çıkmak ile cümle
çıkmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dışarı çıkmak için izin alsana.Get permission to come out
Oh Ha Ni ile çıkmak için deli oluyorum.I'm going crazy because I want to go on a date with Oh Ha Ni!
Çıkmak gerçekten de zor.It's really hard to have one date.
Veda, güvenilir, ve Senin ağrıları çıkmak:Farewell; be trusty, and I'll quit thy pains:
Hiçkimse. Dışarı çıkmak ve birkimse olmayı kapmak istersen, bu başka bir şey.You want to go back outside and pick up being somebody, that is something else.
Müstehcen forumlardan çabucak çıkmak.Important Past Portal sites I used.
Tatile çıkmak istemiştiniz.You asked for a vacation.
Müdür Vekili Park, bu Başbakan'ın emirlerine karşı çıkmaktır.Deputy Director Park, this is interfering with the president's orders.
Karşı çıkmak mı?Interfering?
Dünya turuna çıkmak ve bibimbap dağıtmak gibi fikirlerim de var.I have also thought about touring the world and handing out bibimbap.
Sita, ne dersin, bir seyahate çıkmak ister misin?Uh, say, Sita, would you like to take a trip?
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Here we see a female crawling out of the ocean under moonlight on the island of Trinidad.
Ama öne çıkmak zorundayım.But... I have to show up now.
Neden çıkmak bu kadar zor?Why is dating so difficult?
Çıkmak mı?Date?
Şimdi çıkmak için 13 saatimiz var... ...ne yapsak?Now we have 13 hours to date, what should we do?
İşte böyle durumlarla başa çıkmak için;Here's how you handle that:
"Bir uçuşa çıkmak için rezervasyon yaptırmak istiyorum" deyip rezervasyon yaptım.I made a booking, said I'd like to make a booking to come out for a flight.
Ve ben her zaman insanların karşısına bir bilim adamı gibi çıkmak istemediğimi söylerim.And I always tell people that I don't want to show up looking like a scientist.
Panbanisha ormanda yürüyüşe çıkmak istiyor.Panbanisha is longing to go for a walk in the woods.
Panbanisha'nın dışarı çıkmak istediği zaman takmak zorunda olduğu tasmaya işaret ediyor.It indicates the collar that Panbanisha must wear when she goes out.
Ne yapılmalıdır ve mevcut durumdan çıkmak için takip edeceğimiz yol nedir?What should be done and what is the way out of the current situation?
Ve sinirbiliminde, beyin hakkında birçok zor soru ile başa çıkmak zorundayız.And in neuroscience, we have to deal with many difficult questions about the brain.
İçeri girenlerden daha fazlası dışarı çıkmaktadır.More are leaving than are coming in.
(Gülüşmeler) Yükseğe çıkmak istersen, seni kaldırırız, düşersen seni tutarız .If you go up, we will push you, if you fall, we will hold you.
Demeye çalıştığım şey, foie gras'ya karşı çıkmak mantıksız, değil.I'm not saying that there's not a rationale for being opposed to foie gras.
İklim değişikliğiyle başa çıkmak için, enerji üretmenin yeni yollarını bulmalıyız.To cope with climate change, we need new ways to generate power.
Uzun bir tatile çıkmak için... ...Müdür Oh'tan izin aldığını söyledi.She said she got the executive director's permission to take a long trip.
Benimle çıkmak için teşekkür ederiz.Thank you for going out with me.
Buradan canlı çıkmak istiyor musunuz?Do you want to get out of here alive?
Soktuğunuz her şey çıkmak zorundadır.Has to come back out, whatever you put in.
Beyin ani hareketle başa çıkmak için çok hassas.The brain is too fragile to handle the sudden movement.
Bu yarına çıkmak zorunda.This has got to go tomorrow.
Buradan çıkmak gerçekten zor.So it's hard to just emerge into it.
Evden dışarı çıkmak için iyi bir neden.That's a reason to go out of home.
Yeni Sony Walkman'de The Police'i özgürce bangır bangır dinleyerek dağlara çıkmak mümkündü.So you could drive up into the mountains freely blasting The Police on the new Sony Walkman.
Yani stüdyodan dışarı çıkmak.This is, you know, related to it: getting out of the studio.
Farkındalık duygusuna sahip olmak aslında sadece içinizdeki üç yaşındaki çocuğa sahip çıkmaktır.Having a sense of awareness is just about embracing your inner three year-old.
Bunlar 1960larda L.A. Rams'de oynayan karşılarına çıkmak istemeyeceğiniz dört oyuncuydu.These were four guys on the L.A. Rams in the 1960s you did not want to go up against.
İhtilalcilere karşı çıkmak isteyen kral yanlıları oldu.There were royalists out there wanting to be counter revolutionaries.
Sadece bir prensesle çıkmak istiyor.He just wants to try dating a princess.
Varsa salondan çıkmak isteyebilirsiniz.You might want to leave now.
Çok para kazanmanın tek yolu o ringe çıkmakWe have no other way, it's a lot of money
Beagle adadan adaya dolaştığından,Darwin kıyıya çıkmak için her fırsatı değerlendirdiBut as the Beagle hopped from island to island he took any opportunity to go ashore
Zira ekonomi o kadar kötüydü ki, ben iş gücünden çıkmak durumunda kaldım.Because the economy was so bad, I jumped out of the labor force.
Oprah, programına tekrar çıkmaktan ne kadar mutluyum anlatamam.Oprah, I can't tell you how great it is to be back on your show.
Bu kutudan çıkmak ve diğerlerine ulaşmak için kelimeler ve iletişimi kullanıyoruz.We use words and communication to break out of it and to reach out to others.
Ünlüler, çıkmak ve gönül eğlendirmek içindir. Onlarla kim evlenir?A celebrity is someone to date briefly when you're young, not marry!
Bu ender bir fırsattır. Oska'yla sürüşe çıkmak...It's not a common opportunity, biking with Oska.
Eğer 3'ten fazla bir sayı seçerseniz, bu 0'ın üstüne çıkmak gibidir.As you get above 3, that's like going above zero.
Ama merdivenleri çıkmak için bir dine ihtiyacınız yok.But you don't need a religion to get you through the staircase.
‹‹Geçmişi bana anımsatın, hesaplaşalım, Haklı çıkmak için davanızı anlatın.Put me in remembrance. Let us plead together. Set forth your case, that you may be justified.
Eğer (cihada) çıkmak isteselerdi, onun için bir hazırlık yaparladı.If they had intended to go out (to fight) they would surely have made preparations.
Şimdi (şu ateşten) çıkmak için (bize) bir yol var mı (acaba)?"Is there still a way out for us?"
(Bu sözünüzde doğru iseniz) o(çıkmakta olan ca)nı geri döndürsenize!Can you not bring him back? (Answer) if you are truthful
Eğer (savaşa) çıkmak isteselerdi, herhalde ona bir hazırlık yaparlardı.If they had intended to go out (to fight) they would surely have made preparations.
Ancak kafirlerin hileli-düzeni boşa çıkmakta olandan başkası değildir.But the unbelievers' stratagem is bound to fail.
Eğer doğru söylüyorsanız, onu, (çıkmakta olan canı) geri çevirsenize.Can you not bring him back? (Answer) if you are truthful
Eğer savaşa çıkmak isteselerdi bir hazırlık yaparlardı.If they had intended to go out (to fight) they would surely have made preparations.
Bu vakitlerin dışında birbirinizin yanına girip çıkmakta size de, onlara da bir sorumluluk yoktur.There is no harm if you or they visit one another at other times (without permission).