çıkma ile cümle
çıkma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bununla nasıl başa çıkmalıyım?How should I handle it?
Tom yola çıkmadan önce hava tahminini kontrol etti.Dan checked the weather forecast before taking off.
Tom Mary ile yürüyüşe çıkmaktan keyif alırdı.Tom enjoyed going for walks with Mary.
Asla reddedemeyeceğin iki şey vardır, seks ve televizyona çıkmak.There are two things you never turn down: sex and appearing on television.
Örneğin, Mary ile çıkmayı düşünebilir misin?Can you imagine dating Mary, for example?
Tom onunla başa çıkmak zorunda kalacak.Tom will have to handle that.
Bununla kendim başa çıkmaya çalışıyorum.I've been trying to handle this myself.
Yürüyüşe çıplak çıkma!Don't go for a walk naked!
Üç gündür odamdan çıkmadım.I haven't left my room in three days.
Oradan çıkmak istedim.I wanted out of there.
Sadece bir deliğe girmek ve asla çıkmak istemiyorum.I just want to crawl into a hole and never come out.
Bugün yola çıkmadan önce onu kontrol etmek için döneceğim.I'll be back to check on him before I head out today.
Tom çıkmayı seviyor.Tom loves going out.
Mary çıkmayı seviyor.Mary loves going out.
Bu mantar çıkmayı reddediyor.This cork refuses to come out.
Kızlarla çıkma yorucu.Going out with girls is exhausting.
Tom o onunla çıkmadan önce Mary'nin kızkardeşi ile çıktı.Tom dated Mary's sister before he dated her.
O sabah altıya kadar dışarı çıkmak için çok yaşlı.He's too old to go out until 6 a.m.
Ben bu karmaşadan çıkmak zorundayım.I have to get out of this mess.
Şimdi çıkmak için çok geç.It's too late to get out now.
Dışarı çıkmadan önce gazın kapatıldığından emin olmak için kontrol etmeyi unutma.Remember to check to make sure the gas has been turned off before you go out.
Dışarı çıkmadan önce gazın kapalı olup olmadığımı kontrol etmeyi unutma.Before you go out remember to check the gas is turned off.
Dışarı çıkmadan önce kapıları kapat.Before you go out, close the doors.
Keşke Tom hiç hapisten çıkmasaydı.I wish Tom had never gotten out of prison.
Kış olduğu sürece o dışarı çıkmadı.As long as it was winter, he did not go outdoors.
Daha fazla çıkmam gerekiyor.I need to get out more.
Bu bok çukurundan çıkmam gerekiyor.I need to get out of this hellhole.
Bu cehennem çukurundan çıkmam gerekiyor.I need to get out of this hellhole.
Bu gece dışarı çıkmak istiyor musun?Do you want to go out tonight?
Buradan çıkmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to get out of here.
Ben şehir dışına çıkmak istiyorum.I want to get out of town.
Yola çıkmak istiyorum.I want to hit the road.
Dışarı çıkmak ve arkadaşlarımla beyzbol oynamak istiyordum.I wanted to go out and play baseball with my friends.
Bir süre dışarı çıkmam gerekiyor.I need to go out for a while.
Tom Mary'nin merdivenleri çıkmasına yardım etmeye çalıştı.Tom tried to help Mary up the steps.
Umarım Tom asla hapisten çıkmaz.I hope Tom never gets out of prison.
Çıkmazımı açıkladım.I explained my predicament.
Gerçekten pek dışarıya çıkmam.I don't really go out much.
Buradan çıkmam lazım.I needed to get out there.
Tom Mary'ye gece tek başına dışarı çıkmamasını söyledi.Tom told Mary not to go out at night by herself.
Pasta fırından çıkmaya hazır.The cake is ready to come out of the oven.
Pasta şimdi fırında ve yaklaşık on dakika içinde dışarı çıkmaya hazır olmalı.The cake is in the oven now and it should be ready to come out in about ten minutes.
Tom Mary'yi aradı ve çıkma teklifinde bulundu.Tom called Mary and asked her out.
Canım dışarı çıkmak istemedi.I didn't feel like going out.
Ona çıkma teklif etmekten korktum.I was afraid to ask her out.
Buradan çıkmaya hazırım.I'm ready to get out of here.
Biz çıkmaya başladığımızda Tom'un ünlü olduğunu bilmiyordum.I didn't know Tom was famous when we started dating.
Tom onun mizah duygusunu sevmediği için Mary ile çıkmayı bıraktı.Tom quit going out with Mary because he didn't like her sense of humor.
İnşallah, hiç kimse karşı çıkmayacak.Hopefully, no one will object.
Pazartesi günü yola çıkmaya karar verdim.I've decided to leave on Monday.
Filmin bir başyapıt olduğunun ortaya çıkmasına şaşırdım.To my surprise, the film turned out to be a masterpiece.
Ben akşam yemeği için bazı arkadaşları davet ettim. Umarım karşı çıkmazsın.I invited some friends for dinner. I hope you don't mind.
Benim yola çıkmam gerek.I need to quit.
Tom Mary'nin havuzdan çıkmasına yardım etti.Tom helped Mary get out of the pool.
Hayatımdan çıkmana izin vermekle aptallık ettim.I was a fool to let you go out of my life.
Buradan çıkmanın tek bir yolu vardı.There was only one way out of here.
Oradan elimizden geldiği kadar hızlı çıkmak istedik.We wanted to get out of there as fast as we could.
Yağmur yağmaya başladığı zaman Tom çıkmak üzereydi.Tom was about to go out when it started to rain.
Tom merdiven çıkmaktan nefret eder.Tom hates climbing ladders.
Sen çıkmak istediğini söyledin.You said you wanted to quit.