çıkarlar ile cümle

çıkarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Genellikle kurbanlarının karşılarına aniden çıkarlar ve herhangi bir uyarı olmaksızın saldırılar.牠們極度兇猛,在沒有警告下都會攻擊。
Grup beraber yürüyüşe çıkarlar ve anı yakalamak üzerine tartışırlar. ^ a b "Boyhood".與哈里斯立下契約,並操縱他冒充「B-rabbit」犯案。
İsrail Oğulları, Musa’nın rehberliğinde Vadedilmiş Topraklar'a girmek üzere yola çıkarlar.고대의 이스라엘인들이 하나님을 거역하였기 때문에 아론 신권이 모세에게 계시되었다.
Daha sonra üçü, bebeğin ailesini bulmak üzere uzun sürecek bir yolculuğa çıkarlar.결국 노부부는 자식들을 만나기 위한 긴 여행길에 오른다.
Haftada bir kez manastır dışına yürüyüşe çıkarlar.하루에 한 번은 산책에 데리고 나간다.
Federal hükümet nezdinde eyaletlerin çıkarlarını temsil etmektedir.미국은 연방 정부 차원에서 따로 공용어를 지정하지 않고 있다.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.평양이나 개성이 수신 범위.
Bunun üzerine çevredeki dağların demir madeninden yapıldığını fark ederler ve demiri eriterek çıkarlar.이 산에는 암석이 귀한 곳이므로 축성에 사용한 많은 석재는 강을 이용하여 다른 곳에서 운반하였을 것으로 추측된다.
Radyal bir kondansatörde uçlar aynı kenardan aynı yöne doğru çıkarlar.정류자에 의해 코일이 같은 방향으로 계속 회전할 수 있다.
Toprak elementini öğrenmek üzere yola çıkarlar.그들은 암흑 물질의 본질을 이해하기 위한 연구를 시작하기도 하였다.
Hava iyice karardıktan sonra ortaya çıkarlar, şafağa kadar aktiftirler.활동은 해 진 뒤나 새벽에 주로 활동한다.
Birbirlerine destek çıkarlar.서로 포옹만 함.
Egoizm genel anlamıyla bireyin kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmesi ile ilgilidir.심리적 이기주의는 개인이 기본적으로 자신의 이익을 최대화시키는 방향으로 행동한다고 주장하는 사상이다.
Özellikle yaz aylarında insanlar sırf manzarayı görmek için bu tepeye çıkarlar.또한, 여름에는 등산을 하러 사람들이 관광을 온다.
Amasyanın Terzi köyünden hayvan otlatmak için yaylaya çıkarlarmış.대원군은 아버지 남연군의 묘를 이곳으로 이장하기 위해 가야사를 불태웠다.
Hemen dışarı çıkarlar.급하게 나간다.
Eğer iki kraliçe adayı aynı anda kuluçkadan çıkarlarsa ölümüne dövüşürler.이자겸이 제거된 후 그의 두 딸도 왕비의 자리에서 쫓겨났기 때문에 새로운 왕비를 맞아들이게 되었다.
Grup beraber yürüyüşe çıkarlar ve anı yakalamak üzerine tartışırlar. ^ a b "Boyhood".두 인물은 안개가 걷혀서 여행을 계속하기를 기다리고 있는 참에, B는 부갱빌의 '세계 여행기'를 읽고 있다.
Çıkarları o an neyi gerektiriyorsa onu yaparlar.이 경우 필요한 때에는 증거를 조사할 수 있다.
Çıkarları çatışan bu iki kast arasındaki sorunlar, açık bir mücadele ile çözülemez.영토 문제와 왕위계승권 문제로 인한 두 왕가의 갈등은 대화로 풀 수 있는 상황이 아니었다.
Rusya'nın Suriye'de önemli ekonomik çıkarları bulunmaktadır.לרוסיה אינטרסים כלכליים משמעותיים בסוריה.
Her sıradan kitap, yaratıcısının belirli çıkarları için benzersizdi.כל ספר היה ייחודי לאינטרס המסוים של יוצרו.
Böylelikle Carrie ve Tommy balo kralı ve kraliçesi seçilir ve alkışlarla sahneye çıkarlar.להפתעתה של קארי, היא וטומי נבחרים למלך ולמלכה של הנשף.
İstilacı Vikingler ilk olarak Doğu Anglia Krallığında karaya çıkarlar.הכוחות הפולשים של הצבא הוויקינגי הגדול נחתו לראשונה בחופי ממלכת מזרח אנגליה.
Herkes fotoğraf çektirirken hep kötü çıkarlar.תמיד יוצא מהדמות בזמן הצילומים.
Tina artık gitmek istediğini söyleyince partiden çıkarlar.תום אומר שהם ילכו למסיבה ועוזב את המקום.
Haftada bir kez manastır dışına yürüyüşe çıkarlar.הכרת הארץ- יציאה לטיולי שדה פעם בחודש.
Gece, Meryemce uyurken çocukları da alıp yola çıkarlar.הם נולדים רדומים, חיים תוך שינה, מתחתנים תוך שינה, יולדים ילדים בשנתם, והולכים לעולמם ישנים.
Cho'yla çıkarlar.יצאה עם צ'ייס.
Larvalar yumurtadan birkaç gün sonra çıkarlar.הביצים בוקעות כעבור כמה שבועות.
Ancak ellerinde beş farklı tanık ve beş farklı hikâyeyle yola çıkarlar.תושבי הכפר הם יוצאי חמישה שבטים שונים, ונמנים עם כ-30 משפחות שונות.
Büyük devletler bu eylemleri çıkarları doğrultusunda desteklemektedirler.אנשי אחדות העבודה תמכו בהם בצעדים אלו.
Yeni kocaman yapılar ilk kez Versiyon 6'ya ait olan diyarlarda ortaya çıkarlar ve ciddi beceriler gerektirir.Новите колосални структури за пръв път се появяват във Версия 6 и изискват огромни количества умения.
Beraber bir odaya çıkarlar.Те са заедно в нейната стая.
Mahkûmlar hücrelerinde dışarı yavaş yavaş çıkarlar.Обвиняемият седи кротко в килията си.
Herkes fotoğraf çektirirken hep kötü çıkarlar.Така вече всеки може да прави снимки.
Ailesi tiyatroyu sevmektedir ancak oğullarının tiyatrocu olma isteğine karşı çıkarlar.Семейството обича театъра и двамата по-големи сина започват театрални кариери.
Radyal bir kondansatörde uçlar aynı kenardan aynı yöne doğru çıkarlar.Тези по страничните фасади имат направление в една и съща посока.
Çıkarların maksimize edilmesi elzemdir.Същественото е да се оптимира печалбата.
Herkes saklandıkları yerlerden çıkarlar.Хората се скриват, кой където може.
Araştırmalarda maddi çıkarlar gözetilmemiştir.Промишлени замърсявания не са отчетени.
Hava alanının hala tahliye için kullanılabileceğini düşünüp yola çıkarlar.В същото време се открива, че летището все още се ползва.
Dillon bu gücünü kendi çıkarları için kullanmışır.Така Дионис доказва своята власт.
Zamanın Konya Valisine çıkarlar.Времето работи срещу него.
Leçveler gündüz ortaya çıkarlar.Малките се излюпват през деня.
Sonunda ikisi de cin perisini bulmak için yola çıkarlar.От тук нататък двамата започват да си сътрудничат при изследването на макромолекулите.
Ajans iç muhalefeti yönetmek ve rejimin bireysel üyelerinin çıkarlarını korumak için kullanılır olmuştur.Създадена е Национална доброволческа милиция, която да следи дейността на противниците на режима.
Sivrisinekler devin küllerinden ortaya çıkarlar.Guano nastaje i u pećinama od izmeta šišmiša.
Rusya'nın Suriye'de önemli ekonomik çıkarları bulunmaktadır.Sirijsko je gospodarstvo u velikim problemima.
Larvalar yumurtadan birkaç gün sonra çıkarlar.Dobivaju mogućnost leta nekoliko dana nakon izlijeganja iz jajeta.
Bu arada Luke, Han, R2-D2 ve C-3PO onu aramaya çıkarlar.Luke, Leia, R2-D2 i C-3PO gledaju za njihovim brodom očekujući nove informacije.
Proletarya, sınıf olarak kendi varlığını da ortadan kaldırmakta bulur gerçek çıkarlarını.Proletarijat može samo u borbi i činu razviti svoju klasnu svijest.
Amasyanın Terzi köyünden hayvan otlatmak için yaylaya çıkarlarmış.Luke, prenijevši u nju spašene stvari iz kapele u selu.
Haftada bir kez manastır dışına yürüyüşe çıkarlar.Održava se jednom godišnje u Koprivnici.
Genellikle görünmezler ama bazen sivri kafalı insanlar olarak veya hayvan olarak ortaya çıkarlar.Obično su duhovi nevidljivi, ali ponekad uzmu ljudski ili životinjski lik.
Elene elene finale kadar çıkarlar.Dinamo uvjerljiv za kraj!
58 - 710 günde yavrular yumurtadan çıkarlar.Između 75 do 85 dana ptić počinje probijati ljusku jajeta.
Günümüzde Eskimolar arasında Alaska Yupikleri özellikle maskeleriyle öne çıkarlar.Po azijskim zemljama i danas se najviše koriste skele od bambusa.
Związek Producentów Audio Video (ZPAV), Polonya'da müzik endüstrisinin çıkarlarını temsil eden organizasyon.Związek Producentów Audio Video (ZPAV) je organizácia, ktorá reprezentuje záujmy hudobného priemyslu v Poľsku.
Bir ay sonra ilk kez mağaradan dışarı çıkarlar.V období jedného mesiaca po pôrode začínajú po prvýkrát odchádzať z brlohu.

İlgili Sayfalar