çıkarak ile cümle
çıkarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Klibin başlangıcında Rihanna bir bataklığın içinden çıkarak şarkıya başlamaktadır.В начале кошмара Блейка появляется коза.
Çin’den çıkarak, Orta Asya’ya göçtüler.Откуда распространилась через Среднюю Азию в Китай.
Nisan 2012'de The Weeknd, Coachella Festivali'nde sahneye çıkarak Amerika turuna başladı.В апреле 2012 года Тесфайе начал свой тур по США выступлением на фестивале «Коачелла».
Tom fıçının içine saklanır, gizlice oradan çıkarak bodrum penceresine girer.Том укрывается за бочкой и потом обходит мышей через тайное подвальное оконце.
Ticaret gerçek biçimde ortaya çıkarak, iniş çıkışlar göstermesine karşın sürekli gelişti.В процессии, демонстрации тоже постоянно происходит движение, не так ли?
Ana tenkitlerden biri, erkeklerin bilhassa da'va turlarına çıkarak ailelerini ihmal ve göz ardı ettiğidir.Не глядя разрушает чужие семьи, безразличен и к собственной.
Ardından Fred tekrar ortaya çıkarak Lizzie'ye, metresi olması karşılığında finansal destek önerir.ثم يعرض فريد ظاهراً مجدداً على ليزى المساعدة المالية مقابل أن تكون عشيقته .
1912 yılında hapisten çıkarak Sankt-Peterburg'a geri dönmüştür ve eşiyle boşanmıştır.وفي عام 1912، عاد إلى سانت بطرسبرغ وطلق زوجته.
Buradan yola çıkarak Mediciler önce Floransa'da, sonra da İtalya ve Avrupa'da politik güce kavuştular.وعلى هذا الأساس اكتسبت العائلة السلطة السياسية في فلورنسا بادئ الأمر، ثم على نطاق أوسع في إيطاليا وأوروبا.
Tren raydan çıkarak zıt yönde gelmekte olan bir kömür trenine çarpar.تجهيز الحفرة من الداخل بقاعدة حديدية لحمل السيارة.
Nicky Barnes'in hikâyesinden yola çıkarak çekilmiştir.من إخراج كين كوابيس.
Elmina’ya sahip çıkarak bütün inşaat malzemelerini 10 karavela ve iki yük gemisiyle gönderir.أرسل الملك جواو جميع المواد اللازمة لبناء الحصن في عشر قطعات وسفينتي نقل.
Ağustos 1966'da single'ları "7 and 7 Is" 33 numaraya çıkarak en iyi liste performansını yaptı.في ديسمبر 1936 أجري "الاختبار العميق" رقم 7.
Buradan çıkarak Aragorn'un liderliğinde Lothlórien Ormanı'na gelirler.ادى ذلك لهروب المسلحين من لودر.
34 kişilik mürettebat karaya çıkarak kurtuldu.وقتل 19 من 34 شخصا كانوا على متنها.
Kalmi ofisinden çıkarak Auvinen'i teslim olmaya ikna etmeye çalıştı.بدلا من الالتزام، غادرت كالمي مكتب الإدارة وحاولت إقناع أوفينن بالاستسلام.
Yurtdışı televizyon hakları, önceki sözleşmenin neredeyse iki katına çıkarak £625 milyon değere ulaştı.Os direitos de televisão para o exterior foram vendidos por 625 milhões, quase o dobro do contrato anterior.
Leonara koşarak sahneden dışarı çıkarak kardeşini görmeye gider.Leonora corre para a rua para ver seu irmão.
1912 yılında hapisten çıkarak Sankt-Peterburg'a geri dönmüştür ve eşiyle boşanmıştır.Em 1912, ele retornou a São Petersburgo e se divorciou de sua esposa.
Seyahat ettiği araba 1997 model Nissan Maxima otoyoldan çıkarak birkaç takla attı.O veículo que ele dirigia, um Nissan Maxima modelo 1997, capotou diversas vezes.
Bu film, Corman'ın Poe'nun öykülerinden yola çıkarak çektiği sekiz filmlik dizinin sonuncusuydu.Foi a última das oito adaptações cinematográficas do diretor, das histórias de Poe.
Tyrion babasının emirlerine karşı çıkarak fahişesi Shae'yi (Sibel Kekilli) de başkente götürür.Desobedecendo as ordens do pai, ele leva a prostituta Shae junto consigo.
New York'taki konserde "Jewels n' Drugs" söylenirken T.I. da sahneye çıkarak Gaga'ya eşlik etti.Durante a performance em Nova Iorque, T.I. juntou-se a Gaga no palco para apresentar "Jewels n' Drugs".
Ayrıca sahneye çıkarak şarkıcılık da yapmıştır.Além de fotografar, ela também canta.
Tiberius ve oğlu Drusus bir rostra üzerine çıkarak cenazeye methiye düzmüşlerdir.Tibério e seu filho Druso prestaram o elogio de pé no topo de duas rostras.
Akşam ise askerler dışarı çıkarak şehrin yağmalanmasına başlarlar.De repente, os soldados vão até a cidade para começar a evacuação.
Fulham formasıyla 658 maça çıkarak 158 gol atan oyuncu bu alandaki kulüp rekorunun da sahibidir.Com 817 partidas disputadas, é o recordista em participações no clube.
Ama birkaç ay sonra tekrar yurtdışına çıkarak Batı Avrupa'ya geçti.Entretanto, dois meses mais tarde, transferiu-se para o exterior novamente.
Bu şekilde, birkaç aksiyomdan yola çıkarak "her şeyi" açıklamaya çalışmıştır.Isso fez com que eles começassem a exibir atitudes "heel".
Nefesi güçlükle çıkarak: “Allah sizleri affetsin… Ben affettim.(Prostração) Tu me criaste, Senhor, tem misericórdia. (Prostração) Pequei inúmeras vezes, Senhor, perdoa-me.
Köy halkı yazın yayla'lara çıkarak 3 ay boyunca orda kalırlar.A estação seca da cidade abrange os três meses restantes.
Bu efsânelerden yola çıkarak, hiçbir tanrının kâdir-i mutlak ve hüsn-ü mutlak olmadığı söylenebilir.Mas se fizerem isso provarão que Deus não é infalível e toda a existência poderá ser destruída.
Halkın karşısına çıkarak masum dilekçelerini kabul ediniz.Chame atenção aos erros das pessoas indiretamente.
The Chris Rock Show'un bir skecinden yola çıkarak çekilmiştir.Começou então a carreira do comediante Chris Rock.
Mars'tan yola çıkarak geri gelmek çok yakıt ister.Op Mars is bijtanken met op Mars gegenereerde brandstof wel nodig voor de terugvlucht.
Film Dungeon Siege isimli oyundan yola çıkarak çekilmiştir.De film is gebaseerd op het computerspel Dungeon Siege.
24 Şubat 1970'te Barrett, John Peel'in BBC radyosunda yaptığı Top Gear programına çıkarak beş şarkı çaldı.Op 24 februari 1970 speelde hij vijf songs tijdens John Peels BBC radioprogramma Top Gear.
Bu dönemde sarığını çıkarak hasır bir şapka giymeye basladı.Iedereen trekt uit die hoed een lootje.
Gece geç saatte askerler attan çıkarak kapıları açarlar ve Yunan ordusunun içeri girmesini sağlarlar.Later die nacht komen de Griekse soldaten tevoorschijn om de poort voor hun kompanen te openen.
Nefesi güçlükle çıkarak: “Allah sizleri affetsin… Ben affettim.Zijn laatste woorden waren: “ Mag God je vergeven zoals ik jou vergeef”.
İkisi birlikte Vatikan'dan çıkarak Monteriggioni'ye geri dönerler.Ze moeten al spoedig allebei vluchten voor het Viridiaan-monster.
Böylece Çek Cumhuriyeti tarihinde ilk kez finale çıkarak şimdiye kadar en iyi sonucunu elde etmiştir.Dat geldt ook voor Tsjechië, omdat het voor de eerste keer de finale wist te halen.
Sinirlenirse bir yürüyüşe çıkarak evi yakabilirdi.Een beschadiging zou hij ook kunnen oplopen als hij bij het wandelen op de grond zou vallen.
Sonra dallarına çıkarak, uzun zaman kendisini Türklere karşı müdafaa etti.Het was aan zijn furie te danken dat de verdedigers het wekenlang uithielden tegen de Turken.
Tyrion babasının emirlerine karşı çıkarak fahişesi Shae'yi (Sibel Kekilli) de başkente götürür.Onderweg komt Tyrion zijn voormalige concubine, de prostituee Shae, tegen in de vertrekken van zijn vader.
Bayrakta bulunan renkler Sun Yat-sen'in Üç Halk İlkesi tezinden yola çıkarak belirlenmiştir.De vereniging werkt vanuit de Drie principes van het volk van Sun Yat-Sen.
2004 yılından bu yana finale çıkamayan Hollanda, finale çıkarak dokuzuncu oldu.Sinds 2004 kon Nederland de finale niet meer bereiken, een triest record.
Bu sefer Şubat ayında yola çıkarak yaz sıcağından sakınmak istiyorlardı.Het voorkomen van oververhitting in de zomer.
Onun adından yola çıkarak bu hanedanlığa Fedlavi denilmiştir.Dit heeft tot verwarring over de naamgeving geleid.
Film Dungeon Siege isimli oyundan yola çıkarak çekilmiştir.Film powstał na podstawie gry komputerowej Dungeon Siege.
1996 yılı itibarıyla Romanyada 820 aile Megleno-Rumen kimliklerine sahip çıkarak yaşamaktadırlar.W 1996 około 820 rodzin w Rumunii przyznało się do pochodzenia meglenorumuńskiego.
Seyahat ettiği araba 1997 model Nissan Maxima otoyoldan çıkarak birkaç takla attı.Pojazd, którym podróżował, Nissan Maxima, wypadł z trasy i kilkakrotnie dachował.
Morgul Yolu, Minas Morgul'dan çıkarak Osgiliath'a varmaktaydı.Prowadziła ze wschodniego brzegu Osgiliath do Minas Morgul.
İşkencelere karşı çıkarak cezaevlerinde yaşanan sorunlarla yakından ilgilendi.W więzieniach wobec aresztowanych stosuje się tortury.
Ancak ateş kontrolden çıkarak bir orman yangınına sebep olur.Do tego dochodzą trudne do ugaszenia pożary lasów.
On yaşındayken, geleneğe karşı çıkarak boşandı.W wieku 30 lat złożył śluby zakonne.
İki gemi 4 Kasım'da Kiel'den yola çıkarak 15 Kasım 1912'de İstanbul'a vardılar.Okręty opuściły Kilonię 4 listopada 1912 roku i 15 tegoż miesiąca zawinęły do Konstantynopola.
Tommy Lee Jones'in karakteri gerçek hayattan Tom Brown Jr.'dan yola çıkarak yaratılmıştır.Postać, którą wciela Tommy Lee Jones, istnieje naprawdę.
1480'de İtalya sahillerine çıkarak Napoli Krallığı'nın elinde bulunan Otranto'yu fethetti.W 1480 zaatakował włoski port Otranto należący do Królestwa Neapolu.
Ama birkaç ay sonra tekrar yurtdışına çıkarak Batı Avrupa'ya geçti.Po kilku latach spędzonych za granicą wrócił do Polski.