çıkmış ile cümle

çıkmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Louis Haçlı seferine çıkmıştı.Tom Cruise Forever.
İlk Millî Maçına 30 Mayıs 2012'de İsviçre karşısında çıkmıştır.Their first official match was held on 30 May 1993 against Swaziland.
Daha da önemlisi bu çanak çömleğin birdenbire gelişkin bir biçimde ortaya çıkmış olmasıdır.This is particularly important now because floods seem to be occurring more frequently.
Su Kaplumbağaları ve Timsahlar da bu devirde ortaya çıkmıştır.Tortoise shell and wood were also purchased by these traders.
2 sezonda toplam 91 maça çıkmış ve 17 gol kaydetmiştir.That season All Boys played 24 matches and scored 91 goals.
En azından Psycho düşüşten sağ çıkmış, zırhlı nano giysisi olmayan denizci ise ölmüştür.Although Psycho survives the fall, the Marine, who was not wearing an armored nanosuit, does not.
Böylece dilleri inceleyen, karşılaştırmalı dilbilgisi ortaya çıkmıştır.Then measure the angle between them by counting grid lines along that meridian.
Tzuke, uzun yıllar annesi ile birlikte turnelere çıkmış ve ona geri vokallik yapmıştır.Tzuke has toured with and performed backing vocals for her mother for many years.
Bu albüm grubun 1989 beri çıkardığı ilk yeni albümdür, uzun bir aradan sonra çıkmıştır.It is the first full-length studio album released by the band since 1989's The Warmer Side of Cool.
Savaşın uzaması nedeniyle, Sauron 3441 yılında savaş alanına çıkmıştır.In the year 3441 of the Second Age, Sauron came out personally to do battle.
Hoysala hükümdarları Batı Ghat sıradağlarının yüksek bir bölgesi olan Malnad'dan çıkmıştır.The Hoysala rulers were originally from Malenadu, an elevated region in the Western Ghats.
Şubat 2015'te Seth Rollins'e ait bir takım müstehcen fotoğraflar ortaya çıkmıştır.This is the list of episodes for Late Night with Seth Meyers in 2015.
Finalde Türkiye'den sonra ve İsveç'ten önce 23. sırada sahneye çıkmıştır.In the final, Turkey was drawn to perform 18th, after Sweden and preceding Spain.
İlçede aşınma sonucu ortaya çıkmış platolar oldukça geniş bir yer tutmaktadır.And the demo that is out there in bootleg form is pretty good.
Rusya Finalde Macaristan'dan sonra ve Danimarka'dan önce 20. sırada sahneye çıkmıştır.Russia performed 20th at the 1997 Contest, following Hungary and preceding Denmark.
31 Aralık 2015 tarihinde binanın 20. katında yangın çıkmıştır.Around 21:00 GST on 31 December 2015, a fire broke out on the 20th floor of the building.
Dergi, Ağustos-Eylül 1919'da çıkmıştır.The story opens in August/September 1914.
Galatasaray bu turnuvanın çeşitli turlarında toplam 131 maça çıkmıştır.Yankovic performed over 130 shows during the tour.
Karşılıklı bu iletişim sonucunda önemli bir şey çıkmıştı ortaya.Something of importance had transpired in the exchange.
Hiç üst üste çıkmış kuş gördünüz mü?Have you ever seen tandem birds? (Laughter)
Artık durum dayanılır olmaktan çıkmıştı.And it got to be almost impossible.
Bu, ortaya çıkmış ilginç bir ikon -- bunları hatırlarsınız: radyoaktif serpinti sığınakları.And this is an interesting icon that happened -- you remember these: fallout shelters.
Belki başka biri çıkmış olacak.And then maybe some other guy will have left.
Kredi kartlarımın borç bakiyesi 100,000 $'a çıkmış durumda.I have $100,000 of credit card loans.
Zeppelin 1968'de Spirit'le turneye çıkmıştı, Stairway'in yayınlanmasından sadece 3 sene önce.Zeppelin toured with Spirit in 1968, three years before "Stairway" was released.
Adam koltuğunu ve yukarı tempolu ortaya çıkmıştır ve kontrol edilemeyen aşağı oda ajitasyon.The man sprang from his chair and paced up and down the room in uncontrollable agitation.
Herkes çatıya çıkmıştı, hemen ben de çıktım.And then everyone was up on the roof, so I ran up there.
Yani onlar gözlemlenebilir evrenimizin dışından bir yerden yola çıkmıştır.It just took 13.7 billion years to reach us.
Mutfaktaki herşeh hurdaya çıkmıştı.Everything in the kitchen was salvaged.
Kendimi biraz sudan çıkmış balık gibi hissediyorum.But I feel a bit like a fish out of water.
İki şehir arasında eskiden 3 saat süren yol, şimdi 12 saate çıkmıştı.I rode -- traveled -- travel between two cities that used to take three hours now took 12.
Ve bu uzun dönüşüm çoktan yola çıkmış durumda.And the long transition is already well under way.
Örgülerin hepsinin lastik tokadan dışarı çıkmış olmasına dikkat edin.Make sure to remove all the braids hanging out of the elastic.
Biliyorsun ki dünyanın çivisi çıkmış.Do you know what kind of society we live in?
Kim arabadan çıkmış? Kim?Dropping whom off?
Kiralık araba etiketi çıkmış sanırım.It doesn't look like a rental. Is it your car?
Eğer kolun çıkmışsa, hastaneye gitmeliydin.If your arm got dislocated, you should have gone to the hospital?
"O yuvarlak oluyor gezintiye çıkmış."He's going round--prowling round.
Kamburu çıkmış.The drapery falling sort of slackly over her body.
Hakkımızda çıkmış bir dedikodu var.We already have history together, we even had a scandal.
Bana haber vermeden dışarı çıkmışsın.I saw that you had left the palace. Oh.
Yerinden çıkmış insanlarla ne yaparız?... ...dünyada artık evi olmayan insanlarla?What do we do with displaced fellow Earthlings who no longer have a home on the planet?
Hafifmeşrep bir kız olup çıkmıştı.She had been a bright, easygoing girl.
Bakan Hempf'in aracı olduğu ortaya çıkmış.It's Minister Hempf's car.
Patron... ...gazeteye ilan verelim dediğinde karşı çıkmıştım.I... was against it when the boss wanted to post the ad in the newspaper.
1956'da hava kuvvetlerinden çıkmıştım.I was out of the air force in 1956.
"Ev, hiç şüphesiz, Doktor gitmek istiyorum," diye ortaya çıkmış olarak söylediği."You want to go home, no doubt, Doctor," he remarked as we emerged.
Caligula'dan çıkmış birşey gibiydi.It was like something out of Caligula.
"krallara ihtiyacımız yok biz kendimizi yönetebiliriz" fikri ortaya çıkmıştır.We want to govern ourselves. For the people, by the people.
Apple -- Macintosh yeni çıkmıştı;The Apple -- Macintosh just came out;
Bunun için çok kavga çıkmıştı.They fought so much over it.
1, 2, 3, 4, 5 ve 6 yıl içinde bir trilyon katına çıkmıştır.It had gone up a trillion fold in the span of one, two, three, four, five, or was that six years.
Kitaplarımızı alışveriş poşetleriyle örterdik sadece alışverişe çıkmışız gibi görünsün diye.We would cover our books in grocery bags so it would seem we were just out shopping.
Beyaz ustabaşılardan biri öne çıkmış ve demiş ki,And one of the white foremen stepped forward and said,
Diyorsunuz ki, zavallı kız, çıkmış oraya kendini güzellik yarışmasında sanıyor.You're thinking, "The poor girl up there, she thinks she's at a beauty pageant.
Örneğin, balığın resmi balığa çıkmışken çekildi.So for example, the fish was captured on a fishing trip.
Avrupa savaştan yeni çıkmıştı.That was post-War Europe.
100.000'de 1 olan oran, Kaliforniya eyaletinde, 100.000'de 18'e çıkmıştı.From less than one in 100,000 to 18 per 100,000 here in California.
Bu yeni nesil bakteri, yeni hücresiz aşılar geliştirilirken ortaya çıkmış durumda.This strain emerged while the new acellular vaccines were being developed.
Bu bölge artık Kutsal Roma İmparatorluğu olmaktan çıkmıştı.He gives up the title. And this region right here is no longer called the Holy Roman Empire.

İlgili Sayfalar