çıkarlar ile cümle

çıkarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İspanyol birlikler Valdivia'da karaya çıkarlar ve Şilililere karşı meydana çıkarlar.Spanische Truppen gingen daraufhin bei Valdivia an Land und zogen gegen die Chilenen zu Felde.
Adlan söylenilerek çağrılan iki güreşçi meydana çıkarlar, birbirlerine yakın girerler ve elleşirler.Zwei Bajaderen fragen ihn nach dem Weg zu seinem Herrn, für den sie tanzen sollen.
Böylelikle Carrie ve Tommy balo kralı ve kraliçesi seçilir ve alkışlarla sahneye çıkarlar.Carrie und ihr Begleiter Tommy werden zu König und Königin des Balls gewählt.
Buradan hemen çıkarlar ve kimse bir şey fark etmez.Bald gerät alles außer Kontrolle und keiner traut keinem mehr.
İkisi sahneden ayrı ayrı çıkarlar.Beide Bereiche werden durch den Treppengang getrennt.
Bir yaşına girenleri okyanusa doğru yola çıkarlar.Die Jungfische wandern etwa in einem Alter von einem Jahr ins Meer.
Bunun gerekçesi ise kamu diplomasisinin ulusal çıkarlara yönelik bir çaba olarak görülmesi durumudur.Man muss sein Werk als Ganzes betrachten, um seine nationalistischen Ansichten zu verstehen.
Birlikte bir deve kervanıyla çölü geçmek üzere yola çıkarlar.Auf ihrer Flucht durchqueren sie eine Wüste.
Hemen dışarı çıkarlar.Sofort verschwindet er.
Bir ay sonra ilk kez mağaradan dışarı çıkarlar.Nach einem Monat verlassen die Jungen erstmals den Bau.
Genellikle kurbanlarının karşılarına aniden çıkarlar ve herhangi bir uyarı olmaksızın saldırılar.Sie überfällt den Betroffenen meist plötzlich und ohne Warnung.
Bu sesler, ses kirişlerinden kopup gelerek, hiçbir engele uğramadan serbestçe çıkarlar.Sie geben kaum Geräusche von sich, und wenn doch, dann schwache, zirpende Laute.
Sonunda ikisi de cin perisini bulmak için yola çıkarlar.Beide fangen schließlich an, Rosen zu züchten.
Ertesi sabah adayı keşfe çıkarlar.Am nächsten Morgen erkundet die Gruppe die Umgebung.
Patronların çıkarları dahilinde işler.Die Väter mischen sich ein.
Turnesol'ü alıp arabayla çıkarlar.Sie fliehen entsetzt und fahren mit dem Auto davon.
58 - 710 günde yavrular yumurtadan çıkarlar.Nach 70–75 Tagen werden die Jungvögel flügge.
Leçveler gündüz ortaya çıkarlar.Sie öffnen sich am Tag.
Ortada kalan korsanlar, ortak çıkarları için birleşirler ve tüm devletlere savaş açarlar.Die Piraten kommen an Land und nehmen die ganze Gesellschaft als Geiseln.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.Individuation und Einzelnsein.
Gençler (juvenil) Kasım - Aralık gibi erken bir zamanda ortaya çıkarlar.Die Jungtiere schlüpfen November bis Dezember in Ufernähe.
Kendi çıkarlarını savunuyor." diye konuşma yaparak tanıyabilecekleri söylemiştir.Sie nämlich ehrten ihn „indem sie sich selbst nützten“.
Bu gücü kendilerine emanet edilenlerin özel çıkarları için oluşturulmamıştır.Doch reichte dies nicht aus, um seine Gläubiger zu befriedigen.
Luce ve Rachel bir akşam dışarı çıkarlar.Philipp und Laura gehen spazieren.
Daha sonra bu dörtlü hep beraber Horasan'a doğru yola çıkarlar.Alle vier reiten gemeinsam in den Sonnenuntergang.
Bu yaklaşımın merkezinde, devletin toplumunkinden ayrı çıkarları olduğu düşüncesi yatar.In diesem Schauspiel machte sich die Gesellschaft über die Schwächen des eigenen Staates lustig.
Devrimler belli aşamaların neticesinde ortaya çıkarlar.Perspektiven am Ende der Revolutionen.
Yeni doğan hayvanlar güçlenir ve çayır çıkarlar.Die übrigen Tiere erstarren und verstummen.
Normal olarak 11 veya 12 yaşlarında çıkarlar.Sie sollten sich bereits als Elf- oder Zwölfjährige an den Krieg gewöhnen.
Grup beraber yürüyüşe çıkarlar ve anı yakalamak üzerine tartışırlar. ^ a b "Boyhood".Beinang gou 贝囊沟 und Lebagou 勒巴沟 – tib.
Bir gün Jack'in avcıları avlanmaya çıkarlar ve ateş söner.Eines Tages jagt Jack mit seinen Jägern das Schwein.
Bazı türler ise kışta çıkarlar.Einige Arten kommen gerne in Gärten.
İkisi Pyotr'un babasının malikânesine gitmek üzere yola çıkarlar.Beide beschließen zu Peters ehemaligen Studio zu gehen.
Ortak bir menfaat amacıyla hareket etmezler; aksine, daima kendi dar çıkarlarını göz önünde bulundururlar.Nicht immer hat er seine Schutzbefohlenen im Griff, vielmehr führen die Schatten ein Eigenleben!
Eğer iki kraliçe adayı aynı anda kuluçkadan çıkarlarsa ölümüne dövüşürler.Si deux reines éclosent en même temps, elles se combattent à mort.
Hristiyan din adamları "bir insandan çok şeytana benzeyen bu makinaya" karşı çıkarlar.Les ecclésiastiques s'opposent à cet engin qui « ressemble plus à un diable qu'à un humain ».
Ulusal çıkarlara uygun bir arazi reformu yapılmalıdır.Promouvoir une approche adaptée aux territoires.
Hepsi dışarı çıkarlar.Tous sortent.
Buffy, Faith, Xander, Spike ve hazır olan eski potansiyeller birlikte yola çıkarlar.Buffy, Faith, Spike et les potentielles se rendent au sceau.
Ertesi sabah adayı keşfe çıkarlar.Dans l'après-midi sont lancées les recherches.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.Ils sont directionnels et réglables séparément.
Larvalar yumurtadan birkaç gün sonra çıkarlar.Les œufs éclosent après quelques jours.
Sonunda başarır ve arabayı alıp yola çıkarlar.Finalement, il accepte et sort de la voiture.
28 Eylül 1066 günü Sussex'deki Pevensey'de karaya çıkarlar.Puis, le 28 septembre, Guillaume débarque dans le Sussex.
Daha sonra yük vagonuna binip oradan çıkarlar.Ensuite on descend vers le quai d'embarquement pour monter dans les wagonnets.
Joneslar, Sallah ve Marcus Brody mağaradan çıkarlar.Les Jones, Brody et Sallah quittent le temple avant l’effondrement total de celui-ci.
Sonra Tyreese ve Judith'i alıp yola çıkarlar.Elle les conduit ensuite jusqu'à Tyresse et Judith.
Elene elene finale kadar çıkarlar.Les Espagnols atteignent la finale.
Buradan hemen çıkarlar ve kimse bir şey fark etmez.Ils vont se livrer, et plus rien ne sera pareil.
Genellikle görünmezler ama bazen sivri kafalı insanlar olarak veya hayvan olarak ortaya çıkarlar.Il n’est pas chassé mais parfois capturé comme animal de compagnie.
Van Nelle ve Drum tütünü dahil olmak üzere tütün çıkarlarını 1998'de Imperial Brands'a sattı.En 1998, L’activité tabac (marques Drum et Van Nelle) est revendue à Imperial Tobacco.
Elips eğrileri iki değişkenli üçüncü derece polinomların özel bir şeklinden ortaya çıkarlar.Les courbes elliptiques sont un cas particulier de polynômes du troisième degré à deux variables.
Bâzen yeryüzüne çıkarlar.Ils débarquent alors sur la Terre.
Geleneklerine sahip çıkarlar.Elle a maintenu les coutumes.
Tekeller de bu tür engellerin varlığında ortaya çıkarlar.Les SAF peuvent présenter aussi ce type d'anomalie.
Hapishanenin ortasına kadar geldiklerinde sesler duymaya başlarlar ve dışarı çıkarlar.En se rendant au premier étage, elle entend du bruit et redescend.
Haftada bir kez manastır dışına yürüyüşe çıkarlar.Ils seront transmis une fois par mois au parquet.
Çift, ardından Cauldran Gölü'nün üzerinde yer alan kulübelerine doğru yola çıkarlar.Ils se rendent ensuite tous les deux à l'endroit où le train a percuté la DeLorean.
Toplumun ortak çıkarlarına karşı işlenen suçlar ölüm ile cezalandırılmalıdır.Les crimes contre l'humanité doivent être réprimés là où ils sont commis.
Luce ve Rachel bir akşam dışarı çıkarlar.Solly Tunkel et Rachel sortent de la pièce.

İlgili Sayfalar