çıkart ile cümle
çıkart kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İlk olarak 1991'de Sega Mega Drive için çıkartılmıştır.Der erste Teil der Serie erschien 1991 für den Sega Mega Drive.
1,5 milyon - 5 milyon ton tuz ihtiyaca göre her yıl çıkartılır.Je nach Nachfrage werden jährlich zwischen 1,5 und 5 Millionen Tonnen Salz abgebaut.
Fakat sağlığının kötü olmasi dolayısıyla hapisten çıkartıldı.Aufgrund seines schlechten Gesundheitszustandes wurde er aus dem Gefängnis entlassen.
Kadın onu odasına çıkartır, birlikte olurlar (bu Persse'nin ilk cinsel tecrübesidir).Dieser findet sie bei seiner Ankunft wachend vor und nimmt sie mit hinein zur Hochzeit (ins Himmelreich).
Yan kapılar çıkartıldı.Die Türen wurden versetzt.
Türk yetkililerce, Bezmen hakkında Kırmızı bülten ile arama kararı çıkartılarak aranmaya başlanmıştır.Während ihrer Tätigkeit dort forschen sie, wie sie zum roten Stier gelangen können.
Çan sallanmağa başlarken, tokmakla vurularak ses çıkartılır.Sobald die Glocke schlägt, muss man so schnell wie möglich die Hand zum Revolver steuern.
Bu 0.5 çıkartılması Yates'in süreklilik düzeltmesidir.Der Subtrahend 0,5 ist die sogenannte Yates-Korrektur.
Budist tapınaklarına girmeden önce ayakkabıları çıkartmak gerekmektedir.Vor dem Betreten der Moschee werden die Schuhe ausgezogen.
Bölmeleri çıkartalım.Scheiben zu entfernen.
Avlunun ortasında kazı ile açığa çıkartılan şadırvan, bugün havuz haline getirilmiştir.Der im Wappen abgebildete Wasserturm von Remmels ist heute noch erhalten.
Bu oyun sonra da ABD'de turneye çıkartıldı.Die Gruppe ging sodann in den Vereinigten Staaten auf Tournee.
Çıkartmak zorunda bırakılıyor.Er sollte entfernt werden.
O da kariyerini anlattığı By the Book adında bir kitap çıkartmıştır.Sie vergisst ihr Buch, das sie von ihrem Freund dabei hatte.
Vasa arkeologlar için benzersiz zorluklar ortaya çıkartmıştı.Sie stellt die heutigen Archäologen vor scheinbar unlösbare Probleme.
İstendiği zaman bu kilit yukarı açılarak namlu yukarı kaldırılıp çıkartılabilir.Beim Aufprall schloss sich die Klappe und konnte gefüllt nach oben gezogen werden.
O gün Doçe tahtına çıkartıldı.An diesem Tag wurde die Räumung ausgesetzt.
Çıkartma esnasında Arjantin donanması geldi.Kurz darauf requirierte die argentinische Marine das Schiff.
IV. Henry aleyhine tekrar bir isyan çıkartılır.Szene 4. Henry wirbt erneut um Anne.
Cumhuriyet Halk Partisi ve Halkların Demokratik Partisi ise yine milletvekili çıkartamamıştır.FDP und Bürgerliste bilden im Rat erneut eine Fraktionsgemeinschaft.
Zenobia ve Vaballathus, Aurelian tarafından Roma'ya esir olarak götürülmek üzere yola çıkartıldı.Zenobia und Vaballathus werden bei ihrer Flucht nach Persien von römischen Soldaten gefangen.
Çıkartma sonrasında Amerika Birleşik Devletleri ile Küba'nın ilişkileri ileri düzeyde hassatı.Nach Unterzeichnung der Verträge verschlechterten sich die Beziehungen zwischen den USA und Panama jedoch.
Grubun dağılmadan önce çıkarttığı son albümdür.Es ist das letzte Album, das die Gruppe vor ihrer Auflösung aufnahm.
Sıkıştırma oranı 9.1:1'den 9.8:1'e çıkartıldı.Das Verdichtungsverhältnis wurde von 9,0:1 auf 8,8:1 gesenkt.
Avrupa turuna çıkarttı.Tour durch Europa.
Grup, 3. albümünü 2014 yılı içerisinde her ay tek parça çıkartılacak şekilde yayınlama kararı almıştır.Laut Han Han kommt es im Durchschnitt jeden Monat zu einer Löschung in seinem Blog.
2000'den beri her yıl bir albüm çıkarttı.Seitdem erschien jährlich ein neues Album.
Beynine saplanmış 9 mm çapında bir mermi çıkartıldı.Ihm war mit einer Parabellum, Kaliber 9 mm, in den Kopf geschossen worden.
Bu sebeple kanal Türksat uydusundan ve çoğu Türk platformundan çıkartılmıştır.Zudem wurden Stichkanäle u. a. der Türkengraben ausgehoben.
Şap madeni günümüzde ekonomik değerini yitirdiği için artık çıkartılmamaktadır.Heute lohnt sich dieser Abbau wirtschaftlich nicht mehr.
Genç kuşlar da erişkinler gibi gagalarını çarparak ses çıkartırlar.Die Vögel geben taubenähnliche Rufe von sich.
RNA splicing) RNA'da intronların çıkartılıp komşu ekson uçlarının birleştirilmesi.Splicing: Spleißen der prä-mRNA in Introns und Exons.
Ses bandından da aynı süre çıkartılmalıydı.Es konnte auch direkt vom Glockenstuhl aus geläutet werden.
2010 yılında Eminem yedinci stüdyo albümü Recovery'yi çıkarttı.2010 erschien sein siebtes Studioalbum Rebirth.
Tümülüs içindeki mozaik kalıntıları gün yüzüne çıkartılmayı beklemektedir.Das parkähnlich gestaltete Aussengelände ist tagsüber frei zugänglich.
Bu yangının hoşnutsuz sirk işçileri tarafından kast en çıkartıldığı anlaşıldı.Die Untersuchung ergab später Brandstiftung durch unzufriedene Zirkusmitarbeiter.
Sonra da kaleden zorla dışarı çıkartılır.Dann wird er aus dem Fort gejagt.
Linyit: Karaisalı ve Kozan'dan çıkartılır.Siehe auch: Lenins Weg Central Asia and the Caucasus.
Örneğin 1711, 1712, 1714 isyanlarını çıkartmışlardır.1677, 1712 und 1756 wurde das Innere barockisiert.
Bir mecaz kullanmak gerekirse kesirli türev, at gözlüklerini çıkartmayı gerektirir.Inhalt: Der Brillenschlumpf verliert seine Brille.
Çıkartma bittiğinde 1. İngiliz Piyade Tümeni 3 km ilerlemeyi başardı.Beim ersten Wechsel führte die britische Staffel mit einem Meter Vorsprung.
Cüceleri tutsak eden görevlide sarhoş olur Bilbo ondan anahtarı çalarak cüceleri hücrelerden çıkartır.Bilbo, der nicht gefangen genommen wurde, befreit die Zwerge aus ihren Zellen.
Yabancılar silahları arabadan çıkartır çıkartmaz da tutuklanacaklardır.Der Schaft der Waffe kann abgeklappt und an der Waffe arretiert werden.
Harekât, 1944 yılının sonlarında gerçekleşmiş olup Alman kuvvetlerini Riga kentinden çıkartmıştır.Die Besatzungszeit endete 1944 mit dem Abzug der deutschen Truppen aus Griechenland.
Bununla beraber nasyonal sosyalistler 15 Eylül 1935 tarihinde Nürnberg Yasaları'nı çıkarttılar.Er nahm dort am Abend des 15. Septembers 1935 einstimmig die Nürnberger Gesetze an.
Bu EP'ye ekleme ya da çıkartma yapamazdım.Ich hätte so ein Pferd vielleicht auch gekauft oder kaufen lassen.
Pil çıkartılabilir.Er kann poliert werden.
"İki elini birbirine çarparak bir ses çıkartabilirsin.Es können auch die geschlossenen Klappern beider Hände aufeinander geschlagen werden.
Halkların Demokratik Partisi ise yine milletvekili çıkartamamıştır.Kongresses gelang es den Demokraten wieder, einen Abgeordneten zu stellen.
6 Şubat 2007’de çıkartılmıştır.Abgerufen am 6. Juni 2007. al.”
Burada bir ayaklanma çıkartır ve hapishaneden kaçar.Sie räumt eine Mauer weg und kann sich aus dem Gefängnis befreien.
Poil: Şirin bir hayalet pek korkutmaz, çileden çıkartıcak kadar çok konuşur.Das kleine Gespenst tut eigentlich niemandem etwas zuleide, außer es wird geärgert.
Çalışmalarından dini ve bilimsel yan anlamlar da çıkartılabilir.Davon unberührt bleiben seine gesellschaftlichen und wissenschaftlichen Engagements.
2013 yılında ilk albümünü çıkarttı.2013 haben sie mit Premiere ihr erstes Album herausgebracht.
Kendisini odaya kapatarak mumla perdenin tutuşmasına neden olur ve evde yangın çıkartır, ölür.Er selber hat sich im Aufnahmeraum eingeschlossen und will in den Flammen sterben.
148'inin cesedi çıkartılır, 315 işçi diri gömülür.Er wurde 340 begraben, seine Frau 348.
Miller zindandan çıkartılmıştır ve evine geri dönmektedir.Jack ist wohlauf und kommt wieder nach Hause.
Almanlar toparlandıktan sonra çıkartma yapan birliklerle şiddetli ve kanlı çatışmalar yapmışlardır.Nach harten und blutigen Kämpfen setzten sich die Angreifer durch.
Kısa süren avukatlık deneyiminden sonra New Orleans Crescent adlı gazeteyi çıkarttı ve başyazarı oldu.Nach einer kurzen Tätigkeit als Rechtsanwalt wurde Walker Herausgeber des New Orleans Crescent.
Bazı batı askeri kuvvetleri cinsel azınlık üyelerini askerlik hizmetinden alıkoyan bazı yasalar çıkarttılar.Sie blieben von Aufstiegschancen ausgeschlossen, die das Militär jungen Menschen sonst bot.