çıkma ile cümle

çıkma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İhtilalcilere karşı çıkmak isteyen kral yanlıları oldu.There were royalists out there wanting to be counter revolutionaries.
Yani ben yoluma çıkma teklif düşündüm.So I thought I would ask on my way out.
20. yüzyılda yönetim denen bir fikir getirdi. Yönetim denen şey doğadan çıkmadı.Management did not emanate from nature.
Ben de nefesimi tutarken içlerinden çıkmam gereken kelepçeler eklemek zorunda kaldım.So, I had to add handcuffs, while holding my breath, to escape from.
Doğal olarak, bu batıştan çıkmanın tek yolu yani aklıma gelen tek yolu,So, naturally, the only way out of the slump that I could think of was,
Dikkate alınması gereken öncelikli dördüncü sorun sıtma - sıtmayla başa çıkma.The fourth best problem is malaria -- dealing with malaria.
Sadece bir prensesle çıkmak istiyor.He just wants to try dating a princess.
Ben izin verene kadar, saraydan çıkma.Until I allow you, you cannot leave the palace.
50 yaşın üstündekiler tanımadığı insanlarla çıkmaz.People over 50 don't go on blind dates.
Ton dışına çıkmadan.Without singing out of tune.
Sana söyledim, bugün konsere çıkmayacağım!I told you. I'm not going to do the concert today!
Varsa salondan çıkmak isteyebilirsiniz.You might want to leave now.
Başgardiyandan ses çıkmadı, O bu işi halletmek zorunda değil mi?Why hasn't the chief gaoler done his job?
Seni burdan duyamaz yukarı çıkmalısınHe can't hear you, you'll have to go up
Çok para kazanmanın tek yolu o ringe çıkmakWe have no other way, it's a lot of money
Bunlara yatırım yaptığım takdirde, bir sorun çıkma ihtimali en az olanlar.These are things that have a very low chance of default.
Bir asker, merdivenleri çıkma emrini verdi, o da çıkıyor.A soldier gives it a command to go upstairs, and it does.
Çık hadi. Çıkmayacağım.No way.
Çıkmayacak mısın?Make way in haste!
Sadece ses çıkmasın, gerçekten sümkür.No, not just the sound, really blow your nose.
Sokağa çıkma yasağı var.There's a curfew.[br]
Hapisten çıkmamın şerefine herkese benden içki.I'm buying everyone a drink[br]to celebrate getting out ofjail.
Evet, şimdi daha bile az eşyayla yolculuğa çıkman gerekiyor.Right. You've gotta bring an even smaller version of your stuff.
O halde bir kuşu yakalamak için en iyi zaman yuvasına girme ve çıkma anıdırSo its best chance is to grab a bird coming in or out
Beagle adadan adaya dolaştığından,Darwin kıyıya çıkmak için her fırsatı değerlendirdiBut as the Beagle hopped from island to island he took any opportunity to go ashore
Ofisinizde dışarıya çıkmanıza gerek yok doğayla temastan dolayı.In this office you do not need to go out in order to be in contact with nature.
Zira ekonomi o kadar kötüydü ki, ben iş gücünden çıkmak durumunda kaldım.Because the economy was so bad, I jumped out of the labor force.
Bu kişi kapıdan dışarı gizlice çıkmaya çalışıyor kaçmak, atlatmak.This person is sneaking out of a door, escaping, evading.
"Ebert ve Roper Sinemada"ya dönebilecek zamanda çıkmayı bekliyordum.'Ebert and Roeper at the Movies.'
Oprah, programına tekrar çıkmaktan ne kadar mutluyum anlatamam.Oprah, I can't tell you how great it is to be back on your show.
Bu kutudan çıkmak ve diğerlerine ulaşmak için kelimeler ve iletişimi kullanıyoruz.We use words and communication to break out of it and to reach out to others.
Ancak düşündükleri doğru çıkmadı.But it didn't make an economic argument.
Ünlüler, çıkmak ve gönül eğlendirmek içindir. Onlarla kim evlenir?A celebrity is someone to date briefly when you're young, not marry!
Bu ender bir fırsattır. Oska'yla sürüşe çıkmak...It's not a common opportunity, biking with Oska.
Bir adamla çıkıp çıkmamam ya da aynı mekanda bulunup bulunmamam... ...seni neden ilgilendirsin?Why does it matter to you whether I've dated a man or if I'm in or out of a room alone with a man?
Sen, seni uyarıyorum. Karşıma asla çıkma.You better hope the two of us never come face to face.
Eğer 3'ten fazla bir sayı seçerseniz, bu 0'ın üstüne çıkmak gibidir.As you get above 3, that's like going above zero.
Ama merdivenleri çıkmak için bir dine ihtiyacınız yok.But you don't need a religion to get you through the staircase.
"Tam kare" çıkması için uğraşıyorum.If we did 5, I'm trying take perfect squares.
Lübnan'da bir kitap çıkmadı ortaya.In Lebanon, it was not a book.
Dünyada var olan tüm fikirlere karşı çıkmaya çalışsak boğularak ölürüz.If we dismantle all existing ideas on the planet Earth we will choke to death.
Onların idrara çıkmaları, bir kabın içine işedikten sonra, bunu bir yere dökmekten ibaretti.And so, they would go and they would urinate in a cup, and they would flush it.
Feminist tarafımın açığa çıkmasını sağlayan o büyük şey neydi, diye sorabilirsiniz.So what very profound epiphany, you might ask, was responsible for my feminist click moment?
Musa halkın Tanrıyla görüşmek üzere ordugahtan çıkmasına öncülük etti. Dağın eteğinde durdular.Moses led the people out of the camp to meet God; and they stood at the lower part of the mountain.
Sunağımın üzerine basamakla çıkmayacaksınız. Çünkü çıplak yeriniz görünebilir.› ››Neither shall you go up by steps to my altar, that your nakedness may not be exposed to it.'
‹‹ ‹Bununla da yola gelmez, bana karşı çıkmaya devam ederseniz,"'If by these things you won't be reformed to me, but will walk contrary to me;
O günden bu yana İsrailde Musa gibi RABbin yüz yüze görüştüğü bir peygamber çıkmadı.There has not arisen a prophet since in Israel like Moses, whom Yahweh knew face to face,
RAB Yeşuya, ‹‹Levha Sandığını taşıyan kâhinlerin Şeria Irmağından çıkmalarını buyur›› dedi.Yahweh spoke to Joshua, saying,
RAB'bin İsrail halkına verdiği sözlerden hiçbiri boş çıkmadı; hepsi yerine geldi.Nothing failed of any good thing which Yahweh had spoken to the house of Israel. All came to pass.
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.They looked, but there was none to save; even to Yahweh, but he didn't answer them.
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Elijah went to show himself to Ahab. The famine was severe in Samaria.
Üç yıl boyunca Aram ile İsrail arasında savaş çıkmadı.They continued three years without war between Syria and Israel.
Çünkü dert topraktan çıkmaz, Sıkıntı yerden bitmez.For affliction doesn't come forth from the dust, neither does trouble spring out of the ground;
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.As the cloud is consumed and vanishes away, so he who goes down to Sheol shall come up no more.
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.Hear diligently my speech. Let my declaration be in your ears.
Boğalarının çiftleşmesi hiç boşa çıkmaz, İnekleri hep doğurur, hiç düşük yapmaz.Their bulls breed without fail. Their cows calve, and don't miscarry.
Ağzımdan kötü söz çıkmayacak, Dilimden yalan dökülmeyecek.surely my lips shall not speak unrighteousness, neither shall my tongue utter deceit.
Kalk, ya RAB! İnsan galip çıkmasın, Huzurunda yargılansın uluslar!Arise, Yahweh! Don't let man prevail. Let the nations be judged in your sight.
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.Yes, you turn back the edge of his sword, and haven't supported him in battle.
Aklından çıkmasın bunlar, Onları yüreğinde sakla.Let them not depart from your eyes. Keep them in the midst of your heart.

İlgili Sayfalar