çıkma ile cümle

çıkma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
2.30'a kadar buradan çıkmak zorundayız.We've got to be out of here by 2:30.
Dan ve Linda çıkmaya başladı.Dan and Linda started to date.
Tom, köpeğin çıkması için arka kapıyı açtı.Tom opened the back door to let the dog out.
Tom'la çıkmayı bıraktığını sanıyordum.I thought you'd stopped dating Tom.
Odana git ve ben söyleyinceye kadar çıkma!Go to your room and don't come out until I say so!
Tom, benim sınıftan çıkmama engel oldu.Tom stopped me from leaving the classroom.
Tom hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmaktan daha iyisini bilir.Tom knows better than to go out alone after dark.
Bugün Tom'un dışarı çıkmasına izin vermeyin.Don't let Tom go outside today.
Tom ve Mary çok yakın zamanlarda birbirleriyle çıkmaya başladılar.Tom and Mary started dating each other quite recently.
Kızımın seninle çıkmasına izin vermeyeceğim.I won't allow my daughter to go out with you.
Beş dakika içinde çıkmak zorundayız.We have to leave in five minutes.
Bu gece dışarı çıkmayın.Don't go out tonight.
Tom'u üç saat bekledim ama o asla ortaya çıkmadı.I waited for Tom for three hours, but he never showed up.
Konfor alanından çıkman gerekiyor.You need to get out of your comfort zone.
İyi bir espri anlayışı zor dönemlerle başa çıkmana yardımcı olacaktır.A good sense of humor will help you deal with hard times.
Ben altıda uyanırım ama yediye kadar yataktan çıkmam.I wake up at six, but I don't get out of bed until seven.
Hava soğuk olduğu için dışarı çıkma.Don't go out because it is cold.
Mary bir akşam yemeği partisinde tanıştığı bir adamla çıkmaya başladı.Mary started to date a man she met at a dinner party.
Hafta sonu için çıkmak istiyorum.I want to get away for the weekend.
Dışarı çıkmak ve içecek bir şey almak ister misin?Do you want to go out and get something to drink?
Bir şey içmek için dışarı çıkmak ister misin?Do you want to go out for a drink?
Paris'e gittim, ama yükseklik korkum olduğu için Eyfel Kulesi'ne çıkmadım.I visited Paris, but I didn't climb the Eiffel tower, since I'm afraid of heights.
Paris'e gittim ama yükseklikten korktuğum için Eyfel Kulesine çıkmadım.I visited Paris, but I didn't climb the Eiffel tower, since I'm afraid of heights.
Biz çıkmaza düşmüştük.We were stranded.
Gel bizim dışarı çıkmamıza yardım et.Come help us out.
Durum ile başa çıkmak için gerçekten zordu.The situation was really difficult to deal with.
Tom kuşu kafesinden dışarı çıkmasına izin verdi.Tom let the bird out of its cage.
Tom çıkmak istedi.Tom wanted to quit.
Arkadaş olduk ve çıkmaya başladık.We became friends and started dating.
Ondan daha yaşlı oğlanlarla çıkmaya başladı.She started dating boys much older than her.
O, kızının geceleyin dışarı çıkmasını istemedi.She didn't want her daughter to go out at night.
Onunla lisede çıkmaya başladı.He started dating her from high school.
O dışarı çıkmak istedi.She wanted to go out.
Senin aniden ortaya çıkman beni şaşırttı.Your sudden appearance surprised me.
Onun arkadaşları onun herkesin önünde dışarı çıkmaktan hoşlanmadığını söyledi.His friends said he didn't like going out in public.
Tom, Mary'nin hayatından çıkmasını istedi.Tom wanted Mary out of his life.
Tom ve Mary ikinci bir balayına çıkmayı planlıyorlardı.Tom and Mary were planning to have a second honeymoon.
Hava kötü ve maaş gününden önceki gün, bu yüzden bugün dışarı çıkmayacağım.The weather is bad and it's the day before payday, so I won't go out today.
Tom'un kız arkadaşı onunla ilişkiyi kesti ve başka bir adamla çıkmaya başladı.Tom's girlfriend broke up with him and started going out with another guy.
Tom hâlâ bir fırsatı varken buradan çıkmak zorunda.Tom has to get out of here while he's still got a chance.
Birinin canı yanmadan önce herkesin buradan çıkması gerek.Everyone should get out of here before someone gets hurt.
Biri seni görmeden önce buradan çıkman gerek.You need to get out of here before someone sees you.
Bu sabah yataktan çıkmam zordu.It was hard for me to get out of bed this morning.
Bu tür havada dışarı çıkmak istemiyorum.I don't want to go out in this kind of weather.
Eğer Tom ortaya çıkmasaydı bana sürpriz olmazdı.It wouldn't surprise me if Tom didn't show up.
Bu sabah yataktan çıkmak zordu.Getting out of bed this morning was hard.
Çocuklara gece geç saatte çıkmalarına izin verme.Don't let the children go out after dark.
Tom'un kesinlikle tatile çıkması gerekiyor.Tom definitely needs to take a vacation.
Hava karardıktan sonra dışarı çıkmamalısın.You shouldn't go out after dark.
Dün gece dışarı çıkmadık.We didn't go out last night.
Tom Mary'nin çıkmasına izin vermedi.Tom wouldn't let Mary quit.
Köpeğin dışarı çıkmasına izin verir misin?Could you let the dog out?
Söyle onlara, ben olmadan çıkmasınlar.Tell them not to leave without me.
Söyleyin onlara, bensiz çıkmasınlar.Tell them not to leave without me.
Ben yokken çıkmasınlar.Tell them not to leave without me.
Tom'un annesi "Oynamak için dışarı çıkmadan önce ev ödevini yapmayı bitir."dedi ona."Finish doing your homework before you go out to play", Tom's mother told him.
Tom çok sık tatile çıkmaz.Tom doesn't take vacations very often.
Böyle bir havada en iyisi evde kalıp dışarı çıkmamak.In this kind of weather it's best if I stay at home and don't go outside.
Bu havada dışarı çıkmayıp evde oturmak en doğrusu.In this kind of weather, it's best to stay home and not go outside.
Yağmur durmazsa dışarı çıkmayacağız.We won't go out if it doesn't stop raining.

İlgili Sayfalar