çıkarlar ile cümle
çıkarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onun başlıca çıkarları aile meseleleri, dans, toplar ve mücevherlerdi.Perhatian utamanya adalah masalah keluarga, tarian, pesta, dan perhiasan.
Ardından Olimpos'ta diğer tanrıların yanına çıkarlar.Mereka kemudian bergabung dengan dewa di Olympus.
Musa ile Harun, birlikte Firavunun karşısına çıkarlar.Musa dan Harun Menghadap Firaun 32.
Bu sesler, ses kirişlerinden kopup gelerek, hiçbir engele uğramadan serbestçe çıkarlar.Mereka mudah terprovokasi dan dapat masuk ke dalam hiruk-pikuk pekikan dan menggigit tanpa peringatan.
Fakat bu güçleri tamamıyla kişisel çıkarları için kullanmaktadır.Akan tetapi hal ini tentu saja bisa menjadi daya tarik tersendiri.
Toplu öz çıkarlarla desteklenen kitle işbirliği ile doğrulanırlar.Mereka diautentikasi oleh kolaborasi massa yang didukung kepentingan kolektif.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.Berdaulat, berdikari dan berkepribadian.
Kızgın beşli bu silahı durdurmak üzere Çin'e doğru yolculuğa çıkarlar.Juga disarankan agar china mengekspor 15 kapal patroli yang dilengkapi rudal ini ke Iran.
Efsaneye göre bir anne ve kızı bu sergiye gitmek için yola çıkarlar.Dalam film ini, seorang ibu dan putrinya pindah ke sebuah apartemen berhantu.
Özellikle yaz aylarında insanlar sırf manzarayı görmek için bu tepeye çıkarlar.Pada musim panas, lembah ini menjadi daerah untuk melakukan pendakian.
Buna karşın çöle doğru yola çıkarlar ve ilerledikçe bitki yaşamına rastlarlar.Namun demikian, mereka akan menggali sumur sedalam mungkin sampai kemudian menemukan sumber air.
Lakin çıkarlar uğruna yapılmış davranışlar sonucunda düşmanlık kazanılmamalıdır.Apabila perbuatan tersebut dilakukan dengan terpaksa bukanlah pencerminan dari akhlak.
Herkes saklandıkları yerlerden çıkarlar.Semua prajurit bersembunyi ditempat masing-masing.
Amasyanın Terzi köyünden hayvan otlatmak için yaylaya çıkarlarmış.Dia dibawa para binatang ke pondok kurcaci.
Bir ay sonra ilk kez mağaradan dışarı çıkarlar.Đàn báo con ra khỏi hang lần đầu tiên lúc 1 tháng tuổi.
Devletler kendi çıkarlarını takip etme eğilimindedir.Các quốc gia có khuynh hướng theo đuổi lợi ích riêng.
2-3 gün içerisinde yumurtadan çıkarlar.Trứng nở sau 2-3 ngày.
Buradan hemen çıkarlar ve kimse bir şey fark etmez.Ba người lẻn ra ngoài mà không ai hay biết.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.Bản thân hiện hữu có tính hữu hạn và tính đặc thù.
Birbirlerine destek çıkarlar.Giữ gìn lẫn cho nhau.
Handa'nın taşınmasından beri bastırılmış yaoi çıkarlarıyla mücadele ediyor.Cô ấy cố gắng vượt qua sự đàn áp của yaoi khi mà Handa chuyển tới.
Fay kaynakları: Fay hatlarından yeryüzüne çıkarlar.AdSense dành cho feeds hoạt động bằng cách chèn các hình ảnh vào trong feeds.
Yanlarına kendilerine bağlı binlerce şövalyeyi alarak yola çıkarlar.千羽鶴は折鶴(おりつる)が笈摺(おいづる)にちなむことから奉納される。
BIS’in görevi ABD’nin ulusal güvenliğini, dış politikasını ve ekonomik çıkarlarını ilerletmektir.BISの使命は、アメリカ合衆国の国家安全保障、外交政策、経済的利益に寄与することである。
Gelen yabancı elçiler de, bu vesile ile sadrazamla görüşürler ve daha sonra padişahın huzuruna çıkarlardı.中山忠親の送った見舞いの使者に対しても「年来の素懐、障りなく遂げおはんぬ。
Musa ile Harun, birlikte Firavunun karşısına çıkarlar.モーゼとアロンが民衆の前に現れる。
Kara ayaklı gelincikler gece ortaya çıkarlar.足売りばあさん 夕暮れ時に現れるばあさん。
Eğer iki kraliçe adayı aynı anda kuluçkadan çıkarlarsa ölümüne dövüşürler.2匹の女王蜂が同時に出てきたときは、彼女らはどちらか一方が死ぬまで戦う。
ABD çıkarları Latin Amerika’da bile tehdit altındadır.シリーズはラテンアメリカにも輸出されています。
İran, Afganistan, Çin ve Tibet'teki iki ülkenin çıkarları arasındaki çekişmelere çözüm getiriyordu.イラン、アフガニスタン、チベットにおける両国の勢力範囲を決定した。
Buradan hemen çıkarlar ve kimse bir şey fark etmez.一部が散逸しており、元の姿は無い。
Arya ve Gendry, Yoren'in eşlikçileriyle Duvar'a doğru yola çıkarlar.アリアとジェンドリーはヨーレンの旅の一行に加わって〈壁〉に向かう。
Hemen dışarı çıkarlar.がすぐに逃げ出す。
Çıkarları için babasına bile ihanet edecek kadar kötü bir adamdır.金の為なら平気で仲間を裏切る冷酷な男。
Herkes fotoğraf çektirirken hep kötü çıkarlar.常にカメラで写真を撮っている。
Bunun üzerine çevredeki dağların demir madeninden yapıldığını fark ederler ve demiri eriterek çıkarlar.海岸近くの石灰岩地から山地にかけてみられる。
Herkes saklandıkları yerlerden çıkarlar.隠れている者を見つける。
Birçok küçük ticari çıkarların olduğu devleti kontrol etmekteydi.数多くの小売り業態を手掛けていた。
Çıkarları o an neyi gerektiriyorsa onu yaparlar.今必要なことはその場で解決しよう。
Erginler baharda çıkarlar.花茎は春に出る。
Toprak elementini öğrenmek üzere yola çıkarlar.…地形を知るに便あり。
Geceleri bitkisel gıda ihtiyaçlarını gidermek için yuvalarından dışarı çıkarlar.夜間にはおそらく餌を求めて表層に浮上する。
Haftada bir kez manastır dışına yürüyüşe çıkarlar.週に一度宮殿に参内する。
Deneme sürüşü için ağabeyi Robb (Richard Madden) ve Theon Greyjoy (Alfie Allen) ile geziye çıkarlar.兄ロブ(リチャード・マッデン)とシオン(アルフィー・アレン)の監督の下で森に試し乗りに行く。
Bunlar; kimlik, çıkarlar ve normlardır.これらは各奉行所や北海道開拓使へ実際に提出されていた資料である。
Fernando, kız ve belediye reisi sahneden çıkarlar.王女とかかし王子は舞台から去る。
İngiltere, iş başına kendi çıkarlarını koruyacak bir hükümeti getirmeyi planlıyordu.イギリスなどでは、工作にかかった人間を救出する仕組みがある。
Rusya, Doğu Avrupa'da, Yakın Doğu'da ve özellikle eski Sovyet ülkelerinde önemli çıkarlara sahiptir.俄羅斯在東歐、近東以及特別是在前蘇聯狀態有顯著的利益。
Beraber bir odaya çıkarlar.两人同住一房。
Gündüzleri saklanır geceleri saklandıkları yerlerden dışarı çıkarlar.牠們日間會在隱蔽的地方睡覺。
Bunların her biri aortanın başlama noktasından (kökünden), aorta kapağının hemen üstünden çıkarlar.所有人將在明界獲得永遠的解脫,黑暗世界被巨石封死,将恶魔永远束缚在其中。
İsrail Oğulları, Musa’nın rehberliğinde Vadedilmiş Topraklar'a girmek üzere yola çıkarlar.耶和華向他們頒下訓示,聖經説:“以色列人就這樣行,……都是照耶和華所吩咐摩西的。
Aynı zamanda, sürekli bu gücünü kendi siyasi ve ekonomik çıkarları için kullanmakla da itham edilmektedir.也是得益于她的贡献,使得她丈夫在军队和政治上的权力不断得到增强。
Yanlarına kendilerine bağlı binlerce şövalyeyi alarak yola çıkarlar.乃於去冬謀棄舊遊牧,挈屬內附,因自彼逸出,行程萬千有餘里。
Federal hükümet nezdinde eyaletlerin çıkarlarını temsil etmektedir.聯邦參議院是各联邦州在聯邦層級的代表。
Fakat çıkarları zedelenenler ve inisiyasyona alınmayanlar bir süre sonra karşılık vermekte gecikmediler.行人經過尋陽者,莫不降意折節,於是至者如歸。
Çıkarları için babasına bile ihanet edecek kadar kötü bir adamdır.是個為了自己的功勞不惜背叛夥伴的卑鄙小人。
Gezegenin yeryüzüne çıkarlar.她们来自于地球。
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.個性奔放且十分隨性。
Özellikle gruplarda ön plana çıkarlar çünkü diğer grup üyelerine yaptığı etkiler çok gelişmiştir.在樂團擔當指揮時給予團員不少壓力,但相對上說卻為成員帶來了不少的進步。