çıkart ile cümle
çıkart kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Oluşturulan yeni Rump Parlamento kralın yargılanabilmesi için yasa çıkartır.En second lieu, le très réduit Parlement croupion fait passer une loi afin que le roi soit jugé.
5-6 Ağustos gecesi başlayan çıkartma gün boyu sürmüştür.La nuit du 5 au 6 se passe dans l'attente.
Devamında 2005 yılında Zorunamı Gitti Gardaş ve Allahsız kliplerini çıkartmıştır.En 1995, elle crée avec lui Tourbillons et calmes plats.
İki yıl sonra da kendisine lisans çıkartıldı.Il obtient son diplôme deux ans plus tard.
Grup şimdiye kadar 5 stüdyo albümü çıkartmıştır.Depuis, le groupe a sorti cinq autres albums studio.
İlk kasedini çıkartma olayı şu şekilde oldu.Le dernier personnage du casting original disparaît ainsi.
Onu yanlış tercüme ediyorlar ya da yanlış betimliyorlar ya da farklı anlamlar çıkartıyorlar.Ils ont des réactions différentes, soit ils la huent, soit ils se montrent compréhensifs.
Pink Floyd, 1977'den beri üzerinde çalıştığı The Wall albümünü Kasım 1979'da EMI'den çıkarttı.L'album The Wall des Pink Floyd sort en novembre 1979.
Gövde makineli tüfeği çıkartıldı.La mitrailleuse de queue était démontée.
Sık sık çıkartılan genel aflardan birine denk gelirse belki de hiç yatmıyacaktır.Un cheval couché qui reste couché trop souvent peut éventuellement être malade.
Budist tapınaklarına girmeden önce ayakkabıları çıkartmak gerekmektedir.Les sacrificateurs s’y lavaient avant d’entrer dans le Tabernacle.
Örneğin ağaç kesmek için oduncuya, maden çıkartmak için madenciye ihtiyacınız vardır.Pour cela, il faut bâtir des camps de bûcherons et de minage pour extraire les matières premières.
78 devirli plaklar RCA Victor firması tarafından çıkartılmıştı.Les disques 78 tours étaient pressées pour Nixa par la compagnie Decca Records.
Şu ana kadar 4 stüdyo albüm çıkartmıştır.Elle a sorti quatre albums studio.
Final bölümünde ise tartısma cıkarttığı icin hücreye atılır.Pire, il est jeté en cellule d'isolement.
ISDV 1917 yılında Endonezya dilindeki ilk yayını olan Soeara Merdeka’yı (Özgürlüğün Sesi) çıkartır.En 1917, l'ISDV lance sa première publication en malais, Soeara Merdika (La voix de la liberté).
Örneğin 1711, 1712, 1714 isyanlarını çıkartmışlardır.Il règne de 1710 à 1712.
Bu yüzden şimdi kalıntılar çıkartılıyor.Leurs stocks arrivent donc à expiration.
Böylece herhangi bir kaza/kırım anında yangın çıkartma riski asgari seviyeye indirgenmektedir.Cela réduisait le risque d'incendie en cas de crash.
Yasemin çiçeklerinden parfüm sanayisinde kullanılan değerli bir uçucu bir yağ çıkartılır.On extrait des fleurs une huile utilisée en parfumerie.
Bu da taktiksel bir sorun ortaya çıkartıyordu.Mais il se présentait un problème théologique.
1991'de oblast Habarovsk Krayı'ndan çıkartılarak doğrudan Rusya Federasyonu'na bağlandı.En 1991, l'oblast est passé de la juridiction du Kraï de Khabarovsk à la juridiction de la Fédération.
Her bir yerel seçim bölgesi 3 meclis üyesi cikartir.Chaque circonscription élit trois délégués.
2015 yılında yenileme çalışmaları tamamlanmış ve kapasitesi 3 katına çıkartılmıştır.Elle est complètement reconstruite en 1965 pour y tripler sa capacité de production.
6 Temmuz'da da karaya asker çıkartıldı.Il est chassé le 6 juillet par les Soviets.
1981 yılında Çerkasova'nın boyu oldukça uzamıştı ve bu ikiliye kaldırışlarda zorluk çıkartıyordu.En 1972, Kortchnoï fumait toujours beaucoup et ses tempes commençaient à grisonner.
Gözlüklerini hiç çıkartmaz.Il ne voit rien sans ses lunettes.
Bu durumda 2 derecenin hesaplanan yön açısından çıkartılması gerekir.Les 2 distances doivent être comptabilisées.
1043 - Günah Çıkartıcı Aziz Edward, İngiltere Kralı olarak taç giydi.En 1043, il couronne Édouard le Confesseur roi d'Angleterre.
Ekim 2012'de Ertuğrul Sağlam tarafından A takımlara idmana çıkartılan Çağlayan yaptığı açıklamada Eksiğim çok.Ils apprendront cette bonne nouvelle en juillet une fois les recours des équipes reléguées épuisés.
Sonrasında ise site iOS için uygulama çıkartır.Par la suite, elle joue en faveur du Mölnlycke IF.
Bu çalışma bazen "plastik Porsche" olarak da anılan 909'u ortaya çıkarttı.Esto dio origen al 909, a veces llamó el "Porsche de plástico".
Mağazada yapılan gözlemler alıcının bir ürün alırken nasıl davrandığını açığa çıkartır.Las observaciones hechas en la tienda aclaran cómo se comporta el comprador a la hora de comprar un producto.
Kabkab: İnsanların başına bela çıkartan şeytandır.Sheba: Una diablesa que causa males a la gente.
TRT ise o gece tek dansöz (Buse Başar'ı) çıkartmıştır.Y la noche se dividió entre) Ed.
Buna bir karşılık olarak Turiddu köyde bir genç kız olan Santuzza'yı baştan çıkartmıştır.En venganza, Turiddu seduce a Santuzza, una muchacha del pueblo.
Eylül 2008'in sonlarına doğru, yapının çelik iskeleti şekli ortaya çıkartmaya başlamıştı.A finales de septiembre de 2008, el marco de acero de la estructura fue tomando forma.
Karbon 241242 çıkartılırsa kolesterol ortaya çıkar.Al quitar los carbones 241 y 242, se obtiene colesterol.
Kurma (Kurbağa): Tufan esnasında suların altına batmış olan yeryüzünü suyun üzerine çıkartır.Quien hace así en la tierra deja la pista que hace el humo en el aire o la espuma en el agua.
Birlikler 20 Kasım saat 08:30 itibarıyla iki kumsaldan karaya çıkartma yapmaya başlamışlardır.Las tropas comenzaron a desembarcar en dos playas a las 8:30 del 20 de noviembre.
Zehir bulaşmış giysiler çıkartılır.Eliminar la ropa contaminada.
Günah Çıkartıcı Theofanis'e göre Afrika Eksarhlığı'nda toprak sahibi Rogas'ın kızıdır.De acuerdo con Teófanes el Confesor, era hija de Rogas, terrateniente del exarcado de África.
Birincisi, 17 Ekim 2006'da çıkartılan Age of Empires III: The War Chiefs'tir.17 de octubre: lanzamiento oficial de Age of Empires III - The War Chiefs.
Don'a göre Dokken 2008'de, kendi solo albümünün yanı sıra, iki albüm çıkartacak.En 2008, Will todavía escribe las dos columnas.
"Over", High and Mighty Color tarafından 20 Nisan 2005'te çıkartılmış bir singledır.«Over» es el segundo sencillo de la banda High and Mighty Color lanzado el 20 de abril de 2005.
Kendi kendini üretim bir şeyin kendi kopyasını çıkartabileceği herhangi bir süreçtir.La autorreplicación es cualquier proceso por el cual una cosa puede hacer una copia de sí misma.
Hornisse/Nashorn Kursk Savaşı sırasından kullanıldı ve iyi iş çıkarttı.Los Hornisse/Nashorn entraron en acción durante la Batalla de Kursk.
Aurelian bu düzeni bozmak istemiş ve Felicissimus'u mahkemeye çıkartmıştı.Aureliano quería eliminar esta práctica, y sometió a juicio a Felicísimo.
2006 yıllının başlarında Chrysler Dodge Charger modelinin bir polis versiyonunu çıkartı.A principios de 2006, DaimlerChrysler publicó una nueva versión del modelo para la policía del Dodge Charger.
Cannibal, Static-X'in 3 Nisan 2007'de piyasaya çıkarttığı 5. albümü.Cannibal es el quinto álbum de estudio de static-X lanzado el 3 de abril de 2007.
Bu süreç esnasında yapılan basınç, zehirin çoğunu dışarıya çıkartır.En este proceso, la presión que le aplica al insecto va extrayendo la mayor parte del veneno.
(Arya: Taci, lo voglio, e basti / Sesini çıkartma!¡Quédense quietos! / No, no puedo soportarlo / ¡Alto! /¡Dejen de latir!».
Milliyetçi Hareket Partisi ve Halkların Demokratik Partisi ise milletvekili çıkartamamıştır.Sólo la Asamblea Nacional y los derechos democráticos darán a los camboyanos un espacio de respiro...
1997 ile 2001 yılları arasında bu sayı sekize çıkartıldı.Entre 1991 y 1997 fueron publicados 16 números.
Jack'in elinde Davy Jones adına bir kara leke çıkartır.Éste le recuerda de su deuda con Davy Jones.
"Arkeologlar dünyadaki en eski balık kancasını çıkarttılar".«Científicos reconstruyen el árbol más antiguo del mundo».
Bundan iki yıl sonra, parçacık depolama halkası ile ilgili teorisini açığa çıkartmıştır.Dos años más tarde, publicó su teoría para un anillo de almacenamiento de partículas.
Bazıları göçten hemen önce ağırlıklarını iki katına çıkartırlar.En la zona se alimentan hasta casi duplicar su peso.
Çıkartıldıkları mahkeme tarafından 26 ayrı suçla suçlanmışlardır.El tribunal desestimó otros 12 cargos que se le imputaban.
Fakat sağlığının kötü olmasi dolayısıyla hapisten çıkartıldı.Pero su salud estaba quebrantada por su encarcelamiento.