çıkarak ile cümle

çıkarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
88, alfabenin 8’inci harfinden yola çıkarak nazilerin “Heil Hitler” şeklindeki selamına gönderme yapıyor.Νεοναζιστές χρησιμοποιούν τον αριθμό 88 ως συντομογραφία για το χαιρετισμό "Heil Hitler".
Cassius, Rodos'a çıkarak adayı yağmalarken Brutus aynı şeyleri Likya'da yapıyordu.Ο Κάσσιος λεηλάτησε τη Ρόδο, ενώ ο Βρούτος έκανε το ίδιο στη Λυκία.
1912 yılında hapisten çıkarak Sankt-Peterburg'a geri dönmüştür ve eşiyle boşanmıştır.Το 1912 επέστρεψε στην Αγία Πετρούπολη και χώρισε την γυναίκα του.
Gece geç saatte askerler attan çıkarak kapıları açarlar ve Yunan ordusunun içeri girmesini sağlarlar.Το βράδυ ο ελληνικός στόλος επέστρεψε, και οι Έλληνες βγαίνοντας από το άλογο άνοιξαν τις πύλες της Τροίας.
Ergenlik döneminde cesaretle köyünden dışarı çıkarak Kabil'e gitti.Στην εφηβεία του, ο Καλακανί αποχώρησε από το χωριό του και ταξίδεψε στην Καμπούλ.
Buradan yola çıkarak asıl tedavinin "özgürlük" olduğunu, psikoterapi olmadığı sonucuna vardı.Εξ' αυτού συμπέρανε ότι η θεραπευτική αιτία ήταν η ελευθερία και όχι η ψυχοθεραπεία.
Bir oyundan çıkarak, onları güldürmeye çalışır.Το κοινό πληρώνει,και θέλει να γελάσει.
Bu dönemde sarığını çıkarak hasır bir şapka giymeye basladı.Σήμερα για ευκολία ράβονται πάνω σ’ ένα γιλέκο.
Sawyer çadırdan çıkarak yapılması gerekeni yaptığını söyler.Sawyer går ud af teltet og siger, at han gjorde hvad der måtte gøres.
Gece geç saatte askerler attan çıkarak kapıları açarlar ve Yunan ordusunun içeri girmesini sağlarlar.Ved nattestid kom den græske flåde tilbage, og grækerne i hesten åbnede Trojas porter.
Bir sonraki hafta dördüncü sıraya çıkarak en yüksek konumuna ulaştı.Den følgende uge, flyttede op til sit højdepunkt position nummer 46.
Film aynı isimli romandan yola çıkarak çekilmiştir.Filmen er baseret på romanen af samme navn.
Günümüzde eğitim giderek salt kamusal bir görev olmaktan çıkarak bir hizmet haline gelmeye başlamıştır.Sagen udviklede sig efterhånden fra at bevare laksen til at blive en sag om samiske rettigheder.
Bu yüzden kurduğu kulüp bir düşünce kulübü olmaktan çıkarak aktivite kulübüne dönüştü.Det var her, at klubben opbyggede sit image som arbejderklub.
Saç maşaları aslen 1920'li senelerde ortaya çıkarak kendini göstermeye başlamıştır.Den håndholdte hårtørrer blev føst lanceret i 1920.
Gece geç saatte askerler attan çıkarak kapıları açarlar ve Yunan ordusunun içeri girmesini sağlarlar.Om natten kryper grekerne ut, åpner byportene og den greske hæren strømmer inn.
22 Mayıs'ta, sakatlanan Lee Keun-ho ve Kwon Chang-hoon kadrodan çıkarak 26 kişi oldu.Troppen ble redusert til 26 spillere den 22. mai, da Kwon Chang-hoon og Lee Keun-ho ble skadet.
Sawyer çadırdan çıkarak yapılması gerekeni yaptığını söyler.Sawyer kommer ut fra teltet, og sier han gjorde det som måtte gjøres.
Film aynı isimli romandan yola çıkarak çekilmiştir.Filmen er basert på romanen med samme navn.
Tiberius ve oğlu Drusus bir rostra üzerine çıkarak cenazeye methiye düzmüşlerdir.Tiberius og hans sønn Drusus framsa lovprisningen av den døde mens de sto på toppen av to rostra.
Tren raydan çıkarak zıt yönde gelmekte olan bir kömür trenine çarpar.De kjører fra stasjonen i det en isbil ankommer.
2004 yılında 11 olan küçük esnaf sayısı 2006 yılında 32'ye çıkarak büyük bir artış göstermiştir.Siste tilgjengelige opplysninger (2004) viste en økning på 2,8 prosent årlig.
Buradaki akıl yürütmeler genel kabul görmüş fikirlerden yol çıkarak yapılan akıl yürütmelerdir.Kan maskiner noen sinne oppnå bevisste tilstander?
Bu şekilde, birkaç aksiyomdan yola çıkarak "her şeyi" açıklamaya çalışmıştır.Dengan demikian dia mencoba untuk menggambarkan "segalanya" mulai dari beberapa aksioma.
24 Şubat 1970'te Barrett, John Peel'in BBC radyosunda yaptığı Top Gear programına çıkarak beş şarkı çaldı.Pada 24 Februari 1970, Barrett tampil dalam dalam acara Top Gear di radio BBC yang dipandu John Peel.
Tevrat'ta ise Yusuf Firavun'un huzuruna çıkarak yorumlar.Maka pergilah Yusuf dari depan Firaun, lalu dikelilinginya seluruh tanah Mesir.
Bu sefer Şubat ayında yola çıkarak yaz sıcağından sakınmak istiyorlardı.Kegiatan ini dipercaya dapat menghalau hawa panas saat musim panas.
Bu yüzden kurduğu kulüp bir düşünce kulübü olmaktan çıkarak aktivite kulübüne dönüştü.Di sekolah ini ia aktif menjadi anggota perkumpulan diskusi Debating Club.
Yönetmen ise, buna karşı çıkarak, aksine kendisinin bu akıma karşı çıkan filmler yaptığını belirtti.Namun sutradaranya membantah hal tersebut, ia berkata bahwa film tersebut tidak berdasarkan pada kehidupannya.
1912 yılında hapisten çıkarak Sankt-Peterburg'a geri dönmüştür ve eşiyle boşanmıştır.Vào năm 1912, ông quay trở về Sankt-Peterburg và ly dị vợ.
21 Aralık’da Devrim Meydanı’daki (Piata Revolutie) büyük gösteri, rayından çıkarak kaosa dönüştü.Ngày 21 tháng 12, cuộc tụ họp lớn, được tổ chức tại nơi giờ là Quảng trường Cách mạng, biến thành sự hỗn loạn.
Bu şekilde, birkaç aksiyomdan yola çıkarak "her şeyi" açıklamaya çalışmıştır.Do đó, ông đã cố gắng mô tả "mọi thứ" bắt đầu từ một vài tiên đề.
İki gemi 4 Kasım'da Kiel'den yola çıkarak 15 Kasım 1912'de İstanbul'a vardılar.Hai con tàu rời Kiel vào ngày 4 tháng 11 và đến nơi vào ngày 15 tháng 11 năm 1912.
Bazı bölümler kısmen yaşanmış olaylardan yola çıkarak kaleme alınmıştır.Một vài trong số họ vẫn còn bị sốc vì những gì vừa trải qua.
Parçacıklar bir kaynaktan çıkarak kaviteden geçerler.Từ Nha Khắc Thạch trở đi là phần hạ nguồn.
Gece geç saatte askerler attan çıkarak kapıları açarlar ve Yunan ordusunun içeri girmesini sağlarlar.夜になり、ギリシア兵たちが木馬の中から出てきて、味方の軍を招き入れるために城門を開ける。
Bu film, Corman'ın Poe'nun öykülerinden yola çıkarak çektiği sekiz filmlik dizinin sonuncusuydu.これはコーマンがポー作品をもとに制作した8つの映画のうち最後の作品である。
865 yılı sonlarına doğru Vikingler Doğu Anglia Krallığında karaya çıkarak istilaya başlarlar.865年末、ヴァイキングがイースト・アングリアに上陸した。
34 kişilik mürettebat karaya çıkarak kurtuldu.四人は無事に島から脱出した。
Bu iki İranlı gezgin İran'dan yola çıkarak Fransa'ya kadar gelir.フランスから来たこの自転車道は、ロシアにまで至る。
Tyrion babasının emirlerine karşı çıkarak fahişesi Shae'yi (Sibel Kekilli) de başkente götürür.父親の命令に背き、ティリオンは娼婦シェイ(シベル・ケキリ)を王都に伴う。
Schumacher, pist dışına çıkarak aracı zarar görmesine rağmen turu sekizinci sırada bitirdi.シューマッハはコースアウトしてマシンにダメージを受けながらもセッションを8位で終えた。
Lorentz, temel hidrodinamik denklemlerinden yola çıkarak meseleyi hesap yoluyla çözmeyi önerdi.ローレンツは流体力学の基本的方程式を出発点として、問題を数値的に解くことを提案した。
Denizden çıkarak gelmiştir.海中から現れるもの。
Avusturya Okulu insan eylemlerinin temel ilkelerinden yola çıkarak bir ekonomik teori kurmaya çalışır.経済学のオーストリア学派は、経済現象の基礎を個人の意図的な行動に置く方法論的個人主義を提唱した。
Sezona Fuar Şehirleri Kupası'nda Alman Carl Zeiss Jena takımının karşısına çıkarak başladı.翌年より東西ドイツで Carl Zeiss のロゴで訴訟合戦が始まる。
Pupa seyir buradan yola çıkarak, "arkadan esen rüzgâr ile seyir" anlamına gelir.「野ざらし」は、旅立ちに際して詠んだ一句「野ざらしを心に風のしむ身かな」に由来する。
Mart sonu nisan başında kışlaklardan çıkarak birçok ürünle beslenirler.3月下旬から4月上旬頃に見頃を迎え、大勢の花見客でにぎわう。
Kıyafetlerinin eskimesinden yola çıkarak Jack onların 40-50 yıl önce öldükleri tahmininde bulunur.このため、真相を知らないジャックは死後40-50年と見積もった。
Techdirt'ten Mike Masnick, 2005'te bu olaydan yola çıkarak "Streisand etkisi" terimini kullanan ilk kişi oldu.「ストライサンド効果」という用語を最初に使ったのは、2005年、IT業界などに関するニュースを伝えるブログ「Techdirt」の管理人マイク・マズニックであった。
Burdan yola çıkarak Kutsal ittifak'ımeydana getirdi.これは神聖な力を上から下へと流すことである。
Yumurtadan 6 saat içinde larvalar çıkarak bulaşıcı özelliğini kazanır.摂食後6時間以内の場合、胃洗浄。
1912 yılında hapisten çıkarak Sankt-Peterburg'a geri dönmüştür ve eşiyle boşanmıştır.1912年他回到圣彼得堡,和妻子离了婚。
İki gemi 4 Kasım'da Kiel'den yola çıkarak 15 Kasım 1912'de İstanbul'a vardılar.两艘舰只于1912年11月4日离开基尔,至11月15日抵达。
Bu dönemde sarığını çıkarak hasır bir şapka giymeye basladı.从出场到结束她都戴着顶奇怪的帽子。
Craig Federighi sahneye çıkarak bu sürümde yeni çıkan birçok geliştirme ve yeni özelliği test ederek gösterdi.Craig Federighi上台展示了系统中大量优化和改进。
Bu yüzden Freeman'ın görevi tesisin yüzeyine çıkarak yardım istemektir.弗里曼因此得逃往地面求援。
Ayrıca sahneye çıkarak şarkıcılık da yapmıştır.他也有做舞台的音響製作。
Ancak ateş kontrolden çıkarak bir orman yangınına sebep olur.但是火勢失去了控制演變成了森林大火。
Bir sonraki hafta dördüncü sıraya çıkarak en yüksek konumuna ulaştı.唱片於發行後一星期獲得最高位置為第四位。

İlgili Sayfalar