Şiddetle karşı çıkıyorum.I disagree strongly.
Dışarı çıkın ve serin esintinin tadını çıkarın.Come out and enjoy the cool breeze.
Bu gece Tom'la dışarı çıkıyorum.I'm going out with Tom tonight.
Neredeyse annesi kadar yaşlı olan bir kadınla çıkıyordu.He was dating a woman almost as old as his mother.
Seni okul çıkışında alacağım.I'll get you at the school exit.
Mary isimli bir kızla çıkıyorum.I'm having a date with a girl named Mary.
Çoğu insanın kendi evliliklerinde inişleri ve çıkışları vardır.Most people have ups and downs in their marriages.
Biriyle çıkıyor mu?Is she dating someone?
Tom ve Mary üç yıldır çıkıyor.Tom and Mary have been going out for three years.
Tom çıkıp gitmezdi ve bizi bırakmazdı, değil mi?Tom wouldn't go off and leave us, would he?
Durum kontrolden çıkıyor.The situation is out of control.
Tom biriyle çıkıyor mu?Is Tom dating someone?
Dergi iki ayda bir çıkıyor.The magazine is published bimonthly.
Yarın kaçta çıkıyorsun?What time do you leave tomorrow?
Tom yeni plana karşı çıkıyor.Tom is opposed to the new plan.
Birçok Boston sakini belediye başkanının planına karşı çıkıyor.Many Boston residents oppose the mayor's plan.
Dersten çıkınca görüşürüz.I'll see you after class.
Parkın etrafında beş kez yürüyüşe çıkın.Walk around the park five times.
Biz yalnızca birkaç gündür çıkıyoruz.We have been dating for only a few days.
Ben merdivenlerden yukarı çıkıyorum.I'm going up the stairs.
Tom bununla iyi başa çıkıyor.Tom is handling it well.
Ben hapisten çıkıncaya kadar hâlâ üç ayım var.I still have three months till I get out of prison.
Her gün kısa bir yürüyüşe çıkın.Take a short walk every day.
Bu uçakta 5 çıkış vardır.There are 5 exits on this plane.
Tüm çıkışlar çıkış işareti ile işaretlenmiştir.All exits are marked with an exit sign.
Lütfen size en yakın çıkışın yerini belirlemek için bir dakikanızı ayırın.Please take a moment to locate the exit closest to you.
Çıkış noktasına geri dönelim.Let's get back on track.
Tom'un yalan söylemediği çıkıyor.It turns out Tom wasn't lying.
Tom kendi başına çıkıp gitti.Tom went off by himself.
Çıkış solda olacak.The exit will be on the left.
O bana çıkıştı.He scolded me.
Bu akşam yola çıkıyorum.I'm departing this evening.
Tom'un küçük erkek kardeşi Mary'nin ablasıyla çıkıyor.Tom's younger brother is dating Mary's older sister.
Tom ve Mary artık çıkıyor.Tom and Mary are now dating.
Tom Mary ile hâlâ çıkıyor mu?Is Tom still dating Mary?
Tom merdivenlerden çıkıyor.Tom is walking up the stairs.
Duman bacadan dışarı çıkıyor.Smoke comes out of the chimney.
O, Tom'la akşam yemeğine çıkıyor.She's going out to dinner with Tom.
O, Tom'la akşam yemeği yemek için dışarı çıkıyor.She's going out to dinner with Tom.
Biraz temiz hava almak için dışarı çıkıyorum.I'm going out to get some fresh air.
Sadece bir çıkış yolu var.There's only one way out.
Tavuğun civcivleri yumurtadan çıkıyorlar.The hen's chicks are hatching.
Biz şu anda yola çıkıyoruz.We're leaving right now.
Ben Tom'la çıkıyorum.I'm going out with Tom.
Tom ve Mary çıkıyorlar mı?Are Tom and Mary dating?
Tom aceleyle çıkıp gitti.Tom went off in a hurry.
Biz şiddetle politik doğruluğa karşı çıkıyoruz.We are vehemently opposed to political correctness.
Onlar şiddetle politik doğruluğa karşı çıkıyorlar.They are vehemently opposed to political correctness.
O şiddetle politik doğruluğa karşı çıkıyor.She is vehemently opposed to political correctness.
Biz bir çıkış yolu bulamadık.We were unable to find a way out.
Tom kızımla çıkıyor.Tom is dating my daughter.
Sadece bir dakika dışarı çıkıyorum.I'm just going out a minute.
Önümüzdeki hafta sonu Tom ile balığa çıkıyorum.I'm going fishing with Tom next weekend.
Bir yıldır çıkıyorduk.We had been dating for a year.
Tom yaklaşık üç yıldır Mary ile çıkıyor.Tom has been going out with Mary for about three years.
Mary'nin çocukları yarın hayvanat bahçesine geziye çıkıyor.Mary's kids are going on a field trip to the zoo tomorrow.
Yaratıcılığım modern dilleri öğrenerek bir çıkış noktası buluyor.My creativity finds an outlet through learning modern languages.
Tom yarın tatile çıkıyor.Tom is going on vacation tomorrow.
Tek bir çıkış yolu görmüyorum!I don't see a single way out!
Zirveye çıkın!Go to the top!