çıkma ile cümle
çıkma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onunla nasıl başa çıkmayı planlıyorsun?How do you plan to deal with that?
Buradan çıkmanın bir yolunu bulmam lazım.I need to find a way to get out of here.
Karanlıkta yalnız başına yukarı çıkmak istemiyorum.I don't want to go upstairs alone in the dark.
Böyle bir günde dışarı çıkmam gerektiğini düşünmüyorum.I don't think I should go out on a day like this.
Bu gece dışarı çıkmazsan daha iyi olacağını düşünüyorum.I think it'd be better if you didn't go out tonight.
Seninle balığa çıkmak istiyorum.I'd love to go fishing with you.
Geceleri kendi başınıza dışarı çıkmanın güvenli olduğunu sanmıyorum.I don't think it's safe to go out at night by yourself.
Tom çıkmaza düşmüş.Tom is stranded.
Tom'un babası ona sahip çıkmadı.Tom's father has disowned him.
Dışarı çıkmayı seviyorum.I love going out.
Fadıl, Mısırlı Müslüman bir kızla çıkmaya başladı.Fadil started dating a Muslim girl from Egypt.
Sana dışarı çıkmanı söyledim.I told you to get out.
Bu sabah çok tembeldim ve dışarı çıkmadım.This morning, I was very lazy and didn't go out.
Dün evde kaldım, çünkü dışarı çıkmak için kesinlikle hiç isteğim yoktu.Yesterday I stayed home, since I had absolutely no desire to go out.
Kız kardeşiyle çıkmadığım için Tom bana kızgındı.Tom was mad at me because I wouldn't go out with his sister.
Kafesin kilidini açtım ve tavşanların dışarı çıkmasına izin verdim.I unlocked the cage and let the rabbits out.
Tom'un babası onun geceleyin dışarı çıkmasına izin vermez.Tom's father doesn't allow him to go out at night.
Evimden çıkmanızı istiyorum.I'd like you to get out of my house.
Tom geceleri kendi başına dışarı çıkmak için çok genç.Tom is too young to go out by himself at night.
Karanlıktan sonra neredeyse hiç dışarı çıkmam.I almost never go out after dark.
Tom nihayet Mary'ye çıkma teklif edecek cesareti buldu.Tom finally got the courage to ask Mary out.
Sami hava karanlıktan sonra neredeyse hiç dışarı çıkmaz.Sami almost never goes out after dark.
Kendimi korkunç bir çıkmazda buldum.I found myself in a terrible fix.
Tom yine Mary ile çıkmaya başladı.Tom has started dating Mary again.
Bir kez içeri girersen, bir daha asla tekrar çıkmazsın.Once you go in, you'll never come out again.
Tom seninle başa çıkmanın çok zor olduğunu söyledi.Tom told me that you're very difficult to deal with.
Bu hafta sonu benimle çıkmak ister misin?Would you like to go out with me this weekend?
Belki Tom'la çıkmalısın.Maybe you should go on a date with Tom.
Tom karanlıktan sonra neredeyse hiç dışarı çıkmaz.Tom almost never goes out after dark.
Tom o gece evden çıkmadı.Tom never left the house that night.
Bence Tom'la çıkmalısın.I think you should go out with Tom.
Stresle başa çıkmakta sorun yaşıyorum.I have trouble coping with stress.
Ben hiç Kanadalı bir kızla çıkmadım.I've never dated a Canadian girl.
Merdivenlerden yukarı çıkmakta güçlük çekiyorum.I have trouble walking up stairs.
Tom Mary'nin arabasından çıkmasını izledi.Tom watched Mary get out of her car.
Evden hiç çıkmadım.I never left the house.
Binadan hiç çıkmadım.I never left the building.
Polis Tom'dan elleri yukarıda evden çıkmasını söyledi.The police told Tom to come out of the house with his hands up.
Tom ona çıkma teklif etmek için Mary'yi aradı.Tom called Mary to ask her out.
Biz asla gece dışarı çıkmayız.We never go out at night.
Ben asla geceleri dışarı çıkmam.I never go out at night.
Başa çıkmak kolay mı?Is it easy to deal with?
Ona çıkma teklif ettiğimde Mary beni reddetti.Mary turned me down when I asked her on a date.
Tom bir yolculuğa çıkmaya hazırlanıyor.Tom is getting ready to leave on a trip.
Duvarın üstüne çıkma.Don't climb on the wall.
Tom ve Mary'nin çıkmak için çok genç olduklarını mı düşünüyorsunuz?Do you think Tom and Mary are too young to date?
Leyla ve Sami çıkmaya başladılar.Layla and Sami started dating.
Leyla, Sami adında Mısırlı bir göçmen arkadaşla çıkmaya başladı.Layla started dating a fellow Egyptian immigrant called Sami.
Her gün yürüyüşe çıkmanız gerekir.You need to go for a walk every day.
Tom ve Mary çıkmaya başladılar.Tom and Mary have started dating.
Sorunlar ortaya çıkmaya başladı.Problems started to bubble up.
Yürüyüşe çıkmak için mükemmel bir gün.It's a perfect day for a hike.
Yürüyüşe çıkmak istemiyor musun?Don't you want to take a walk?
Leyla yıllarca çıkmaktan kaçındı.Layla avoided dating for many years.
Pazartesi günleri genellikle alışverişe çıkmam.I don't usually go shopping on Mondays.
Tom hapisten çıkmak istiyordu.Tom wanted to get out of prison.
Bu leke asla çıkmayacak.This stain will never go out.
Tom'la tekrar çıkmayacak mısın?Aren't you going to go out with Tom again?
Bu kasabadan dışarı çıkmak zorundayım.I've got to get out of this town.
Sami kasabadan çıkmak için para istedi.Sami asked for money to get out of town.