çıkarlar ile cümle
çıkarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Arya ve Gendry, Yoren'in eşlikçileriyle Duvar'a doğru yola çıkarlar.Arya and Gendry leave with Yoren's caravan, bound for the Wall.
Normal olarak 11 veya 12 yaşlarında çıkarlar.You just go forever, ten or twelve .
Gece ortaya çıkarlar. gündüz mağaralar gibi karanlık yerlerde uyurlar.It is nocturnal, roosting in sheltered places such as caves during the day.
Rick ve Daryl erzak için dışarı çıkarlar.Rick and Daryl are about to go on a supply run.
Zamanın Konya Valisine çıkarlar.Now we want to come back in the time domain.
Ardından Olimpos'ta diğer tanrıların yanına çıkarlar.They then joined the gods in Olympus.
Her iki grup da devletin kendine özel çıkarları olduğu fikrini reddeder.Big Brother also asked the both of them separately on what their true feelings are.
Gurbete çıkarlar.Driven Wheels.
Hatta ve hatta birbirleri üzerine doğru çıkarlar.They and I are through with each other.
Leçveler gündüz ortaya çıkarlar.Feeding occurs during the day.
Toplumun ortak çıkarlarına karşı işlenen suçlar ölüm ile cezalandırılmalıdır.Conspiracy against this Dominion shall be punished with death.
Suya dalarak balık avlar, yakaladıkları balıkları yutmak için yüzeye çıkarlar.Points are scored by running over the fish to catch them.
Keşişler sadece kilisede dua etmek için hücre evlerinden çıkarlar.They left their cells only to worship.
Dillon bu gücünü kendi çıkarları için kullanmışır.This Henderson did at his own expense.
Birçok küçük ticari çıkarların olduğu devleti kontrol etmekteydi.The problem was that there were many small states which were crossed.
Yanlarına kendilerine bağlı binlerce şövalyeyi alarak yola çıkarlar.(In fact) Several thousand persons used to accompany him as he moved from place to place.
Bir yaşına girenleri okyanusa doğru yola çıkarlar.A man is on his way to the ocean.
Daha sonra yük vagonuna binip oradan çıkarlar.Then they get on a bus and leave.
Bir sözleşmede tarafların karşılıklı çıkarları bulunur.The Men of the Covenant.
Çıkarları o an neyi gerektiriyorsa onu yaparlar.They get it done when they have time to get it done.
Gemiye binerek Krasnovodsk’a çıkarlar.It is navigable up to Krasnodar.
Daha sağlıklı ve güvenli yiyecekler için tüketicilerin çıkarlarını korumayı amaçlamaktadır.Its goal is to ensure safe and healthy migrant housing conditions.
Düğümden ipler yan değiştirip çıkarlar.The mouth opening is shifted laterally.
Buradan üç yeni kaçakla beraber yola çıkarlar.I bring three children here again.
Daha sonra üçü, bebeğin ailesini bulmak üzere uzun sürecek bir yolculuğa çıkarlar.So, they decide to take one final road trip to each other’s house.
Hala ilk önceliği elit kesimin çıkarları olan bir hükümet var yani. .We're talking about a government that was still favorable only to the interests of real elite.
Eğer insanlar kendi çıkarlarına çalışıyor olsalardı, elektrik diye bir şey olmazdı.If people worked for one's self', there wouldn't be the electric light.
Pay ve paydayı yer değiştirir ve negatifini alırsanız birbirlerine eşit çıkarlar. .You swap the numerator and the denominator, make them negative, and they become equal to each other.
Alışverişe çıkarlar, her türlü şey için.They go shopping for all sorts of things.
Onlar sıranlamaya girerler, düzenekten hızlıca çıkarlar.They enter the queue, they just zip right out.
Ve o öncelikliydi çünkü Kiribati farkına varmıştı. bunu yapmak kendi çıkarlarınaydı.And it was primarily because Kiribati realized that this was in their own self-interest to do this.
Onlar sonra ortaya çıkarlar."They know."
Devletin, operatörlere benzersiz olarak bağışlayacağı belli çıkarları belirtir.It specifies certain benefits that the state can uniquely bestow on the operators.
Devletin, bu benzersiz marketler üzerinden belli çıkarları vardır.And government has certain benefits it can uniquely bestow on these markets.
Bir firma ödemek zorundadır çıkarları nedeniyle dikkate alarak, müşteriler ve onlara adil davranın.A firm must pay due regard to the interests of its customers, and treat them fairly.
Şahsi çıkarları için biraradalar.It's for their private interest.
Daha büyük küresel kamu yararı için... ...kendi çıkarlarını göz ardı etmezler.They can't subordinate those interests to the greater global public good.
Ve anladım ki çarpışmadan sağ çıkarlarsa bu onları iyi yönlendirdiğimiz için olacaktı.And I realized that, if they came out of combat, it would be because we led them well.
Ve bu kilit oyuncuların özünde ülkeler içinde farklı çıkarları temsil eden gruplar yatıyor.And the core of these key actors are groups who represent different interests inside countries.
Bizler diplomatlar olarak toplulukların sosyal çıkarlarını bilmeliyiz.We as diplomats need to know the social capital of communities.
[Sahneden çıkarlar.][Exeunt.]
[Sahneden çıkarlar Prens ve Hazirun; Capulet'in, Lady Capulet'in, Tybalt[Exeunt Prince and Attendants; Capulet, Lady Capulet, Tybalt,
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]To hear true shrift.--Come, madam, let's away, [Exeunt Montague and Lady.]
[Sahneden çıkarlar Capulet'in ve Paris].[Exeunt Capulet and Paris].
[Sahneden çıkarlar tüm fakat Juliet ve Hemşire.][Exeunt all but Juliet and Nurse.]
[Sahneden çıkarlar Mercutio ve Benvolio.][Exeunt Mercutio, and Benvolio.]
Tutun, Tybalt - iyi Mercutio - [onun Partizans sahneden çıkarlar Tybalt]Hold, Tybalt!--good Mercutio!-- [Exeunt Tybalt with his Partizans.]
Mercy ama cinayetler, o öldüren Aff. [Sahneden çıkarlar.]Mercy but murders, pardoning those that kill.
[Sahneden çıkarlar Juliet ve Hemşire.][Exeunt Juliet and Nurse.]
[Sahneden çıkarlar Lady Capulet'in ve Hemşire.][Exeunt Lady Capulet and Nurse.]
[Sahneden çıkarlar.] >[Exeunt.] >
[İzle sahneden çıkarlar.][Exeunt some of the Watch.]
Bazıları: - Montague, yukarı kaldırın. Watch sahneden çıkarlar diğerleri]Raise up the Montagues,--some others search:-- [Exeunt others of the Watch.]
Eğer sizin düşündüğünüzden daha genç ya da daha yaşlı çıkarlarsa yine farkedecektir.It will make a difference if they turn out to be much younger or much older than you think they are.
Yani peşinde olduğumuz çıkarlar bunlar.So those are the kind of stakes that we're after.
Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.And they climb out of the water, burst out, as the adult which we see.
1966 ile 1990 arasında, ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.Between 1966 and 1990, the U.S. and Soviet interests fought for control over my country.
Genetik çıkarların diğer çıkarlara göre ikincil olması söz konusu.It's the subordination of genetic interest to other interests.
Yani, kendi çıkarları için en iyisi olduğunu düşüdüklerini yapmaya çalışırlar.That is, they are just trying to do what they think is in their own best interest.
İki tür, ortak çıkarlar çerçevesinde birbirine yardım ediyor.Two species cooperating to help each other for the benefit of all.