çıkarak ile cümle
çıkarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bundan yola çıkarak da farklı bir formül öneriyorum.И следовательно, я предлагаю новое уравнение.
Bundan yola çıkarak da farklı bir formül öneriyorum.ועל סמך זה הייתי מציעה משוואה מסוג שונה.
Bundan yola çıkarak da farklı bir formül öneriyorum.و على هذه الاساس , أنا اقترح معادلة من نوع جديد
Bundan yola çıkarak da farklı bir formül öneriyorum.とても単純です
Bundan yola çıkarak R2'nin çok daha büyük bir "uzay" olduğunu anlayabilirsiniz. -Por tanto, puedes ver de inmediato que R2 es un espacio algo grande.
Bundan yola çıkarak R2'nin çok daha büyük bir "uzay" olduğunu anlayabilirsiniz. -즉 R^2가 R^1보다 뭔가 더 큰 공간이라는 걸 금방 생각하실 수 있어요 즉 R^2가 R^1보다 뭔가 더 큰 공간이라는 걸 금방 생각하실 수 있어요
Bundan yola çıkarak R2'nin çok daha büyük bir "uzay" olduğunu anlayabilirsiniz. -R2は大きいスペースです。 あまり抽象的にせず、
Bundan yola çıkarak R2'nin çok daha büyük bir "uzay" olduğunu anlayabilirsiniz. -Takže si můžete všimnout, že R2 je větší prostor.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.A obrátiac sa išli hore na vrchy a prišli až po dolinu Eškol a prešpehovali zem.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.A oni obrátivše se a vstoupivše na horu, přišli až k údolí Eškol a shlédli zemi.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Da diese weggingen und hinaufzogen auf das Gebirge und an den Bach Eskol kamen, da besahen sie es
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.De begav sig på Vej og drog op i Bjergene og kom til Esjkoldalen og udspejdede den;
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Dessa begåvo sig åstad och drogo upp till Bergsbygden och kommo till Druvdalen och bespejade landet.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Ei au plecat, au trecut muntele, şi au ajuns pînă la valea Eşcol, şi au iscodit ţara.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.És fordulának és felmenének a hegyre, és eljutának az Eskól völgyéig, és kikémlelék azt.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.foram-se eles e, subindo as montanhas, chegaram até o vale de Escol e espiaram a terra.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Ils partirent, traversèrent la montagne, et arrivèrent jusqu`à la vallée d`Eschcol, qu`ils explorèrent.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.그들이 앞으로 가서 산지에 올라 에스골 골짜기에 이르러 그 곳을 정탐하고
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Którzy odszedłszy weszli na górę, a przyszli aż do doliny Eschol, i przeszpiegowali ziemię.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Mereka memasuki daerah pegunungan itu sejauh Lembah Eskol, lalu menjelajahinya
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Mười hai người đó ra đi. lên núi, đi đến khe Ếch-côn và do thám xứ.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Mười_hai người đó ra_đi . lên núi , đi đến khe Ếch - côn và do_thám xứ .
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Nämä lähtivät ja nousivat vuoristoon ja tulivat Rypälelaaksoon ja vakoilivat maata.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Og de tok avsted og drog op i fjellene og kom til Eskol-dalen; og de utspeidet landet.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Quelli si incamminarono, salirono verso i monti, giunsero alla valle di Escol ed esplorarono il paese
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Ti so krenili na pot in so šli v gore in prišli do potoka Eškola in si jo ogledali;
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Και στραφεντες ανεβησαν εις το ορος, και ηλθον μεχρι της φαραγγος Εσχωλ και κατεσκοπευσαν αυτην.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.И те като тръгнаха възкачиха се на поляната, и, пристигнали до долината Есхол, я съгледаха.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Они пошли, взошли на гору и дошли до долины Есхол, и обозрели ее;
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.ויפנו ויעלו ההרה ויבאו עד נחל אשכל וירגלו אתה׃
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.فانصرفوا وصعدوا الى الجبل وأتوا الى وادي اشكول وتجسّسوه
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.於 是 他 們 起 身 上 山 地 去 、 到 以 實 各 谷 、 窺 探 那 地
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.於是 他 們起 身上 山地 去 、 到 以實 各 谷 、 窺探 那 地
Bunları tanımlardan yola çıkarak söyledim.Das ist unsere Definition.
Bunları tanımlardan yola çıkarak söyledim.Takže tohle je naše definice.
Bunları tanımlardan yola çıkarak söyledim.זאת ההגדרה שלנו.
Bunlar piyasaya çıkarak...Arby는 8500만 달러를 Tom Arnold의 목소리 더빙 CF에
Bunlar piyasaya çıkarak...De-abia au aparut...
Bunlar piyasaya çıkarak...Firma Arby's zamierza wydać 85 milionów dolarów na promocję rękawic kuchennych.
Bunlar piyasaya çıkarak...Họ đã cho ra mắt....
Bunlar piyasaya çıkarak...Ils ont sorti ça...
Bunlar piyasaya çıkarak...Saíram-se com...
Bunlar piyasaya çıkarak...Už je na trhu...
Bunlar piyasaya çıkarak...Κυκλοφόρησαν...
Bunlar piyasaya çıkarak...Ето започват...
Bunlar piyasaya çıkarak...הם יצאו עם זה -- ארבי'ז עומדים להוציא 85 מליון דולר לקידום מכירות של כפפה לתנור
Bunlar piyasaya çıkarak...لقد توصلوا إلى...ستقوم أربيز بانفاق 85 مليون دولار على ترويج فوطة الفرن
Bunlar piyasaya çıkarak...トム・アーノルドの声で。
Bu noktada hipotezlerinizi geliştiriyorsunuz... ...ve dışarı çıkarak varsayımlarınızı test ediyorsunuz.본인의 가설을 세우고 현장에 나가서 자신이 가정한 문제와 니즈가
Bu noktada hipotezlerinizi geliştiriyorsunuz... ...ve dışarı çıkarak varsayımlarınızı test ediyorsunuz.Ось де починається конструювання Ваших гіпотез.
Bu noktada hipotezlerinizi geliştiriyorsunuz... ...ve dışarı çıkarak varsayımlarınızı test ediyorsunuz.オフィスを飛び出し仮説が正しいか検証します 想定した顧客は本当に 課題やニーズを抱えているでしょうか
Bunu her köşeden çıkarak yapabiliriz.A pak to takhle můžeme udělat také s 'j',
Bunu her köşeden çıkarak yapabiliriz.En we kunnen dit doen vanaf elke kant.
Bunu her köşeden çıkarak yapabiliriz.많은 방향에서 할 수 있는데
Bunu her köşeden çıkarak yapabiliriz.Помнете, че F е целият ъгъл ето тук.
Bunu her köşeden çıkarak yapabiliriz.分割することができます。
Bunun size verdiği duygudan yola çıkarak şimdiki hayatınıza bağlanma biçimine doğru yol alın.Comiencen a construir a partir de esa emoción la forma en que se conecta con su vida actual.
Bunun size verdiği duygudan yola çıkarak şimdiki hayatınıza bağlanma biçimine doğru yol alın.E cominciare a costruire da questa emozione legandola alla vostra vita di oggi.
Bunun size verdiği duygudan yola çıkarak şimdiki hayatınıza bağlanma biçimine doğru yol alın.En leg vanuit de emotie van dat beeld de verbinding naar je huidige leven.
Bunun size verdiği duygudan yola çıkarak şimdiki hayatınıza bağlanma biçimine doğru yol alın.És ebből a képből és érzésből próbáljon eljutni addig a pontig, ahol ma áll.