çıkma ile cümle

çıkma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Mary Tom'la ilişkiyi bitirir bitirmez John ona çıkma teklif etti.No sooner had Mary broken up with Tom than John asked her out.
Tom kadar yaşlı bir adamla çıkmak için biraz çok genç değil misin?Aren't you a little too young to be dating a guy as old as Tom?
En kısa sürede buradan çıkmak istiyorum.I want to get out here as soon as possible.
Diğer kadınlarla çıkmak istiyorum.I want to date other women.
Hiç sorun çıkmayacağından emin olmak istiyorum.I want to be sure that there will be no problems.
Bir süre dışarı çıkmak zorundayım.I've got to go out for a while.
Buradan çıkman gerektiğini düşünüyorum.I think you should get out of here.
Sanırım buradan çıkmanın bir yolunu biliyorum.I think I know a way out of here.
Haydi, Tom, oradan çıkmalısın.Come on, Tom, you've got to get out of there.
Bu fırtınada dışarı çıkmamız gerektiğini sanmıyorum.I don't think we should go outside in this storm.
Tom'la tekrar asla çıkmayacağım.I'll never go out with Tom again.
Tom kızı ile çıkmama izin vermedi.Tom wouldn't let me date his daughter.
Bununla çıkmana izin vermeyeceğim.I'm not going to let you get away with this.
Tom'un Mary ile çıkma fikrini sevmiyorum.I don't like the idea of Tom going out with Mary.
Bununla nasıl başa çıkmayı planlıyorsun?How do you plan to handle this?
Ben hapishaneden çıkmadan üç hafta önce Tom öldü.Tom died three weeks before I got out of prison.
Tom'un canı arkadaşlarla içmek için gerçekten dışarı çıkmak istemiyor.Tom didn't really feel like going out drinking with the guys.
Dışarı çıkmadan ceketini giy yoksa üşütürsün.Put your coat on before you go out or you'll catch cold.
Asla cep telefonum olmadan tatile çıkmam.I never go on vacation without my cellphone.
Bu yol bir çıkmaz sokak.This road is a dead end.
Tom'a yürüyüşe çıkmasını söyle.Tell Tom to take a hike.
En kısa sürede yola çıkmak istiyorum.I'd like to get under way as soon as possible.
Bir süre şehir dışına çıkmanı istiyorum.I want you to get out of town for a while.
Tom'un buradan çıkmasını istiyorum.I want Tom out of here.
Sabaha kadar dairemizden çıkmanızı istiyoruz.I want you out of our apartment by morning.
Biz devriyeye çıkmak üzereyiz.We're about to go out on patrol.
Ben Tom'la çıkmanı istemiyorum.I'm not asking you to go on a date with Tom.
Dışarıya çıkma.Don't go out into the open.
Tom tekrar ortaya çıkmadı.Tom never turned up again.
Bunun daha erken ortaya çıkmadığına şaşırdım.I'm surprised this didn't come up sooner.
Tom karşı çıkmaya kararlıdır.Tom is determined to resist.
Tom konuşmaya çalıştı ama hiçbir sözcük çıkmadı.Tom tried to speak, but no words came out.
Kız kardeşine benimle çıkmasını söyledin mi?Did you tell your sister to ask me out?
Tom asla tek başına kanosuyla dışarı çıkmaz.Tom never goes out in his canoe alone.
Tom Mary'yi gece tek başına dışarı çıkmaması için uyardı.Tom warned Mary not to go out at night alone.
Tom sadece evden çıkmak istedi.Tom just wanted to get out of the house.
Tom hava karardıktan sonra kendi başına dışarı çıkmaması gerektiğini bilir.Tom knows better than to go out after dark by himself.
Tom hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmasının aptalca olduğunu biliyordu.Tom knew it was foolish to go out by himself after dark.
Hapishanenin dışında kalmak hapishaneden çıkmaktan daha kolaydır.It's easier to stay out of jail than to get out of jail.
Sokağa çıkma yasağı akşam 7.00'de başlar.The curfew begins at 7:00 p.m.
Tom Mary'nin asla onunla çıkmayacağını biliyordu.Tom knew Mary never would go out with him.
Sanırım bu fırtınada dışarı çıkmasak iyi olur.I think we'd better not go out in this storm.
Daha önce çıkmalıydın.You should've quit earlier.
Tom kızıyla çıkmama hiç karşı çıkmadı.Tom never objected to me dating his daughter.
Tom'un kızımla çıkmasına izin vermeyeceğim.I'm not going to let Tom date my daughter.
Tom geceleri asla dışarı çıkmaz.Tom never goes out at night.
Dışarı çıkmak zorundayım.I've got to go out.
Tom kafesi açtı ve maymunun çıkmasına izin verdi.Tom opened the cage and let the monkey out.
Şimdi canım dışarı çıkmak istemiyor.I don't feel like going out now.
Tom aslında Mary ile hiç çıkmadı.Tom didn't actually ever go on a date with Mary.
Yiyecek bir şey almak için dışarı çıkmak istemez misin?Wouldn't you like to go out and get something to eat?
Canım dışarı çıkmak istiyor.I feel like going outside.
Cinayet şüphelisinin olaylarının versiyonları soruşturma memurlarına göre doğru çıkmadı.The murder suspect's version of events did not ring true to investigating officers.
Acele et! Tren yola çıkmak üzere.Hurry up! The train is about to leave.
Bana kaç tane çiçek verirsen ver seninle çıkmayacağım.No matter how many flowers you give me, I won't go out with you.
Tom sana henüz çıkma teklif etti mi?Has Tom asked you out yet?
Sonuçlar henüz çıkmadı.The results aren't out yet.
Bugün dışarı çıkmak için çok soğuk.It's too cold to go outside today.
Bir ara benimle dışarı çıkmak ister misin?Would you like to go out with me sometime?
Neden çıkmak istiyorsun?Why do you want to quit?

İlgili Sayfalar