çıkmak ile cümle

çıkmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bugün yapacağımız şey yürüyüşe çıkmak.What we're going to do today is go for a walk.
Dışarı çıkmak için çok soğukken ne yaparsın?What do you do when it's too cold to go outside?
Tom dışarı çıkmaktan korkuyor, değil mi?Tom is scared to go outside, isn't he?
Tom, Mary ile çıkmaktan hoşlanıyor.Tom likes going out with Mary.
Tom hâlâ seninle çıkmak istiyor.Tom still wants to go out with you.
Bu arada, Tom hâlâ seninle çıkmak istiyor.By the way, Tom still wants to go out with you.
Sami ihtilam olunca cünüplükten çıkmak için gecenin bir yarısı boy abdesti aldı.Sami did ghusl from janaabah in the middle of the night after having a wet dream.
Bugün katılmam gereken bir cenaze var, o yüzden erken çıkmak zorundayım.I have to leave early today because I have to attend a funeral.
Tom yürüyüşe çıkmaktan hoşlanır.Tom likes going for walks.
Tom omza çıkmaktan hoşlanan bir kedi.Tom is a shoulder cat.
Çatıya çıkmak istemiyorum.I don't want to climb on the roof.
Yağmur yağıyor, bu yüzden dışarı çıkmak istemiyorum.It's raining, which is why I don't want to go out.
Binadan çıkmak zorunda kalacak.He'll have to leave the building.
Tepeye çıkmak için mücadele verdi.He struggled to climb to the top.
Canının dışarı çıkmak istemediğini söylüyor.He says that he doesn't feel like going out.
Canının dışarı çıkmak istediğini söyledi.He said that he feels like going out.
Onun karşısına çıkmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to face him.
Merdiven çıkmakta zorlanıyor musunuz?Is it difficult to climb stairs?
William, safariye çıkmak için Afrika'ya bir gezi yapmaya karar verdi.William decided to take a trip to Africa to go on a safari.
Bu arazi için bir yol haritası yoktur ... ve orayı keşfe çıkmak acı verebilir.There's no road map for that territory ... and exploring it can be painful.
Sezon Sekiz'de olan olayların ardından, Xander öfkesini kontrol etmekle başa çıkmaktadır.Following the events of Season Eight, Xander struggles to control his anger.
Bu husus özellikle ‘Problem 3’e ilişkin olarak ortaya çıkmaktadır.This has been seen as especially so in regard to 'Problem 3'.
Üçü Anne Frank House'a ziyarete gider, Hazel evin tüm merdivenlerini çıkmak için mücadele eder.The three visit the Anne Frank House, where Hazel struggles to climb the house's many stairs.
İbrahim Usta 3 yıl 3. lige çıkmak için büyük mücadele verdi.Abraham made weight on the third attempt.
Dışarı çıkmak istiyorlardı, böylece vizelerini almalarına izin verdim."They want to get out so I let them have the visas."
Konferans sonucunda, "Yahudi işleri" ile başa çıkmak için iki devlet kurumu oluşturulmuştur.As a result of the conference, two state agencies were created to deal with "Jewish affairs".
9/11 saldırılarından sonra, Finley sahneye kendisi olarak çıkmak ona zor geldi.After the attacks of 9/11, Finley found it difficult to appear as herself on stage.
Yarış kazanan arabalar, takımlar ve sürücüler Almanya'dan çıkmaktadır.Race-winning cars, teams and drivers have come from Germany.
Her ne kadar Narkiss katılmasa da, politikacılar Eski Şehir'in alınmasına hala karşı çıkmaktaydılar.Still, to Narkiss' dismay, the politicians would still not allow the Old City to be taken.
Ancak, Moa onunla dışarı çıkmak istemediğini söyler ve oradan uzaklaşır.However, Moa tells him that she does not want to go out with him and walks away from him.
Bununla birlikte, varlığı medyadaki düzenli kasıtlı sızıntılarla ortaya çıkmaktadır.But its existence is nonetheless revealed by regular intentional leaks in the media.
"Güneyin en eski ve en büyük zenci gazetesi" sloganıyla çıkmaktaydı.It called itself "The South's Oldest and Largest Negro Newspaper."
Rusya bu sisteme karşı çıkmaktadır.Russia strongly opposed the system.
Okulda zorbalığa maruz kaldıktan sonra "hayatla duygusal olarak başa çıkmak" için yazı yazdı.After being bullied at school she used writing to "deal emotionally with life".
Yıllık liman kargo taşıma kapasitesi 40 Mt'a kadar çıkmaktadır.The annual port cargo handling capacity is up to 40 Mt.
Bu tür harmonik gönderimler minimal yüzeyler teorisinde ortaya çıkmaktadır.This kind of harmonic map appears in the theory of minimal surfaces.
Compaq, muhtemelen daha hızlı CPU'nun güç gereksinimleriyle başa çıkmak için pili yükseltti.Compaq presumably upgraded the battery to cope with the faster CPU's power requirements.
Kısa bir süre sonra tur sona erdi, Michael ve Marlon Jackson gruptan çıkmak.Shortly after the tour ended, Michael and Marlon Jackson quit the group.
Saban, ayrıca Yeni-Assur sanatında, muhtemelen Ninurta'nın bir sembolü olarak ortaya çıkmaktadır.The plough also appears in Neo-Assyrian art, possibly as a symbol of Ninurta.
Fakat son zamanlarda bu alanlarda araştırma kısıtlı biçimde ortaya çıkmakatadır.Currently, however, research in these areas appears limited.
Tallinn ülkenin ekonomik merkezi olarak ön plana çıkmaktadır.Tallinn has emerged as the country's financial center.
İlk yaylamız Çökercük(Sameyil yurdu)'e çıkmakla başlamıştır.We will die first, before enemy reaches you.
K. pneumoniae'nın eni antibiyotik karşı dirençli suşlar ortaya çıkmaktadır.New antibiotic-resistant strains of K. pneumoniae are appearing.
Bu fikir doğal bir şekilde farklı bağlamlarda ortaya çıkmaktadır.This idea arises naturally in several different contexts.
Tapınak mensuplarından Christine Miller, ses kaydının başlarında bu görüşe karşı çıkmaktadır.One member, Christine Miller, dissents toward the beginning of the tape.
Özgürleşmenin karşı çıkmakta yattığını savunur.You say you are fighting for liberty.
Evrenin büyük Crunch geçer ve sıcak Büyük Patlama aşamasında ortaya çıkmaktadır.The Universe passes through the Big Crunch and emerges in a hot Big Bang phase.
Rosina odadan çıkmakta iken Bartolo ve Basilio girerler.As she is leaving the room, Bartolo and Basilio enter.
Peki vajinismustaki kasılmalar nasıl ortaya çıkmaktadır?Devenin kirpiği ne zaman işe yarar?
Yani düzenin dışına çıkmak imkânsızdır.It is impossible to escape from the system.
Her yıl bir kitabı çıkmaktadır.He averages one book every five years.
Minareye merdivenlerden çıkmak mümkündür.It can be reached through the minaret stairs.
Ayrıca Eşcinsel evliliğe karşı çıkmaktadır.She is also against gay marriage.
Dünyanın her yerinde kan sıkıntısından çeşitli olaylar çıkmaktadır.There are also various regulations for each incident of bleeding throughout the world.
İkisi birlikte sudan çıkmakta zorlanırlar ve ikisinin imdadına Daniel yetişir.They both come to an agreement to keep Daniel in control.
Yazın nüfusu 1500 kişiye kadar çıkmaktadır.The population in the summer swells to about 1,500.
Buradan tarihi eserler çıkmaktadır daha henüz keşfedilmemiştir.If he comes from the same planet, it has not yet been revealed.
Buna rağmen eski Cumhurbaşkanı Mauno Koivisto bu argümana karşı çıkmaktadır.Former President Mauno Koivisto was against a discussion about the question.
Dışarı çıkmak istediğinde kapı bir türlü açılmaz.They are about to leave together when the door won't open.
Kurbağa korkusu sıklıkla kurbağaların vahşice ölüşüne tanık olduktan sonra ortaya çıkmaktadır.Phobia against frogs often happens after seeing frogs die violently.

İlgili Sayfalar