çıkma ile cümle
çıkma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Neden gizli bilgilerin açığa çıkmasını desteklemek gereklidir?Why is it right to encourage leaking of secret information?
Kaynaklarımız diğer kaynaklara henüz hiç karşı çıkmadı.We don't have sources who are dissidents on other sources.
Bu garip sayının her yerde ortaya çıkması çok heyecan verici. -This is starting to give me chills. Because this very strange, bizarre number is popping out.
Kraliyet ailesine karşı çıkmaya devam edecek misin?Are you going to continue to protest the Imperial Family?
Artık hayatın başa çıkman gereken bir sürü zorlukla dolacaktır.From now on, your life is going to be jam-packed with things that will be hard for you to handle.
Sakın dışarı çıkma.Hey, don't come out.
Hangi yetkili benim ülkeden çıkmama engel olabilir?By whose authority do you think could forbid me from leaving the country?
Bir daha ortaya çıkmamalıyım biliyorum.I know I shouldn't come here. I know I shouldn't show up again.
Vücuda bakteri girdiği zaman durum farklı, bu yabancı bir nesne - çıkmasını istiyoruz.It's different when a bacteria comes into the body -- that's a foreign object -- we want that out.
Yani testin pozitif çıkması için ilk olasılık değerim %20 iken,So, my first test has a 20% chance of coming in positive.
"Yanlış anlamayın ama, Uruguay bugüne kadar haberlere çıkmazdı, hem de hiç! ""Please don't take me wrong, but Uruguay is never on the news. Ever!"
Bu grafiklere bir sure baktım ve desenler, hikayeler oradan çıkmaya başladı!I stared at those graphics for a while and then patterns or stories started to come up from there!
Bu nedenle, geleneksel yöntemlerin dışına çıkmaya çalışalım!So let's challenge to turn over traditional ways!
Sanırım dişleri çıkmaya başlamış.I guess he's growing teeth.
Diğer türlü, denklem doğru çıkmayacaktır.Otherwise the equality won't still hold true.
Çıkmadı." "Ben mi?I lost." "Me?
Beyin ani hareketle başa çıkmak için çok hassas.The brain is too fragile to handle the sudden movement.
Şimdiye kadar hiç kürsüye çıkmamıştım!I've never been up on stage!
Bu yarına çıkmak zorunda.This has got to go tomorrow.
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.Where there is this much legal smoke, there is likely to be some fire.
Şimdi, hepinizin rapamycin alarak dışarı çıkmanızı istemiyorum.Now I don't want you all to go out taking rapamycin.
Bizlerse yetişkin insanlarız ve toplumumuza neler olduğuyla başa çıkmaya çalışıyoruz.We are big people, and we're trying to deal with what's happening in our society.
Bütün bunları mamutlar daha ortaya çıkmadan bilmek istiyorsunuz.You want to know all that before the mastodons actually show up.
Ve asla TV " ye çıkmamaya karar vermiştim, çünkü ünlü biri olmak istemiyordum.And I decided that I was never going to go on TV, because I didn't want to be a celebrity.
Kendinin bireysellikten çıkması. Kişisel sorumluluğun dağılması.Diffusion of personal responsibility.
Bunun sebebi de içe devasa yıldızların içe çökmeleri ile ortaya çıkmaları.And that is because they are formed from collapsing massive stars.
"Unut bunu, buradan bir şey çıkmaz.He had one look at the soil and said, "Forget it. No way.
Buradan çıkmak gerçekten zor.So it's hard to just emerge into it.
Evden dışarı çıkmak için iyi bir neden.That's a reason to go out of home.
Rakkamların böyle çıkması sevindirici.And so it's nice that the numbers work out that way.
"Ornitorenk Polis Ekibi: Vıraklayan Kurbağa" adlı çocuk kitabımın çıkmasını bekliyorum.I'm expecting the release of a chapter book called "Platypus Police Squad:
Ve birden bire ikinci benliklerimize sahip çıkmaya başlamamız gerekiyor.And suddenly we have to start to maintain our second self.
6. ayda çocuğunuz sürekli kirli çamaşır çıkması.It's just a problem to keep on washing the clothes.
Bu çocuklar için önemli ve başa çıkmalarını sağlıyor.Well, that matters to kids, and it helps get them through.
Doğa; doğal olarak, karbondioksitin, milyonda 280 partüküle çıkmasına izin vermiş görünüyor.Nature naturally has allowed carbon dioxide to go up to 280 parts per million.
Ama, 1954'e doğru hızlı sarım yaparsanız bu iş bir çıkmazda biter.But you fast-forward to 1954, this ends up in a stalemate.
Yeni Sony Walkman'de The Police'i özgürce bangır bangır dinleyerek dağlara çıkmak mümkündü.So you could drive up into the mountains freely blasting The Police on the new Sony Walkman.
Yani stüdyodan dışarı çıkmak.This is, you know, related to it: getting out of the studio.
Sınavda çıkması muhtemel olan soruları çıkarttım.I came up with potential exam questions.
Bunun böyle yukarı çıkmasından dolayı özür dilerim.I apologize for this thing acting up like.
Ek olarak, ordu, Batı Kızılderilileri'nin rezervasyonlardan çıkmasını yasaklayan emirler yayınladı.In addition, the military issued orders forbidding western Indians from leaving reservations.
Ava çıkmamı mı istiyorsunuz?You want me to go hunting?
ama daha önce düşündüğüm gibi çok eğlenceli ve neşeli bir şey çıkmadıBut it didn't turn out to be so fun and entertaining, as I thought it would have been.
Bana göre, Neil Selinger üçüncü perdede merdiveni çıkmanın simgesi.Neil Selinger, to me, is the embodiment of mounting the staircase in his third act.
Artık başa çıkmam gereken başka konular da vardı.And I faced a whole new set of challenges.
Kendi dışına çıkman gerekiyor mu bu Hakikati keşfetmek için?Do you have to step outside of yourself to discover this Truth?
Ve Japonya buraya çıkmaya çalışıyor.And Japan is trying to move up there.
Birden, 40'lı yılların ortasında, bir uğultu ortaya çıkmaya başladı.Suddenly, in the mid-40s, there started to be a buzz.
Bakın, kitabın ortaya çıkmasındaki neden okuma değil.You see, the book was not driven by reading.
Halbuki, Nijerya'da yaşıyor olmama rağmen, hiç Nijerya'dan dışarı çıkmamıştım.Now, this despite the fact that I lived in Nigeria. I had never been outside Nigeria.
Problemlerimle kendim başa çıkmalıyım.I have to take care of my own problems.
Farkındalık duygusuna sahip olmak aslında sadece içinizdeki üç yaşındaki çocuğa sahip çıkmaktır.Having a sense of awareness is just about embracing your inner three year-old.
Bunlar 1960larda L.A. Rams'de oynayan karşılarına çıkmak istemeyeceğiniz dört oyuncuydu.These were four guys on the L.A. Rams in the 1960s you did not want to go up against.
Çizelgenizden dışarı çıkmaya başlıyorlar.They begin to fall off the end of your chart.
Donmuş topraklardan metan da açığa çıkmaya başladı.Methane is also beginning to escape from the permafrost.
Diyelim ki analizlerim doğru çıktı, işin açığını isterseniz genelde çıkmaz. .Let's say my analysis ends up being correct, often times it won't.
Öne çıkmayan bir zaman dilimi varki bu ,And there's actually a rump session of the National
Ağustos'daki öne çıkmayan dönemde hükümet cumhuriyet kararı aldı.And so in August at that rump session, the assembly declares a republic.
Valmy Çıkmazı oldu.You had the Stalemate at Valmy.
Valmy Çıkmazı.Stalemate at Valmy