çıkma ile cümle
çıkma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hava karardıktan sonra Tom'un dışarı çıkmasını istemiyorum.I don't want Tom to go out after dark.
Dışarı çıkmak istiyor musun?Do you want to go out?
Bana çıkma teklif ediyor musun?Are you asking me out?
Hiç benim gibi biriyle çıkmayı düşünür müsün?Would you ever consider going out with someone like me?
Benimle yürüyüşe çıkmak ister misin?Would you like to go for a walk with me?
Türkiye bu yılki Dünya Kupası'nda finale çıkmadı.Turkey did not qualify in this year's World Cup.
Daha fazla çıkmalısın.You should get out more.
Buradan çıkmak ister misin?Do you want to get out of here?
Onunla başa çıkmak zorunda kalacaksın.You'll have to handle it.
Kasabadan çıkmalısın.You should get out of town.
Yataktan çıkmamalısın.You shouldn't be out of bed.
Bizimle çıkmalısın.You should come out with us.
Buradan çıkmalısın.You need to get out of here.
Buradan çıkman gerekiyor.You need to get out of here.
İşten sonra bir içki için dışarıya çıkmak ister misin?Would you like to go out for a drink after work?
Biz asla çıkmadık ama bir kez öpüştük.We never dated, but we kissed once.
Lisedeyken Tom'la çıkmaya başladım.I started dating Tom when I was in high school.
Gerçekten bu yağmurda dışarı çıkmayacağız, değil mi?We're not really going out in this rain, are we?
Oradan çıkmak zorundasın.You have to come out of there.
Asansör yerine merdivenleri çıkmayı seçti.He chose to take the stairs rather than the elevator.
Tom'la çıkmamın sakıncası var mı?Is it OK if I go out with Tom?
Buradan çıkmak zorundasın, Tom.You've got to get out of here, Tom.
Mary'ye hiç çıkma teklif edilmedi.Mary has never been asked out on a date.
Böyle bir günde dışarı çıkmamalısın.You shouldn't go outside on a day like this.
Gece tek başına dışarı çıkmamalısın.You shouldn't go out at night by yourself.
Tom'la çıkmak zorunda değilsin.You don't have to go out with Tom.
Tom neredeyse hiç odasından çıkmaz.Tom hardly ever leaves his room.
Tom'un çıkmak için bir şansı yoktu.Tom didn't have a chance to get out.
Mary'ye çıkma teklif ettin mi?Did you ask Mary out?
Tom hiç dışarı çıkmadı.Tom never went out.
Tom çok açık havaya çıkmaz.Tom doesn't get outdoors much.
Mary ile çıkmamı istemediğini mi söylemeye çalışıyorsun?Are you trying to say that you don't want me to go out with Mary?
Tom hava karardıktan sonra dışarı çıkmaya korkuyor, değil mi?Tom is afraid to go out after dark, isn't he?
Buradan mümkün olduğu kadar çabuk çıkmalıyız.We should get out of here as fast as we can.
Hâlâ bir şansın varken buradan çıkmalısın.You've got to get out of here while you've still got a chance.
Tom hava karardıktan sonra dışarı çıkmaya korkuyor.Tom is afraid to go out after dark.
Tom ilk çıkmamızda beni buraya getirdi.Tom brought me here on our first date.
Tom'un buradan çıkmaya ihtiyacı var.Tom needs to get out of here.
Buradan çıkmanın başka bir yolu yok mu?Isn't there another way out of here?
Buradan çıkmanın tek bir yolu var gibi görünüyor.There seems to be only one way out of here.
Tom dışarı çıkmak için hazırlanıyor.Tom is getting ready to go out.
Tom asla hapisten çıkmayacak.Tom will never get out of prison.
Tom bu yıl tatile çıkmayacak.Tom isn't going to take a vacation this year.
Soğuk algınlığına yakalanmak istemiyordum, bu yüzden sokağa çıkmadım.I didn't want to catch a cold, so I didn't go out onto the street .
Tom neredeyse gece geç saatlerde hiç dışarıya çıkmaz.Tom hardly ever goes out late at night.
Tom hiç Mary gibi biriyle çıkmadı.Tom never would've dated someone like Mary.
Tom asla komadan çıkmadı.Tom never came out of his coma.
Tom hava karardıktan sonra dışarı çıkmamaya söz verdi.Tom promised not to go out after dark alone.
Tom şu anda zar zor iş yükü ile başa çıkmaya çalışıyor.Tom's barely coping with his workload at the moment.
Medyaya çıkmadan önce, hamile olduğumu bütün hayranlarıma duyurmak istiyorum.Before it gets out in the media, I'd like to announce to all my fans that I'm pregnant.
Tom evinden çıkmaya korkuyor.Tom is afraid to leave his house.
Kapak çıkmak istemiyor.The lid doesn't want to come off.
Şimdiye kadar Mary'ye çıkma teklif eden tek erkek Tom'dur.Tom is the only boy who's ever asked Mary out.
Tom az önce bana çıkma teklif etti.Tom has just asked me out.
Pekala, Tom, buradan çıkmak istiyor musun?So, Tom, do you want to get out of here?
Merdiven çıkmak daha sağlıklıdır.It is healthier to climb the stairs.
Merdivenden çıkmak sağlığınız için daha iyidir.Taking the stairs is better for your health.
Buradan çıkmanın hiçbir yolu yok.There's no way out of here.
Buradan çıkmak için tek yol içeri girdiğimiz aynı yoldur.The only way out of here is the same way we came in.
Ona çıkma teklif etsem Mary'nin benimle çıkacağını düşünüyor musun?Do you think Mary would go out with me if I asked her on a date?