çıkarlar ile cümle
çıkarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Genelde 9 veya 10 yaşlarında çıkarlar.Suele comenzar a notarse a los 9 o 10 años de edad.
Arya ve Gendry, Yoren'in eşlikçileriyle Duvar'a doğru yola çıkarlar.Arya y Gendry salen con la caravana de Yoren, con destino al Muro.
İki kadın Flora'nın kaçtığını anlayınca onu aramaya çıkarlar.Cuando las dos mujeres se dan cuenta Flora ya se ha ido y deciden ir en su búsqueda.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.El beneficio es privado e individual.
Birbirlerine destek çıkarlar.Nos ayudamos uno al otro.
Hemen dışarı çıkarlar.Se escapa enseguida.
Hepsi dışarı çıkarlar.Todos salen.
Hatta ve hatta birbirleri üzerine doğru çıkarlar.Orientados hacia sí mismos o hacia los demás.
Askerler kontrolden çıkarlar.Los guardias los sacan.
Ve Argo gemisiyle yola çıkarlar.Ella también viaja en el barco, el Argosy.
Her ikisinin de hayatının aşkı olduğunu itiraf ettiği bir sahneyle karşımıza çıkarlar.Ambos se ven en la necesidad de fingir su amor.
Zamanın Konya Valisine çıkarlar.El Tiempo por su lado respeta el Orden.
Bunun gerekçesi ise kamu diplomasisinin ulusal çıkarlara yönelik bir çaba olarak görülmesi durumudur.Además, se entera que su trabajo como capitán debe incluir un rol diplomático.
Çıkarları için hareket eden bir devlet adamı.Por un gobierno con resultados.
Keşişler sadece kilisede dua etmek için hücre evlerinden çıkarlar.El interior de la mezquita es solo para orar.
Elips eğrileri iki değişkenli üçüncü derece polinomların özel bir şeklinden ortaya çıkarlar.Se necesitan tres valores para encontrar un polinomio único de segundo grado.
Leçveler gündüz ortaya çıkarlar.La columna aparece todos los días.
Edward yanlış anlaşılmış bir dev olan Karl'da kafa dengi bir ruh bulur ve birlikte yola çıkarlar.Tras conocer a Karl, un gigante incomprendido, inicia un viaje junto a él.
Bu tümörler nadir görülür ve gelişmekte olan hücrelerin kontrol dışı çoğalmalarıyla ortaya çıkarlar.Estas células proliferan anormalmente rápido, aún comparadas con otras células cancerígenas.
Yeniçeri hasekileri, padişahla birlikte ava çıkarlardı ve av köpeği beslerlerdi.Un grupo de españoles decidió irse de caza llevando consigo unos perros de presa.
Devrimler belli aşamaların neticesinde ortaya çıkarlar.Son los enemigos que aparecen al final de ciertas fases del juego.
Sonunda başarır ve arabayı alıp yola çıkarlar.Él toma el tren y se marcha.
Dünyada kişisel çıkarlarını milli çıkarlardan önde tutan politikacılardan nefret ediyorum.Odio i politici del mondo che mettono gli interessi personali davanti a quelli del loro Paese.
Yeni kocaman yapılar ilk kez Versiyon 6'ya ait olan diyarlarda ortaya çıkarlar ve ciddi beceriler gerektirir.Le nuove fortezze colossali si presentano per la prima volta nella versione 6 e richiedono tantissime abilità.
Barney ile Robin, sezon başında kısa bir süreliğine çıkarlar.Lui e Robin si frequentano per un breve periodo.
Yeni Dünyada birkaç ay kaldıktan sonra Kolomb ve Pinzón Kardeşler İspanya’ya dönüş yolculuğuna çıkarlar.Dopo aver passato alcuni mesi sull'isola, Colombo ed i Pinzón partirono per il viaggio di ritorno.
Sazonov, Rus-Alman ilişkileri konusundaki çalışmasına rağmen Uzak Doğu'da Rus çıkarlarına dikkat etti.Sazonov fu attento non solo ai rapporti russo-tedeschi, ma anche agli interessi russi in Estremo Oriente.
Gezegenin yeryüzüne çıkarlar.Sarete trasportati sul pianeta Terra.
Bilassa ay işığında çok sayıda ortaya çıkarlar.Quante volte guarderemo sorgere la luna piena?
Zamanın Konya Valisine çıkarlar.Sii realistico nella gestione del tempo.
Her sıradan kitap, yaratıcısının belirli çıkarları için benzersizdi.Ogni commonplace book è unico per i particolari interessi del suo creatore.
Yavrular yumurtadan 3 ay içerisinde çıkarlar.La femmina trasporta sul dorso le uova per 3 mesi.
Herkes saklandıkları yerlerden çıkarlar.Si nascondono tutti nelle rispettive case.
Askerler kontrolden çıkarlar.Controllavano i militari.
Yeni doğan hayvanlar güçlenir ve çayır çıkarlar.Bastardi si nasce, carogne si diventa...
Musa ile Harun, birlikte Firavunun karşısına çıkarlar.Dio manda allora in Egitto Mosè che, insieme al fratello Aronne, si reca alla corte del faraone.
Haftada bir kez manastır dışına yürüyüşe çıkarlar.Infine escono in "spaziamento" una volta la settimana.
Boz foklar birbirnden ayrılmış üç popülasyonda ortaya çıkarlar.Le aquile rapaci sono ripartite in tre popolazioni ben separate l'una dall'altra.
Bazı türler ise kışta çıkarlar.Ovunque si trovin, creano l'inverno.
Amerika ve Siyasal İslam: Kültürler Çatışması veya Çıkarlar Çatışması?.Scontro di civiltà - Islam e occidente: lo scontro tra democrazia e fondamentalismo.
Lakin çıkarlar uğruna yapılmış davranışlar sonucunda düşmanlık kazanılmamalıdır.Al contrario, un comportamento che causa solo accidentalmente un danno non è da considerarsi aggressione.
Sonunda başarır ve arabayı alıp yola çıkarlar.Infine salgono in macchina e se ne vanno.
Joel'in ailesi şehirdışına çıkarlar ve evi oğullarına bırakırlar.Il padre di Jess arriva in città per vedere il figlio.
Elene elene finale kadar çıkarlar.La Massiminiana accede alle finali.
Önce bir partiye katılır ve daha sonra tekne gezintisine çıkarlar.Il gruppo li insegue prima a piedi, poi a bordo di un autobus.
Herkes saklandıkları yerlerden çıkarlar.Там они живут, скрываясь от всех.
Psycho rehineyi güvenli bir tahliye noktasına götürür ve Prophet ile Nomad kazı alanına doğru yola çıkarlar.Псих отправляется сопровождать заложницу в зону эвакуации, а Пророк с Номадом идут к раскопу.
Beraber bir odaya çıkarlar.Поселились они вместе, в одной комнате.
Sabah olunca Charlie ve Jin ormanda gezintiye çıkarlar Ethan Jin'i sapanla vurarak bayıltır.Затем, когда Чарли и Джин идут по лесу, неожиданно появляется Итан.
Ertesi sabah adayı keşfe çıkarlar.На следующее утро выжившие отправляются исследовать остров.
Gelen yabancı elçiler de, bu vesile ile sadrazamla görüşürler ve daha sonra padişahın huzuruna çıkarlardı.Призраки Па жаждут отомстить Пророкам, которые изгнали их из червоточины, и вернуть себе власть над ней.
Bryce bir tekne kiralamıştır ve bu tekne ile gezintiye çıkarlar.Вместе с Лиззи они нанимают лодку, чтобы плыть на По-Той.
Akşam ve gece saatlerinde ava çıkarlar.Охотятся утром и вечером.
Militanlar kabul eder ve dama çıkarlar.Королева соглашается, и уходит.
Ardından Olimpos'ta diğer tanrıların yanına çıkarlar.В настоящее время он живёт с другими богами на Олимпе.
Ve Argo gemisiyle yola çıkarlar.Тот отправился в плавание на корабле «Арго».
Uyumsuz bireyler kendi çıkarlarını diğerleriyle geçinmekten üstün tutarlar.Недоброжелательные индивиды ценят свои собственные интересы выше возможности ладить с другими людьми.
Tina artık gitmek istediğini söyleyince partiden çıkarlar.Договорившись о встрече, Тони уходит.
Sonra Tom uyurken çukurun kapısından çıkarlar.Том неожиданно просыпается в своём доме из-за посторонних шумов.
Yeniden yola çıkarlar lakin kısa bir süre sonra araba iyice bozulur.Ребята снова отправляются в путь, но у них ломается машина.