çıkma ile cümle

çıkma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bana odasından çıkmamı söyledi.Tom told me to get out of his room.
Hiç kimse o balkona çıkmadı.No one went out on that balcony.
Tom yiyecek bir şey almak için dışarı çıkmak istiyor.Tom wants to go out to get something to eat.
Yağmura rağmen biz dışarı çıkmak için karar veriyoruz.Despite the rain, we're deciding to go out.
Tom hapisten çıkmak istiyor.Tom wants to get out of prison.
Biz oradan çıkmak istedik.We wanted to get out of there.
Buradan hızla çıkmak zorundayız.We have to get out of here fast.
Tom yürüyüşe çıkmayı sever.Tom likes taking walks.
Ben bir yürüyüşe çıkmak istiyorum.I'd like to go for a walk.
Dışarı çıkmaya hazırlanıyorum.I'm getting ready to go out.
Tom'la çıkmak istiyorum.I want to go out with Tom.
Önde iken çıkmalısın.You should quit while you're ahead.
Ben önde iken çıkmalıydım.I should've quit while I was ahead.
Başa çıkmamız gereken sorunlarımız var.We have problems that we need to deal with.
En kısa sürede buradan çıkmak istiyoruz.We want to get out of here as soon as we can.
Birbirimize daha sık çıkmamız gerekiyor.We need to go out with each other more often.
Uzun süredir sana çıkma teklif etmeyi istiyorum.I've been wanting to ask you out for a long time.
Ben asla ünlü olmak için yola çıkmadım.I never set out to be famous.
Tom odasından çıkmadı.Tom didn't come out of his room.
Tom kızının hafta sonlarında dışarı çıkmasına bile izin vermiyor.Tom doesn't even let his daughter go out on weekends.
Tom ve Mary birlikte dışarı çıkmaya karar verdiler.Tom and Mary decided to go out together.
Tom ve Mary birlikte dışarı çıkmaya karar verdi.Tom and Mary decided to go out together.
Dışarı çıkmadan önce tabağınızı bitirin.Finish off your plate before going out.
Tom gece dışarı çıkmaktan korkuyor.Tom is afraid to go out at night.
İtalyanca konuşmada pek iyi değilim, ama bunun açığa çıkmasını istemiyorum.I'm not very good at speaking Italian but I don't want it to get out into the open.
Sen ve ben bir yürüyüşe çıkmaya ne dersin?How about you and I go for a walk?
Tom hapisten çıkmak için sabırsızlanıyordu.Tom couldn't wait to get out of jail.
Tom başka bir kızla çıkmaya başladı.Tom has started dating another girl.
Bir ara dışarı çıkmalısın.You should get out sometime.
Tom, Mary'ye bir gezintiye çıkmayı söyledi.Tom told Mary to take a hike.
Tom sahneye çıkmayı hiç bırakmadı.Tom never stopped performing.
Onunla başa çıkmak zordur.It's difficult to deal with.
Tavan arasından dışarı çıkma.Don't come out of the attic.
Dışarı çıkmaktan rahatsız olmadık.We didn't bother going out.
Dışarı çıkmaya zahmet etmedik.We didn't bother going out.
Tom, Mary'nin dışarı çıkmasını istedi.Tom wanted Mary to move out.
Tom yukarı bile çıkmadı.Tom didn't even go upstairs.
Bu bir tür çıkmazdır.It's kind of a dead end.
Umarım Tom çıkmaz.I certainly hope Tom doesn't leave.
Dışarı çıkmak istemedim.I didn't want to go outside.
Mary ile çıkmak isteyen birçok oğlan vardı.There were many boys who were interested in dating Mary.
Bugün olduğu gibi soğuk bir günde dışarı çıkmayı gerçekten planlamıyorsun, değil mi?You don't really plan to go outside on a cold day like today, do you?
Babam senin gibi biriyle çıkmama asla izin vermezdi.My father would never allow me to go out with someone like you.
Tom, Mary'yi onunla çıkmaya ikna etmekte zorlanıyor gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to be having any trouble convincing Mary to go out with him.
Uzun süredir sana çıkma teklif etmek istiyordum.I've wanted to ask you out for a long time.
Dışarı çıkmadan önce saçınızın kuru olduğundan emin olun.Make sure your hair is dry before you go outside.
Alışveriş merkezimden çıkmanı istiyorumI want you out of my shopping mall.
Onun yukarı çıkmadığından emin olun.Make sure he doesn't go upstairs.
Tom'un yukarı çıkmadığından emin olun.Make sure Tom doesn't go upstairs.
Fadıl şehir dışına çıkmak için para istedi.Fadil asked for money to get out of town.
Fadıl hala babasının bir yıl önceki intiharı ile başa çıkmaya çalışıyordu.Fadil was still trying to cope with his father's suicide a year earlier.
Fadıl, Dania ile çıkmaya başladı.Fadil started dating Dania.
Tom onlar lisedeyken Mary ile çıkmaya başladı.Tom started dating Mary when they were in high school.
Ben mahkeme huzuruna çıkmadım.I jumped bail.
Tom bana gece yalnız dışarı çıkmamam gerektiğini söyledi.Tom told me that I shouldn't go out at night alone.
Bu hassas durumla nasıl başa çıkmamız gerekir?How should we handle this delicate situation?
O problemle nasıl başa çıkmayı planlıyorsunuz?How do you plan to deal with that problem?
Geceleyin dışarı çıkmanın güvenli olduğunu sanmıyorum.I don't think it's safe to go out at night.
O konuyla nasıl başa çıkmayı planlıyorsun?How do you plan to deal with that matter?
Buradan mümkün olduğunca çabuk çıkmak istiyorum.I want to get out of here as fast as possible.

İlgili Sayfalar