çıkarlar ile cümle

çıkarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ulusal çıkarlara uygun bir arazi reformu yapılmalıdır.Na skonfiškovanej pôde sa mala uskutočniť pozemková reforma.
Beraber bir odaya çıkarlar.Spával v jednej izbe so mnou.
Larvalar yumurtadan birkaç gün sonra çıkarlar.Nymfy (larvy) sa liahnu z vajíčka po niekoľkých týždňoch.
Cho'yla çıkarlar.Berlage sa spolu s Th.
Toplantıdan sonra gemilere binen askerlerle birlikte sefere çıkarlar.Tí sú nakoniec po príchode vojenskej lode s novými strážcami pochytaní.
Mahkûmlar hücrelerinde dışarı yavaş yavaş çıkarlar.Odsúdenca nechali na kolese pomaly zomrieť.
Eser sahiplerinin yasal çıkarlarını en etkin şekilde korumayı amaçlar.Mimoriadne odolné sú objekty pre ochranu najvyššieho vedenia štátu.
Amasyanın Terzi köyünden hayvan otlatmak için yaylaya çıkarlarmış.Partizáni sa nakoniec rozhodnú ukradnúť kravu od miestneho dedinčana.
Leçveler gündüz ortaya çıkarlar.Cez deň sa ukrývajú.
Hell In Cell’de maça çıkarlar ve maçı Sin Cara kazanır.Vtedy hovoríme o tzv. Hell in a Cell match.
El birliği ile kurtarma sandalını tamir ederek yardım aramaya çıkarlar.Orgány mesta sa za pomoci občianskeho združenia Vodný hrad, snažia o jeho obnovu.
Ertesi sabah adayı keşfe çıkarlar.Naslednje jutro skupina razišče okolico.
Genellikle kurbanlarının karşılarına aniden çıkarlar ve herhangi bir uyarı olmaksızın saldırılar.Pri vseh pride do izgube zavesti in praviloma se pripetijo brez opozorila.
Girişimci karar verirken kendi çıkarlarını göz önünde bulundurur.Z načrtovanjem pri odločanju upoštevamo vrednosti.
Keşişler sadece kilisede dua etmek için hücre evlerinden çıkarlar.Duhovniki so pridigali na prostem pred cerkvijo.
Ve Argo gemisiyle yola çıkarlar.Potovanje na ladji Beagle.
Luce ve Rachel bir akşam dışarı çıkarlar.Dekardas ir Reičelė iškeliauja drauge.
Buradan hemen çıkarlar ve kimse bir şey fark etmez.Ten situacija jau buvo pasikeitusi ir jo niekas nebelaukė.
Fay kaynakları: Fay hatlarından yeryüzüne çıkarlar.Šaltinis ištryško Pegasui sudavus kanopa į žemę.
Erginler baharda çıkarlar.Sparnavaisiai prinoksta spalį.
Bir ay sonra ilk kez mağaradan dışarı çıkarlar.Sealselt mäelt kaevati esmakordselt välja kaoliini.
"They Only Come Out At Night" (Dışarıya Yalnız Gece Çıkarlar)" Udo Dirkschneider ile düet özelliği taşır.Bändiga teist korda tuli loo "They Only Come Out At Night" ajal lavale Udo Dirkschneider.
Yazın yaylalara çıkarlar.Suveks rändava nad u.
Leçveler gündüz ortaya çıkarlar.Päevalehed ilmuvad iga päev.
Amasyanın Terzi köyünden hayvan otlatmak için yaylaya çıkarlarmış.Võtsime kõuts Tooma loomade varjupaigast.
Kaynaklar yeryüzüne farklı güçlerde çıkarlar.Kogelust esineb erinevates situatsioonides erineva tugevusega.
Herkes saklandıkları yerlerden çıkarlar.Kõik lapsed varjuvad, kes kuhu saab.
Geceleri sürü halinde ava çıkarlar.Välja tuleb alles õhtul, et jahile minna.
1966 ile 1990 arasında, ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.Tra il 1966 e il 1990, gli interessi di Stati Uniti e Russia si scontrarono per il controllo del mio paese.
1966 ile 1990 arasında, ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.Từ năm 1966 đến 1990, chính phủ Mỹ và Xô Viết tranh chấp để chiếm giữ đất nước chúng tôi
1966 ile 1990 arasında, ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.Tussen 1966 en 1990 wedijverden de VS en de Sovjets met elkaar om de controle over mijn land.
1966 ile 1990 arasında, ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.Между 1966-а и 1990-а интересите на САЩ и Съветите се бореха за контрол над страната ми.
1.Avrupa Komisyonu, Avrupa’nın genel çıkarlarınıteşvik eder ve bu amaçlauygun girişimlerde bulunur.1.A Comissão Europeia promove o interesse geral europeu e toma as iniciativas adequadas para esse efeito.
1.Avrupa Komisyonu, Avrupa’nın genel çıkarlarınıteşvik eder ve bu amaçlauygun girişimlerde bulunur.1.Comisia Europeană promovează interesul european general şi adoptăiniţiativele necesare în acest scop.
1.Avrupa Komisyonu, Avrupa’nın genel çıkarlarınıteşvik eder ve bu amaçlauygun girişimlerde bulunur.1.De Europese Commissie bevordert het Europese algemeen belang enneemt daartoe passende initiatieven.
1.Avrupa Komisyonu, Avrupa’nın genel çıkarlarınıteşvik eder ve bu amaçlauygun girişimlerde bulunur.1.Euroopan komissio edistää Euroopan yleistä etua ja tekee sitä koskevia aloitteita.
1.Avrupa Komisyonu, Avrupa’nın genel çıkarlarınıteşvik eder ve bu amaçlauygun girişimlerde bulunur.1.Europa-Kommissionen fremmer de almene europæiske interesser og tagerpassende initiativer med henblik herpå.
1.Avrupa Komisyonu, Avrupa’nın genel çıkarlarınıteşvik eder ve bu amaçlauygun girişimlerde bulunur.1.Európska komisia presadzuje všeobecné európske záujmy aza tým cieľomprijíma primerané iniciatívy.
1.Avrupa Komisyonu, Avrupa’nın genel çıkarlarınıteşvik eder ve bu amaçlauygun girişimlerde bulunur.1.Evropská komise podporuje obecnýevropskýzájem a ktomuto účelu činívhodné podněty.
1.Avrupa Komisyonu, Avrupa’nın genel çıkarlarınıteşvik eder ve bu amaçlauygun girişimlerde bulunur.1.Evropska komisija pospešuje splošne evropske interese in v ta namen sprejema ustrezne pobude.
1.Avrupa Komisyonu, Avrupa’nın genel çıkarlarınıteşvik eder ve bu amaçlauygun girişimlerde bulunur.1.Komisja Europejska wspiera ogólny interes europejski i podejmuje w tymcelu odpowiednie inicjatywy.
1.Avrupa Komisyonu, Avrupa’nın genel çıkarlarınıteşvik eder ve bu amaçlauygun girişimlerde bulunur.1.La Comisión Europea promoverá el interés general europeo y tomará lasiniciativas adecuadas para ello.
1.Avrupa Komisyonu, Avrupa’nın genel çıkarlarınıteşvik eder ve bu amaçlauygun girişimlerde bulunur.1.La Commission européenne promeut l’intérêt général européen et prend lesinitiatives appropriées à cette fin.
4.Birlik, diğer ülkeler ile ilişkilerinde kendi değerlerini ve çıkarlarınısavunurve destekler.4.Dans ses relations avec le reste du monde, l’Union affirme et promeut sesvaleurs et ses intérêts.
4.Birlik, diğer ülkeler ile ilişkilerinde kendi değerlerini ve çıkarlarınısavunurve destekler.4.En sus relaciones con el resto del mundo, la Unión afirmará y promoverásus valores e intereses.
4.Birlik, diğer ülkeler ile ilişkilerinde kendi değerlerini ve çıkarlarınısavunurve destekler.(4)In ihren Beziehungen zur übrigen Welt schützt und fördert die Union ihre Werte und Interessen.
4.Birlik, diğer ülkeler ile ilişkilerinde kendi değerlerini ve çıkarlarınısavunurve destekler.4.În relaţiile cu restul lumii, Uniunea afirmăşi promoveazăvalorile şi interesele sale.
4.Birlik, diğer ülkeler ile ilişkilerinde kendi değerlerini ve çıkarlarınısavunurve destekler.4.I sina förbindelser med den övriga världen skall unionen bekräfta och främja sina värderingar och intressen.
4.Birlik, diğer ülkeler ile ilişkilerinde kendi değerlerini ve çıkarlarınısavunurve destekler.4.Nas suas relações com o resto do mundo, a União afirma e promove os seusvalores e interesses.
4.Birlik, diğer ülkeler ile ilişkilerinde kendi değerlerini ve çıkarlarınısavunurve destekler.4.Nelle relazioni con il resto del mondo l’Unione afferma e promuove i suoivalori e interessi.
4.Birlik, diğer ülkeler ile ilişkilerinde kendi değerlerini ve çıkarlarınısavunurve destekler.4.Únia presadzuje a podporuje svoje hodnoty a záujmy vo vzťahoch so širšímsvetom.
4.Birlik, diğer ülkeler ile ilişkilerinde kendi değerlerini ve çıkarlarınısavunurve destekler.4.Unija v odnosih s širšim svetom uveljavlja in pospešuje svoje vrednote ininterese.
4.Birlik, diğer ülkeler ile ilişkilerinde kendi değerlerini ve çıkarlarınısavunurve destekler.4.Unionen forsvarer og fremmer i forbindelserne med den øvrige verden sineværdier og interesser.
4.Birlik, diğer ülkeler ile ilişkilerinde kendi değerlerini ve çıkarlarınısavunurve destekler.4.Ve svých vztazích s ostatním světem Unie zastává a podporuje své hodnotya své zájmy.
4.Birlik, diğer ülkeler ile ilişkilerinde kendi değerlerini ve çıkarlarınısavunurve destekler.4.W stosunkach zewnętrznych Unia utrwala i popiera swoje wartości i interesy.
4.Birlik, diğer ülkeler ile ilişkilerinde kendi değerlerini ve çıkarlarınısavunurve destekler.Előmozdítja a gazdasági, a társadalmi és a területi kohéziót, valamint a tagállamok közötti szolidaritást.
ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.Americké a Sovietske záujmy bojovali o kontrolu nad mojou krajinou.
ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.미국과 구 소련이 우리나라를 집어삼키려 싸웠습니다.
ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.les intérêts américains et soviétiques se sont battus pour contrôler mon pays.
ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.los intereses estadounidenses y soviéticos pelearon por el control de mi país.

İlgili Sayfalar