çıkaran ile cümle
çıkaran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Güçlü eli, kudretli koluyla _iSevgisi sonsuzdur; İsraili Mısırdan çıkarana, _iSevgisi sonsuzdur;И изведе Израиля изсред тях, Защото милостта Му трае до века;
Güçlü eli, kudretli koluyla _iSevgisi sonsuzdur; İsraili Mısırdan çıkarana, _iSevgisi sonsuzdur;ויוצא ישראל מתוכם כי לעולם חסדו׃
Güçlü eli, kudretli koluyla _iSevgisi sonsuzdur; İsraili Mısırdan çıkarana, _iSevgisi sonsuzdur;واخرج اسرائيل من وسطهم لان الى الابد رحمته.
Güçlü eli, kudretli koluyla _iSevgisi sonsuzdur; İsraili Mısırdan çıkarana, _iSevgisi sonsuzdur;他 領 以 色 列 人 從 他 們 中 間 出 來 、 因 他 的 慈 愛 永 遠 長 存
Güçlü eli, kudretli koluyla _iSevgisi sonsuzdur; İsraili Mısırdan çıkarana, _iSevgisi sonsuzdur;他 領 以色列人 從 他 們中間 出來 、 因 他 的 慈愛 永 遠長存
Günümüz şarap dünyasında yıllardır süregelen gizemi ortaya çıkaran hadiselerden alıntılarla ilgili가장 오랜 기간동안 베일에 싸였던 사건을 기록한 동영상입니다.
Günümüz şarap dünyasında yıllardır süregelen gizemi ortaya çıkaran hadiselerden alıntılarla ilgiliTo je celé video z té události, kde započalo jedno z největších tajemství v moderní vinné branži.
Günümüz şarap dünyasında yıllardır süregelen gizemi ortaya çıkaran hadiselerden alıntılarla ilgiliבו התחילה התעלומה הממושכת ביותר של עולם היין המודרני.
Günümüz şarap dünyasında yıllardır süregelen gizemi ortaya çıkaran hadiselerden alıntılarla ilgiliالتي أدت الى أطول غموض في عالم الخمور المعاصر
Günümüz şarap dünyasında yıllardır süregelen gizemi ortaya çıkaran hadiselerden alıntılarla ilgiliそのミステリーが存在していたのはハーディ・ロンドストックという名の紳士がいたからです
Halkı Mısırdan çıkaran, orada, Kızıldenizde ve kırk yıl boyunca çölde belirtiler ve harikalar yapan oydu.A ten je vyvedl, čině divy a zázraky v zemi Egyptské a na moři Červeném, i na poušti za čtyřidceti let.
Halkı Mısırdan çıkaran, orada, Kızıldenizde ve kırk yıl boyunca çölde belirtiler ve harikalar yapan oydu.Dieser führte sie aus und tat Wunder und Zeichen in Ägypten, im Roten Meer und in der Wüste vierzig Jahre.
Halkı Mısırdan çıkaran, orada, Kızıldenizde ve kırk yıl boyunca çölde belirtiler ve harikalar yapan oydu.El i -a scos din Egipt, şi a făcut minuni şi semne în Egipt, la Marea Roşie, şi în pustie, patruzeci de ani.
Halkı Mısırdan çıkaran, orada, Kızıldenizde ve kırk yıl boyunca çölde belirtiler ve harikalar yapan oydu.Él los sacó, haciendo prodigios y señales en Egipto, en el mar Rojo y en el desierto por cuarenta años
Halkı Mısırdan çıkaran, orada, Kızıldenizde ve kırk yıl boyunca çölde belirtiler ve harikalar yapan oydu.이 사람이 백성을 인도하여 나오게 하고 애굽과 홍해와 광야에서 사십 년간 기사와 표적을 행하였느니라
Halkı Mısırdan çıkaran, orada, Kızıldenizde ve kırk yıl boyunca çölde belirtiler ve harikalar yapan oydu.Ta jih je izpeljal, delajoč čudeže in znamenja v Egiptu in na Rdečem morju in v puščavi štirideset let.
Halkı Mısırdan çıkaran, orada, Kızıldenizde ve kırk yıl boyunca çölde belirtiler ve harikalar yapan oydu.Сей вивів їх, робивши чудеса та ознаки в Єгипті, й на Червоному морі, і в пустиш сорок років.
Halkı Mısırdan çıkaran, orada, Kızıldenizde ve kırk yıl boyunca çölde belirtiler ve harikalar yapan oydu.והוא הוציאם ויעש אתות ומפתים בארץ מצרים ובים סוף ובמדבר ארבעים שנה׃
Halkı Mısırdan çıkaran, orada, Kızıldenizde ve kırk yıl boyunca çölde belirtiler ve harikalar yapan oydu.هذا اخرجهم صانعا عجائب وآيات في ارض مصر وفي البحر الاحمر وفي البرية اربعين سنة
Halkı Mısırdan çıkaran, orada, Kızıldenizde ve kırk yıl boyunca çölde belirtiler ve harikalar yapan oydu.這 人 領 百 姓 出 來 、 在 埃 及 、 在 紅 海 、 在 曠 野 、 四 十 年 間 行 了 奇 事 神 蹟
Halkı Mısırdan çıkaran, orada, Kızıldenizde ve kırk yıl boyunca çölde belirtiler ve harikalar yapan oydu.這人 領百姓 出來 、 在 埃及 、 在 紅海 、 在 曠野 、 四十 年 間 行 了 奇事 神蹟
Haruna, ‹Bize öncülük edecek ilahlar yap› dediler. ‹Çünkü bizi Mısırdan çıkaran o Musaya ne oldu bilmiyoruz!›아론더러 이르되 우리를 인도할 신들을 우리를 위하여 만들라 애굽 땅에서 우리를 인도하던 이 모세는 어떻게 되었는지 알지 못하노라 하고
Haruna, ‹Bize öncülük edecek ilahlar yap› dediler. ‹Çünkü bizi Mısırdan çıkaran o Musaya ne oldu bilmiyoruz!›ויאמרו אל אהרן עשה לנו אלהים אשר ילכו לפנינו כי זה משה אשר העלנו מארץ מצרים לא ידענו מה היה לו׃
Haruna, ‹Bize öncülük edecek ilahlar yap› dediler. ‹Çünkü bizi Mısırdan çıkaran o Musaya ne oldu bilmiyoruz!›قائلين لهرون اعمل لنا آلهة تتقدم امامنا. لان هذا موسى الذي اخرجنا من ارض مصر لا نعلم ماذا اصابه.
Haruna, ‹Bize öncülük edecek ilahlar yap› dediler. ‹Çünkü bizi Mısırdan çıkaran o Musaya ne oldu bilmiyoruz!›對 亞 倫 說 、 『 你 且 為 我 們 造 些 神 像 、 在 我 們 前 面 引 路 . 因 為 領 我 們 出 埃 及 地 的 那 個 摩 西 、 我 們 不 知 道 他 遭 了 甚 麼 事 。
Haruna, ‹Bize öncülük edecek ilahlar yap› dediler. ‹Çünkü bizi Mısırdan çıkaran o Musaya ne oldu bilmiyoruz!›對亞 倫說 、 『 你 且 為 我 們造 些 神像 、 在 我 們 前面 引路 . 因 為領 我 們出 埃及 地的 那 個 摩西 、 我們 不知道 他 遭 了 甚 麼事 。
Hava ortaya çıkaran şeylerde karbon fiksasyonunu sağlar ve daha sonra da depo edilmiş gibi karbon versiyonunu물의 손실에 대해 걱정하지 않아도 됩니다 탄소고정은 대기에 노출된 세포에서 일어나고
Her gün sorun çıkaran Seol'dan farklıydım.J'étais très différente de Seol,Nqui créait des soucis quotidiennement.
Her gün sorun çıkaran Seol'dan farklıydım.Sokban különböztem Seoltól, aki minden nap bajba került.
Her gün sorun çıkaran Seol'dan farklıydım.Αντίθετα η Σεολ, πάντα δημιουργούσε προβλήματα, εγώ ήμουν διαφορετική.
Her gün sorun çıkaran Seol'dan farklıydım.مقارنة بسول التي تثير المشاكل كل يوم
Her tonu için bir ton CO2 açığa çıkaran çimentoda.Alors qu'habituellement le ciment émet une tonne de CO2 pour chaque tonne de ciment.
Her tonu için bir ton CO2 açığa çıkaran çimentoda.Al posto del...il cemento di solito emette una tonnellata di CO2 per ogni tonnellata di cemento.
Her tonu için bir ton CO2 açığa çıkaran çimentoda.Általában egy tonna cement legyártása egy tonna széndioxid-kibocsátással jár.
Her tonu için bir ton CO2 açığa çıkaran çimentoda.En lugar de, el cemento normalmente emite una tonelada de CO2 por cada tonelada de cemento.
Her tonu için bir ton CO2 açığa çıkaran çimentoda.În loc de, cimentul de obicei emite o tonă de CO2 pentru fiecare tonă de ciment.
Her tonu için bir ton CO2 açığa çıkaran çimentoda.In tegenstelling tot cement dat gewoonlijk een ton CO2 uitstoot voor elke ton cement.
Her tonu için bir ton CO2 açığa çıkaran çimentoda.I stedet for -- cement udleder som regel et ton CO2 for hvert ton cement.
Her tonu için bir ton CO2 açığa çıkaran çimentoda.Normalerweise fällt auf jede Tonne Zement eine Tonne CO2-Ausstoß.
Her tonu için bir ton CO2 açığa çıkaran çimentoda.O cimento, normalmente, emite uma tonelada de CO2 por cada tonelada de cimento.
Her tonu için bir ton CO2 açığa çıkaran çimentoda.Padahal, biasanya pembuatan semen mengeluarkan emisi 1 ton CO2 setiap ton semen.
Her tonu için bir ton CO2 açığa çıkaran çimentoda.Вместо това циментът обикновено излъчва един тон въглероден двуокис за всеки тон цимент.
Her tonu için bir ton CO2 açığa çıkaran çimentoda.Обычно в производстве цемента выделяется тонна СО2 на каждую тонну цемента.
Hubble Teleskobu'nun iptal edileceği ilan edildiğinde en çok yaygara çıkaranlar astrofizikçiler değildi,la mayor oposición no vino de los astrofísicos,
Hubble Teleskobu'nun iptal edileceği ilan edildiğinde en çok yaygara çıkaranlar astrofizikçiler değildi,Quando è stato annunciato che il telescopio Hubble sarebbe stato cancellato,
İdare. İşleyen bir hükümete sahip olmak -- Californiya'yı 1850 sefaletinden çıkaran şey budur.A avea un guvern care functioneaza - asta a scos California din mizerie in 1850.
İdare. İşleyen bir hükümete sahip olmak -- Californiya'yı 1850 sefaletinden çıkaran şey budur.Avoir un gouvernement qui fonctionne -- c'est ce qui a sorti la Californie de la misère en 1850.
İdare. İşleyen bir hükümete sahip olmak -- Californiya'yı 1850 sefaletinden çıkaran şey budur.Beschikken over een overheid die functioneert - dat is wat Californië uit de misère haalde in 1850.
İdare. İşleyen bir hükümete sahip olmak -- Californiya'yı 1850 sefaletinden çıkaran şey budur.Eine funktionierende Regierung zu haben -- das führte Kalifornien aus der Misere von 1850.
İdare. İşleyen bir hükümete sahip olmak -- Californiya'yı 1850 sefaletinden çıkaran şey budur.Rządy, które funkcjonują poprawnie - taki rząd wyprowadził Kalifornię z niedoli roku 1850.
İdare. İşleyen bir hükümete sahip olmak -- Californiya'yı 1850 sefaletinden çıkaran şey budur.Tener un gobierno funcional -- es lo que sacó a California de la miseria de 1850.
İdare. İşleyen bir hükümete sahip olmak -- Californiya'yı 1850 sefaletinden çıkaran şey budur.Именно функциониращото правителство изведе Калифорния от мизерията през 1850.
İki güçlü arzunun birbiriyle çarpışmasından daha güzel ses çıkaran başka bir şey var mı?C'è qualcosa che produce una nota più bella del rumore di due forti volontà che collidono?
İki güçlü arzunun birbiriyle çarpışmasından daha güzel ses çıkaran başka bir şey var mı?Czy jest piękniejszy dźwięk od odgłosu zderzania się woli dwóch silnych bytów?
İki güçlü arzunun birbiriyle çarpışmasından daha güzel ses çıkaran başka bir şey var mı?Er der nogen herligere lyd end den af to stærke viljer, der kolliderer?
İki güçlü arzunun birbiriyle çarpışmasından daha güzel ses çıkaran başka bir şey var mı?Finns det nåt ljuvligare ljud än det av två starka viljor som kolliderar?
İki güçlü arzunun birbiriyle çarpışmasından daha güzel ses çıkaran başka bir şey var mı?Haverá algo com uma nota mais bela do que o som de duas vontades fortes a colidirem uma com a outra?
İki güçlü arzunun birbiriyle çarpışmasından daha güzel ses çıkaran başka bir şey var mı?Lähteekö mistään kauniimpi ääni- -kuin kahden tahdonvoiman törmäyksestä?
İki güçlü arzunun birbiriyle çarpışmasından daha güzel ses çıkaran başka bir şey var mı?No hay nada más hermoso que el sonido que hacen dos espíritus fuertes al chocar.
İki güçlü arzunun birbiriyle çarpışmasından daha güzel ses çıkaran başka bir şey var mı?Τι άλλο δίνει πιο όμορφους ήχους από δύο ισχυρές θελήσεις που συγκρούονται μεταξύ τους;