çıkaran ile cümle
çıkaran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Anlayacaklar ki, aralarında yaşamak için onları Mısır'dan çıkaran Tanrıları RAB benim. Tanrıları RAB benim.››فيعلمون اني انا الرب الههم الذي اخرجهم من ارض مصر لاسكن في وسطهم. انا الرب الههم
Anlayacaklar ki, aralarında yaşamak için onları Mısır'dan çıkaran Tanrıları RAB benim. Tanrıları RAB benim.››他 們 必 知 道 我 是 耶 和 華 他 們 的 神 、 是 將 他 們 從 埃 及 地 領 出 來 的 、 為 要 住 在 他 們 中 間 . 我 是 耶 和 華 他 們 的 神
Anlayacaklar ki, aralarında yaşamak için onları Mısır'dan çıkaran Tanrıları RAB benim. Tanrıları RAB benim.››他 們必 知道 我 是 耶和華 他 們 的 神 、 是將 他 們從 埃及 地領 出來 的 、 為要 住在 他 們中間 . 我 是 耶和華 他 們的神
Asansör üzerinde iş yapan kuvvet onu yukarı çıkaran kuvvettir.여기서 줄의 장력으로부터
Asansör üzerinde iş yapan kuvvet onu yukarı çıkaran kuvvettir.אז אנו יודעים שהעבודה שבוצעה ע"י מה שמושך אותה,
Aynı olmalarının yanı sıra, bize sorun çıkaran bölüm de o terim, değil mi?A ne jenom, že jsou stejné, ale to je to co nám dělalo problémy, že?
Aynı olmalarının yanı sıra, bize sorun çıkaran bölüm de o terim, değil mi?E não só eles são o mesmo, mas eles - Este é o termo que estava a dar-nos os problemas, certo?
Aynı olmalarının yanı sıra, bize sorun çıkaran bölüm de o terim, değil mi?E non solo sono uguali, ma ---- questo è il termine che ci stava creando problemi, giusto?
Aynı olmalarının yanı sıra, bize sorun çıkaran bölüm de o terim, değil mi?En ze zijn niet alleen hetzelfde, maar ze -- dit is de term die ons de problemen gaf, toch?
Aynı olmalarının yanı sıra, bize sorun çıkaran bölüm de o terim, değil mi?I nie tylko są one takie same, ale one - To jest napis który stwarzał nasz problem, racja?
Aynı olmalarının yanı sıra, bize sorun çıkaran bölüm de o terim, değil mi?Nem csak megegyeznek, de -- nem ez volt az, amelyik miatt a problémánk adódott?
Aynı olmalarının yanı sıra, bize sorun çıkaran bölüm de o terim, değil mi?Und nicht nur genau gleich, sondern... das hier ist ja der Term, der uns Probleme bereitet, oder?
Aynı olmalarının yanı sıra, bize sorun çıkaran bölüm de o terim, değil mi?Y no sólo ellos son los mismos, pero - es este el término que nos estaba dando los problemas, ¿verdad?
Aynı olmalarının yanı sıra, bize sorun çıkaran bölüm de o terim, değil mi?وليس فقط نفسها، وانما --هذه العبارة التي كانت تعطينا المسائل، اليس كذلك؟
Bakın, nadirlik bağlamsaldır, ve teknoloji kaynakları boşa çıkaran bir etkidir.Knappheit ist nämlich kontextbezogen, und Technologie ist eine Ressourcen befreiende Kraft.
Bakın, nadirlik bağlamsaldır, ve teknoloji kaynakları boşa çıkaran bir etkidir.희소하다는 것은 맥락에 따라 의미가 다르며, 기술은 자원을 해방시켜주는 힘을 가지고 있지요.
Bakın, nadirlik bağlamsaldır, ve teknoloji kaynakları boşa çıkaran bir etkidir.La scarsità è contestuale, e la tecnologia è una forza che libera risorse.
Bakın, nadirlik bağlamsaldır, ve teknoloji kaynakları boşa çıkaran bir etkidir.Nedostatek je kontextuální, a technologie šetří zdroje.
Bakın, nadirlik bağlamsaldır, ve teknoloji kaynakları boşa çıkaran bir etkidir.Niedostatek uzależniony jest od kontekstu, a technologia jest siłą uwalniającą zasoby.
Bakın, nadirlik bağlamsaldır, ve teknoloji kaynakları boşa çıkaran bir etkidir.Reparem, a escassez é contextual, e a tecnologia é uma força libertadora de recursos.
Bakın, nadirlik bağlamsaldır, ve teknoloji kaynakları boşa çıkaran bir etkidir.Schaarste hangt af van de omstandigheden en technologie geeft ons de hulpmiddelen.
Bakın, nadirlik bağlamsaldır, ve teknoloji kaynakları boşa çıkaran bir etkidir.Ser i, knaphed er kontekstuel, og teknologi er en resource-befriende kræft.
Bakın, nadirlik bağlamsaldır, ve teknoloji kaynakları boşa çıkaran bir etkidir.Vedeţi voi, sărăcia este contextuală, iar tehnologia este o forţă eliberatoare de resurse.
Bakın, nadirlik bağlamsaldır, ve teknoloji kaynakları boşa çıkaran bir etkidir.Viete, nedostatok závisí od kontextu, a technológia pomáha spraviť zdroje dostupnejšími.
Bakın, nadirlik bağlamsaldır, ve teknoloji kaynakları boşa çıkaran bir etkidir.Vous voyez, la rareté est contextuelle, et la technologie est une force de libération de ressources.
Bakın, nadirlik bağlamsaldır, ve teknoloji kaynakları boşa çıkaran bir etkidir.Ya ven, la escasez es contextual y la tecnología es una fuerza que libera recursos.
Bakın, nadirlik bağlamsaldır, ve teknoloji kaynakları boşa çıkaran bir etkidir.Βλέπετε, η σπανιότητα είναι πλαισιακή, και η τεχνολογία είναι μια δύναμη απελευθέρωσης των πόρων.
Bakın, nadirlik bağlamsaldır, ve teknoloji kaynakları boşa çıkaran bir etkidir.Видите ли, дефицит контекстуален, а технология — это сила, освобождающая ресурсы.
Bakın, nadirlik bağlamsaldır, ve teknoloji kaynakları boşa çıkaran bir etkidir.Виждате ли, недостигът е контекстуален, и технологията е сила освобождаваща ресурси.
Bakın, nadirlik bağlamsaldır, ve teknoloji kaynakları boşa çıkaran bir etkidir.אתם מבינים, מחסור הוא תלוי-הקשר, והטכנולוגיה היא כוח משחרר-משאבים.
Bakın, nadirlik bağlamsaldır, ve teknoloji kaynakları boşa çıkaran bir etkidir.كما ترون، الندرة هي سياقية، والتكنولوجيا تعتبر قوة لتحرير الموارد.
Bakın, nadirlik bağlamsaldır, ve teknoloji kaynakları boşa çıkaran bir etkidir.新技術は資源を自由に使えるようにする 原動力になります 例をご紹介します
Bana, ‹Bize öncülük edecek bir ilah yap. Bizi Mısırdan çıkaran adama, Musaya ne oldu bilmiyoruz› dediler.그들이 내게 말하기를 우리를 위하여 우리를 인도할 신을 만들라 이 모세 곧 우리를 애굽 땅에서 인도하여 낸 사람은 어찌 되었는지 알 수 없노라 하기에
Bana, ‹Bize öncülük edecek bir ilah yap. Bizi Mısırdan çıkaran adama, Musaya ne oldu bilmiyoruz› dediler.ויאמרו לי עשה לנו אלהים אשר ילכו לפנינו כי זה משה האיש אשר העלנו מארץ מצרים לא ידענו מה היה לו׃
Bana, ‹Bize öncülük edecek bir ilah yap. Bizi Mısırdan çıkaran adama, Musaya ne oldu bilmiyoruz› dediler.فقالوا لي اصنع لنا آلهة تسير امامنا. لان هذا موسى الرجل الذي اصعدنا من ارض مصر لا نعلم ماذا اصابه.
Bana, ‹Bize öncülük edecek bir ilah yap. Bizi Mısırdan çıkaran adama, Musaya ne oldu bilmiyoruz› dediler.他 們 對 我 說 、 你 為 我 們 作 神 像 、 可 以 在 我 們 前 面 引 路 、 因 為 領 我 們 出 埃 及 地 的 那 個 摩 西 、 我 們 不 知 道 他 遭 了 甚 麼 事
Bana, ‹Bize öncülük edecek bir ilah yap. Bizi Mısırdan çıkaran adama, Musaya ne oldu bilmiyoruz› dediler.他 們對 我 說 、 你 為 我 們作 神像 、 可以 在 我 們 前面 引路 、 因為領 我 們出 埃及 地的 那 個 摩西 、 我們 不知道 他 遭 了 甚 麼事
Beni haklı çıkaran yakınımda. Benden davacı olan kim, yüzleşelim, Kimdir hasmım, karşıma çıksın.나를 의롭다 하시는 이가 가까이 계시니 나와 다툴 자가 누구뇨 나와 함께 설지어다 나의 대적이 누구뇨 내게 가까이 나아올지어다
Beni haklı çıkaran yakınımda. Benden davacı olan kim, yüzleşelim, Kimdir hasmım, karşıma çıksın.Közel van, a ki engem megigazít, ki perel én velem? Álljunk együtt elõ! Kicsoda peresem? közelegjen hozzám!
Beni haklı çıkaran yakınımda. Benden davacı olan kim, yüzleşelim, Kimdir hasmım, karşıma çıksın.Min Retfærdiggører er nær; lad os mødes, om nogen vil Strid; om nogen vil trætte med mig, så træde han hid!
Beni haklı çıkaran yakınımda. Benden davacı olan kim, yüzleşelim, Kimdir hasmım, karşıma çıksın.קרוב מצדיקי מי יריב אתי נעמדה יחד מי בעל משפטי יגש אלי׃
Beni haklı çıkaran yakınımda. Benden davacı olan kim, yüzleşelim, Kimdir hasmım, karşıma çıksın.قريب هو الذي يبررني. من يخاصمني. لنتواقف. من هو صاحب دعوى معي. ليتقدم اليّ.
Beni haklı çıkaran yakınımda. Benden davacı olan kim, yüzleşelim, Kimdir hasmım, karşıma çıksın.稱 我 為 義 的 與 我 相 近 . 誰 與 我 爭 論 、 可 以 與 我 一 同 站 立 . 誰 與 我 作 對 、 可 以 就 近 我 來
Beni haklı çıkaran yakınımda. Benden davacı olan kim, yüzleşelim, Kimdir hasmım, karşıma çıksın.稱我為義 的 與我 相近 . 誰與 我 爭論 、 可以 與 我 一同 站立 . 誰與 我 作對 、 可以 就近 我 來
Beni Rama'ya geri ver yoksa Indra'nın yıldırımı gibi ses çıkaran güçlü okunu duyarsınız!Adj vissza Rámának, különben nemsoká hallhatod roppant íját, mely zeng, mint Indra mennydörgése.
Beni Rama'ya geri ver yoksa Indra'nın yıldırımı gibi ses çıkaran güçlü okunu duyarsınız!Devolve-me a Rama, ou vais ouvir em breve o seu arco poderoso que ressoa como o raio de Indra!
Beni Rama'ya geri ver yoksa Indra'nın yıldırımı gibi ses çıkaran güçlü okunu duyarsınız!¡Devuélveme a Rama, o pronto oirás que su cuerno resuena como el rayo de Indra!
Beni Rama'ya geri ver yoksa Indra'nın yıldırımı gibi ses çıkaran güçlü okunu duyarsınız!Du-mă înapoi la Rama, altfel vei auzi curând măreţul său arc răsunând ca tunetul lui Indra!
Beni Rama'ya geri ver yoksa Indra'nın yıldırımı gibi ses çıkaran güçlü okunu duyarsınız!Gib mich Rama zurück, sonst wirst Du bald seinen Bogen hören, der wie Indras Donner dröhnt!
Beni Rama'ya geri ver yoksa Indra'nın yıldırımı gibi ses çıkaran güçlü okunu duyarsınız!Kembalikan aku pada Rama, atau kamu akan segera mendengar busurnya yang bergema seperti petir Indra!!
Beni Rama'ya geri ver yoksa Indra'nın yıldırımı gibi ses çıkaran güçlü okunu duyarsınız!Lämna tillbaks mig till Rama- annars får du höra hans pilbåge dundra såsom Indras åska.
Beni Rama'ya geri ver yoksa Indra'nın yıldırımı gibi ses çıkaran güçlü okunu duyarsınız!Palauta minut Ramalle, tai saat vielä kuulla hänen väkevää joustaan - joka jylisee kuin Indran ukonnuoli
Beni Rama'ya geri ver yoksa Indra'nın yıldırımı gibi ses çıkaran güçlü okunu duyarsınız!Rendez-moi à Rama, sinon vous allez bientôt entendre son arc gronder, comme tonnerre d'Indra !
Beni Rama'ya geri ver yoksa Indra'nın yıldırımı gibi ses çıkaran güçlü okunu duyarsınız!Restituiscimi a Rama, o il suo arco risuonera' come la saetta di Indra!
Beni Rama'ya geri ver yoksa Indra'nın yıldırımı gibi ses çıkaran güçlü okunu duyarsınız!Trả ta về với Rama, hay là ngươi sẽ nghe tiếng cung dũng mãnh của chàng vang lên như tiếng sấm của thần Indra.
Beni Rama'ya geri ver yoksa Indra'nın yıldırımı gibi ses çıkaran güçlü okunu duyarsınız!Wypuść mnie, albo wkrótce usłyszysz, huk jego potężnego łuku, niczym grzmot błyskawic boga Indry!
Beni Rama'ya geri ver yoksa Indra'nın yıldırımı gibi ses çıkaran güçlü okunu duyarsınız!Верни меня Раме или ты услышишь звук его лука, что гремит как молния Индры
Beni Rama'ya geri ver yoksa Indra'nın yıldırımı gibi ses çıkaran güçlü okunu duyarsınız!Върни ме обратно на Рама или скоро ще чуеш неговия могъщ лък, който отеква като гърма на Индра!
Beni Rama'ya geri ver yoksa Indra'nın yıldırımı gibi ses çıkaran güçlü okunu duyarsınız!החזר אותי לראמה, אחרת תשמע את צליל קשתו הרועמת כרעמו של אינדרה!
Beni Rama'ya geri ver yoksa Indra'nın yıldırımı gibi ses çıkaran güçlü okunu duyarsınız!インドラの稲妻のように お前を撃つ!