çıkma ile cümle
çıkma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar ortaya çıkmadılar.They didn't show up.
Leyla bu kabustan çıkmanın tek bir yolunu gördü.Layla saw only one way out of this nightmare.
Sami o gece evinden hiç çıkmadı.Sami never left his home that night.
Sami o gün yola çıkmayı planlıyordu.Sami planned to leave that day.
Biraz dışarıya çıkmamın bir mahzuru var mı?Would you mind if I went out for a bit?
Bir süre dışarı çıkmamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I went out for a while?
Tom dışarı çıkmak ve diğer çocuklarla oynamak istedi.Tom wanted to go outside and play with the other children.
Tom dışarı çıkmaya korkmuştu.Tom was scared to go outside.
Tom bütün hafta evden çıkmadı.Tom hasn't left the house all week.
Tom, karanlıktan sonra neredeyse hiç dışarıya çıkmaz.Tom hardly ever goes out after dark.
Sami yine çıkmaya başladı.Sami started dating again.
Tom Mary'ye hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to go out after dark by herself.
O yurtdışına çıkmaktan korkuyor.She's afraid of going abroad.
Tom ejderhanın karşısına çıkmadan ateşe dayanıklı zırh giymeyi unuttu.Tom forgot to equip fire-resistant armour before going up against the dragon.
Tom henüz sahneye çıkmadı.Tom hasn't yet made an appearance.
Tom'un çıkmaza düştüğünü biliyorum.I know that Tom is stranded.
Tom herhangi bir yardım olmadan arabadan çıkmayı başardı.Tom managed to get out of the car without any help.
Tom’un yolundan çıkmalıyız.We should get out of Tom's way.
Tom ile yürüyüşe çıkmak istedim.I wanted to go hiking with Tom.
Tom, Mary'nin hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmamasını istediğini söyledi.Tom said he wished Mary wouldn't go out after dark by herself.
Çok erken çıkmamalıydım.I shouldn't have left so early.
Hapisten çıkmak istiyorum.I want to get out of prison.
Tom ve ben çıkmaya başladık.Tom and I have started dating.
Tom asla biriyle çıkmadı.Tom has never been on a date.
Tom Mary'ye çıkma teklif etti ve o evet dedi.Tom asked Mary out and she said yes.
Tom'un daha fazla dışarı çıkması gerekiyor.Tom needs to get out more.
Tom Mary'nin tekneden çıkmasına yardım etti.Tom helped Mary out of the boat.
Üst kata çıkmadım.I didn't go upstairs.
Tom asla erken çıkmamalıydı.Tom never should've left early.
Bu gece Tom'un ortaya çıkıp çıkmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom will show up tonight.
Tom’un bugün erken çıkmasına izin verdim.I allowed Tom to leave early today.
Tom'a arabamdan çıkmasını söyledim.I told Tom to get out of my car.
Tom tek başına yürüyüşe çıkmazdı.Tom wouldn't go hiking by himself.
Tom bugün erken çıkmamalı.Tom shouldn't leave early today.
Tom dışarı çıkmamamızı söyledi bize.Tom told us not to go outside.
Tom'un erken çıkmasına izin verdim.I let Tom leave early.
Tom'un çıkmasına izin verdim.I let Tom leave.
Mary ile çıkmamı öneren Tom'dur.Tom is the one who suggested that I go out with Mary.
Tom dışarı çıkmak istemedi.Tom didn't want to go out.
Tom Mary'nin onunla çıkıp çıkmayacağını merak etti.Tom wondered if Mary would go out with him.
Tom dışarıya çıkmak istiyor.Tom wants to go outside.
Sokağa çıkma yasağı, sabah 6.00'ya kadar geçerlidir.The curfew is in effect until 6:00 in the morning.
O dışarı çıkmak üzere.She is about to go out.
Mary onunla çıkmadan önceTom'un erkek kardeşiyle çıktıMary dated Tom's brother before she dated him.
Tom ve Mary birbirleriyle çıkmaya başladılar.Tom and Mary have started dating each other.
Lütfen Tom'un odasından çıkmadığından emin olun.Please make sure Tom doesn't leave his room.
Tom asla hapishaneden çıkmayacak.Tom is never going to get out of prison.
Tom lisede Mary ile çıkmaya başladı.Tom started dating Mary in high school.
Tom'la bir daha asla alışverişe çıkmayacağım.I'll never go shopping with Tom again.
Tom'un odasından çıkmadığından emin olun.Make sure Tom doesn't leave his room.
Tom odasından dışarı çıkmazdı.Tom wouldn't come out of his room.
Tom geçen sene Mary ile çıkmaya başladı.Tom started dating Mary last year.
Tom Boston'dan çıkmak istedi.Tom wanted to get out of Boston.
Kar benim dışarı çıkmamı engelledi.The snow kept me from going out.
Tom oradan çıkmalı.Tom needs to get out of there.
Tom tekrar çıkmaya başladı.Tom has started dating again.
Tom oradan çıkmak zorunda.Tom has to get out of there.
Sami yanına Kuran almadan asla yolculuğa çıkmaz.Sami never travels without a copy of the Quran.
Tom'un henüz ortaya çıkıp çıkmadığını merak ediyorum.I wonder whether Tom has shown up yet or not.
Sanırım mümkün olan en kısa sürede buradan çıkmalıyız.I think we should get out of here as soon as possible.