chamado "O dilema do prisioneiro".
Bu gördüğümüz senaryoya, mahkumlar çıkmazı denir.Jadi senario ini disebut "The Prisoner's Dilemma".
Bu gördüğümüz senaryoya, mahkumlar çıkmazı denir.Questo scenario è chiamato il "dilemma del prigioniero".
Bu gördüğümüz senaryoya, mahkumlar çıkmazı denir.Ten scenariusz nazywa się "Dylematem Więźnia".
Bu gördüğümüz senaryoya, mahkumlar çıkmazı denir.Tento scénář se nazývá "vězňovo dilema".
Bu "kalabalıkların aklı" nın bir çıkmazıdır veya ortak zekanın çıkmazı, özgür düşünmeyi gerektiren bir form.이는, 집단 지혜의 역설 혹은 집단 지능의 역설이라 할 수 있습니다. 즉, 실제로 필요한 것은 독립적인 생각인 것입니다.
Bu "kalabalıkların aklı" nın bir çıkmazıdır veya ortak zekanın çıkmazı, özgür düşünmeyi gerektiren bir form.集合的知能の逆説になってしまいますが まさに必要なのは 独立した思考なのです ネットワークはそれを難しくさせてしまいます
Bulut konutun üzerinde uzun süre durduğu zaman RABbin buyruğuna uyar, yola çıkmazlardı.Khi nào trụ mây ngự lâu trên đền tạm , thì dân Y-sơ-ra-ên vâng theo mạng Ðức_Giê - hô-va , chẳng hề ra_đi .
Bulut konutun üzerinde uzun süre durduğu zaman RABbin buyruğuna uyar, yola çıkmazlardı.Khi nào trụ mây ngự lâu trên đền tạm, thì dân Y-sơ-ra-ên vâng theo mạng Ðức Giê-hô-va, chẳng hề ra đi.
Bulut konutun üzerinde uzun süre durduğu zaman RABbin buyruğuna uyar, yola çıkmazlardı.구름이 장막 위에 머무는 날이 오랠 때에는 이스라엘 자손이 여호와의 명을 지켜 진행치 아니하였으며
Bulut konutun üzerinde uzun süre durduğu zaman RABbin buyruğuna uyar, yola çıkmazlardı.И когато облакът стоеше над скинията много дни, тогава израилтяните пазеха Господното заръчване и не тръгваха;
Bulut konutun üzerinde uzun süre durduğu zaman RABbin buyruğuna uyar, yola çıkmazlardı.ובהאריך הענן על המשכן ימים רבים ושמרו בני ישראל את משמרת יהוה ולא יסעו׃
Bulut konutun üzerinde uzun süre durduğu zaman RABbin buyruğuna uyar, yola çıkmazlardı.واذا تمادت السحابة على المسكن اياما كثيرة كان بنو اسرائيل يحرسون حراسة الرب ولا يرتحلون.
Bulut konutun üzerinde uzun süre durduğu zaman RABbin buyruğuna uyar, yola çıkmazlardı.雲 彩 在 帳 幕 上 停 留 許 多 日 子 、 以 色 列 人 就 守 耶 和 華 所 吩 咐 的 、 不 起 行
Bulut konutun üzerinde uzun süre durduğu zaman RABbin buyruğuna uyar, yola çıkmazlardı.雲彩 在 帳幕 上 停留 許 多 日子 、 以色列人 就 守 耶和華 所 吩咐 的 、 不 起行
Buna Valmy Çıkmazı dediler ve bunu kimin kazandığı belirli değildi.Donc, au moins temporairement, la menace externe fut dissipée, si on peut dire.
Buna Valmy Çıkmazı dediler ve bunu kimin kazandığı belirli değildi.그들은 발미의 교착상태라고 불렀습니다 누가 이겼는지는 불분명하지요 프러시아는 프랑스 안으로 들어가는 걸 그렇게 열망하지 않았습니다
Buna Valmy Çıkmazı dediler ve bunu kimin kazandığı belirli değildi.Říkají tomu pat u Valmy, není jasné, kdo vyhrál.
Buna Valmy Çıkmazı dediler ve bunu kimin kazandığı belirli değildi.Вони назвали це Пат Вальмії, бо не зрозуміло хто переміг. Прусси не мали такого бажання входити у Францію.
Buna Valmy Çıkmazı dediler ve bunu kimin kazandığı belirli değildi.وهذ الوضع اسموه مأزق Valmy، ليس من الواضح من الذي فاز! البروسيون لم يكونوا متحمسين لدخول فرنسا
Buna Valmy Çıkmazı dediler ve bunu kimin kazandığı belirli değildi.プロシア軍は、それほどフランスの侵攻に 熱心ではなかったんだ。 だから、それほど戦力を送らなかった。
Bunlar bizi çıkmaza sokan tartışmalarımız.Ce sont les débats que nous avons et qui mènent à une impasse.
Bunlar bizi çıkmaza sokan tartışmalarımız.Dit zijn de discussies waardoor we vastlopen.
Bunlar bizi çıkmaza sokan tartışmalarımız.Divergențele acestea pe care le avem care cauzează blocaje.
Bunlar bizi çıkmaza sokan tartışmalarımız.Es sind Argumente, die wir haben, die einen Stillstand herbeiführen.
Bunlar bizi çıkmaza sokan tartışmalarımız.Estas son las discusiones que provocan estancamiento.
Bunlar bizi çıkmaza sokan tartışmalarımız.Ezek azok az érvek, melyek fennakadást okoznak.
Bunlar bizi çıkmaza sokan tartışmalarımız.Ini adalah argumen-argumen yang menyebabkan macet total dalam perdebatan.
Bunlar bizi çıkmaza sokan tartışmalarımız.교착상태에 빠진 논쟁이죠
Bunlar bizi çıkmaza sokan tartışmalarımız.Myšlenky, které nás dovedly do patové situace.
Bunlar bizi çıkmaza sokan tartışmalarımız.Những cuộc tranh luận mà chúng ta tiến hành đang gây ra bế tắc.
Bunlar bizi çıkmaza sokan tartışmalarımız.Queste sono le argomentazioni che abbiamo e che causano punti di stallo.
Bunlar bizi çıkmaza sokan tartışmalarımız.Są to spory, które prowadzą do klinczu.
Bunlar bizi çıkmaza sokan tartışmalarımız.Това са споровете, които водим и които причиняват задръстване.
Bunlar bizi çıkmaza sokan tartışmalarımız.Это диспуты, которые приводят нас в тупик.

İlgili Sayfalar