çıkın ile cümle

çıkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu çıkıntılar itici amaçla kullanılmazlar, yalnızca kamuflaj için kullanılırlar.These protrusions are not used for propulsion; they serve only as camouflage.
İngiltere, Danimarka krallarının elinden çıkınca bile Danimarka’da húskarlar devam etmiştir.But even after the Danish kings had lost England, housecarls continued to exist in Denmark.
1933 yılında hapisten çıkınca Küba Halkına Manifesto’yu kaleme aldı.He left prison in 1933 and wrote Manifiesto al pueblo de Cuba.
Yaprakların ucunda sivri bir çıkıntı bulunur.There is a deep valancing between the floors.
Bize sahip çıkın" dedi."Come Worship With Us".
İnsanlar, ancak bir çıkar durumu ortaya çıkınca, bir toplum halinde bir araya gelirler.And when men could no longer sustain them, the giants turned against them and devoured mankind.
İtaat kemerini bağlayıp dışarı çıkın.Then hold your click and drag.
Hapisten çıkınca bütün mahalleli ona bir kurtarıcı, bir kahraman gözüyle bakar.Upon arriving, the Yellow queen hails him as a hero.
Asya fillerinin hortumlarında yalnızca tek parmak gibi çıkıntı bulunur.Of the East Tower, only a finger of stonework remains.
Ayrıca tenar çıkıntının kaslarını da besler.It also houses the relics of Dorje Rinchen.
1916 Nisan'ında hapisten çıkınca tekrar tutuklanıp sürgüne yollandı.After the 1916 Easter Rising he was arrested and imprisoned.
Bu araziler 1803’te kilise kontrolünden çıkınca, bölge Bavyera eyaletine katıldı.When these clerical states were dissolved in 1803, the territory fell to Bavaria.
Sevda buna karşı çıkınca Şef genç kadını öldürür.If he dies, the female will take over.
Girintili çıkıntılı ve pürtüklü bir yüzeye sahiptir.It has a mottled and bile stained surface.
Yuvarlak çıkıntı biçiminde ortaya çıkar.It's kind of come full circle.
Yumurtadan çıkınca Poyomon'a dönüştü.After retiring, he became a chiropodist.
Hapisten çıkınca Londralı bir tüccarın kızı Elizabeth Dewell ile 1641 yılı Eylül ayında evlenir.On his release, Lilburne married Elizabeth Dewell (a London merchant's daughter) in September 1641.
İki sürücü de bu mücadele sırasında yarış çizgisinin dışına çıkınca Alesi'ye ikincilik imkanı doğdu.Both drivers ran off the racing line in the process, allowing Alesi through into second place.
Bu çıkıntı oradaki plajlara karşı güzel bir görüş açısı sağlıyordu.He saw a lamp on that beach.
Çenelerinde diş bulunmaz ama kursaklarında dişe benzer kemik çıkıntıları vardır.Their teeth are somewhat similar in shape, although armadillos have more peg-like teeth.
Dışarıya doğru çıkıntı yapan sade bir mihrap vardır.There is an escalator leading to the exit.
Ancak dünyada ekonomik kriz çıkınca başarılı olunamamıştır.When World War I broke out, however, that proved impossible.
Mastoid çıkıntı temporal kemiğin arka alt kısmında bulunan bir hava boşluğudur.The mastoid part of the temporal bone is the back part of the temporal bone.
Kuleden ayrılan çıkıntı biraz alçaktır.The Bornant enters from the left slightly lower.
O doğmadan önce Fransa’da yaşayan ailesi; I. Dünya Savaşı çıkınca sınırdışı edilmişti.It was not long after her children were born that World War I broke out.
Victoria Toprakları'nın en güney noktası olarak Minna Bluff isimli dağlık çıkıntıdır.Less than one mile south of Gorham is a large hill named Fountain Bluff.
Kasabanın birinde foyaları meydana çıkınca katran ve tüye bulanarak oradan kovulurlar.When a great number starts to come inside, they are trapped and brought out from there.
STS-4, 1982 : Çıkıntılı Hava Yükü (PAL) rampa kaybı.STS-4, 1982: PAL ramp loss; 40 tiles require outright replacement.
Kıyı oku Kıyı akıntıları, kıyı çizgisinin bütün girinti ve çıkıntılarını takip etmezler.They scanned the coast, scrutinized every port, but to no avail.
Belfalas, Belfalas Körfezi'nin çıkıntısında yer alan oldukça büyük bir bölgeydi.A small but intense tornado outbreak struck the Gulf Coast.
Bir uçaktan dışarı çıkınca neredeyse çıplaksınızdır.When you go out of an airplane, you are almost naked.
Icinde kucuk bir cikinti var, cayi orada tutmak icin ve suyla boyle dolduruyorsunuz.There's a little ledge inside, so the tea is sitting there and the water is filling it up like that.
"Sonra, Kargaşa çıkınca, ben vardı avuç az nemli kırmızı boya benim el."Then, when the row broke out, I had a little moist red paint in the palm of my hand.
Basım olanakları ortaya çıkınca "Tamam, hadi incil'i basalım.When the first printing presses came out they said "Okay, let's print the bible.
Pasaportunuz lütfen. siz de çıkın.Leave me your passport. You too.
Tamam buraya, öne çıkın.So here, come on up to the front.
Oradan çıkınca, nereye çıkıyorsun? Hiç düşündün mü?Instead of eliminating those weapons they invented others for self-defense.
Hepiniz çıkın ve kapıyı da kapatın. peki.All of you out and close the door. Yes.
Peki. hepiniz çıkın... peki. gel buraya!Yes. All dismiss... Yes.
Haklı çıkınca çok seviniyorum!"Yes! I love when I'm right."
Genelde konuşmamın ne olduğunu grubun önüne çıkınca anlıyorum.I usually figure out what my talk is when I get up in front of a group.
-Çıkın dışarı o zaman.-Come out, then.
Çıkınca görürsün!Let's see when we get up there!
Bunlar da çıkınca 1 milyon TL kar elde etmiştim.And then I was left with $1 million.
Yüz yıl sonra, başka bir adam çıkınca,Now, a hundred years later, this guy comes along,
Maharaji derdi ki: " Bir insan kendini pestili çıkıncaya kadar yormalı ve pas tutmamalı."Maharaji used to say: 'A person should wear themselves out. and not rust away.'
Grip virüsü bu görüntüsünde var olan bu değişik renkteki çıkıntılar sayesinde sizi enfekte ediyor.In this rendering of the flu virus, these different colored spikes are what it uses to infect you.
Az önce sizinle grip virüsünün üstündeki H ve M çıkıntılarından bahsetmiştik.We talked about before the H and N spikes on the surface of the flu virus.
Ve siz 2 ağlak da çıkın bakalım !And those who cry can get away too.
Bunun nasıl yapıldığını görmek için ivme ölçerin üç çıkıntısını inceleyelim.To see how that's done examine three of the fingers on the accelerometer.
Bu üç çıkıntı bir diferansiyel kondansatör oluşturmakta.The three fingers make up a differential capacitor.
Bu ufak çukurlar... ...geniş eğriler ve çıkıntılar.These small depressions, the large curves and projections.
Neredeyse tüm detaylar, neredeyse tüm yüzey girinti çıkıntılar korunmuştu.Almost all of the details, almost all of the surface intricacies were preserved.
Başarınıza sahip çıkın." diyebilseydim.Own your own success."
Anneniz ve babanız buluştuğunda, döllenmiş bir yumurta oldu; şu küçük çıkıntılı yuvarlak şey.So, when your mom and dad met, there is a fertilized egg, that round thing with that little blip.
Ortaya çıkın ve kendinizi zorlayın Bir şeyleri parçalayınWyjdź tam i zostaw za sobą gruzy, zniszcz to gówno!
Ve eğer bu çıkıntıları merak ediyorsanız, onlar da cuma günleri.And if you're wondering about those other spikes, those are also Fridays.
Yalnızca, bana arka çıkın.Just back me up.
Sadece çıkın, ve ne yapıyor olursanız olun, kabiliyetiniz oranında en iyisini yapın.Just get out there, and whatever you're doing, do it to the best of your ability.
Bu yüzden çıkın dışarı ve yaratmaya başlayın.Life is short. Live your dream and share your passion.

İlgili Sayfalar