çıkın ile cümle
çıkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İç çıkıntı daha fazladır.子綴詞較多。
Savaş çıkınca askerden kaçtı.当他醒来时,马驹已经跑了出去。
Seri çıkınca, sonu genişletebildi.該書完成後,流傳廣泛。
Roketin altından bir miktar alev ve duman çıkınca, bu durum motorda yangın olduğu söylentisine yol açtı.中止时火箭底部出现了一些火和烟,因此有人怀疑有发动机起火。
Mezarından çıkınca büyük bir şok yaşar ve kendi mezar taşına korkuyla bakar ve yürümeye başlar.她們從墳墓跑出來,嚇得渾身發抖。
Önce Sidney Billy'yi kandırır fakat olay ortaya çıkınca ikili mecburen yarışmaya katılmak zorunda olur.多尼爾·亨利在正選陣容開賽,但是於中場休息時被換出,該場比賽以2-0勝出。
Bu çıkıntılar geçicidir.這些橫渡線不營運。
Yunusun ağzı dışa doğru çıkıntılı değildir.洗手間設於出閘口外。
Bize sahip çıkın" dedi.우리를 맞이하라."
İnsanlar, ancak bir çıkar durumu ortaya çıkınca, bir toplum halinde bir araya gelirler.대중을 대하였을 때에는 그 한 사람 한 사람을 살피어 그 정지를 긍휼이 여기시도다.
Seri çıkınca, sonu genişletebildi.방송이 종료된 후 WWE NXT로 계승되었다.
Eşi kardeşine sahip çıkınca evden ayrılır.남편의 외도에 시달려 결국 집을 떠나게 된다.
İtaat kemerini bağlayıp dışarı çıkın.즉시 갑옷을 벗고 활의 시위를 끊고 항복해라.
Akson sinir lifi, sinir hücresinin (nöron) ince uzun bir çıkıntısıdır.האקסון הוא סיב עצב, ומהווה שלוחה ארוכה של תא העצב.
Kendisi küçük yaşta oyuncu olmak istemiş, ailesi karşı çıkınca oyuncu olmak için evden kaçmıştır.בצעירותה שאפה להיות שחקנית אך נתקלה בהתנגדות מצד הוריה ובשל כך ברחה מהבית.
Bazı örneklerde tırnak izi bezekleri ve çıkıntılar görülmektedir.דוגמה נוספת היא דוחות חניה וקנסות.
İç çıkıntı daha fazladır.נפח הדוד גדול יותר.
Bu açığa çıkınca Marge öfkelenir ve Homer'ı evden kovar.כשבני מבין לבסוף, הוא מתרגז ומגרש את סאם מהבית.
1991 yılında kimliği ortaya çıkınca emekli olmak zorunda kaldı.עם הגיעו לגיל 65 בשנת 1991, פרש לפנסיה.
İçinden yüzük çıkınca Rachel Joey'nin ona evlenme teklif ettiğini düşünür ve teklifi kabul eder.רייצ'ל חושבת שג'ואי למעשה מציע לה נישואין, ומשיבה בחיוב.
Ön orta gözler hafifçe öne doğru çıkıntı yapar.המדרגה התחתונה נוטה בשיפוע קל לפנים.
İtaat kemerini bağlayıp dışarı çıkın.חיתוך חבל הטבור ויציאת השליה.
Bağımsızlık savaşaına katılmak üzere ülkeden çıkıncaya kadar hastanedeki işine devam eder.בית החולים פעל ברציפות עד לפרוץ מלחמת העצמאות.
Ekim 1914'te I. Dünya Savaşı çıkınca gönüllü olarak orduya yazılır.בשנת 1914, עם פרוץ מלחמת העולם הראשונה, התנדב לצבא.
Çıkıntı – Samanyolu’nun merkezi çevresindeki çıkıntıları inceler.Search - חיפוש אתרים שעברו דרך הכלי.
Kameranızı alın, dışarı çıkın ve önünüze geleni çekin.עזוב את המצלמה ותשכח מהעדשה.
Küçük koylar hariç, büyük girinti-çıkıntılar yoktur.אין כניסה לכלי רכב, מלבד חמורים.
Hepiniz odanıza çıkın.Всички напускат стаята.
Bu kısımlar bazen sert bir çıkıntı gibi görünür.Тези петна понякога образуват надлъжна ивица.
İtaat kemerini bağlayıp dışarı çıkın.Обелете и нарежете патладжана.
Orton'ın sağ omzu yerinden çıkınca maç çift countout ile sona erdi.На Отвът Предел мача между Ортън и Острието свърши с двойно отброяване.
Ekim 1914'te I. Dünya Savaşı çıkınca gönüllü olarak orduya yazılır.През 1914 г., след началото на Първата световна война, се записва в армията като доброволец.
Larvaların karınlarında 5 çift ayak benzeri çıkıntıları vardır.По кожата на моруната има пет надлъжни реда костни плочки.
Davit tahta çıkınca ülke hayli zor şartlar altındaydı.След избухването на войната страната е в тежко положение.
Alman İmparatorluğu, 1. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkınca, Krallık da İmparatorlukla beraber yıkıldı.След поражението на Централните сили в Първата световна война, както кралството, така и империя се разпадат.
Hepiniz odanıza çıkın.Idem prema sobi.
Melkor'un kötülüğü ortaya çıkınca Aratar sıfatından çıkarılmıştır.Nakon Melkorovog poraza posakrivali su se u zemlju.
Gözler çıkıntılıdır.Oči su blijedožute.
Bu ortaya çıkınca Rachel'dan uzaklaşır, ancak Rachel onu takıntı yapmıştır.Gordon ne stiže na vrijeme kako bi spasio Rachel, a ona pogiba.
Çıkış sırasında bir kaya çıkıntısından eğilerek geçilir.Sposobna je preskočiti kameno brdo Uluru u jednom skoku.
İnek odadan çıkınca da çan sesi duyulmaya devam eder.Mačkare nastupaju nakon što zvončari prestanu zvoniti.
Yarın onlara karşı savaşa çıkın.Kto je so mnou, pôjde na bojisko zajtra ráno.
Dişi Venusaur'ın çiçeğinin ortasında bir çıkıntı vardır.V strede parku sa nachádza pomník v tvare kvetu.
Bu kısımlar bazen sert bir çıkıntı gibi görünür.Niekedy sa označuje ako Stežný potok.
I. Dünya Savaşı çıkınca orduya katılmak istese de sağlık sorunları nedeniyle kabul edilmedi.Med drugo svetovno vojno se je želel pridružiti vojski, a ga zaradi slabega zdravja niso sprejeli.
Yaprakların ucunda sivri bir çıkıntı bulunur.Nad njimi je izstopajoč napušč.
Burunlarının tepeleri ile küçük olan alt çeneleri arasında çıkıntılar bulunur.Nožnični preddvor leži med malima sramnima ustnicama.
Seri çıkınca, sonu genişletebildi.Ko je bilo predstave konec, se je odpravil dalje.
Onunla yaptığı mücadeleden (1437-1438) galip çıkınca eski Kazan şehrine geldi.Med boji Celjanov s Habsburžani v letih 1437-38 je bil grad porušen.
Bu hareket 5-7 kez yabancı cisim çıkıncaya kadar tekrarlanır.Proti vrhu se razširijo na 5-7 listnih krp.
AVEA gamer bayırına çıkınca, VODAFONE Aktepeye çıkınca çekmektedir.Ko je Jupiter v periheliju, je vse obrnjeno.
Önce Sidney Billy'yi kandırır fakat olay ortaya çıkınca ikili mecburen yarışmaya katılmak zorunda olur.Hardy je sprva tekmoval v enojcu, nato pa je to disciplino opustil in se posvetil dvojnemu dvojcu.
Bazı türlerin kanatlarında mahmuza benzer çıkıntılar vardır.Samice nekaterih vrst imajo krila zakrnela.
Bulutun üstüne çıkınca buluttan yol görünür.Če žoga zadene črto, bo viden oblak krede.
Yaprak loplarının ucunda dikensi çıkıntılar bulunur.Na stičiščih reber manjkajo sklepniki.
Savaş çıkınca askerden kaçtı.Po sukilimo iš kariuomenės pasitraukė.
Bu açığa çıkınca Marge öfkelenir ve Homer'ı evden kovar.Galiausiai Agatai sukyla pavydas ir ši pabėga iš namų.
Bu çıkıntılar geçicidir.Tokios minos yra persišviečiančios.
İçinden yüzük çıkınca Rachel Joey'nin ona evlenme teklif ettiğini düşünür ve teklifi kabul eder.Džo atsiklaupia paiimti žiedo, o Reičel manydama, jog šis jai peršasi sutinka už jo tekėti.
Bu kısımlar bazen sert bir çıkıntı gibi görünür.Kartais jos sudaro didelius sąžalynų plotus.