çıkarak ile cümle

çıkarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Deutscher'in ikinci operası tam uzunlukta, Külkedisi masalından yola çıkarak üretilmiş bir eserdir.Le deuxième opéra d'Alma Deutscher est une œuvre plus longue inspirée du conte de fées Cendrillon.
865 yılı sonlarına doğru Vikingler Doğu Anglia Krallığında karaya çıkarak istilaya başlarlar.En 865, les Vikings de la Grande Armée débarquent en Angleterre.
Ancak, inançlarına sahip çıkarak ödün vermemişlerdir.Mais leurs supérieurs n'y croient pas.
285 basamaklı dik merdiveni çıkarak sütunun tepesine, heykelin hemen altına çıkmak mümkündür.Seul un escalier de 285 marches, placé dans le fût de la colonne, permet d'atteindre son sommet.
Orada Ebû’l-Abbâs Abdullâh mimbere çıkarak hâlife olarak ilk vaizini verdi.À son origine antérieure, il délimite le pôle temporal (en bas) du lobe frontal (au-dessus).
Bu yolculuğun sonunda 3 Ağustos 1804 günü Fransa’nın Bordeaux şehrine çıkarak Avrupa’ya geri dönerler.Ils arrivent enfin en France à Bordeaux le 3 août 1804.
Tudor sahneye çıkarak piyanonun başına oturmuş ve kapağı kapatarak parçanın başladığını işaret etmiştir.Le public l'a vu s'asseoir au piano, et fermer le couvercle.
Film Dungeon Siege isimli oyundan yola çıkarak çekilmiştir.Elle recquiert le jeu Dungeon Siege II pour fonctionner.
İki hafta sonra altıncı sıraya çıkarak en yüksek konumuna ulaştı.En 6 semaines, il atteint la première place.
Ayrıca sahneye çıkarak şarkıcılık da yapmıştır.Il crée également des musiques pour la scène.
Hayatta kalanlar yukarı çıkarak bir okul otobüsüne doluşur.Ils arrivent à sortir des galeries par une sortie dissimulée dans un bus scolaire renversé.
Laue'nin arabası ise Berlin Otobanı'ndan çıkarak devrildi.Le motard a fini de réparer la voiture de Bart.
20 Mart - Haliç Camialtı ve İstinye tersanelerinin 3 bin işçisi topluca viziteye çıkarak direniş yaptı.Le soir même, une manifestation de 2 000 étudiants et ouvriers traverse la ville.
1954'te Başkan Syngman Rhee'nin uygulamalarına karşı çıkarak siyasete atıldı.Il entre en politique en 1954 en s'opposant au maintien de Syngman Rhee.
Buradan yola çıkarak Hintlerin geleneksel çıkrığı çarka Hindistan Ulusal Kongresi'nin bayrağına alınmıştır.Le rouet fut bientôt incorporé au drapeau du parti du congrès indien.
On yaşındayken, geleneğe karşı çıkarak boşandı.Lorsqu’il fut âgé de douze ans, ils y montèrent, selon la coutume de la fête.
2004 yılından bu yana finale çıkamayan Hollanda, finale çıkarak dokuzuncu oldu.Malheureusement, il ne confirme pas ces résultats pendant l'année 2004 qu'il termine à la neuvième place.
Şarkılar buradan yola çıkarak küresel toplumun yükseliş ve düşüşünü anlatan bir hikâye şeklindedir.Las canciones que le preceden cuentan la historia de la subida y la caída de una sociedad global.
Mezarından çıkarak eski aşığını görmeye gelen kadın teması Poe tarafından sıklıkla kullanılmıştır.Una mujer que regresa de la tumba para visitar a su primer amor es un recurso frecuentemente usado.
Oyunculuk kariyerine 1887 yılında İngiltere'nin çeşitli bölgelerinde sahneye çıkarak başladı.Empezó su carrera interpretativa en el teatro inglés de provincias en 1887.
Tyrion babasının emirlerine karşı çıkarak fahişesi Shae'yi (Sibel Kekilli) de başkente götürür.Contra las órdenes de su padre, Tyrion lleva a la prostituta Shae (Sibel Kekilli) a la capital.
İkisi birlikte Vatikan'dan çıkarak Monteriggioni'ye geri dönerler.Sólo te enfrentas a los tres en el regreso a Midgar.
Ünlü oyuncular koçluklarını yaptıkları yarışmacılarla sahneye çıkarak izleyenlere keyifli anlar yaşattılar.Nos disculpamos profundamente por los fans que estaban planeando ver nuestros shows.
Bu film, Corman'ın Poe'nun öykülerinden yola çıkarak çektiği sekiz filmlik dizinin sonuncusuydu.Fue la tercera de las ocho adaptaciones de obras de Poe dirigidas por Corman para American International.
Merdivenlerden kulenin üst katına çıkarak, pencerelerden dürbün ile kuşları izleyebilirsiniz.Puede escalar paredes tras conseguir las ventosas.
285 basamaklı dik merdiveni çıkarak sütunun tepesine, heykelin hemen altına çıkmak mümkündür.Se puede acceder a un mirador subiendo los 285 escalones en caracol de su interior.
Ardından arabadan Deri Surat kendi arabasının üzerine çıkarak motorlu testere ile gençlere saldırır.Por lo tanto ella trata de mostrarle los senos a un chico en bicicleta.
Bu dönemde sarığını çıkarak hasır bir şapka giymeye basladı.Por entonces, recuerda que comenzó a llevar obsesivamente sombreros.
Tom fıçının içine saklanır, gizlice oradan çıkarak bodrum penceresine girer.Thomas se desmaya, precipitándose al vacío desde lo alto de la ventana.
Kiliseye 116 metre merdiven çıkarak ulaşılır.Hay que subir 99 escaleras para llegar hasta la iglesia.
Bu anlayıştan yola çıkarak Saussure sentetik bir gösterge kavramına ulaşmıştır.Este tipo de silencio crea la sensación de un vacío tenso.
Oyun karakteri, enkazdan çıkarak harap olmuş bir tiyatroya girer.La banda está presentándose tocando en una atmósfera desértica.
Ayrıca sahneye çıkarak şarkıcılık da yapmıştır.Si divertì anche a recitare.
Buradan yola çıkarak Mediciler önce Floransa'da, sonra da İtalya ve Avrupa'da politik güce kavuştular.Con questa ricchezza, acquisì potere politico prima a Firenze e successivamente in Italia e in Europa.
Kökün yerleşmesi esnasında hipokotin bir kavis şeklinde toprağı delip çıkarak uzar.Quando la Terra viene distrutta la Guida collassa su sé stessa.
İki gemi 4 Kasım'da Kiel'den yola çıkarak 15 Kasım 1912'de İstanbul'a vardılar.Le due navi lasciarono Kiel il 4 novembre ed arrivarono il 15 novembre 1912.
311 dar ve dönemeçli merdiven çıkarak kulenin en tepesine ulaşmak mümkündür.Tramite una scala recentemente ripristinata è possibile raggiungere la cima della torre più alta.
Bundan yola çıkarak halk arasındaki bu anlayışın yanlış olduğunu kesin bir dille söyleyebiliriz.Probabilmente proprio da ciò sono nate le incomprensioni col pubblico.
Kurak mevsimlerde karaya çıkarak göğüs yüzgeçleri üzerinde hareket edebilir.Può atterrare lentamente durante i suoi balzi.
21 Aralık’da Devrim Meydanı’daki (Piata Revolutie) büyük gösteri, rayından çıkarak kaosa dönüştü.Il 21 dicembre il raduno, tenuto in quella che attualmente è Piazza della Rivoluzione, degenerò nel caos.
Bu efsânelerden yola çıkarak, hiçbir tanrının kâdir-i mutlak ve hüsn-ü mutlak olmadığı söylenebilir.Allora i viandanti risposero dicendo che niente è impossibile a Dio.
Alexa ringden çıkarak bilerek kendisini ona kadar saydırdı.Alex prese con forza l'anello per vederlo.
Morgul Yolu, Minas Morgul'dan çıkarak Osgiliath'a varmaktaydı.I Nazgûl rimangono in attesa a Minas Morgul.
Atatürk sık sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde denetledi.Caterina visitava periodicamente il cantiere per verificare il progresso dei lavori.
New York'taki konserde "Jewels n' Drugs" söylenirken T.I. da sahneye çıkarak Gaga'ya eşlik etti.Durante la performance a New York, il rapper T.I. si è unito a Gaga sul palco per eseguire Jewels N' Drugs.
Bu iki İranlı gezgin İran'dan yola çıkarak Fransa'ya kadar gelir.Due iraniani omosessuali sfuggono dall'Iran verso la Francia per poter vivere liberamente la loro unione.
Suikastla ilgili delillerden yola çıkarak yeniden inceleme yapılacağı açıklandı.Un ulteriore test sull'associazione di idee proposto dall'assassino viene risolto immediatamente.
Denizden çıkarak gelmiştir.Мы пришли с моря.
Şarkılar buradan yola çıkarak küresel toplumun yükseliş ve düşüşünü anlatan bir hikâye şeklindedir.Песня постепенно подготавливает слушателя, чтобы рассказать историю возвышения и падения глобального общества.
Oyunculuk kariyerine 1887 yılında İngiltere'nin çeşitli bölgelerinde sahneye çıkarak başladı.Свою актёрскую карьеру он начал на сцене одного провинциального английского городка в 1887 году.
Tyrion babasının emirlerine karşı çıkarak fahişesi Shae'yi (Sibel Kekilli) de başkente götürür.Вопреки запрету отца Тирион берёт проститутку Шаю (Сибель Кекилли) в столицу.
Film Dungeon Siege isimli oyundan yola çıkarak çekilmiştir.Является сюжетным продолжением игры Dungeon Siege.
34 kişilik mürettebat karaya çıkarak kurtuldu.Все 34 членов экипажа сумели выбраться на остров.
Tevrat'ta ise Yusuf Firavun'un huzuruna çıkarak yorumlar.Фараон имеет сон и Иосифа просят объяснить их.
Mars'tan yola çıkarak geri gelmek çok yakıt ister.Также потребуются запасы топлива для полёта на Марс и возвращения обратно.
Onun adından yola çıkarak bu hanedanlığa Fedlavi denilmiştir.Такое имя предопределяло «путь» своему обладателю.
Buradan yola çıkarak asıl tedavinin "özgürlük" olduğunu, psikoterapi olmadığı sonucuna vardı.Из этого он заключил, что излечивает свобода, а не психотерапия.
New York'taki konserde "Jewels n' Drugs" söylenirken T.I. da sahneye çıkarak Gaga'ya eşlik etti.После разговора с публикой начинается «Jewels n' Drugs», в конце которой Гага исчезает под сценой.
Sığındığı ormandan çıkarak Ginevra'nın şerefeni koruyacak şampiyon olarak kendini ortaya atar.Как герой, спасший свою страну, он возносится на Олимп.
Hatta bu arkadaşlık sığınma evinden çıkarak birlikte ev tutmaya kadar ilerler.Влюблённым ничего не остаётся, кроме как сбежать из дома.

İlgili Sayfalar